T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/457 Esas
KARAR NO: 2024/194
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/07/2022
KARAR TARİHİ: 05/03/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin, ... plakalı araç ile uzun zamandır taşımacılık hizmeti vermekte olduğunu, müvekkilinin işbu davanın konusu olan ... - .. tarihleri arasında verilen hizmetin karşılığını alamadığını, müvekkilinin ... tarihli, ... numaralı, 7.882,40-TL tutarındaki faturasını da usulüne uygun sunmuş olduğunu, sunulan faturaya, karşı tarafça herhangi bir itirazda bulunulmadığını, sunduğu faturaya istinaden ödeme bekleyen müvekkilin, ödemenin gecikmesi üzerine davalı şirket ile iletişime geçmiş olduğunu ancak buna rağmen davalı şirket tarafından müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmaması sebebiyle müvekkilin zor duruma düştüğünü, birikmiş borçlarını da ödeyemeyince ... plakalı aracını satmak zorunda kaldığını, bu nedenle artık taşımacılık hizmeti de veremediğini, bu nedenle, ... tarihli, ... numaralı 7.882,40 TL tutarın fatura bedeli ödenmemiş olması sebebiyle davalı aleyhine Antalya Genel İcra Dairesi .../... Esas sayılı icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı borçlunun bu takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, borçlunun itirazı üzerine ise icra takibi durdurulmuş olduğunu, ticari davalarda arabuluculuk şartı gereği öncelikle arabuculuk yoluna başvurulmuşsa da, yapılan görüşmelerde de olumlu sonuç alınamadığını, davalı tarafından takip konusu borca yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olması ve arabuluculuk kurumunda da anlaşılamamış olunması sebebiyle iş bu davayı açma zarureti hasıl olduğunu belirterek davanın kabulüne itirazın iptaline, davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; davacının kestiği ... Tarihli 7.882,40 TL bedelli faturanın davacıya iade edildiğini, davacının faturayı iptal edeceğini söylemesine rağmen Antalya Genel İcra Müdürlüğü .../... E. Sayılı icra takibine başlaması üzerine ... tarihinde resmi olarak da kendisine iade faturası kesilmiş olduğunu, davacının bu iade faturasına itiraz etmediğini, davacının davalı müvekkilin aynı zamanda sigortalı çalışanı olduğunu, müvekkilinin davacıya kiraladığı araç ile ilgili olarak kendisine ... tarihinde 1346,00 TL, ... tarihinde 3097,00 TL, ... tarihinde 2.156,00 TL, ... tarihinde ise 3.762,00 TL ödeme yaptığını, davalı müvekkilinin davacı yana her hangi bir borcu bulunmadığını, hizmetin gerçekleştirildiğine yönelik herhangi bir irsaliye sunmadığını, dava dilekçesinde görüleceği üzere işbu duruma ilişkin delil dahi sunmamış olduğunu, davacı yanın davanın kaderini tanık beyanlarına bırakmak gayesi ile talep ettiğini, müvekkil şirketin adresi .../... olduğundan, HMK’daki genel yetki kuralı da dikkate alınarak işbu davanın ... Mahkemelerinde görülmesi gerekmekte olduğunu belirterek işbu nedenle davanın mahkemeniz esasına girilmeksizin yetkisizlik kararı verilerek, dosyanın yetkilisi olan ... Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Davacı vekili tarafından fatura sureti ve taşıma listeleri, davalı vekili tarafından iade fatura sureti ödemelere ilişkin ekran görüntüsü delil olarak sunulmuş, mahkememizce icra dosyası getirtilmiş, davalının BA formları celp edilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılarak tarafların tüm delilleri toplanmıştır.
Dava, taşımacılık hizmetinden kaynaklı fatura alacağının tahsili amaçlı başlatılan ilamsız takipte davalı tarafça yapılmış itirazın iptali istemine ilişkindir.
Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça davalı aleyhine faturaya dayalı olarak 7.882,40-TL asıl alacak, 1.125,77-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.008,17-TL üzerinden örnek no:7 olan ödeme emri ile takibe girişildiği, davalının süresinde itirazda bulunmuş olduğu, takibin durduğu, eldeki davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dava sadece asıl alacak üzerinden harçlandırılmış olmasına rağmen neticei talepte takibe yapılan tüm itirazın iptali istendiğinden çelişkinin giderilmesine yönelik olarak işlemiş faiz konusunda davacı vekilinin beyanı alınmış, davacı vekili bu konuda sunduğu 24/04/2023 havale tarihli dilekçesinde takip öncesi işlemiş faiz tutarının dava konusu olmadığını belirtmiştir.
TBK'nın 89 ve HMK'nın 10. Maddeleri uyarınca davacı alacaklı takip konusu hizmet alacağı ile ilgili olarak yerleşim yeri olan Antalya Mahkemelerinde dava açabileceğinden davalının yetki itirazı reddedilmiştir.
Mahkememizce tarafların 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş olup davacı defterlerinin incelenmesi için dosya yerel bilirkişiye verilmiş davalı defterleri için ise mahal mahkemesine talimat yazılmıştır. Davacı defterlerinin incelenmesi üzerine sunulan 01/06/2023 tarihli raporda özetle; davacının 2021 ve 2022 yılı işletme defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, takip konusu faturanın davacının defterinde kayıtlı olduğu, işletme defterinde tahsilat kaydı yapılmadığından cari hesap ilişkisinin takip edilemediği, davalının fatura tarihinden yaklaşık bir yıl sonra iade faturası kestiğini, bu iade faturasının davacının defterlerinde kayıtlı olmadığı, iade faturasının davacıya teslim ve tebliğ edildiği ile ilgili bilgi ve belgenin bulunmadığı, yine davalının davacıdan kiraladığını iddia ettiği araçla ilgili olarak ödeme savunması için sunduğu ... ... başlıklı belgenin tevsik edici bir belge olmadığı, ayrıca takip konusu fatura karşılığında yapılan bir ödeme olduğuna dair bir bilginin de bulunmadığı, davalının BA formlarının incelenmesinde takip konusu faturayla birlikte başka bir faturanın da davacıdan alınana mal şeklinde vergi dairesine bildirildiği, davacının ticari defterlerinde BA formu ile beyan etme sınırı altında kalan toplam 9.497,82-TL bedelli dava dışı faturalında bulunduğu, dolayısıyla davalının iddia ettiği toplam 10.361,00-TL tutarlı ödemelerin davacıya yapılan bir ödeme olduğunun kabul edilmesi halinde takip konusu 7.882,40-TL bedelli fatura, davalının bunun dışında vergiye beyan ettiği 9.204,00-TL fatura ve davacı defterlerinde yer alan beyan sınırı altındaki 9.497,82-TL bedelli faturalar toplamı olan 26.584,22-TL den bu ödemenin mahsubu sonucu davacının halen 16.223,22-TL tutarında davacının alacağının kaldığı dolayısıyla davalının cevap dilekçesinde belirttiği ödemelerin takip konusu faturaya ilişkin olmadığı, davacının takip konusu fatura sebebi ile 7.882,40-TL tutarında davalıdan alacaklı olduğu belirtilmiştir.
Davalı defterleri üzerine sunulan 30/01/2024 havale tarihli bilirkişi raporu özetle; davalının 2021 yılı defterlerini sunmadığı, 2022 yılı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, bu defterlerde davacıya düzenlenen 29/03/2022 tarihli 7.882,40-TL bedelli iade faturasının borç olarak kaydedildiği davalı defterlerine göre takip tarihi olan 22/03/2022 tarihi itibariyle davacının davalıdan takip tarihi itibariyle -11.037,12-TL tutarında alacaklı olduğunun kaydedildiği belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamının incelenmesi sonucu; davacının davalıya taşımacılık hizmeti verildiği gerekçesiyle bundan kaynaklı ... tarihli 7.882,40-TL bedelli faturayı takip konusu yaptığı, davacının usulüne uygun tuttuğu işletme defterlerine göre bu faturadan kaynaklı takip tarihi itibariyle davacının takip asıl alacağı olan fatura tutarı kadar alacaklı olduğu, davalının 2021 yılı ticari defterlerini ibraz etmeyerek HMK'nın 7251 S.K./23. Md ile değişik 222/3. maddesi uyarınca davacının 2021 yılı kayıtlarını yani takip konusu faturanın varlığını kabul etmiş sayıldığı, kaldı ki faturanın davalı tarafça bağlı bulunduğu vergi dairesine BA formunda beyan edildiği, davalının kestiği ... tarihli iade faturasının davacının defterlerinde yer almadığı ayrıca takip konusu faturadan yaklaşık bir yıl sonra ve takip tarihinden sonra kesilen iade faturasının dikkate alınamayacağı, bunun davacıya tebliğ veya teslim edildiği ile ilgili bilgi ve belgenin bulunmadığı, davalının cevap dilekçesinde belirttiği ödemeler ile ilgili sadece ... ... başlıklı para transferine ilişkin belgenin sunulduğu, ödemelerin 2021 yılında yapılması ve davalının 2021 yılı defterlerini sunmaması sebebi ile ödemelerin gerçekliğinin ve hangi hususa ilişkin olduğunun belirlenemediği, ödemelerin davacı defterlerinde de yer almadığı, kaldı ki yerel bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacının takip konusu faturadan başka davalı adına kaydettiği başkaca faturaların da olduğu, davalının bu faturalardan beyan sınırı altında kalan faturalar hariç diğerlerini bağlı olduğu vergi dairesine BA formunda beyan ettiği, dolayısıyla iddia edilen ödemelerin varlığı kabul edilse bile diğer fatura borçlarına istinaden yapılmış sayılacağı neticeden takip konusu faturaya konu hizmet karşılığı herhangi bir ödeme olmadığından davalının itirazının iptal edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın kabulü ile Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının iptali ile takibin ...-TL asıl alacak üzerinden aynen devamına,
2-Asıl alacağın takdiren %20' si oranında belirlenecek olan icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli ...-TL harçtan peşin alınan ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davalıdan tahsiline,
4-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL ilk masraf, 75,5-TL tebligat gideri, 113,00-TL müzekkere gideri, 1.200,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere 1.469,20-TL yargılama gideri ile peşin alınan ...-TL toplamı ...-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen 1.560,00.-TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davalıdan alınarak hazineye irat KAYDEDİLMESİNE,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yüprürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 7.882,40-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 05/03/2024
Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)