T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/505
KARAR NO : 2025/1016
DAVA : Rücuen Tazminat
DAVA TARİHİ : 30/07/2018
KARAR TARİHİ : 18/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Rücuen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili tarafından ... .... tarihleri arasında davalı adına sigorta teminatı altına alındığını, bu aracın ... tarihinde dava dışı sürücü ...'ın yüksek oranda alkollü olarak sevk ve idaresinde iken karşı araç bisiklet sürücüsü ... ve bisiklette yolcu olarak bulunan ...'ın vefatına sebep olduğunu, kaza sonucu vefat edenlerin varisleri tarafından destekten yoksun kalma tazminatı talebi ile davacı şirkete müracaat edildiğini, müracaat sonucu müteveffa ...' nin mirasçıları ... ve ... .... hesabına hazırlanan aktüer raporu ile tespit edilen ... TL tazminatın ... tarihinde, müteveffa ... ın mirasçıları ...'ın ve ... için hazırlanan aktüer raporu ile tespit edilen ... TL tazminatın da ... tarihinde olmak üzere toplam .... TL destekten yoksun kalma tazminatının hak sahiplerine müvekkil şirket tarafından ödendiğini, söz konusu trafik kazasının meydana gelmesine sigortalı araç sürücüsünün alkollü olarak, asli kusuruyla sebebiyet verdiğini, ... tarihli kaza tespit tutanağında, savcılık evraklarında ve diğer evraklarda sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu ve yüksek derecede alkollü olduğunun tespit edildiğini, Gazipaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... /... sor. sayılı dosyasında aldırılan ... tarihli bilirkişi raporu ile, Sürücü ...'ın 2,96 promil alkollü olması nedeniyle aracını güvenli bir şekilde sevk ve idare edemeyeceği ve olayın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, Trafik Sigortası Genel Şartları'nın sigortacının sigortalıya rücu başlıklı B.4 maddesinde yasal seviyenin üzerinde alkollü araç kullanımı sırasında meydana gelen zararlar rücu nedeni sayıldığını belirterek, müvekkil sigorta şirketi borcunun kamu teminatı altında bulunması sebebiyle teminatsız olarak ihtiyati tedbir talebinin ve davanın kabulüne, ... TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı tarafından mahkememize herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Davacı şirket vekili tarafından ... plaka sayılı aracın zorunlu mali mesuliyet trafik sigorta poliçesi, aktüerya raporları, kaza tespit tutanağı, ifade tutanakları, savcılık dosyası, ödeme dekontları delil olarak sunulmuş, Alanya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .... / ... Sor. Sayılı dosyası, Alanya ... .Ağır Ceza Mahkemesi ... /... Esas sayılı dosyası, sigorta şirketinden hasar dosyası istenilmiş ve dosyamız arasına alınmış, Gazipaşa Trafik Denetleme Büro Amirliği ve Antalya İl Sağlık Müdürülüğü'ne müzekkereler yazılmış, mahkememizce kusur oranı ve kazanın oluşumunda alkolün etkisinin olup olmadığı yönünden ATK, Makine Mühendisi ve Nöroloji Uzmanı bilirkişilerden rapor ve hesaplama için aktüerya raporu aldırılmış ve tüm deliller toplanmıştır.
Dava, ZMSS poliçesi ile sigortalı olan aracın alkollü sürücü idaresinde iken sebep olduğu trafik kazasından kaynaklı 3.kişilere ödenen tazminatın sigortalı araç işleteninden rücuen tahsiline ilişkindir.
Alanya ... . Ağır Ceza Mahkemesi'nin .... tarihli ... /... Esas ... /... Karar sayılı kararında özetle; "Her ne kadar sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kamu davası açılmış ise de, bu suçun tehlike suçu olduğu ve somut olayda ölüm meydana geldiğinden suçun zarar suçuna dönüştüğü, dolayısıyla zarar suçundan ceza verileceği görülmekle bu suç bakımından ceza verilmesine yer olmadığına, Sanığın üzerine atılı taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebep olmak suçu sabit görüldüğünden 5237 Sayılı TCK’nun 22 ve 61 maddeleri uyarınca suçun işleniş biçimi, sanığın kusurunun ağırlığı, olayda ölenin kusur durumu göz önüne alınarak sanığın eylemine uyan TCK’nun 85/2 maddesi gereğince alt sınırdan uzaklaşılarak 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın eylemini bilinçli taksirle işlemiş olması nedeniyle cezasından TCK 22/3 maddesi uyarınca takdiren 1/2 oranında arttırım yapılarak sanığın 10 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın sabıkasız hali, eylemden sonraki yargılama aşamasında duruşmadaki olumlu tavrı lehine indirim sebebi sayılarak cezasından TCK’nun 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Antalya BAM ... . Ceza Dairesi'nin ... tarihli ... /... Esas ... /... Karar sayılı kararı ile, yeniden hüküm kurularak karar, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına, Her ne kadar sanığın eylemi bölünerek sanık hakkında ...'ye yönelik olası kastla öldürme suçundan TCK.nın 81/1, 21/2, 53 maddeleri gereğince, ...'a yönelik bilinçli taksirle ölüme neden olma suçundan TCK.nın 85/1, 22/3 maddeleri gereğince cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de; sanığın eylemi bir bütün halinde bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma suçunu oluşturduğundan; Sanık ...'ın sabit olan eylemine uyan taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma suçundan TCK.nın 85/2 maddesi gereğince suçun işleniş şekli, sanığın taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, meydana gelen sonucun ağırlığı -sanığın asli kusurlu olarak iki kişinin ölümüne neden olması- nazara alınarak takdiren ve teşdiden 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın alkollü bir şekilde araç kullanarak eylemini bilinçli taksirle işlediği anlaşıldığından TCK.nın 22/3 maddesi gereğince sanığın cezası takdiren 1/3 oranında arttırılarak 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Tarafların kusur oranlarının, hasar miktarının ve kazanın oluşumunda alkolün münhasıran etkisinin olup olmadığının tespiti için dosyanın bir Aktüer, bir kusur ve bir Nöroloji uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdiine karar verildiği, Makine Mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen ... tarihli raporda; kazanın meydana gelmesinde; ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın % 70 oranında, bisiklet sürücüsü maktul ...'nin % 30 oranında kusurlu oldukları, alkolün etkisi yönünden yapılacak değerlendirmenin Nöroloji Uzmanı bilirkişi tarafından yapılması gerektiği, kaza sırasında 2,96 promil alkollü olan sürücü ...'ın söz konusu kazayı sadece kendi kusurundan veya başka unsurların kazaya etkisinin olmaması sebebiyle yapmaması, bisiklet sürücüsü ...'nin de % 30 oranında tali kusurlu olarak kazaya dahil olması sebebiyle, kazayı salt alkolün etkisi altında yapmadığını bildirmiştir.
Tarafların kusur oranlarının ve kazanın oluşumunda alkolün münhasıran etkisinin olup olmadığının tespiti için bu defa dosyanın ATK' na gönderilmesine karar verilmiş, Adli Tıp Kurumu .... Adli Tıp İhtisas Dairesi tarafından aldırılan ... tarihli raporunda; alkol düzeyinin 2,72(ikivirgülyetmişiki) promil gibi bireysel farklılıkları da elimine edebilecek seviyede yüksek olması halinde ...'ın emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyeceği, kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelip gelmediği hususunun sadece kişinin alkol düzeyinin değerlendirilmesi ile tespit edilemeyeceği, kaza oluşumuna sebep olabilecek yol, araç, iklim durumu gibi diğer koşulların kazadaki rolünün tıbbi bir konu olmadığı, kusur sorulması halinde Trafik İhtisas Dairesi'nden görüş alınabileceği bildirilmiştir.
Mahkememizce Aktüerya bilirkişiden aldırılan ... tarihli raporda; Yargıtay 4 Hukuk Dairesi'nin içtihatları çerçevesinde hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu, Progresif Rant Metodu, %10 artırma ve iskonto hesabı kullanıldığı, davacı tarafından destek ...'nin annesi için ... TL ve babası için ... TL olmak üzere toplamda ... TL destekten yoksun kalma zararı hesaplandığı, ... tarihinde ... TL tazminat ödendiği, ödeme tarihine göre yapılan hesaplamada ise, davacının ZMSS ile sigortaladığı aracın sürücüsünün kusuruna (%70) denk gelen desteğin annesinin zararının ... TL, babasının zararının ... TL ve toplam zararın ... TL olduğunun hesaplandığı, buna göre, davacı sigorta şirketinin ...'nin vefatı yönünden hak sahiplerine yersiz ödeme yapmadığının, yapılan ödemenin zararı aşmadığının belirlendiği, davacı tarafından destek ...'ın annesi için ... TL ve babası için ... TL olmak üzere toplamda ... TL destekten yoksun kalma zararı hesaplandığı, ... tarihinde ... TL tazminat ödendiği; tarafımca ödeme tarihine göre yapılan hesaplamada ise, davacının ZMSS ile sigortaladığı aracın sürücüsünün kusuruna (%70) denk gelen desteğin annesinin zararının ... TL, babasının zararının ... TL ve toplam zararın ... TL olduğunun hesaplandığı, buna göre, davacı sigorta şirketinin ...'ın vefatı yönünden hak sahiplerine yersiz ödeme yapmadığının, yapılan ödemenin zararı aşmadığının belirlendiği, davacının ödediği tazminatı davalılara rücu edip edemeyeceği, edebilecekse davalının temerrüt tarihi ve talep edilebilecek faiz türü mahkemeye ait olduğunu bildirilmiştir.
Kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana gelip gelmediği hususunda Nöroloji Uzmanı bilirkişiden aldırılan ... tarihli raporda; trafik yönünden yapılan inceleme sonucunda bu kazanın oluşumunda araç ve bisiklet sürücüsünün trafikte kusurlu davrandığı, yasal sınırın çok üzerinde alkollü sürücü ...’ın alkolün verdiği özgüven ile süratli araç kullandığı ve yola gereken dikkati veremediği, ...’ın ’ın kaza anında 2.72 promil alkol düzeyi ile emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyeceği kabul edilmekle birlikte, kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelip gelmediği hususunun sadece kişinin alkol düzeyinin değerlendirilmesi ile tespit edilemeyeceği, kaza oluşumuna sebep olabilecek yol, araç ve hava durumu, diğer sürücü ve yaya kusurlarının kazadaki rolünün birlikte değerlendirilmesi ile karar verilebilecek bir konu olduğu, bisiklet sürücüsü ...’nin, bisiklet yolu yerine araçlara ait yol üzerinden giderek bu kazanın oluşumunda katılımı olduğundan, ...’ın bu kazayı salt (münhasıran) alkol etkisi altında yapmadığı ve sürücünün alkollü oluşunun bu kazanın tek nedeni olmadığı bildirilmiştir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.d maddesinde, tazminatı gerektiren olay işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır.
O halde, tazminatın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü 6762 sayılı TTK'nun 1281. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, sigorta hukuk uzmanı ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin belirlenmesi durumunda, oluşan zarar poliçe teminatı dışında kalacağından davacıların bu borçtan sorumlu olmadıklarının tespiti ile davanın kabulüne, aksi halinde davanın reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir. (YHGK 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840; YHGK 7.4.2004 gün ve 2004/11-257-212; YHGK 2.3.2005 gün ve 2005/11-81-18; YHGK 14.12.2005 gün 2005/11-624-713 sayılı ilamları).
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;Davacı sigorta şirketince ...plaka sayılı araç için sigorta ettirenin davalı şirket olduğu, .... başlangıç, .... ... vefatına sebep olan ölümlü trafik kazası meydana geldiği, davacı sigorta şirketi tarafından müteveffa ...' nin mirasçıları ... .... ve .... .... ... tarihinde ... TL, müteveffa .... ... ın mirasçıları ... .... ve .... ... ... tarihinde ... TL olmak üzere toplamda ... TL destekten yoksun kalma tazminatı ödemesinde bulunulduğu, buna ilişkin banka dekontunun mevcut olduğu, davacı sigorta şirketinin yaptığı ödeme nedeniyle alkollü araç kullanarak kazaya sebebiyet verme kapsamında kendi sigortalısından rücu talebinde bulunduğu, Yargıtay yerleşik içtihatları doğrultusunda, kazanın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti için mahkememizce aldırılan Makine Mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen ... tarihli raporda, kazanın meydana gelmesinde, ... plakalı otomobil sürücüsü ... ... % 70 oranında, bisiklet sürücüsü maktul ...'nin % 30 oranında kusurlu oldukları, kaza sırasında 2,96 promil alkollü olan sürücü ... ... söz konusu kazayı sadece kendi kusurundan veya başka unsurların kazaya etkisinin olmaması sebebiyle yapmaması, bisiklet sürücüsü ...'nin de % 30 oranında tali kusurlu olarak kazaya dahil olması sebebiyle, kazayı salt alkolün etkisi altında yapmadığı, Nöroloji Uzmanı bilirkişiden aldırılan ... tarihli raporda, trafik yönünden yapılan inceleme sonucunda bu kazanın oluşumunda araç ve bisiklet sürücüsünün trafikte kusurlu davrandığı, yasal sınırın çok üzerinde alkollü sürücü ...’ın alkolün verdiği özgüven ile süratli araç kullandığı ve yola gereken dikkati veremediği, ...’ın ’ın kaza anında 2.72 promil alkol düzeyi ile emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyeceği kabul edilmekle birlikte, kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelip gelmediği hususunun sadece kişinin alkol düzeyinin değerlendirilmesi ile tespit edilemeyeceği, kaza oluşumuna sebep olabilecek yol, araç ve hava durumu, diğer sürücü ve yaya kusurlarının kazadaki rolünün birlikte değerlendirilmesi ile karar verilebilecek bir konu olduğu, bisiklet sürücüsü ...’nin, bisiklet yolu yerine araçlara ait yol üzerinden giderek bu kazanın oluşumunda katılımı olduğundan, ...’ın bu kazayı salt (münhasıran) alkol etkisi altında yapmadığı ve sürücünün alkollü oluşunun bu kazanın tek nedeni olmadığı bildirildiği, böylelikle mahkememizce bilirkişi raporları yeterli ve kanaat verici nitelikte bulunmuş, alınan raporlarda kazanın münhasıran alkolün etkisi ile olmadığının anlaşıldığı, davalı şirkete ait ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın % 70 oranında, bisiklet sürücüsü ...'nin % 30 oranında kusurlu olduğu, bu durumda kazanın münhasıran alkolden kaynaklanmadığı ve dava dışı sürücünün kusurunun da etkili olduğu, davacı tarafın da aksini ispat eder nitelikte bir delil sunamadığı, kazanın münhasıran alkol etkisiyle meydana gelmediği, oluşan zararın sigorta poliçesi teminatı kapsamında kaldığı ve davacının rücu koşulunun oluşmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, arta kalanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça, okunup, usulen anlatıldı. 18/12/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır