T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/144
KARAR NO: 2023/839
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ: 22/06/2015
KARAR TARİHİ: 14/12/2023
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ile davalı banka arasında ... tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalının bu genel kredi sözleşmesinin eki olarak gösterilen ve TBK'nun genel hükümlerinde düzenlenen icap ve kabul beyanlarına uygun olmayan, davacı şirketin kabul beyanının bulunmadığı bir forward sözleşmesi düzenlediğini, sözleşmenin ... ve ... döviz satımı içerdiği, bankanın ise yalnızca satış teklifini işleme koyduğunu, ileriye dönük bir risk işlemi olan forward alım satımda kur üzerinde varılacak mutabakat gereği bütün işlemlerin önce pazarlığa sonra teyide tabi olduğu, icapçının icabıyla bağlı sayılması için bankanın karşı tarafa yazılı kabul iradesini ulaştırması gerektiği gibi hem alım hem de satım yetkisi için içeren teklifin sözleşmeye dönüşmesi için açık kabulün gerekli olduğunu, oysa kabul beyanı ulaşmadan icaptan dönüldüğünü, TBK'nun 6.maddesi anlamında zımni kabulden de söz edilemeyeceği, bu haliyle vadeli döviz alım satım sözleşmesinin oluşmadığını, sözleşme- nin genel işlem şartlarına da aykırı düzenlendiğini, müvekkili şirketin kendisine sunulan ilk forward sözleşmesini imzalanmadığı için sözleşmenin kurulmadığını, ancak müvekkiline sonradan imzalatılan forward sözleşmesi ve risk bildirim formunda herhangi bir cezai şarttan bahsedilmediğini, müvekkili şirketin sözleşmeden dönmesini zorlaştıracak nitelikte hükümler konulduğunu, sözleşmenin müvekkili tarafından okunup kabul edildiği, bir örneğinin kendisi- ne teslim edilmediğini, genel kredi sözleşmesinden bir örneğin davacıya 16.06.2015 tarihinde verildiğini, davacı şirketin forward sözleşmenin hata ve hile ile imzaladığını, genel kredi kullanım sözleşmesinde forward sözleşmesine ait bir hüküm yer almadığını, genel kredi sözleşmesi kurulmasından sonra 11.06.2014 tarihinde davalı banka tarafından gönderilen mail ile kredinin geri ödemesinden daha karlı olacağı dayatmasıyla genel kredi sözleşmesinin forward sözleşmesi haline getirtilmek istendiğini, davalı bankanın uygulamak istediği for- ward sözleşmesinde döviz miktarının ...-USD ve sabitlenmiş kuru 2.290,00.-TL iken fiilen verilen kredinin USD karşılığı ise ...-USD olduğunu, sonradan gönderilen maillerde USD kurunun 2.240,00.-TL olarak bildirildiğini, kredi sözleşmesi nedeniyle dava- cının kullandığı ....-TL kredinin vadesinde ödendiğini, döviz kurunun 2.08.-TL'ye ulaştığı tarihte müvekkilinin 2,29.-TL kur üzerinden döviz satışına zorlandığını, davaya konu forward sözleşmesi için toplam tutarın 20.000,00.-TL olan çeklerin iadesinin talep edildiğini, ancak bankanın hapis hakkını kullanması nedeniyle çeklerin iadesini bloke hesapların açılma talebini reddettiğini ileri sürerek geçersiz sözleşme nedeniyle 23.06.2015 tarihinde döviz satma zorunluluğuna ait sözleşme hükmünün tedbiren durdurulması, muaccel hale gelmiş banka alacağının bulunmaması nedeniyle banka hesapları ve tahsile verilen çekler üzerine konulan blokenin tedbiren kaldırılması ile genel işlem şartı niteliğinde hüküm içermesi nedeniyle forward sözleşmesinin geçersizliğinin ve döviz alım satım borcu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, 15.02.2016 tarihli dilekçesi ile ....-TL'nin ödenmek zorunda kalınması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 88.000,00.-TL' nin 23.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile istirdatına karar verilmesini talep etmiş, 03.06.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile de alacak talebini 13.587,57.-TL artırarak ....-TL'nin 23.06.2015 tarihinden itibaren avans faizi ile istirdatına karar verilmesini talep etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.
Davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili banka ile davacı ara- sında düzenlenen kredi çerçeve sözleşmesinin ekinde forward işlemleri çerçeve sözleşmesi- nin de imzalandığını, forward işlemleri çerçeve sözleşmesinin 5.5 maddesinde: Müşterinin anlaşma çerçevesinde ödemekle yükümlü olduğu miktarı en geç vade günü saat: 14.00'e ka- dar anlaşmada belirtilen şube hesabında hazır bulundurması veya bankanın bildireceği başka bir hesaba yatırması gerektiği, müşterinin işlemden vazgeçmesi başlıklı 5.6 madde- sinde: Müşterinin işlem vadesinden önce forward işleminden vazgeçmesi durumunda o günkü piyasa koşullarına göre işlemin tek taraflı olarak banka tarafından değerlendirileceği ve banka tarafından piyasa koşulları baz alınarak belirlenen ceza tutarının müşterinin ilgili hesabından tahsil edileceği, 7.madde: Müşterinin teminat çağrısına cevap vermemesi halinde riskin tasfi- yesinin sağlanacağı, bu durumda banka tarafından gönderilecek ceza tutarı ve ferilerinin müş- teriye tahsis edilen kredinin nakde dönüşmesi suretiyle tahsil edileceği hususlarının düzenlen- diğini, döviz kurunun sözleşme yapıldığı tarihte belirlendiği için vade sonuna kadar geçen süre içindeki kur değişmelerinin sözleşmede belirtilen kuru etkilemediğini, forward işlemle- rinde bankanın da taahhüt ve risk üstlendiğini ve sözleşmenin bankacılık sektöründe kur dal- galanmalarına karşı korunma fikri olarak tanımlanabilen sözleşmelerden olduğunu, davacının tacir olması nedeniyle basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek zorunluluğunun bulunduğunu, sözleşmenin davacı tarafça imzalanmış olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini savunmuş- tur.
Mahkememizce BAM nı kaldırma kararında önce:
"Taraflar arasında imzalanan ... tarihli ...-TL limitli genel kredi sözleşmesi, bu sözleşmeye ek kefalet sözleşmesi ile dava konusu Vadeli Döviz Alım-Satım (Forward) anlaşmasını içerdiği, Vadeli Döviz Alım-Satım (Forward) anlaşmasında forward işlemleri çerçeve sözleşmesinin eki olup, taraflarca söz konusu sözleşmenin yapılmış olması durumunda geçerlilik kazanacağı, işlem tarihinin 24.06.2014, vade tarihinin 23.06.2015, vadeli kurun 2.29, banka alacak tutarının ...-USD, satacağı tutarının ....-TL olarak belirlendiği, tarafların Vadeli Döviz Alım-Satım (Forward) işlemini, forward işlemleri çerçeve sözleşmesi hükümleri gereğince gerçekleştirmeyi kabul ve taahhüt ettikleri, sözleş- menin ekinde forward işlemleri risk bildirim formunun bulunduğu, önemli açıklama olduğu belirtilerek vadeli döviz alım satım işlemleri ile ilgili bilgileri içerir davacı şirket kaşesi üzerinde imzanın bulunduğu,
Davalı bankanın davacıya gönderdiği 18.06.2015 tarihli yazıda şirketin banka nezdinde bulunan ... vade tarihli ...-USD forward işleminden kaynaklanan gayrinakit riskleri nedeniyle tahsilinde banka nezdindeki borçlarına mahsup edilmek üzere bankaya ciro ve temlik edilmiş olan ve yanısıra banka ile imzalanan sözleşmeler kapsamında bedelleri üzerinde bankanın rehin takas ve mahsup hakkı bulunan çeklerin işlemsiz olarak iadesi talebinin yerinde bulunmadığının bildirildiği,
22.06.2015 tarihli e-mail ile davalı banka tarafından davacının kullanacağı ...-TL kredi için USD olarak ödemenin planlandığı, 12 ay vade de aylık taksit ve komisyonlar ile toplam maliyetin 34.612,00.-TL olduğu, bugün USD'nin 1 yıllık bağlanırsa 2,24 kur ile 1 yılın sonunda satış imkanı verdiklerini, bu durumda 37.000,00.-TL kur kazancı olduğu, kredi maliyetini çıkarıp üzerine de 3.000,00.-TL avantaj sağlanacağının bildirildiği, davacı bankanın TL ve döviz hareketlerini içeren hesap hareketlerini talep ettiği, bankanın çerçeve sözleşmesini sayfa sayısı fazlalığı nedeniyle mail olarak atamadığını bildirmesi üzerine şirket çalışanlarından birini gönderip aldırmak istediklerini bildirdiği, bankanın dönüş yapmadığı, davacının maillere cevap alamadığını bildirdiği,
Bankacı ve hukukçu bilirkişiler tarafından banka kayıtları üzerinde inceleme yapıla- rak düzenlenen rapor ile davacı ile davalı banka arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesi ile birlikte düzenlenen forward sözleşmesi nedeniyle davacı şirketin ...-USD dövizi forward kur üzerinden satmaması üzerine davalı bankanın 22.06.2015 tarihinde 75.000,00.- TL'lik kısma cezalı tahsilat, 24.06.2015 tarihinde 26.587,50.-TL tahsilat olmak üzere toplam 101.587,50.-TL'nin davacının hesabından tahsil ettiği, bu miktarın vadeli işlem için belir- lenen 2,29 kur ile gerçekleşen 2,6710 kur arasındaki 0,381 kur farkının ....-USD üzerinden hesaplanan 95.250,00.-TL mahrum kalınan kazanç tutarından yüksek olduğu, for- ward işlemlerinin de içinde bulunduğu vadeli işlemlerin kurumsal yatırımcıların kullandığı işlemlerden olduğu, işlemin davacının amaçladığı vadeli döviz satışı olmadığı, davalı banka görevlisinin TL kredi maliyetini karşılayacak bir işlem tahsil etmesiyle bu yola gidildiği, forward anlaşmasının yapıldığı gün itibariyle yıllık 11,52.-TL cinsinden faiz yükü altına giren şirketin % 7,45 kur artışı öngörüsüne dayanan vadeli kur ile parasını satmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, 24.06.2014 tarihli döviz satım anlaşmasının konusunu teşkil eden işlemin tüm sonuçları itibariyle müşteri tarafından bilinmediğini, risk bildirim formunda ve anlaşmada temerrüt durumunda oluşacak yükümlülüğün ortaya konulmadığı, sözleşmenin akdin usulü esasına uygun kurulmadığı, davacı şirketin birlikte kusur oluşturacak katkısının bulunmadığı görüşü bildirildiği", hususları belirtildikten sonra:
"Vadeli Döviz Alım-Satım (forward) Çerçeve Sözleşmesi ile taraflar sadece çerçeve sözleşmesine uygun olarak bireysel forward sözleşmesi yapma taahhüdü altına girdiklerin- den, bir taraf döviz alımı konusunda diğer tarafa forward sözleşmesi yapılması yönünde icap- ta bulunmuşsa diğer tarafın açık veya kapalı kabul beyanında bulunması şarttır. BK'nun 1 maddesinde sözleşmenin tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirini uygun olarak açıklamaları ile kurulacağı, irade kısıtlamasının açık veya örtülü olabileceği düzenlenmiş olup, somut olayda davalı banka ile davacı arasında genel kredi sözleşmesi ile birlikte forward çerçeve sözleşmesinin de imzalandığı, sözleşmenin 02.05.2014 tarihinde imzalanmış olmasına rağ- men davacının genel kredi sözleşmesi nedeniyle ....-TL tutarlı krediyi 23.06.2014 tarihinde kullandığı, davalı banka ile davacı şirket arasındaki e-mail yazışmalarında kredi kullanımına ilişkin görüşmeler sırasında 11.06.2014 tarihinde davalı banka tarafından bir yıl sonraki tarihte geçerli olmak üzere bugünden forward işlemi bağlanırsa 2.24 kur ile bir yılın sonunda satış imkanı verildiği, bu durumda 37.000,00.-TL kur kazancı olacağı, kredi maliyeti çıkarılıp, 3.000,00.-TL'de avantaj sağlanacağını e-posta yolu ile bildirildiği, bu görüşmeler- den sonra 24.06.2014 tarihinde ekinde risk bildirim formu olan forward işlemleri çerçeve sözleşmesinin imzalandığı, 24.06.2014 tarihli anlaşma ile davacı şirketin 23.06.2015 tari- hinde teslim edilmek üzere ... USD dövizini davalı bankaya 2,29 kurla satma ve karşılığında ....-TL almayı kabul ettiği, anlaşma tarihi itibariyle davalı bankanın USD döviz alış kurunun anlaşma metnine yazılmadığı, bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere o tarihte TCMB döviz alış kurunun 2,1312.-TL olup, bir yıl sonraki tarih için 2,29.-USD kuru ön görüldüğü, davacı şirketin yıllık % 11,52 TL faiz oranından ödeme yaptığı, dövize yıllık 1,75 faiz alacağı varsayımı ile belirlenecek vadeli kur 2,3386 olacağından davacı şirkete yükümlülük altına sokan vadeli döviz satım sözleşmesinin kurulmasına neden oluşturan kredi maliyetini karşılama fonksiyonunun oluşmadığı, tarafların imzaladığı sözleşmenin iki tara- fının da tacir olması nedeniyle geçerli olduğu, genel kredi sözleşmesi dışında ve sözleşmenin düzenlendiği tarihten sonra düzenlenen forward sözleşmesinin TBK'nun 20 maddesinde dü- zenlenen genel işlem koşulu olarak değerlendirilemeyeceği, ancak vadeli döviz satım anlaş- masının konusunu oluşturan işlemin tüm sonuçları itibariyle davacı tarafından bilinmediği, risk bildirim formunda ve anlaşma temerrüt durumunda oluşacak yükümlülüğün davacının değerlendirmesine açık şekilde ortaya konulmadığı, başlangıç ve sürdürme teminatlarının temerrüt halinde davacıdan tahsil edileceğinin bildirilmediği, sözleşmenin kurulması için davalı bankanın davacının kredi kullanımı nedeniyle forward işlemi yapılması halinde kre- dinin maliyetinin karşılanacağı ve üzerine 3.000 TL civarında avantaj sağlanacağı görüşü ne- deniyle forward sözleşmesinin imzalanmış olmasının davalının sözleşmeyi kabulü olarak de- ğerlendirilemeyeceği, banka uygulamasının tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade açık- lamasının sonucu olmadığı, buna rağmen banka tarafından kredi çerçeve sözleşmesinin eki niteliğinde olduğu 15.06.2015 tarihli yazı ile kabul edilen forward işlemleri çerçeve sözleş- mesinin 8 maddesinde atıfta bulunularak müşterinin forward işlemleri nedeniyle bankaca yapılacak her türlü giderin kendisi tarafından karşılanacağı, aksi halde doğacak borçların gü- vencesini oluşturmak üzere banka nezdinde bulunan nakit ve menkul kıymetlerinin üzerinde hapis hakkının bulunduğu, menkul kıymetler ve alacakların banka lehine rehin edilmiş oldu- ğu, ihbarda bulunmaksızın bankaca takas ve mahsup edilebileceğine ilişkin hüküm nedeniyle davacının davalı bankaya ciro ve temlik ettiği çeklerin iade edilmeyip, 23.06.2015 tarihinde 75.000,00.-TL, 24.06.2015 tarihinde de ...-USD'nin TL'ye dönüştürülmesi ile ....-TL'nin davalı bankaca tahsil edildiği, tarafların birbiri ile uyumlu irade açıklama- sına dayanmayan sözleşmenin geçerli olarak kabul edilemeyeceği, geçersiz sözleşme nede- niyle davacının davalı bankaya borçlandırılamayacağı ancak yargılama sırasında davalının sözleşme nedeniyle hapis hakkı sahibi olduğunu ileri sürerek iade etmediği çekler ve şirkete ait hesaptan 23.06.2015 tarihinde 75.000,00.-TL, 24.06.2015 tarihinde de ....-USD'nin TL'ye dönüştürülmesi ile ...-TL'nin tahsil edilmiş olması, davacı vekilinin 15.02.2016 tarihli dilekçesi ile davanın istirdat olarak görülmesini, ıslah dilekçesi ile de söz- leşmenin geçersizliğinin tespiti talep edilmiş ise de; davanın ödenen miktara yönelik istirdadı olarak görülüp, istirdat talebinin kabulünün talep edildiği gözetilerek ıslah edilmiş davanın kabulü ile; ...-TL'nin 23.06.2015, ...- TL'nin 24.06.2015 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya verilmesine" ilişkin kararın istinafı üzerine;
Antalya BAM ... Hd. Özetle: "... forward işlemleri çerçeve sözleşmesi örneği dosya içerisinde yer almamakta olup mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişiler de değinilen sözleşmenin niteliğine ilişkin olarak davalı bankanın internet sitesinde yer alan bir takım açıklamalara yer vermekle iktifa etmişlerdir. ... davaya esas oluşturan sözleşmenin tanzim amacı dahi ortaya konulmaksızın, konusunda uzman olmayan ve banka kayıtlarını değerlen- dirmeksizin rapor tanzim eden bilirkişilerce verilen rapora dayalı olarak karar verilmiştir.
Bu durumda öncelikle davaya konu edilen sözleşme örneği dosyaya getirtilmek ve davacı taraftan hangi işlemler nedeniyle hangi zararların oluştuğu sorulduktan sonra davacı şirketin faaliyet alanı da göz önüne alınarak daha önce benzer yönde işlemler yapıp yapma- dığı bankalardan sorularak banka kayıtları da incelenmek suretiyle konusunda uzman bilirki- şilerden rapor alınmasının sağlanması ve dosya içinde yer alan banka dekontları ile mail ya- zışmaları da değerlendirildikten sonra hüküm kurulması gerekirken, söz konusu deliller hiç değerlendirilmeksizin ve yanlar arasındaki temel ilişki ortaya konulmaksızın karar" verildiği gerekçesi ile kaldırılmıştır.
Mahkememizce bu kaldırma kararı üzerine, Davalı bankaya müzekkere yazılarak davacı ile aralarında geçerli bir forward sözleşmesi olup olmadığını açıklayıp bir örneğinin mahkememize gönderilmesi istenmiş, gönderilen sözleşme örneği dosya arasına alınmıştır.
Davacı tarafa davalı bankanın hangi işlemleri sebebiyle ne tür ve hangi zararlara uğradığını açıklamak üzere süre verilmiş, buna ilişkin 29/05/2017 tarihli dilekçesi dosya arasına alınmıştır. Buna ilişkin dilekçede özetle: Davalı bankanın kötü niyetli işlemi nedeni ile toplamda 101.787,50.-TL zarar ettiklerini geçersizliği sabit olan bir sözleşmeye dayalı olarak müvekkilinin hesabından bu paranın çekilmesinin haklı olmadığını, müvekkilinin bun- dan önce davalı veya diğer herhangi bir banka ile bu tarz bir işleminin olmadığını, müvek- kili ile davalı banka arasında geçerli bir forward sözleşmesinin imzalanmadığını, müvek- kilinin vadeli döviz alım satım anlaşmasını oluşturan sözleşme içeriği hakkında yeterince aydınlatılmadığını belirtmiştir.
Davalı bankaya taraflar arasındaki geçerli bir forward sözleşmesi olup olmadığını açıklayıp örneğini sunmak üzere süre verilmiş, davalı banka tarafından 22/06/2017 tarihli dilekçe ekinde bu konudaki sözleşme örnekleri dosyaya sunulmuştur.
Yine Bam kararına uygun olarak "Taraflara davacının başka bankalarla forward sözleşmesi yapıp yapmadığını açıklayıp, yaptığı bilinen bankaları bildirmek üzere süre verilmiş taraflar bu yönde bir bildirimde bulunmamışlardır.
Bundan sonra dosya, bankacılık uzmanı bir bilirkişiye tevdi edilerek davalı banka ile davacının geçerli bir forward sözleşmesi yapıp yapmadığı, bu sözleşme sebebiyle davacının bir zarara uğrayıp uğramadığı, davalının davacı zarara uğramış ise bunda kusuru olup olmadığı ve tarafların iddia ettikleri hususlarda rapor düzenlenmesi istenmiş düzenlenen rapor dosya arasına alınmıştır.
Buna göre : Alınan 05/12/2017 tarihli rapora göre davalı banka davacı ile forward işlemleri çerçeve sözleşmesi yapmadan önce bildirmek zorunda olduğu risk bildirim formunun okunup anlaşıldığına dair beyan alınması zorunluluğu bulunmakta iken yalnızca risk bildirim formu imzalatıldığı, yapılan işlemler neticesinde oluşabilecek risklerin tek tek anlatılıp beyan ve onayı alınması gerekirken böyle bir onaya ilişkin delil sunulmadığı hatta pozisyon ile ilgili riskleri bildirim zorunluluğu olmasına rağmen dosya içerisinde mevcut olan ve davalı tarafından inkar edilmeyen elektronik posta yazışmalarında kazanç taahhüdünde bulunduğu, forward işlemi yapmadan önce yapılması mevzuata göre zorunlu olan bildirimleri yapmadığı ve böylece toplam 97.450,00.-TL pozisyon zararı olmasına rağmen davacıdan 101.587,50.-TL pozisyon zarar tahsil edildiğini bildirmiştir.
Rapora davalı banka vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine mahkememizce aynı bilirkişiden yeniden ek rapor alınmış bu raporda da benzer değerlendirmede bulunan bilirkişi davalının itirazlarının kök raporda değişiklik yapılmasını gerektirecek nitelikte olmadığını belirtmiştir. Bu bilirkişinin yerinde inceleme yapılamadığı ile ilgili açıklaması üzerine mahkememizce dosya bu kez banka kayıtları da dikkate alınarak bir inceleme yapılması istenmiş, banka kayıtları üzerinde inceleme yapan emekli banka müfettiş ve müdürü bilirkişi ... tarihli işlem dekontuyla davalı bankanın forward taahhüdünün yerine getirilme- mesi cezasına karşılık 75.000,00.-TL, 24/06/2015 tarihinde ise USD havalesinin TL karşılığı olan .....-TL yi cezai kapama işlemi olmak üzere davacı şirketten tahsil ettiği davacı şirketin davalı banka nezdinde benzeri başka bir işlem yapmadığı toplam pozisyon zararının 97.450,00.-TL olduğu, davacıdan toplam yapılan tahsilatın 101.587,50.-TL olduğu belirtil- miştir.
Mahkememizin ... Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile, "Davanın kabulü ile, dava konusu ....-TL'nin ...-TL'sine 23/06/2015, ...-TL'sine 24/06/2015 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak sureti ile davalı bankadan istirdatı ile davacıya verilmesine," şeklinde karar verildiği, davalı vekili tarafından kararın istinaf edilmesi üzerine dosyayı istinaf yolu ile inceleyen Antalya BAM ... Hukuk Daire'sinin ... Tarih ... Esas - ... Karar sayılı kararı ile" Alınan bilirkişi raporları denetime ve dosya kapsamına ve hüküm kurmaya elverişlidir. Forward işlemini e-posta mesajlarına göre davacı şirkete davalı banka teklif etmiş ancak forward işlemi öncesi risk bildirimlerinin tek tek açıklayarak riskler hakkında bildirim sahibi olduğuna ilişkin davacı şirketin yazılı beyanı alınmamıştır. Bu durumda davalı banka forward işlemi hakkında davacı ... yeteri kadar bilgilendirdiği ve aydınlattığı hususunu ispatlayamamıştır. Davacının kullanmış olduğu kredi borcu da forward vadesinden evvel 18/06/2015 tarihinde tamamen ödenmiştir. İlk derece mahkemesince benzer gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olup , davalı banka vekilinin istinaf başvuru nedenleri yerinde değildir. İstinaf başvurusunun esastan reddine" şeklinde karar verildiği, davalı vekili tarafından kararın temyiz incelemesi üzerine dosyayı temyiz yolu ile inceleyen Yargıtay ... HD ... Esas-...Karar sayılı kararı ile " Taraflar arasında vadeli döviz alım satımına yönelik olarak yapılan sözleşme, banka ile davacı arasında kur farkından etkilenmemek üzere yapılan bir işlem olup, sözleşme tarihinde belirlenen döviz tutarının, belirlenen tarihteki belirli bir kurdan alınmasıı ya da satılmasını zorunlu tutmaktadır. Bu nedenle vade sonuna kadar geçen süre içerisinde gerçekleşen kur değişimleri önceden belirlenen kuru etkilememektedir. Davacı tarafından, işlemin ne olduğunun bilinmediği ve bilgi verilmeksizin forward sözleşmesi düzenlendiği beyan edilmiş ise de, risk bildirim formu da dahil ilgili tüm belgeleri imzalayıp davalı banka ile aralarındaki türev işlemleri sözleşmesinin hukuken geçerli olduğunu kabul ettikten sonra, zarar ettikleri türev sözleşmenin hukuken geçersiz olduğuna ilişkin iddiası hukuken korunamayacaktır. Tarafların, türev işlemlerinin yüksek risk içeren, talih ve tesadüfe dayalı olan yapısının doğal ve çok sık karşılaşılan bir sonucu olarak, üstlendikleri riskten kaynaklanan zararlarını bizzat taşımakla yükümlü oldukları, bu nedenle tacir vasfında olan davacının işbu beyanına itibar edilmeyeceği, zira tacirin yaptığı işlemlerin, attığı imzanın sorumluluğunu kavrayabilecek kimse olduğu, yapılan işlemin riskli olduğu, aynı şekilde bankanın da zarar edebileceği, kurun vade farkından korunmak için sabitlendiği, dolayısıyla davalı bankanın kendiliğinden bu işlemi yapması da olanaksızdır. Kaldı ki, davacı tarafından forward işleminden ve sözleşmeden dönmeye ilişkin herhangi bir beyan bulunulmadığından, artık basiretli tacir olarak davacının gerekli riskleri bilebilecek olduğu, forward işlemine göre kredi kullandığı ve sonuçlarına katlanması gerektiği çok açıktır. Bu durumda, taraflar arasındaki sözleşme gereğince davalı banka tarafından kesinti yapıldığından, mahkemece, yapılan kesinti miktarı da denetlenmek suretiyle, sözleşme uyarınca fazla kesinti yapılmadığının tespiti halinde davanın reddi gerekirken, ilk derece mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın kabulü ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi doğru olmamış, kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir." şeklinde bozularak kaldırılmasına karar verilerek mahkememizin yukarıdaki esas numarasına kaydı yapıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin 06/07/2023 tarihli celsesinde dosyanın daha önce rapor sunan bankacı bilirkişiye tevdi edilerek Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda sözleşme uyarınca davalı banka tarafından yapılan kesintinin fazla olup olmadığının tespiti için ek rapor aldırılmasına karar verilmiş, bankacı bilirkişinin 09/08/2023 tarihli ek raporunda özetle; Taraflar arasında yapılan vadeli döviz satış işleminde, ...USD’nin 23.06.2015 tarihinde 2,29 kur üzerinden ... TL. ve vade sonu 23.06.2015 tarihinde 2,6798 kur üzerinden karşılığının ... TL. olduğu, buna göre 23.06.2015 vade tarihinde ... TL. pozisyon zararı oluştuğu, davalı bankanın 23.06.2015 tarihinde forward sözleşme pozisyon zararı olarak 75.000,00 TL. ve 24.06.2015 tarihinde ise forward cezalı kapama işlemi adı altında 26.587,50 TL. olmak üzere toplam 101.587,50 TL. tahsilat yaptığı hususları, dosyada mevcut bilirkişi raporlarında ve banka kayıtlarıyla sabittir. Taraflar arasında yapılan vadeli döviz satış işleminde 23.06.2015 tarihinde oluşan 97.450,00 TL. pozisyon zararına karşılık davacı banka tarafınca pozisyon zararının 4.137,50 TL. fazlasıyla 23.06.2015 ve 24.06.2015 tarihlerinde toplam 101.587,50 TL. tahsilat yapılmış olup, bu durumda net pozisyon zararına karşılık 4.137,50 TL. tutarın davacı şirketten fazla tahsil edildiğini bildirmiştir.
Mahkememizin 26/10/2023 tarihli celsesinde dosyanın daha önce rapor sunan bankacı bilirkişiye tevdi edilerek davalının itirazlarının doğru olup olmadığı fazladan yapılan kesintinin hukuka uygun olup olmadığı konularında ek rapor aldırılmasına karar verilmiş, bankacı bilirkişinin 06/11/2023 tarihli ek raporunda özetle; Davalı bankanın davacı şirketten 23.06.2015 tarihinde forward sözleşme pozisyon zararı olarak 75.000,00 TL. ve 24.06.2015 tarihinde ise forward cezalı kapama işlemi adı altında 26.587,50 TL. olmak üzere toplam 101.587,50 TL. tahsilat yaptığı, dosyada mevcut banka dekontlarında görülmekte olup, taraflar arasında yapılan vadeli döviz satış işleminde 23.06.2015 tarihinde oluşan 97.450,00 TL pozisyon zararına karşılık davacı banka tarafınca pozisyon zararının 4.137,50 TL. fazlasıyla davacı şirketten tahsil edildiği görülmekle birlikte, davalı banka vekilinin itiraz dilekçesi ekinde dosyaya yeni olarak sunulan davalı banka ... şubesinin ... tarihli ... numaralı muhasebe fişinde davacı şirketten tahsil edilen 101.587,50 TL tutarın 96.750,00 TL. kısmının pozisyon zararı ceza ve 4.837,50 TL. kısmının ise işlemin % 5’i oranında BSMV (Gider vergisi) olarak muhasebeleştirildiği, bu durumda, taraflar arasındaki çerçeve kredi sözleşmesi ve eki forward işlemleri çerçeve sözleşmesi uyarınca, davalı bankanın gelir kaydettiği tutar üzerinden yükümlüsü bulunduğu gider vergisini davacı şirkete yansıtmasının sözleşme hükümlerine uygun olduğu dikkate alındığında, davacı şirketten fazla tahsilat yapılmasının söz konusu olmadığını bildirmiştir.
Dava, vadeli döviz satım işlemi nedeniyle oluştuğu ileri sürülen zararın tazmini istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı ve Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ....Hukuk Dairesi'nin ilamı, Yargıtay ... HD. kararı ve bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasında vadeli döviz alım satımına yönelik olarak yapılan sözleşme, banka ile davacı arasında kur farkından etkilenmemek üzere yapılan bir işlem olup, sözleşme tarihinde belirlenen döviz tutarının, belirlenen tarihteki belirli bir kurdan alınması ya da satılmasını zorunlu tutmaktadır. Bu nedenle vade sonuna kadar geçen süre içerisinde gerçekleşen kur değişimleri önceden belirlenen kuru etkilememektedir. Davacı tarafından, işlemin ne olduğunun bilinmediği ve bilgi verilmeksizin forward sözleşmesi düzenlendiği beyan edilmiş ise de, risk bildirim formu da dahil ilgili tüm belgeleri imzalayıp davalı banka ile aralarındaki türev işlemleri sözleşmesinin hukuken geçerli olduğunu kabul ettikten sonra, zarar ettikleri türev sözleşmenin hukuken geçersiz olduğuna ilişkin iddiası hukuken korunamayacaktır. Tarafların, türev işlemlerinin yüksek risk içeren, talih ve tesadüfe dayalı olan yapısının doğal ve çok sık karşılaşılan bir sonucu olarak, üstlendikleri riskten kaynaklanan zararlarını bizzat taşımakla yükümlü oldukları, bu nedenle tacir vasfında olan davacının işbu beyanına itibar edilmeyeceği, zira tacirin yaptığı işlemlerin, attığı imzanın sorumluluğunu kavrayabilecek kimse olduğu, yapılan işlemin riskli olduğu, aynı şekilde bankanın da zarar edebileceği, kurun vade farkından korunmak için sabitlendiği, dolayısıyla davalı bankanın kendiliğinden bu işlemi yapması da olanaksızdır. Kaldı ki, davacı tarafından forward işleminden ve sözleşmeden dönmeye ilişkin herhangi bir beyan bulunulmadığından, artık basiretli tacir olarak davacının gerekli riskleri bilebilecek olduğu, forward işlemine göre kredi kullandığı ve sonuçlarına katlanması gerektiği çok açıktır. Taraflar arasındaki sözleşme gereğince davalı banka tarafından kesinti yapılmış ise de , bozma ilamı sonrasında alınan 06/11/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda; davalı bankanın davacı şirketten 23.06.2015 tarihinde forward sözleşme pozisyon zararı olarak 75.000,00 TL. ve 24.06.2015 tarihinde ise forward cezalı kapama işlemi adı altında 26.587,50 TL. olmak üzere toplam 101.587,50 TL tahsilat yaptığı, taraflar arasında yapılan vadeli döviz satış işleminde 23.06.2015 tarihinde oluşan 97.450,00 TL pozisyon zararına karşılık davacı banka tarafınca pozisyon zararının 4.137,50 TL. fazlasıyla davacı şirketten tahsil edildiği görülmekle birlikte, davalı banka vekilinin itiraz dilekçesi ekinde dosyaya yeni olarak sunulan davalı banka ... şubesinin ... tarihli ... numaralı muhasebe fişinde davacı şirketten tahsil edilen 101.587,50 TL tutarın 96.750,00 TL. kısmının pozisyon zararı ceza ve 4.837,50 TL kısmının ise işlemin % 5’i oranında BSMV (Gider vergisi) olarak muhasebeleştirildiği, bu durumda, taraflar arasındaki çerçeve kredi sözleşmesi ve eki forward işlemleri çerçeve sözleşmesi uyarınca, davalı bankanın gelir kaydettiği tutar üzerinden yükümlüsü bulunduğu gider vergisini davacı şirkete yansıtmasının sözleşme hükümlerine uygun olduğu dikkate alındığında, davacı şirketten fazla tahsilat yapılmasının söz konusu olmadığının bildirildiği, böylelikle sözleşme uyarınca fazla kesinti yapılmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli ... TL harcın peşin alınan 1.517,56 TL harçtan mahsubu ve ıslah harcı ... TL harcın mahsubu ile bakiye 1.479,75 TL harcın dosya kesinleşince talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, arta kalanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin, davalı vekilinin e-duruşma ile yüzüne karşı, HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça, okunup, usulen anlatıldı.14/12/2023
Katip ...
✍e-imzalıdır
Hakim ...
✍e-imzalıdır