T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/625 Esas
KARAR NO: 2024/596
DAVA: İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/09/2023
KARAR TARİHİ: 26/09/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı Borçlu ...'la davacı/alacaklı müvekkili arasında yapılan sözleşmelere istinaden banka havalesi ile gönderilen borç paranın ödenmemesinden dolayı davalı hakkında Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalıya ... tarihinde tebliğ edildiğini, davalı tarafından İcra Müdürlüğü'ne verilen ... tarihli dilekçe ile söz konusu icra takibine haksız ve temelsiz sebeplerle yalnızca ifa itirazı yapıldığını, davalı/borçlu tarafından icra müdürlüğüne sunulan itiraz dilekçesinin taraflarına ... tarihinde tebliğ edildiğini, davalı tarafından icra takibinde söz konusu borcun varlığına itiraz edilmediğini, paranın geri iade edildiğine ilişkin olarak hiçbir yazılı belge sunamadığını belirterek davalı/borçlu'nun işbu haksız ve kötüniyetli itirazının iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı'na hükmedilmesini, davanın kabulüne ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat çıkarılmış, davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Dava ödünç sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için genel haciz yolu ile başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Tarafların tacir olup olmadığının tespiti için Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odasına ve Antalya Gelir İdaresi Başkanlığına müzekkereler yazılmış olup, gelen cevaplarda tarafların herhangi bir firma kaydına rastlanmadığı, şirket ortaklığı ve yöneticilik kaydına rastlanılmadığı hususları bildirilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Asliye hukuk mahkemelerinin görevi” başlıklı 2 nci maddesine göre dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu Kanun'da ve diğer Kanun'larda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir.
01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren TTK'nın 4 ve 5. maddelerinde ticari dava düzenlenmiş olup TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesince bakılacağı yönünde bir düzenleme bulunması (mutlak ticari dava olması) gereklidir. Aynı Kanun'un 5. maddesinde ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği, Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. TTK'nın 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan işin, diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. Zira TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiş olup işin ticari nitelikte olması veya sayılması, davanın ticari dava olarak kabulü için yeterli değildir.
Somut olayda dava, gerçek kişiler arasında bulunan ödünç sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup taraflar arasında ödünç para verildiği iddiasına dayanan temel borç ilişkisi bulunmaktadır. Dosya kapsamından, taraflar tacir olmadığı gibi uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmadığı ve mutlak ticari işlerden de olmadığı, davacının gerçek kişi sıfatıyla havaleyi gerçekleştirdiği, ticari bir avans yada ödünç verme sözleşmesinden kaynaklanmadığı, taraflar arasındaki temel ilişkinin özellikleri ve tarafların gerçek kişi olmaları göz önünde bulundurularak davanın "ticari dava" niteliğinde olmadığı anlaşılmakla, uyuşmazlığın davanın HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması kanaatine varılmıştır. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi .. Esas, ... Karar sayılı Kararı)
Yukarıdaki tespitlere göre, olayda TTK 4.maddesi anlamında mutlak ve nispi ticari davanın söz konusu olmadığı, yine görev hususunun kamu düzenine ilişkin olup yorum yolu ile genişletilemeyeceği, taraflar tacir olmadığından ve uyuşmazlık mutlak ticari dava olmadığından mahkememizin görevli bulunmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmaması ve tamamlanmasının da mümkün olmaması sebepleri ile görevsizlik kararı vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra:
a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine,
Dair, e-duruşma yolu ile davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı. 26/09/2024
Katip ...
(E-İmzalıdır)
Hakim ...
(E-İmzalıdır)