T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/405 Esas
KARAR NO : 2025/836
DAVA : Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin)
DAVA TARİHİ : 09/06/2023
KARAR TARİHİ : 17/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin müteveffa kardeşi ... ile sağ iken aralarında yarı yarıya olacak şekilde alüminyum folyo sarım ve pazarlama işini yapıp satmak için bir araya gelerek adi ortaklık kurduklarını, işlerin büyümesi ile artan gelir vergisi nedeniyle şirketleşme ihtiyacı duyduklarını, her iki kardeşin emekli oldukları için yeni şirkette görünmeyerek ... yerine oğlu ..., ... yerine eşi ... görünerek kendileri gizli ortak kalarak davalı şirketi kurduklarını, şirkette karar ve yönetimin gizli ortaklar tarafından karar alınarak ... tarafından ...'daki işlerin davalı şirket üzerinden yürütüldüğünü, ortaklık ve ticari faaliyetleri ...'nın ... tarihinde vefat edinceye kadar devam ettiğini, vefatından sonra gizli ortaklardan kardeşinin eşi ve diğer paydaş tarafından müvekkilinin şirketten dışlanmaya çalışıldığını, kalan ortaklar ile aradaki güvenin kaybolduğunu, davalı şirketin kurulmasında tüm sermayenin geçmişten gelen ... ve ... adi ortaklık ... tarafından karşılandığını, müvekkilinin ...'da imalat yaptığını, kardeşi ...'ın ise ...'da davalı şirket üzerinden pazarlamaya devam ettiğini, adi ortaklığın çalışanı ...'nın şirkete hiçbir sermaye katmadığını, davalı şirketin işlerini ... ve ...'ın birbiriyle danışarak diğer gizli ortak ... tarafından yapıldığını, müvekkilinin oğlu ...'nın ...'ya gitmek istememesi ve ...'da bir şirkette çalışmak istemesi üzerine iş başvurularında ortaklık payından dolayı BAĞKUR kaydı olması nedeniyle girmek istediği işlere engel olması üzerine ...'nın önerisi ile ...'nın şirketteki payını inançlı işlem ile ...'nın eşi olan diğer paydaş ...'ya devrettiğini, akrabalık ilişkileri ve daha sonra geri alınacağı düşüncesi ile herhangi bir bedel ödemesi yapılmadığını, müvekkilinin imalatı bırakması üzerine ...'daki faaliyetlere destek olabileceğini söylediğini, ...'ın ihtiyaç olmadığını, olması durumunda değerlendirileceğini, davalı şirketin ortağı kalmaya devam edeceğini ifade ettiğini, ...'ın vefat edinceye kadar kar payından müvekkiline para gönderdiğini, vefatından sonra kar payı ödemelerinin diğer ortaklar tarafından kesildiğini, ...'ın vefatından sonra şirketin yönetim işlerinin ... tarafından yürütüldüğünü, bir takım haksız aktarımlar nedeni ile şirketin zararlandırıldığını, güveni kötüye kullanma suçu işlediğini, davalı şirketin ... ve ... kardeşlerin ortaklığından elde edilen ... ..., ...'nın mal varlığı ile kurulduğunu, şirkete ait taşıt araçları, demirbaşlar kullanılmış kredi kullanımlarında müvekkilinin kendi taşınmazını ipotek gösterdiğini, müvekkilinin kardeşinin vefatından sonra kar payı ödemelerinin kesildiğini, ortaklık ilişkisinin inkar edilmeye başlandığını, mahkememizin görevli ve yetkili olduğunu, müvekkili ve kardeşi ile birlikte yürüttükleri adi ortaklıktan elde ettikleri kazançlarını davalı şirkete sermaye olarak koyarak kendilerinin gizli ortak kalarak davalı şirketi kurduklarını, davalı şirketin büyümesi için yıllardır elde ettikleri karın büyük bir kısmını davalı şirkette bırakarak büyümesini sağladıklarını, şirketin mal varlıkları değerinde açıklanamayan olağan dışı bir azaltım söz konusu olduğunu, davacının, davalı ... ... Şirket’nin 1.110/3000 pay ile gizli ortağı olduğunun tespitine, payın güncel değerinin tespit edilerek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, davaya konu edilen şirketlerin bir bütün ve tek bir şirket gibi anlatıldığını, ancak şirketlerin birbirinden ayrı, ortakları farklı ve hatta çalıştıkları sektörün de farklı olduğu şirketler olduğunu, mersis sistemi üzerinden sorgulama yapıldığında ...’ya ilişkin ... sicil kayıt tarihli ... Otomobilciler Esnaf Odası kaydında taksicilik ... ... ile kaydının bulunduğunu, akabinde ... isimli ...’nın sahibi olduğu şahıs şirketi