T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/200 Esas
KARAR NO : 2025/835
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/04/2021
KARAR TARİHİ : 17/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacının, ... de bulunan ... ... de ... ... üretimi ve pazarlanması alanında faaliyet gösteren ...'nin olay tarihi itibariyle %99.9 ortağı olduğu çok ortaklı, dava tarih itibariyle ise %100 ortağı olduğu tek ortaklı bir şirket olduğunu, davacı müvekkili şirketin aynı zamanda hakim ortağı konumundaki adı geçen üretici şirketin de %16,5 paydaşı konumunda olduğunu, başından bu yana davacı şirketin, tam hakimi olan adı belirtilen şirketin üretim konusunu oluşturan alkollü içkilerin tamamını yakın kısmının dağıtım ve ve pazarlaması amacıyla kurulmuş ve adı belirtilen şirketin TTK hükümleri doğrultusunda yavru ve bağlı şirketi konumunda bulunan bir şirket olduğunu, sözü edilen dava dışı hakim ortak üretici şirketin herhangi bir pazarlama, satış departmanı bulunmadığını, tüm üretim konusu alkollü içkilerini bu amaçla kurmuş olduğu davacı şirketin eliyle satışa sunulduğunu, davacı şirket üreticisinin, hakim ortakça üretilen tüm içkilerin pazar ve piyasa fiyatlarını belirleyen, piyasa ve pazar hareketlerinden doğrudan etkilenen, diğer bir değişle Rekabet Kurulu kararları ile hakim durumunu kötüye kullanan davalı eylemlerinden doğrudan etkilenen ve sahada bu eylemlere doğrudan muhatap alınan şirket olduğunu, davalı şirketin ise ... yılında ...’in ... ... bölümünün özelleştirilmesi sürecinde .../.../.../... tarafından kurulmuş bir ortak girişim iken, ... ...’da yabancı bir yatırım fonu olan ... (...) ... (...)’e devredilmiş olduğunu, bunun ardında 2011 yılında bahsi geçen şirketlerin, ...’yi ... isimli dünyanın önde gelen uluslararası içki üretim ve pazarlama şirketine devretmiş olduklarını, davalı şirketin ürün portföyü içinde rakı ve ...-... başta olmak üzere çok sayıda alkollü içecek bulunduğunu, Rekabet Kurulu’nun (Kurul) ... tarih ve ...-.../...-... sayılı kararında (.../... KARARI), davalı ...’nin (... ...) ... ve ... pazarındaki davranışları ile hâkim durumunu kötüye kullandığına ve böylece 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun) “hâkim durumun kötüye kullanması” başlıklı 6. maddesini ihlal ettiğine karar verilmiş olduğunu, ... ve ... pazarında ihlal tespiti yapan bu karara karşı davalı ... ... tarafından iptal davası başvurusunun yapılmadığını, ancak Rekabet Kurulu’nun bu kararı dava dışı hakim ortak ... tarafından kararın “idari para cezası hükmolunmasın yer olmadığı” yönü ile hukuka aykırı olduğu iddiası ile yargıya taşınmış olduğunu ve davanın Ankara İdare Mahkemesince reddedilmesi üzerine istinaf mahkemesi olan Ankara Bölge Adliye Mahkesince “idari para cezasına hükmolunması gerektiği” özet gerekçesi ile kaldırılarak yeni hüküm kurulmuş olduğunu, ) Bölge Mahkemesinin bu kararına karşı yapılan temyiz incelemesi sonunda Danıştay .. Dairesince Kurulun davalı hakkında “ idari para cezası hükmolunmaması” yolundaki gerekçenin hukuka uygun olduğu kabul edilerek Bölge Mahkemesi kararının temyizen bozulmuş olduğunu, henüz davanın Danıştay’da karara bağlanmadığı bir aşamada, Rekabet Kurulu Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin “ idari para cezası verilmesi gerektiği” yolundaki kararı üzerine bu karardan bahisle ... tarih ve ...