T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/425 Esas
KARAR NO: 2024/22
DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/06/2023
KARAR TARİHİ: 10/01/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... tarihinde ... TL avans alarak ... ili ... ilçesi ... mahallesinde bulunan ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde kalıp, demir ve beton işçiliği kapsamında çalışmaya başladığını, müvekkilinin ... TL/m2 karşılığında işi yapacağını, davalı şirketin müvekkiline işin acele olduğunu, çok hızlı çalışması gerektiğini, para konusunda sıkıntılarının olmadığını bildirerek, müvekkiline ... günlük kısa bir süre verdiklerini, davalı tarafından müvekkilinin işe başlaması için ... tarihinde avans gönderilerek davacının çalışması için gereken bağ teli, çivi, inşaat demiri ve beton gibi malzemelerin eksik olması nedeniyle müvekkilinin ... tarihinde işe başlayabildiğini, müvekkilinin çalışmaya başladıktan sonra tedarik edilmesi gereken malzemelerin hiç gelmemesi, eksik gelmesi, davalı şirketin ödenek bulamaması gibi sebeplerle ancak ... tarihinde işi bitirebildiğini ancak davalı tarafın ödemeyi yapmadığını, işin önemli bir aşama kaydetmesi nedeniyle davalı şirket ile sık sık iletişime geçtiğini ancak davalı şirket yetkilisi ...'in ödeme yapmadığını bilakis kendisinin paraya ihtiyacı olduğunu söylediğini ve müvekkilinden borç para istediğini, davacının bunun üzerine ...'e ... TL borç vererek Antalya ... İcra Dairesi ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödemelerin hep türlü bahanelerle ertelendiğini, davalının davacıyı ... tarihinde telefonda tehdit ederek ödeme yapmayacağını belirttiğini, arabuluculuk görüşmesinden olumlu sonuç alınamadığını belirterek davanın, adli yardım talebinin, ihtiyati tedbir talebinin kabulünü, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ...-TLalacağın davacıya verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı yüklenici tarafından açılmış alacak davasıdır.
Davacının tacir olup olmadığının tespiti için Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odasına ve Antalya Gelir İdaresi Başkanlığına müzekkereler yazılmış olup, gelen cevaplarda davacının ... - ... tarihleri arasında faaliyetinin olduğu, ... yılı gayri safi hasılatının ...-TL olup işletme hesabına göre defter tuttuğu, Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğünde kaydının bulunmadığı, ... yılında giyim perakende satışı ve köfte kebapçı faaliyetinden ötürü esnaf kaydının bulunduğu hususlarının bildirildiği görülmüştür.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde ticari davalar belirlenmiş olup, 5. Maddede ticari davalara Ticaret Mahkemelerince bakılacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkin olup, davaya bakan mahkeme görevli olup olmadığı hususunu kendiliğinden değerlendirmelidir.
Mutlak ticari davalar yanında nisbi ticari davalar da bulunup, TTK'nun 4 maddesi 1 bendine göre, bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. Maddedeki ticari işletme kavramının neyi ifade ettiği hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. 6102 Sayılı TTK'nun 11 maddesinde ticari işletme tanımı yapılmış ticari işletme ile esnaf arasındaki sınır Bakanlar Kurulunca çıkartılacak kararnamede gösterilir hükmüne binaen, 21/07/2007 tarih 26589 sayılı resmi gazetede yayınlanan 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile esnaf, sanatkar ve tacir sanayici ayrımı belirlenmiştir.
Bu belirlemeye göre VUK 177.maddesinde belirtilen hadlerden 1. ve 3. bendindeki konularda faaliyette bulunanların yarısını, 2.bendindeki faaliyetlerde bulunanların tamamı dikkate alınarak bu rakamları aşanlar tacir olarak kabul edilmiştir.
Nispi ticari dava yönünden yukarıdaki açıklamalara göre davacı gerçek kişinin durumu incelendiğinde, davacının dava konusu kalıp beton işçiliği konusunda vergi dairesinde herhangi bir kaydının bulunmadığı, yıllar önce dava konusu olmayan faaliyetten ötürü esnaf düzeyinde gelir elde edecek düzeyde kaydının bulunduğu, Ticaret Sicil Müdürlüğünde kaydının bulunmadığı görülmüştür.
Yukarıdaki tespitlere göre, olayda TTK 4.maddesi anlamında mutlak ve nispi ticari davanın söz konusu olmadığı, her ticari işin de ticari dava olmayacağı, yine görev hususunun kamu düzenine ilişkin olup yorum yolu ile genişletilemeyeceği, davalı tacir olup, uyuşmazlık kendi işletmesini ilgilendirse de; davacı tacir olmadığından mahkememizin görevli bulunmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmaması ve tamamlanmasının da mümkün olmaması sebepleri ile görevsizlik kararı vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
Davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle USULDEN REDDİNE,
Kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde başvurulması halinde dosyanın görevli ANTALYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
Dosyanın gönderilmesi için süresinde başvurulmaz ise HMK 20/2-son ve 331/2. madde gereğince yapılacak işlemin mahkememizce dosya ele alınarak DEĞERLENDİRİLMESİNE,
Vekalet ücreti yargılama gideri olup (HMK 323/1-ğ) süresinde başvuru halinde görevli mahkemede, başvurulmaz ve mahkememizce dava açılmamış sayılır ise bu kararda hükmedilebileceği (HMK 331/2) için vekalet ücreti TAKDİRİNE YER OLMADIĞINA,
Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı. 0/01/2024
Katip ...
(E-İmzalıdır)
Hakim ...
(E-İmzalıdır)