T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/446 Esas
KARAR NO: 2024/461
DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili)
DAVA TARİHİ: 05/07/2022
KARAR TARİHİ: 03/07/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının ... plaka sayılı ... marka kamyonetin satışı konusunda anlaştıklarını, Antalya ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı düzenlenen araç satış sözleşmesi gereğince müvekkilinin davalıya ...-TL satış bedelini banka aracılığıyla gönderdiğini, aracın alındığı tarihteki kilometresinin ... olduğunu, daha sonra müvekkili tarafından ... adlı sistem aracılığıyla aracın kilometresi kontrol edildiğinde ... km olduğunu ve kilometresinin düşürülmüş olduğunun tespit edildiğini, buna ilişkin olarak ... tarihinde davalı tarafa ihtarname gönderildiğini, aracın gizli ayıplı olarak satıldığını, dolandırıcılık iddiası ile Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı ... sor. Sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını belirterek davanın kabulü ile şimdilik ...-TL'lik satış bedelinde indirimin aracın teslim tarihinden itibaren başlayacak faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf, usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Davacı vekili tarafından arabuluculuk tutanağı, ihtarname ve cevabi ihtarname, araç satış sözleşmesi, ekspertiz raporu, aracın kilometresini gösterir belge dosyaya sunulmuş, mahkememizce Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı ... sor. Sayılı dosyası dosyamız içerisine celbedilmiş olup talimat yolu ile keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmış, tüm deliller toplanmıştır.
Dava, ayıplı araç (km düşüklüğü) satışına dayanan bedelde indirim talebine ilişkin alacak davasıdır.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı ... sor. Sayılı dosyasının incelenmesinde; müşteki ...'in şikayeti üzerine ... hakkında dolandırıcılık suçundan soruşturma başlatıldığı, kilometre düşürme eyleminin araç şüphelinin mülkiyetinde olmadığı döneme rastlaması itibari ile şüpheli ...'nın yüklenen suçu işlediğine dair hakkında kamu davası açmaya yeter delil bulunmadığı, kilometre düşürme eylemlerinin Yargıtay emsal kararlarında TCK 157/1 maddesinde kalan basit dolandırıcılık olarak vasıflandırıldığı bu itibarla eylem tarihine göre 8 yıllık suç zaman aşımınında dolduğu için aynı zamanda kovuşturma olanağının bulunmadığı kilometre düşürülme dönemindeki araç sahibinin müştekiye yönelik doğrudan hileli bir hareketininde olayda söz konusu olmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği anlaşılmıştır.
Eskişehir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak mahalinde keşif yapılmış olup, Makine Mühendisi bilirkişinin 06.11.2023 tarihli raporunda özetle; dava konusu ... plakalı ... marka aracın kilometresinin panel göstergesinden oynanmış ( düşürülmüş) olduğu, davalı şirketin aracın satışı sırasında kilometresi ile oynanmış (çekilmiş) olduğu ile ilgili davacıya bilgi verdiğine dair dosyada herhangi bir bilgi bulunmadığı ve davacının bu durumu bir süre sonra ... cihazı (...) ile yapılan ölçümde öğrenmiş olduğundan bunun gizli ayıp olduğu, ikinci el araç fiyatlarının belirlenmesinde aracın markası, model yılı, tipi, yakıt cinsi, v.s. yanı sıra km.sinin oynanıp oynanmadığının (Km.sin çekildiği) çok önemli etken olduğu, piyasada ve galerilerde yapılan araştırmada aracın kilometresinin çekilmiş olması sebebiyle satış bedelinden ... TL kaybedeceği mütalaa edilmiştir.
Rapordan sonra davacı taraf ... tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini ... TL'ye çıkartmış ve gerekli harcı tamamlamıştır.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunun madde 219'a göre; "Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur."
Aynı yasanın madde 222'ye göre ise; "Satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir. Satıcı, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olur."
Türk Borçlar Kanunun madde 223'te; "Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır."denmektedir.
Türk Borçlar Kanunu 225.maddesi uyarınca; "ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz
Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir.''
TBK'nun 227.maddesi uyarınca;"Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir."
Somut olayın değerlendirilmesinde; davacı taraf, davalı ile aralarında araç satış sözleşmesi gereği araç satın aldığını, aracı aldıktan sonra ... adlı sistem aracılığıyla aracın km'sinin düşürülmüş olduğunun tespit edilmesi nedeniyle ayıp oranında satış bedelinden indirim talep etmiştir. Davalı taraf ise cevap dilekçesi sunmamış, aşamalardaki beyanlarında kendilerinin de araçta bulunan ayıptan haberdar olmadıklarını ileri sürerek davanın ihbarını ve reddini talep etmiştir. Taraflar arasında Antalya ... Noterliğine ait ... tarihli ve ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesinin yapıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkememizce ileri sürülen iddianın tespiti hususunda talimat yolu ile keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi 06.11.2023 tarihli raporunu sunmuştur. Bilirkişi raporunda dava konusu ... plakalı ... marka aracın kilometresinin panel göstergesinden oynanmış ( düşürülmüş) olduğu, araçta km değişikliği yapılmasının gizli ayıp olduğu, davacının talep edebileceği satış bedelinden indirim miktarının ... TL olduğu belirtilmiştir. Raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilerek hükme esas alınmıştır.
Netice olarak 6098 sayılı Kanunun 219. maddesi ve devamı maddelerinde, satıcının ayıptan sorumlu olduğu, ayıbı bilmemesi halinin satıcının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı ve gizli ayıp halinde alıcıya herhangi bir süre öngörülmediği, her ne kadar davalı vekili tarafından beyan dilekçesi ile satıcıya derhal başvurulmadığı iddia edilmişse de davalının basiretli tacir gibi davranarak aracın kilometresini doğru bir şekilde tespit ederek satış yapmamasında ağır kusurlu olduğu, bu nedenle satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamayacağı anlaşıldığından bu savunmaya itibar edilmemiş, 06.11.2023 tarihli rapor doğrultusunda ve davacının ... tarihli ıslah dilekçesine göre davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere
1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan ayıp oranında bedelde indirim talebinin kabulü ile ...-TL alacağın dava tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli ...-TL harçtan peşin harç ve ıslah harcı olarak alınan toplam ...- TL'nin mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan ...-TL ilk masraf, ...- TL tebligat gideri, ...-TL bilirkişi ücreti, ...-TL keşif harcı olmak üzere ...-TL yargılama gideri ile peşin alınan ...-TL toplamı ...-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...- TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
6-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ... TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davalıdan alınarak hazineye irat kaydedilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/07/2024
Katip ...
(E-İmzalıdır)
Hakim ...
(E-İmzalıdır)