-.../...-... sayılı ile yeni bir karar vererek ve ilk kararındaki tüm gerekçeleri ve bu gerekçelere dayalı temel sonucunu değiştirmeksizin "...’nin ... ve ... pazarlarında hakim durumda olduğuna OYBİRLİĞİ ile, 5. ... A.Ş.’nin bu pazarlarda rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırıcı uygulamaları ile hakim durumunu kötüye kullandığına, dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiğine OYBİRLİĞİ ile, " şeklinde aynen tekrar etmiş olduğunu, ancak kararın “idari para cezası” kısmını Ankara Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda "... A.Ş.’ye toplam ... TL idari para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile" şekline getirmiş olduğunu, Rekabet Kurulu’nun bu yoldaki tespitleri ve kararları davalı yönünden kesinleşmiş durumda olduğunu, ... ... hisselerinin ... tarafından devralınması işlemine ilişkin tespit ve değerlendirmeler ile bu kapsamda getirilen koşulların isabetli olduğunu, ...’nin kötüye kullanma davranışları nedeniyle "..." ve "... ..." markasını devralan üretici ... A.Ş.’nin üretimi ve ona bağlı olarak bu ürünlerin tek ve yegane pazarlaması ile iştigal eden davacı şirketin satışlarının azalmış ve zamanla davalı ...'den devralınan pazar payının da düşmüş olduğunu, bunun sonucunda müvekkili şirketin zarara uğramış olduğunu, müvekkilinin uğradığı zararı tam olarak belirleyebilmesinin mümkün olmadığını, ancak fazlaya ilişkin her türlü talep haklarının saklı kaldığını, zarar miktarı yargılama sürecinde tam ve kesin olarak belirlendiğinde HMK 107 maddesi uyarınca talep artırım dilekçesi ile artırmak ve eksik harcı ikmal etmek üzere, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun’un m. 58/1 hükmü uyarınca; davalının Rekabet Kurulu’nun ... tarih ...-.../...-... ve ... tarih ...-.../...-... sayılı kararlarıyla tespit edilen aynı Kanun’un 6. maddesine aykırı eylemleri nedeniyle müvekkili şirketin uğramış olduğu tüm zararın şimdilik ... TL'lik kısmı olmak üzere, haksız fiil tarihinden itibaren yıllar bazında işlemiş ve işleyecek TCMB avans faiziyle birlikte, ileride yargılama sürecinde belirlenecek ve talep artırım dilekçesi ile artırılacak tutar yönünden işleyecek faizi de kapsamak üzere, davalı tarafından tazmin edilmesine, aynı Kanun’un m. 58/2 hükmü uyarınca; belirlenecek maddi zararın veya davalının elde ettiği veya elde etmesi muhtemel karların 3 katı oranında olmak üzere tazminatın, haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek TCMB avans faiziyle birlikte davalı tarafından davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili aleyhine Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası ile aynı konuda dva ikame edildiğini, hali hazırda derdest dosya bulunduğundan öncelikli olarak derdestlik itirazında bulunduklarını, ayrıca ... ... Kararı ile ... ... ... Kararının farklı soruşturmalar olarak yürütülmesinin yegane sebebinin de Rekabet Kurumunun tabi olduğu birtakım teknik zorunluluk oludğunu, gerçekten de Rekabet Kurumunun bizzat kendisinin ifade ettiği üzere”, rakı soruşturmasında soruşturma raporunun tamamlanması için Kurumun sahip olduğu kanuni süresinin dolmasına üç ay kala ... ... hakkında ... ve ... pazarlarına ilişkin olarak da soruşturma açılmasına karar verilmiş olduğunu ve iki sürecin birleştirilmesi bu nedenle mümkün olmadığını, hiçbir şekilde herhangi bir ihlalin varlığının kabulü anlamına gelmemekle birlikte, Rekabet Kurumunun içinde bulunduğu teknik mecburiyetler sebebiyle ve bu yönüyle tamamen idarenin tasarrufuyla birbirinden ayrı soruşturmalar yürütülmek durumunda kalınmış olması, müvekkili Şirkete mükerrer ceza verilmesini hukuka uygun hale getirmeyeceği gibi aynı ihlalden dolayı aynı teşebbüse mükerrer tazminat ödemesi yapmasının da hukuka uygun hale getirmeyeceğini, Rekabet Kurulunca tek bir soruşturma ile ...'nin ..., ... ve ... pazarlarındaki aynı döneme ait aynı davranışlarını tek bir soruşturma kapsamında incelemiş olsaydı tek bir idari para cezasına hükmedecek olduğunu, bu durumda ise Davacının yalnızca tek bir karara dayanarak tazminat davası açabilecek olduğunu, ayrıcı yine davacının Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası ile dosyanın tarafları ve konularının aynı olduğu bir davasının da derdest olduğunu, davanın derdestlikten reddini talep ettiklerini, mahkeme aksi kanaatte ise ... ... ... Kararına ilişkin taleplerinin tefrik edilerek reddine karar verilmesini, ...'in %100'üne sahip olan ...'in hali hazırda tüm zararları için kapsamlı bir tazminat davası ikame etmiş iken yavru şirketi için de ayrıca tekrar tazminat talep edilmesinin hukuken aykırı olduğunu, davacı ve ...'in rekabet hukuku anlamında tek bir teşebbüs olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminat talebinin de tek olması gerektiğini, ayrıca davacının belirsiz alacak olarak eldeki davayı açtığını ancak davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinin söz konusu olamayacağını, belirsiz alacak davası şartlarını taşımadığını, ayrıca davanın zamanaşımına uğramış olduğunu, mahkeme aksi kanaatte ise ... ... ... Kararının iptali talebine ilişkin Ankara ... idare Mahkemesi nezdinde .../... Esas sayılı dosyasında derdest olduğu, ... ... ... Kararının iptali talebipli davada ise şimdilik Ankara BİM ... İdari Dava Dairesinin .../... Esas sayılı dosyasında görüldüğünü, davanın kesinleşmesinin eldeki dava ile önem arz ettiğini, bu nedenle bekletici mesele yapılması gerektiğini, davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, davanın tümden reddinin gerektiğini savunduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında her iki şirketin aynı sektörde faaliyet gösterdikleri, rekabet kurulu tarafından davalıya idari para cezası kesildiği konularında uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın davanın derdest olup olmadığı, davacı ve dava dışı ... A.Ş'nin grup şirket olup olmadığı, organik bağ bulunup bulunmadığı, mahkememizin .../... Esas sayılı dosyası ile birleştirme gerekip gerekmediği, belirsiz alacak davası olarak açmakta davacının hukuki menfaatinin olup olmadığı, rekabet kurulu kararlarının kesinleşip kesinleşmediği ve bağlayıcı olup olmadığı, kusur, zarar, illiyet bağı, zarar dönemi ve 4054 sayılı yasanın 58/2. maddesinin şartlarının oluşup oluşmadığı ve Danıştay kararının bekletici mesele sayılıp sayılmayacağı, zaman aşımı konularından kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Rekabet Kurumu Başkanlığına müzekkere yazılarak ... tarih ve ...-.../...-... sayılı ve ... tarih ...-.../...-... sayılı kurul kararlarının ve tüm dosyalarının birer suretinin dosyamız içerisine getirtildiği anlaşılmıştır.
Rekabet Kurulu Başkanlığının ... tarih ...-.../...-... sayılı kararının incelenmesinde;
"1-... nin ... ve ... pazarlarında hakim olduğuna oybirliği ile,
2-... nin bu pazarlarda rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırıcı uygulamaları ile hakim durumunu kötüye kullandığını, dolayısıyla 4054 sayılı Kanunun 6.maddesini ihlal ettiğine oybirliği ile,
3-... nin ... ve ... pazarlarındaki ihlal teşkil eden davranışlarının kurulun ... tarih ve ...-.../...-... sayılı karar ile rakı pazarında ihlal oluşturduğu değerlendirilen ve idari para cezasına hükmedilen davranışları ile aynı nitelikte olduğu, aynı dönemde gerçekleştiği ve teşebbüsün genel stratejisinin parçası olarak bütünlük arz ettiği dikkate alınarak yeni bir idari para cezası hükmedilmesine yer olmadığına oy çokluğu ile" karar verildiği anlaşılmıştır.
Rekabet Kurulu Başkanlığının ... tarih ...-.../...-... sayılı kararının incelenmesinde;
"1-... nin ... ve ... pazarlarında hakim olduğuna oybirliği ile,
2-... nin bu pazarlarda rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırıcı uygulamaları ile hakim durumunu kötüye kullandığını, dolayısıyla 4054 sayılı Kanunun 6.maddesini ihlal ettiğine oybirliği ile,
3-Bu nedenle ... ve ... pazarlarının her bir ihlal için ayrı ayrı olacak şekilde 4054 sayılı Kanunun 16.maddesinin 3.fıkrası ve rekabeti sınırlayıcı anlaşma uyumlu eylem ve kararlar ile hakim durumun kötüye kullanılması halinde verilecek para cezalarına ilişkin yönetmeliğin 5.maddesinin 1.fıkrasının b bendi ve 2.fıkrası ve 3.fıkrasının a bendi, 6.maddesinin 1.fıkrası ve 7.maddesinin 1.fıkrası uyarınca 2016 yılı mali yılın sonunda oluşan ve kurul tarafından belirlenen yıllık gayri safi gelirlerinin takdiren %0,5625'er oranında olmak üzere,
... A.Ş'ye toplam ... TL idari para cezası verilmesine oybirliği ile karar verildiği" anlaşılmıştır.
Rekabet Kurulunun ... tarih ve ...-.../...-... sayılı kararının iptali istemi ile ... A.Ş tarafından açılan davada Ankara ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve .../... esas - .../... karar sayılı karar ile davanın reddine karar verilmiş, davacının istinafı üzerine Ankara ... İdari Dava Dairesinin ... tarih .../... esas - .../... karar sayılı kararı ile idare mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, karara karşı rekabet kurulunun temyizi üzerine Danıştay ... Dairesinin ... tarih .../... esas - .../... karar sayılı kararı ile Ankara Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına, karar verilmiş, bozma kararı üzerine Ankara ... İdari Dava Dairesinin .. tarih .../... esas - .../... karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından temyiz talebinde bulunulması üzerine Danıştay ... Dairesinin ... tarih .../... esas - .../... karar sayılı kararı ile onanmasına kesin olarak karar verilmiştir.
Rekabet kurulunun aynı kararına karşı ... A.Ş tarafından açılan davada Ankara ... İdare Mahkemesinin ... tarih .../... Esas - .../... Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacının istinafı üzerine Ankara ... İdari Dava dairesinin ... tarih .../... Esas - .../... Karar sayılı karar ile kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, rekabet kurulunun temyizi üzerine Danıştay ... Dairesinin ... tarih .../... esas - .../... karar sayılı kararı ile BİM kararın bozulmasına karar verilmiş, bozma kararı üzerine Ankara ... İdari Dava Dairesinin ... tarih .../... esas - .../... karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, kararın davacı tarafın temyizi üzerine Danıştay ... Dairesinin ... tarih .../... esas - .../... karar sayılı kararı ile onanmasına kesin olarak karar verilmiştir.
Dosya tarafı şirketlerin kuruluştan itibaren tüm ortakları, yetkilileri, şirket merkezleri ve ana sözleşmelerinin ticaret sicilden istendiği, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasının bir suretinin dosyamız içerisine getirtildiği anlaşılmıştır.
Ankara ... İdare Mahkemesi .../..., Ankara Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi .../... esas sayılı dosyaların birer suretlerinin istendiği anlaşılmıştır.
Ankara ... İdare Mahkemesi .../... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacısının ... A.Ş. olduğu, davalısının ... olduğu, ...’nin ... ve ... pazarlarında hakim durumda olduğuna ve bu pazarlarda rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırıcı uygulamaları ile hakim durumunu kötüye kullandığına, dolayısıyla 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun (“4054 sayılı Kanun”) 6. maddesini ihlal ettiğine ve ...’ye ... TL tutarında idari para cezası verilmesine karar veren Rekabet Kurulunun (“Kurul”) ... ... hakkındaki kararının (..., ...-.../...-...) (“Dava Konusu Karar”) yürütmesinin durdurulması ve yapılacak yargılama sonrasında iptal edilmesi istemli dava olduğu, ... tarihli karar ile; "2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesinin 2. fıkrasında;“ ... idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.” hükmüne yer verildiği, dosyanın incelenmesinden, olayda yukarıda anılan kanun hükmünde öngörülen şartların gerçekleşmediği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması isteminin reddine" karar verildiği anlaşılmıştır.
Ankara Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi .../... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ...'nin davalı ...'na karşı açılan dava dosyasının davacı tarafından temyiz edildiğinden, ... tarihinde Danıştay ... Daire Başkanlığı'na gönderilmiş olduğu ve henüz dönmediğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dava dosyasının uyap sistemi üzerinden gönderildiği, incelenmesinde; davacı ... A.Ş tarafından rekabet kurulunun ... tarihli ..., ... kararına dayalı olarak davalı aleyhine açılmış tazminat davası olduğu derdest olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin .../... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; tarafların aynı olduğu, fakat rekabet kurulunun farklı bir kararı olan rakı kararlarına dayalı olarak açılmış tazminat davası olduğu, derdest olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin ... tarihli celsesinde; Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası ve mahkememizin .../... Esas sayılı dosyası ile bu dava dosyası arasında davacılar ve davanın konusu ve talep edilen zarar farklı olduğundan davalı vekilinin derdestlik ve birleştirme itirazlarının reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili zaman aşımı itirazında bulunmuş ise de 5326 sayılı Kabahatler Kanunun 2 ve 20/4.maddeleri gereğince davada uzamış ceza zamanaşımı olan 8 yıllık süre dava tarihi itibar ile dolmadığından zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir.
Mahkememizin ... tarihli celsesinde; Dosyanın usulüne uygun şekilde bir mali müşavir, bir finans ve pazarlama konusunda uzman bilirkişi ve bir de haksız rekabet konusunda uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilerek, mahallinde inceleme yetkisi verilerek davacı şirketin dava konusu döneme ilişkin ticari defter ve kayıtları inceletilerek iddia, savunma, rekabet kurulu kararları göz önüne alınarak varsa talep edilebilir tazminat tutarı konusunda ayrıntılı rapor hazırlanmasının istendiği, ... tarihli raporda özetle; Rekabet Kurulu Kararıyla (...-.../...-...) hakim durumu kötüye kullanma tespit edildiği, hakim durumu kötüye kullanan bundan zarar görenlerin her türlü zararını tazmine mecbur olduğu, davacının pazarda davalının rakibi olduğu, davacı uygulamanın tespit edildiği yılların başlangıcı olan 2012 yılında, %17,25 Pazar payına ulaşmışken, sırasıyla; 2013 yılında Pazar payının 16,30'a düştüğü, 2014 yılında Pazar payının 11,69'a düştüğü, 2015 yılında Pazar payının 10,13'e düştüğü, 2016 yılında Pazar payının 8,17'ye düştüğü, 2017 yılında Pazar payının 7,97'ye düştüğü, 2018 yılında Pazar payının 6,44'e düştüğü, 2019 yılında Pazar payının 0,37'ye düştüğü, 2020 yılında Pazar payının 0,01'e düştüğü, 2021 yılında pazar payının 0,01'e düştüğü ve pazar payı kaybı yaşadığı yani ihlalden zarar gördüğü, yapılan hesaplamalarda davacının 2017 yıl sonu ve 2020 yıl sonu olmak üzere seçenekli yapılan tablolarda belirlenen faaliyet kârı kaybı yaşadığı tespit edildiği, davacının cirosunda oluşan satış azalmaları ile bu satış azalmalarının maliyetlerini çıkardıktan sonra yıllar itibariyle faaliyet kârı kayıplarının hesaplandığı, genel ve tekdüze muhasebe sisteminde brüt kâr olarak isimlendirilen bu kalem firmaların faaliyetlerinden elde ettikleri kârı gösterdiği, yapılan hesaplamaya göre davacının brüt kar kaybının 2017 yılı sonu itibari ile ... TL olacağı, davacının cirosunda oluşan satış azalmaları ile bu satış azalmalarının maliyetlerini çıkardıktan sonra yıllar itibariyle faaliyet kârı kayıplarını hesapladıklarını, genel ve tekdüze muhasebe sisteminde Brüt Kâr olarak isimlendirilen bu kalem firmaların faaliyetlerinden elde ettikleri kârı gösterdiği, yapılan hesaplamaya göre davacının brüt kar kaybının 2020 yılı sonu itibari ile ... TL olacağı, davacının brüt kar kaybının 2017 yılı sonu itibari ile ... TL olacağı ve dava tarihi itibari ile bu tutarlar için hesaplanan avans faiz toplamının ... TL olacağı, davacının brüt kar kaybının 2020 yılı sonu itibari ile ... TL olacağı, dava tarihi itibari ile bu tutarlar için hesaplanan avans faiz toplamının ... TL olacağı, bu hesaplamalardan hangisinin kabul edilmesi gerektiğinin takdirinin mahkemeye ait olduğu, bu zararın 3 kata kadar zarar tazmini için 2 koşul öngörülmektedir. 1.“Ortaya çıkan zarar, Kanunu ihlal eden teşebbüsün kastı veya ağır ihmalinden kaynaklanmışsa. 2. Zarar görenin talep etmesi", konu hakkındaki Rekabet Kurulu ...-.../...-... sayılı kararı davalının rakiplerinin pazardaki faaliyetlerini zorlaştırıcı uygulamalarının varlığını şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirtildiği, burada kast ve/veya ağır ihmal olup, olmadığı ve halin 1.koşulu karşılayıp karşılamadığı mahkemenin takdirinde olduğu, 2. koşul davacının talebi ise mevcut olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin ... tarihli ara kararı ile; Danıştay ... Dairesinin ... tarih .../... Esas - .../... karar sayılı kararı ile rekabet kurulunun ... -... kararı kesinleşmiş olmakla ...-.../...-... sayılı kararının kesinleşmesinin beklenmesine ilişkin ara karardan vazgeçilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin ... tarihli dilekçesinde; dava dilekçesinde nihai taleplerin, ara kararı uyarınca süresi içinde belirlenen ve arttırılan ... TL. değer üzerinden değerlendirilmesini ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davalı şirketin ... ve ... pazarlarında hakim durumda olduğuna ve rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırıcı uygulamaları ile hakim durumunu kötüye kullandığına, dolayısıyla 4054 sayılı Kanunun 6.maddesini ihlal ettiğine dayalı tazminat davasıdır.
Rekabetin Korunmasına ilişkin 4054 sayılı Kanunun ilgili hükümleri aşağıdaki gibidir:
" Madde 4 - Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır.
Bu haller, özellikle şunlardır:
a) Mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tesbit edilmesi,
b) Mal veya hizmet piyasalarının bölüşülmesi ile her türlü piyasa kaynaklarının veya unsurlarının paylaşılması ya da kontrolü,
c) Mal veya hizmetin arz ya da talep miktarının kontrolü veya bunların piyasa dışında belirlenmesi,
d) Rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, kısıtlanması veya piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot ya da diğer davranışlarla piyasa dışına çıkartılması yahut piyasaya yeni gireceklerin engellenmesi,
e) Münhasır bayilik hariç olmak üzere, eşit hak, yükümlülük ve edimler için eşit durumdaki kişilere farklı şartların uygulanması,
f) Anlaşmanın niteliği veya ticari teamüllere aykırı olarak, bir mal veya hizmet ile birlikte diğer mal veya hizmetin satın alınmasının zorunlu kılınması veya aracı teşebbüs durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın ya da hizmetin diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına bağlanması ya da arz edilen bir mal veya hizmetin tekrar arzına ilişkin şartların ileri sürülmesi,
Bir anlaşmanın varlığının ispatlanamadığı durumlarda piyasadaki fiyat değişmelerinin veya arz ve talep dengesinin ya da teşebbüslerin faaliyet bölgelerinin, rekabetin engellendiği, bozulduğu veya kısıtlandığı piyasalardakine benzerlik göstermesi, teşebbüslerin uyumlu eylem içinde olduklarına karine teşkil eder.
Ekonomik ve rasyonel gerçeklere dayanmak koşuluyla taraflardan her biri uyumlu eylemde bulunmadığını ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir."
" Madde 6 - Bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hakim durumunu tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile kötüye kullanması hukuka aykırı ve yasaktır.
Kötüye kullanma halleri özellikle şunlardır:
a) Ticari faaliyet alanına başka bir teşebbüsün girmesine doğrudan veya dolaylı olarak engel olunması ya da rakiplerin piyasadaki faaliyetlerinin zorlaştırılmasını amaçlayan eylemler,
b) Eşit durumdaki alıcılara aynı ve eşit hak, yükümlülük ve edimler için farklı şartlar ileri sürerek, doğrudan veya dolaylı olarak ayırımcılık yapılması,
c) Bir mal veya hizmetle birlikte, diğer mal veya hizmetin satın alınmasını veya aracı teşebbüsler durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın veya hizmetin, diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına bağlanması ya da satın alınan bir malın belirli bir fiyatın altında satılmaması gibi tekrar satış halinde alım satım şartlarına ilişkin sınırlamalar getirilmesi,
d) Belirli bir piyasadaki hakimiyetin yaratmış olduğu finansal, teknolojik ve ticari avantajlardan yararlanarak başka bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabet koşullarını bozmayı amaçlayan eylemler,
e) Tüketicinin zararına olarak üretimin, pazarlamanın ya da teknik gelişmenin kısıtlanması."
" Madde 57 - Her kim bu Kanuna aykırı olan eylem, karar, sözleşme veya anlaşma ile rekabeti engeller, bozar ya da kısıtlarsa yahut belirli bir mal veya hizmet piyasasındaki hakim durumunu kötüye kullanırsa, bundan zarar görenlerin her türlü zararını tazmine mecburdur. Zararın oluşması birden fazla kişinin davranışları sonucu ortaya çıkmış ise bunlar zarardan müteselsilen sorumludur."
" Madde 58 Rekabetin engellenmesi, bozulması veya kısıtlanması sonucu bundan zarar görenler, ödedikleri bedelle, rekabet sınırlanmasaydı ödemekte olacakları bedel arasındaki farkı zarar olarak talep edebilirler. Rekabetin sınırlanmasından etkilenen rakip teşebbüsler, bütün zararlarının tazminini rekabeti sınırlayan teşebbüs ya da teşebbüslerden talep edebilir. Zararın belirlenmesinde, zarar gören teşebbüslerin elde etmeyi umdukları bütün karlar, geçmiş yıllara ait bilançolar da dikkate alınarak hesaplanır.
Ortaya çıkan zarar, tarafların anlaşması ya da kararı veya ağır ihmalinin olduğu hallerden kaynaklanmaktaysa, hakim, zarar görenlerin talebi üzerine, uğranılan maddi zararın ya da zarara neden olanların elde ettiği veya elde etmesi muhtemel olan karların üç katı oranında tazminata hükmedebilir."