kurularak ...'nın ... yılında şirketini terkin edene dek ticari hayatını sürdürmüş olduğunu, davacı tarafça sanki bu şahıs şirketinin bir devamı, tek bir parçaymış ve hissedarları müteveffa ... ve davacıymış gibi dava dilekçesinde anlatılmış olduğunu, davalı şirketin ... Şti. olduğunu, şirketin ... tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde tescil edilerek ortakları ... ... (müteveffa ...’nın eşi), ... (davacı ...’nın oğlu) ve ... ... olarak kurulmuş ve ticari hayatına başlamış olduğunu, ...'nın davalı müvekkili şirkette iş hayatına devam etmeyeceğine karar vermesi üzerine ortaklardan ...’ya hisselerini ... tarihinde devretmiş olduğunu ve o tarihten bu yana 14 senedir davalı müvekkili şirket ile hiçbir ilişiğinin kalmadığını, şirket kurulurken amaç davacı ...’nın hissedar olması değil, ...’nın hissedar olması ve ...’ya yerleşerek şirketi yönetmesi olduğunu, ancak ...’nın ...’da çalışmak istememesi üzerine hisselerini ...’ya satmış olduğunu, işbu hisse devrine ilişkin akdin ... ve ... arasında yapılmış olduğunu, ... ve müteveffa ...'nın herhangi bir surette işlemin tarafı olmadığını, hisse devri karşılığının ödenmiş olduğunu, ancak kabul anlamına gelmemekle birlikte eğer alacağın tahsil edilmediği iddia olunuyor ise davanın alacak davası olarak açılması gerektiğini, taraflarının da ... tarafından ...'ya husumet yöneltilerek açılması gerektiğini, bu hususta herhangi bir yargı yoluna başvurunun söz konusu olmadığını, davacı yanın iddia ettiği inançlı işlem hususunun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, inançlı işleme ilişkin herhangi bir sözleşme sunulmamış olduğunu, keza 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Genel Sigortasının 53.maddesinde değişiklik yapılması üzerine şirket ortağının hem şirket ortağı hem de başka bir işletmede sigortalı çalışan olmanın önü açılmış olduğunu, bu sebeple de davacı yanın iddiasının kanun maddesi ile çürütülmüş olduğunu, gizli ortak iddisasının da tamamen gerçek dışı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere böyle bir durum varsa bile gizli ortağın kim olduğunun tespit edilmiş olması gerektiğini, ...'nın şirket hisselerini devrettiğinden beri davalı ... ... ile ilgili hiçbir işleme dahil olmadığını ve hatta bambaşka bir sektörde ...’da kendi işini kurmuş olduğunu, ...'nın ise zaten emekli olduğunu ve ... ... terkin edildiğinden beri çalışmadığını, davacı tarafın sunduğu delillerde yazılı delil başlangıcı olduğunu iddia ettikleri tek belgenin ... tarafından farklı tarihlerde, en fazlası ... TL olan ve ... TL’ye kadar düşen 6 sene içerisinde 7 havale olduğunu, havale dekontlarının da karşı tarafça sunulmamakla birlikte, ödemelere ilişkin hiçbir açıklama da banka kayıtlarında bulunmadığını, bir kardeşin abisine ufak meblağlarda açıklamasız göndermiş olduğu paraların birçok sebebi olabilecekken bu ödemelerin sırf bir beyanla müteveffa ...’nın hissedarı dahi olmadığı davalı şirketle bağdaştırılıp kar payı ödemesi olduğuna ilişkin iddiaların kabul edilemeyeceğini, şirketin gerçek, resmi ortaklarına kar payı dağıtımı yapılmazken şirketin gizli ortağı olduğunu iddia eden davacıya kardeşi tarafından şahsi banka hesabıyla yapılan ödemenin kar payı olamayacağını, 14 yıllık bir şirketin kapısından girmeyen, şirkette çalışmayan ve şirkete ilişkin hiçbir somut bilgiye sahip olmayan bir kişinin kardeşi vefat ettikten sonra bir anda hissedar olduğu iddia etmesinin kabul edilemeyeceğini, davacı tarafın sunmuş olduğu 4 vekaletnameden 3’ü olan T.C. Kartal ... Noterliği ... tarih ve ... yevmiyeli numaralı vekaletname, T.C. Kartal ... Noterliği ... tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletname ve T.C. Kartal ... Noterliği ... tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamelerin tarihlerine bakıldığında da davalı müvekkili şirket ...'nın kurulmadan yıllar öncesinde verilmiş olduğunu, açıklanan tüm nedenlerle davanın tümden reddinin gerektiğini savunduğu anlaşılmıştır.
Davalı şirketin sicil dosyası getirtilmiş, ...'nın nüfus aile kayıt tablosu çıkarılarak dosyamız içerisine alınmış, davalı adına kayıtlı taşınmazlara ilişkin tapu kayıtlarının ilgili tapu müdürlüğünden sorulduğu, ... Şubesinden davalının kullandığı kredilere ilişkin ipotek bilgilerinin sorulduğu, ...'den ... nolu ... ve ... nolu telefon hatlarının kime ait olduğu ve kim tarafından kullanıldığının, faturaları kimin ödediğinin sorulduğu, ... Bankası genel müdürlüğünden davacının, ...'nın ve davalı şirkete ait hesapların 2009'dan itibaren tüm hesap hareketlerinin sorulduğu, ...'nın SGK, Mernis kayıtları, ... Vergi Dairesi ve Sanayi Odası kayıtlarının istediği, ... Bankasından davalı şirket adına olan hesapların açılıştan itibaren tüm hesap özetlerinin istendiği, ...'den telefon hatlarının 2009 yılından itibaren kimin adına kayıtlı olduğu, faturaları kimin ödediği, kimin kullandığı ve kullanıldığı yerlerin araştırılmasının istenildiği anlaşılmıştır.
Davalı şirketin sicil dosyasının incelenmesinde; Antalya Ticaret Siciline ... sırasında kayıtlı olduğu, türünün ortak sayısı birden fazla limited şirketi olduğu, sermayesinin ... TL olduğu, ... tarihinde tescil olduğu, ... tarihli ticaret sicil tasdiknamesinde aksi kararlar alınıncaya kadar şirket müdürü ...'nın münferiden temsil ve ilzam etmek üzere yetkili kılındığı anlaşılmıştır.
... A.Ş.'nin ... tarihli yazıda, ... nolu telefonun, ... tarihli Abonelik Sözleşmesi ile davalı ... Şti. adına kayıtlı olduğu, fiilen kullanan bilgi kayıtlarının bulunmadığını, son 1 yıllık dönemde (...-...) fatura bedellerinin (en düşüğü ... TL, en yükseği ... TL) ...'den otomatik ödeme ile ödendiği, ödemelerin kimin tarafından veya hangi kartla yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığının bildirilmiştir.
... A.Ş.'nin ... tarihli yazıda; cep telefonu hatlarının kullanıcı bilgilerinin mevcut olmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
... Vergi Dairesinin cevabı yazısının incelenmesinde; ...'nın gerçek kişi olarak ... tarihinden itibaren “Şehir içi personel ve öğrenci taşımacılığı” konusunda ... ... .. nolu işyeri tescili yaptırdığı anlaşılmıştır.
Şirket merkezinde defter ve kayıtlar da incelenmek sureti ile dosya kapsamına göre davacının iddiaları, savunma, davacı ve şirket arasındaki ilişkiler, para ve mal alış verişleri, ödemeler, tüm hesap hareketleri, kar payı ödemeleri, kaynak ve mal aktarımları, davacı tarafından şirket adına ve şirkette yapılan tüm işlemler, ortaklık ilişkisi olup olmadığı, varsa hisse oranı ve değeri konusunda rapor alınması için dosyanın bilirkişiye tevdisinin yapıldığı anlaşılmıştır.
... tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı taraf, davalı şirketin gizli ortağı olduğunu, buna ilişkin kendisine kar payı ödemeleri yapıldığını, oğlu ... 'nın şirketteki payını inançlı işlemle ...'ya devrettiğini, ...'nın vefatından sonra ortaklığının yok sayıldığını iddia ederek, davalı şirketin 1.110/3.000 payla gizli ortağı olduğunun tespitini ve payın güncel değerini tespit edilerek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini dava etmiş, yapılan incelemede; Davacı tarafla, dava dışı müteveffa ... arasında bir para trafiğinin bulunması, davacı kullanımına cep telefonu verilmesi, davacı tarafından 2001 tarihli ... TL'lık elektronik baskülün (cumhuriyet altınındaki fiyat değişimine göre dava tarihindeki değeri; ... TL/...- ... kat artış, ... TL x ... = ... TL olarak hesaplanmıştır.) davalı şirket mülkiyetine geçirilmesi, davacının oğlunun hissesinin ...'nın eşi ...'ya devri, .../... işletmesinin kurulmasından (...) sonra, davacı tarafında ...'ya =...-... ve ... tarihli vekaletnamelerin verilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, oğlu ...'nın ortaklıktan ayrılmasından sonra davacının davalı şirketin gayri resmi ortağı olduğunun değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu, davacının davalı şirketin gayri resmi ortağı olduğunun kabul edilmesi halinde, davalı şirket defter değerlerine göre öz varlığının ... TL olduğunu, davacının %37 pay oranından, defter değerine göre öz varlıktaki payı =...x...= ... TL olarak hesaplandığı, davalı şirketin ... itibariyle, kıymet takdiri yapılabilecek maddi varlıkları defter değeri toplamının ... TL olduğu, mahkemece enflasyon düzeltmesi ile değerleri güncellenen rapordaki tabloda gözüken aktiflerin yine de uzman bilirkişilere kıymet takdiri yapılmasının istenmesi halinde defter değerindeki artış farkı ortaya çıkacak olunursa davalı şirketin öz varlığına ilavesiyle, davacının öz varlıktaki payı yeniden belirlenebileceğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Dava, Antalya Ticaret Sicilinin ... sicil numarasında kayıtlı davalı şirkette davacının 1100 paylı gizli ortak olduğunun tespiti ve payın ödenmesi davasıdır.
Sicil kayıtlarına göre davalı şirketin ortakları ... ve ...'dır. Şirketin yetkilisi ise ...'dır. Davacı, başlangıçta ... ile birlikte adi ortaklık kurduklarını, belli bir süre çalıştıktan sonra işler büyüyünce limited şirkete dönüştürdüklerini, bürokratik bazı engeller nedeniyle kendilerinin şirket ortağı olarak görünmemesi için ... yerine ...'nın, kendisi yerine de oğlu ...'nın ortak olarak göründüğünü, öncesinde şirketin ve işlerin iyi gittiğini, kendisine kar payı ödendiğini, bir kısım taşınırlarını şirkete demirbaş olarak verdiğini, bir taşınmazını şirket lehine ipotek verdiğini, fakat sonradan ... ölünce kendi ortaklığının yok sayıldığını, oğlu ...'in ...'ya gitmek istemeyince şirketteki hissesini inançlı işlem ile ...'ya devrettiğini fakat ...'nın ölümünden sonra ...'nın hisseleri geri vermediğini ileri sürerek şirkette 1100 paylı gizli ortak olduğunun tespitine ve hissesine tekabül eden ortaklık payının ödenmesini talep etmiştir.
Davalı tarafça rapora karşı beyanlarında davacıya yapılan ödemelerin ...'daki evinin kira ödemelerine ilişkin olduğu, nitekim ...'nın ölümünden sonra kira ödemelerinin kiracı tarafından davacıya ait aynı hesap numarasına ödenmeye devam edildiği, ipotek verilen taşınmazın ise akrabalık ilişkisi nedeniyle yardım amaçlı yapıldığını, herhangi bir kar payı ödenmediği, inançlı işleme ilişkin herhangi bir yazılı delil bulunmadığı, tanık dinlenmesine muvafakat etmedikleri ileri sürülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ve bilirkişi raporundan davacının banka hesabına belli bir tarihe kadar belli aralıklarla cüzi ödemeler yapıldığı, belli bir tarihten sonra da ... tarafından belli aralıklarla benzer ödemelerin devam ettiği anlaşılmıştır. Davacı tarafça davalı şirkette davacı yerine oğlu ...'nın, diğer ortak ...'nın yerine de ...'nın şirkette ortak olarak göründükleri, sonrasında dava konusu edilen hisselerin davacının oğlu ... tarafından ...'ya inançlı işlem ile devredildiği ileri sürülmüş ise de bu devre dair inançlı işlemi kanıtlar herhangi bir yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı ibraz edilememiştir. İnançlı işlemin yazılı delil ile ispatı zorunlu olmakla inançlı işlem ispat edilemediğinden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
İspatlanmayan davanın reddine,
1-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
2-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı lehine takdir edilen ... TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı tarafların HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/10/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır