T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/267 Esas
KARAR NO: 2024/13
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/04/2022
KARAR TARİHİ: 09/01/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile ile davalı şirket arasında KDV dahil ... TL bedelle birim fiyatı 42,9 TL olan toplamda ...kg ... alımı konusunda mutabakata varıldığını, talep edilen ürünün davalı tarafa teslim edildiğini, bu ticarete ilişkin müvekkili şirketin ... tarihli, ...sayılı faturayı düzenlediğini ve bunu bildirdiğini, söz konusu ürünün davalı şirkete fatura tarihi olan ... tarihinde teslim edildiğini, ancak ödeme tarihi olan ... tarihinde müvekkili şirkete hiç bir ödeme yapılmadığını, söz konusu ödemenin yapılması için ... tarihinde Antalya ... Noterliğinden ... yevmiye nolu ihtarnamenin çekildiğini, ancak borçlu-davalı tarafça ödemenin yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, bunun üzerine davalı hakkında Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın mülkiyeti müvekkiline ait ... Mah. ... Cad. No:... D:.. .../ANTALYA adresindeki dükkanını, soğuk hava deposunu ve ileride ...'nde olan merkezini taşımak saikiyle 15.11.2020 tarihinde müvekkili şirketten kiraladığını, sözleşme yapılırken kira kontratının ve tahliye taahhüdünün şirket yetkilisi ve sahibi olarak ...'ın imzaladığını, davacı tarafından mecur kiralandıktan sonra 2020 yılı Aralık ayında aşırı yağan yağmurlar nedeniyle depoya aşırı yağmurlardan kaynaklı su baskını olduğunu, davacı şirketin mallarının ve müvekkiline ait taşınmazın zarar gördüğünü, bunun üzerine davacı tanığı olan ve tüm aşamalarda davacı şirket ve yetkilisini temsilen hareket eden ...'ın müvekkili şirket ile iletişime geçtiğini, henüz şirket merkezini taşımadıkları için sigorta yaptıramadıklarını, davalının ve davacının zararlarının karşılanması için sigorta şirketine başvurulması konusunda müvekkili şirket yetkilisi ...'a sürekli gerek sözlü gerekse yazılı olarak mesajlar attığını, davacı şirketin ısrarlarına dayanamayan ve bu hareketin aslında sonrasına ilişkin hileli bir tutum olduğunu sezinleyemeyen müvekkili şirket yetkilisinin, davacının müvekkilinin sigorta şirketi üzerinden işlem yapılması taleplerine karşı duramadığını, daha sonrasında müvekkilinin soğuk hava deposu kendisine ait olduğundan bahisle davacının zararının karşılanması için ... Sigorta A.Ş.'ne başvuru yaptığını, sigorta şirketinin başvuru hakkında işlem yapılabilmesi için zararı gösterecek yazılı bir belge talep ettiğini, iyi niyetle hareket eden müvekkilinin davacı şirket tanığı ... ile yaptığı görüşmelerde davacı şirketin gerçekte müvekkili şirkete teslim edilmeyen ve zaten teslim edilmesi de düşünülmeyen bir mal için müvekkili şirkete hitaben fatura düzenleyerek sigorta şirketine başvuruda bulunulması hususunda anlaşmaya vardığını, hem müvekkili şirketin soğuk hava deposunda meydana gelen zararının bedelinin, hem de davacı şirketin zayi olan malının bedelinin karşılanacağı düşüncesiyle hareket ettiklerini, müvekkilinin davacıdan mal almış gibi gösterilerek gerçekte teslim edilmeyen bir mal için kendi aralarında 25.12.2020 tarihli KDV dahil ... T.L'lik mal faturası düzenlediğini, bahse konu faturanın müvekkiline bizzat ... tarafından cep telefonu üzerinden whatsapp uygulaması ile gönderildiğini ve bu fatura ile müvekkili şirketin ... Sigorta A.Ş'ye başvuruda bulunduğunu, sigorta şirketinin ekspertiz göndererek su baskını neticesinde meydana gelen zararı tespit ettiğini, akabinde yaptığı işlemin hukuki ve vicdani yanlışlığını anlayan davalı şirket yetkilisinin sigorta şirketi tarafından kendisine zarar bedelinin ödenmesi aşamasında bu hatasından dönerek alacak talebinden feragat ettiğini, müvekkili şirketin ... tarihinde davacı şirkete hitaben iade faturası düzenlediğini ve normal faturanın kendisine teslimindeki yöntemle yani davacı şirketin elemanı zannettiği ve şirket yetkilisinin akrabası olarak bildiği ...'ın cep telefonuna müvekkili şirketin yetkilisinin cep telefonundan yine whatssapp uygulaması üzerinden gönderdiğini, müvekkili şirketin ayrıca kendisiyle davacı şirket yetkilisi ve sahibi olarak gözüken ... adına hareket eden ...'a ... tarihli sevk irsaliyesini de imzalattığını, kendisine asıl faturanın tebliği şekline uygun olarak iade faturasının karşı tarafa tebliğ edildiğini ve davacı tarafça yasal 8 günlük süre içerisinde itiraz edilmediğini, müvekkili şirketin davacı şirket yetkilisi ile davacının çalışanı ve davacı şirket yetkilisinin akrabası olarak bildiği ...'ın birlikte ve kötüniyetli olarak hareket ettiğini davacı şirket yetkilisinin sanki karşılıklı anlaşmaya dayalı olarak kesilen faturaların gerçek bir alacakmış gibi Antalya ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiyesine kayıtlı ihtarnamenin kendisine tebliğ edilmesi ile anladığını belirterek davacının davasının reddine, %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Davacı vekili tarafından e-arşiv fatura, ihtarname, davalı vekili tarafından iadeye ilişkin e-arşiv fatura, sevk irsaliyesi delil olarak sunulmuş, mahkememizce icra dosyası getirtilmiş, Antalya Vergi Dairesi Başkanlığından dava konusu faturanın davalı tarafça BA formunda beyan edilip edilmediği, Antalya SGK İl Müdürlüğünden davalının sigortalı çalışanlarının kim olduğu , ...'ın davacı ve davalı şirketlerde çalışıp çalışmadığı sorulmuş, gelen yazı cevabı dosya arasına alınmış, ilgili noterlikten davacı tarafça davalı tarafa gönderilen ihtarnamenin muhattaba tebliğine ilişkin mazbata celp edilmiş, ... Sigorta A.Ş.'den davalının iddia ettiği hasar dosyası getirtilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılarak tüm deliller toplanmıştır.
Dava, alım satım ilişkisinden kaynaklı fatura alacağının tahsili için başlatılan ilamsız takipte vaki itirazın iptaline ilişkindir.
Antalya Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça davalı aleyhine faturaya dayalı olarak ...-TL asıl alacak, 19.259,98.-TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam ...-TL üzerinden örnek no:7 olan ödeme emri ile takibe girişildiği, davalının süresinde itirazda bulunmuş olduğu, takibin durduğu, eldeki davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında davacı tarafça kesilen faturanın davalıya teslim edildiği noktasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık faturaya konu ... satımının gerçekte yapılıp yapılmadığı, faturanın davalı tarafça iade edilip edilmediği noktalarında toplanmaktadır. Davalının iştigal konusu ... ve ... işlerine ilişkin olup, kendisi de faturadaki yüksek miktarda ... alımını gerekli kılacak herhangi bir işle uğraşmadığını beyan etmektedir. Davalının savunmalarına göre gerçekte bir satım olmamış, kiracısı olan davacının yağmurdan ötürü zayi olan ... malzemesinin zararının davalının sigortasından karşılanması için ... davalıya ait bir ürün olduğunu göstermek amacıyla dava konusu fatura kesilmiştir. Yine davalının beyanına göre, davalı sonrasında durumdan pişmanlık duyup hasar ödemesinden vazgeçerek dava konusu faturayı da davacıya iade etmiştir. Davalı buna ilişkin iade faturası ve bu faturanın davacıya teslimine dair Ocak 2021 tarihli sevk irsaliyesini delil olarak sunmuştur. Yapılan incelemede davacıya hitaben düzenlenen sevk irsaliyesinde, iade faturasını teslim alan kişi olarak ...'ın isim ve imzası görülmektedir. Davacı taraf, beyanlarında, bu kişinin kendi çalışanları olmadığını, davalının çalışanı olduğunu beyan etmiştir. Gerçekten Antalya SGK İl Müdürlüğünden celp edilen yazı cevabına göre bu kişinin davalı şirkette ...-... tarihleri arasında 3 günlük bir sigorta kaydı gözükmektedir. Ancak sevk irsaliyesi tarihinde bu kişinin davalı nezdinde sigorta kaydı bulunmamaktadır. Diğer taraftan mahkememizce celp edilen sigorta hasar dosyasının incelenmesinde ... zararının giderilmesi için davalı adına ... tarafından sigorta şirketi ile yazışmalar yapıldığı görülmektedir. Davalının savunmalarına göre bu kişi, davacı ile ortak iş yapan bir kişi olup tamamen sigorta şirketi nezdinde ürünün kendilerine ait olduğunu göstermek amacıyla davalı çalışanı gibi hareket etmiş ve aynı amaçla kısa süreliğine sigorta kaydı yapılmıştır.
Faturayı teslim alan davalı taraf, gerçekte satış işleminin bulunmadığını, faturanın gerçeği yansıtmadığını ispat yükü altındadır. Savunmaları taraf muvazaası kapsamında olup, kural olarak kişi kendi muvazaasına dayanamaz. Bu nedenle mahkememizce uyuşmazlık, fatura üzerinden ispat kurallarına göre çözümlenmeye çalışılmıştır. Davalı taraf faturayı iade ettiğini belirtmiş ve sevk irsaliyesini sunmuştur. Davacı faturayı iade aldığını kabul etmemektedir. Sevk irsaliyesinde davacı adına imzası bulunan ...'ın taraflardan hangisi adına çalıştığı ve hareket ettiği uyuşmazlık konusu olmakla birlikte taraflar tacir olup, her türlü işleri defterlerine kaydetmekle yükümlü olduklarından ve işbu ticari davada ticari defterlerin delil olma özelliği bulunduğundan mahkememizce tarafların defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir.
Davacı taraf meşruhatlı ara karara rağmen ticari defter ve belgelerini inceleme günü ibraz etmemiş, inceleme gününden sonra belgelendirmediği sağlık sorununu gerekçe göstererek defterlerini ibraz etmek için yeniden süre istemiştir. Mahkememizin bu husustaki ara kararının gerekli ihtaratı içermesi, davalının muvafakatinin bulunmaması ve davacının mazeretini belgelendirmemesi sebebiyle mahkememizce davacı vekiline bu konuda yeniden süre verilmemiştir.
Davalının defterlerinin incelenmesi üzerine sunulan 17/07/2023 tarihli raporda özetle; davalının 2020-2021 yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı defterlerinde dava konusu faturanın kayıtlara alındığı, davalının davacıya kestiği aynı bedelli iade faturasının da kayıtlara alındığı, davalı kayıtlarına göre davalının davacıya borcunun veya davalının alacağının olmadığı belirtilmiştir.
HMK'nın 7251 S.K./23. Md ile değişik 222. Maddesine göre;
(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Ek cümle: 22.07.2020 - 7251 S.K./23. md) Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde dava konusu faturanın davalı tarafça iade edildiği, buna ilişkin iade faturası kesilip sevk irsaliyesi sunulduğu, davalının usulüne uygun tuttuğu defterlerde iade faturasının kayıtlı olduğu, defterlere göre davalının davacıya bu faturadan kaynaklı bir borcunun bulunmadığı, davacının defterlerini ibraz etmeyerek HMK'nın 222/3 maddesi uyarınca davalının usulüne uygun tuttuğu kayıtları yani iade faturasını kabul etmiş sayıldığı, neticeten dava konusu faturadan kaynaklı davacının alacaklı olduğunun ispatlanamadığı kanaatiyle davanın reddine karar vermek gerekmiş, dava ispatlanamadığından reddolunmakla, davalının koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebi reddedilmiştir.
HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın reddine,
2-Koşulları oluşmadığından davalının tazminat talebinin reddine,
3-Alınması gerekli ...-TL harcın peşin olarak alınan 1.681,92.-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.254,32.-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, arta kalanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
5-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen 1.560,00.-TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davacıdan alınarak hazineye irat KAYDEDİLMESİNE,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi'nde ilgili Hukuk Dairesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.09/01/2024
Katip ...
(E-imzalıdır)
Hakim ...
(E-imzalıdır)