Somut olayda, davalının ... ve ... pazarlarında hakim durumda olduğu ve bu hakim durumunu kötüye kullanarak rakiplerinin pazardaki faaliyetlerini zorlaştırıcı haksız uygulamalarda bulunduğu, rekabet kurulunun kesinleşen kararı ile tespit edilmiştir. Rekabetin korunmasına ilişkin 4054 sayılı Kanunun 4.maddesini ihlal ettiği tespit edilen ve aynı Kanunun 6.maddesinin ihlal ettiği tespit edilen davalı şirket, 4054 sayılı Kanunun 57.maddesi gereğince zarar görenlerin her türlü zararını tazmini mecburdur. Aynı Kanunun 58.maddesi gereğince zarar gören rakip teşebbüsler bütün zararları talep edebilir. Zararın belirlenmesinde elde etmeyi umdukları bütün karlar, geçmiş yıllara ait bilançolar da dikkate alınarak hesaplanır.
Yine, 4054 sayılı Kanunun 58/2.maddesi gereğince ortaya çıkan zarar tarafların anlaşması ya da kararı veya ağır ihmalinin olduğu hallerden kaynaklanmakta ise, hakim zarar görenlerin talebi üzerine uğranılan maddi zararın ya da zarara neden olanların elde ettiği veya elde etmesi muhtemel olan karların 3 katı oranında tazminata hükmedebilir.
Somut olayda, davacı tarafça 2013-2020 yılları arası zarar talep edilmiş ise de rekabet kurulunun kararına dayanak dönem 2013-2017 yılları arasına ait olup bu nedenle davalının haksız rekabette bulunduğu tespit edilen ve kesinleşen dönem olan 2013-2017 yılları arasına ait zarara hükmetmek gerekmiştir.
Yine, davacı tarafça davacı teşebbüsün haksız eylem ve ihlalden kaynaklanan uğradığı kar kaybı zarar olarak talep edilmiş olup yeminli bilirkişi heyeti tarafından da Yasaya uygun olarak geçmiş yıllar bilançoları göz önüne alınarak davacının geçmişteki pazar payı ve ortalaması tespit edilerek haksız rekabete konu döneme ilişkin yıllar itibari ile uğramış olduğu pazar payı kaybı tespit edilerek buna göre zararı doğru bir yöntem ile hesaplanmıştır. Yine, davalı şirketin haksız eyleminin niteliği, yoğunluğu, bütün piyasaya yönelik olması, ihlalin çok uzun bir süre devam etmesi ve yoğunluğu göz önüne alınarak 4054 sayılı Yasanın 58/2.maddesi gereğince her bilanço yılı sonu itibari ile tespit edilen zararın 3 katı oranında tazminata hükmetmek gerektiği ve zararın doğduğu her yıl sonundan itibaren faize hükmetmek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın Kısmen kabulü ile; toplam ... TL tazminatın ... TL'sinin ... tarihinden, ... TL'sinin ... tarihinden, ... TL'sinin ... tarihinden, ... TL'sinin ... tarihinden, ... TL'sinin ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Kabul edilen ... TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan ... TL karar ve ilam harcından (... TL peşin harç, ... TL ıslah harcı toplamı olan) peşin alınan ... TL harcın düşümü ile eksik kalan ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin harç, ... TL ıslah harcı olmak üzere toplam ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı ... TL tebligat/yazışma gideri, ... TL bilirkişi ücreti, ... TL peşin harç, ... TL ıslah harcı olmak üzere toplam;... TL yargılama giderinin kabul/ret oranına göre hesaplanan; ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen ... TL üzerinden davacı lehine takdir edilen ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, reddedilen ... TL üzerinden davalı lehine takdir edilen ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ...-TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davada kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan ... TL'sinin davalıdan, bakiyesi ... TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat KAYDEDİLMESİNE,
8-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı tarafların HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/10/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır