T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/401 Esas
KARAR NO: 2024/21
DAVA: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/06/2023
KARAR TARİHİ: 09/01/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketten taksitli alışveriş yaptığını, bu alışverişe istinaden ...-TL'lik senet imzalandığını, müvekkilinin borcunu ödeyemediğini ve müvekkilinin adına Antalya ... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası ile taksitli alışverişine istinaden verdiği senede % 84 temerrüt faizi işletilerek dava tarihi itibari ile ... TL borcunun olduğunu, taksitli alışverişine istinaden yasal faizin % 30 fazlası temerrüt faizi işletilebileceğini, ancak müvekkilinin ... TL'lik senedine takip tarihine kadar ve takip tarihinden sonra % 84 temerrüt faizi işletilmesinin fahiş olduğunu, senetlere uygulanacak faiz oranının 3 ayda bir değişen oranlarda olabileceğini, Antalya ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasının dava tarihi itibari ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik ...-TL borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili arasında taksitle satış sözleşmesi yapıldığını, davacının tüketici müvekkili şirketin ise satıcı konumunda olduğunu, taraflar arasında gerçekleştirilen satış sözleşmesinin ayrıca mesleki ve ticari bir amaçla da yapılmadığını, dava konusu uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklandığını, işbu davada Tüketici Mahkemeleri'nin görevli olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin yapılmadığını, davacının ... tarihinde başlatılan takibe süresinde itiraz etmediğini, 13 yıldan fazla süre sonra ise faiz oranına itiraz etmek amacıyla işbu davayı açtığını, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının olmadığını, borcu ödemekten kaçındığını, sözleşmede bonolardan herhangi birinin vadesinde ödenmediği takdirde ihtara gerek kalmaksızın tüm vadesi gelmemiş bonoların muaccel hale geleceğinin ve bu tarihten itibaren aylık %7 gecikme faizi ödeneceğinin, senetlerin yasal yollardan takibine muvafakat edildiğinin ve her türlü icra-takip masraflarını ödeyeceğinin belirtildiğini, davacıya gönderilen ödeme emri içerisinde alacak miktarının, işleyecek faiz miktarının ve itiraz usulünün yer aldığını, işleyecek faizin yıllık %84 oranında olacağının açıkça yazdığını, davacı tarafın bu ödeme emrine 7 günlük itiraz süresinde itiraz etmediğini, bu sebeple de takibin kesinleştiğini, takip tarihinin üzerinden 13 yıl geçtikten sonra ... tarihinde faiz oranına itiraz edilerek söz konusu davanın açıldığını belirterek davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, takip konusu bono yönünden talep edilen faiz oranının yüksek olduğu iddiasıyla, dava tarihi itibari ile faiz alacağının fazla talep edilen kısmı için açılmış menfi tespit davasıdır.
Dava konusu Antalya ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; ... yılında davalının her biri ...-TL bedelli olan ve vade tarihi olarak her biri devam eden ayları içeren birden fazla bonoya dayalı olarak aralarında davacının da bulunduğu birden fazla borçlu aleyhine asıl alacak ve ferileri ile birlikte toplam ...-TL alacak üzerinden ve %84 faiz talebi ile başlattığı takip olduğu görülmüştür.
Taraflar arasında taksitli alışveriş işlemi olduğu ve davacının tüketici olduğu noktalarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Yine takip konusu bonoların bu taksitli alışveriş işlemi sebebi ile taksit borçlarına ilişkin olarak davacıdan alındığı ihtilafsızdır. Davalı vekili taraflar arasındaki alışverişe ilişkin olarak ... tarihli sözleşmeyi sunmuş, duruşmadaki beyanında davacının tüketici sıfatıyla kendilerinden beyaz eşya satın aldığını belirtmiştir. Davacı vekili de müvekkilinin tacir olmadığını açıklamıştır.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde bu kanunun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsayacağının belirtildiği, aynı kanunun 3. Maddesinde; tüketicinin, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işleminin ise mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade ettiği, aynı yasanın 73. Maddesinde de tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiştir.
Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut olayda; davacı tüketici sıfatıyla davalıdan ürün satın almış olup, karşılığında taksit borcuna istinaden takip konusu bonoları vermiştir. 6502 sayılı Kanun'un 3/1. maddesi kapsamında davacı tüketicinin yaptığı her türlü işlem, tüketici işlemi niteliğinde olduğundan taraflar arasındaki ilişkinin tüketici işleminden kaynaklandığı anlaşılmıştır. Takibin konusunun bono olması taraflar arasındaki ilişkinin tüketici ilişkisi olmasını ortadan kaldırmayacağı gibi davanın da Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesini gerektirmez. Zira bu bonoların tüketici işlemi sebebi ile düzenlendiği ihtilafsız olduğuna göre uyuşmazlık, tüketici işlemi niteliğinde olan satış sözleşmesinde tüketici için geçerli olabilecek kurallar irdelenerek çözüme kavuşturulacaktır. ( benzer nitelikte Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 13/02/2020 tarih 2017/2376 esas 2020/2071 karar sayılı ilamı)
6502 sayılı Kanunda görev ve yetkiye ilişkin hükümlerin niteliğine ve zaman bakımından uygulamasına ilişkin hükümlere de yer verilmiş, Yasa'nın 83/2. maddesinde, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemlerle ilgili diğer kanunlarda hüküm olması halinde dahi 6502 Sayılı TKHK'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilerek, maddenin özel hüküm niteliğinde olduğu vurgulanmış ve 6502 Sayılı TKHK'nın geçici 1. maddesinde, yasanın yürürlüğü sonrası açılacak davalarda usul kurallarının derhal uygulanması gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Görev, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmalıdır. Belirtilen düzenlemeler karşısında, tüketici konumunda olan davacı tarafından açılan iş bu davada, davaya bakmaya tüketici mahkemeleri görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmiştir.
HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere,
1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra:
a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı. 09/01/2024
Katip ...
(E-imzalıdır)
Hakim ...
(E-imzalıdır)