T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/660
KARAR NO: 2024/605
DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/09/2023
KARAR TARİHİ: 26/09/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... isimli firmanın sahibi ve yetkilisi olduğunu, anlaşmalı olduğu ... ... firmasında makineleri ile yıkamakta, ... ve ... olarak otellere geri teslim ettiğini, ... makinesi ihtiyacı nedeni ile davalı ... ile tanıştığını, kendisinden bir ... makinesi satın aldığını, ... TL elden nakit olarak verildiğini, kalan miktar olan ... TL için ise ... tarihinde verilmek üzere senet yapıldığını, davalının makineyi eksiksiz ve çalışır durumda teslim etmediğini için müvekkilinin mağdur olduğunu, müvekkili söz konusu ... tarihli sözleşmeye istinaden mağduriyetini defalarca dile getirdiğini, makinelerdeki arızalar ve eksilikler için çok kez çaba sarf ettiğini bu çabalarının sonuçsuz kaldığını, davalıya alım satım işleminden sonra eksiklikleri ve arızaların bildirildiğini ancak davalının bu eksiklikleri ve arızaları gidermediğini ve haksız ve kötü niyetli olarak sözleşme kapsamında düzenlenen ... TL tutarındaki senet nedeniyle Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacının süresi içinde Antalya ...İcra Hukuk Mahkemesin'de borca itiraz ettiğini, bu dava devam ederken icra ve haciz tehdidi ile ... TL'nin tamamını ödeyerek dosyayı kapatmak zorunda kalındığını, davalının kötü niyetli olduğunun aşikar olduğunu belirterek, müvekkilinin davalı alacaklıya borçlu bulunmadığının tespitine, müvekkilinin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı ... TL'nin ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek reeskont avans faizi ile istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığından usulden reddi gerektiği, davacıya teslim edilen ... makinesinin davacının iş yerinde teslim edildiği gün çalışır vaziyette olduğunu, tam ve eksiksiz teslim etmediği beyanı açıkça gerçek dışı beyan olduğunu, davacının ilgili dönemde ikinci ödeme vadesi gelmeden başka bir ikinci el ... makinesinin daha uygun ve uzun vadeli bir fiyatla alabileceği bir yer bulunduğunu beyan ederek müvekkilden önce indirim bu kabul olmayınca makineyi müvekkile iade etmek istediğini ancak müvekkili yine bu teklifi kabul etmediğini, uyuşmazlığın esas nedenin bu olduğunu belirtrek davanın esastan da reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Davacı vekili tarafından Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesi kararı ve icra ödeme emri, haciz tutanağı delil olarak sunulmuş, mahkememizce icra dosyası celp edilmiş ve tüm deliller toplanmıştır.
Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası ve istirdat davasıdır.
Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davalı tarafça davacı aleyhine ... TL toplam alacak üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapıldığı görülmüştür.
Menfi tespit davası, 2004 sayılı Kanun’un 72 nci maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.
Kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise, ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (Baki Kuru: İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233).
HMK'nın 33. maddesinde, hâkimin Türk hukukunu resen uygulayacağı düzenlenmiş olup hukuki nitelendirme hâkime aittir.
Her ne kadar dava dilekçesinde icra takibine konu olan senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti talep edilmiş ise de icra dosyası içeriklerine göre dava tarihinden önce ... tarihinde cebri icra yoluyla tahsilatın yapıldığı görülmüş olup İİK'nın 72/6. Maddesi uyarınca davanın istirdat davası olduğu anlaşılmıştır.
İİK.m.72/7.maddesi gereğince, İstirdat davasının, borç olmayan paranın tamamen ödendiği tarihten itibaren 1 (bir) yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerekir.
Kanunda öngörülen 1 yıllık süre, hak düşürücü süre olduğundan; taraflarca ileri sürülmese bile mahkemece re’sen göz önüne alınır.Mahkemenin, yargılamanın her aşamasında hak düşürücü süreyi kendiliğinden dikkate alması ve İİK m.72/7’de öngörülen bir yıllık dava açma süresini geçiren borçlunun açtığı istirdat davasını reddetmesi gerekir.
Nitekim; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 28.03.2007 gün ve E:2007/3-186 K:2007/171; 28.03.2007 gün ve E:2007/3-188 K:172 sayılı kararlarında da aynı ilke benimsenmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 11/04/2007 gün ve E:2007/3-164 K:2007/204)
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacının davalıdan bir ... makinesi satın aldığı, ... TL bedelin elden nakit olarak verildiği, kalan bakiye ... TL için ise ... tarihinde verilmek üzere senet düzenlendiği, davalı tarafından makinenin eksiksiz ve çalışır durumda teslim edilmediği, ancak eksiklikler ve arızalar giderilmediği halde haksız ve kötü niyetli olarak sözleşme kapsamında düzenlenen ... TL tutarındaki senet nedeniyle Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, icra ve haciz tehdidi ile davacının ... tarihinde borcunu icra dairesine ödediği, bu nedenle davacının davalı alacaklıya borçlu bulunmadığının tespitine, borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı ... TL'nin ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek reeskont avans faizi ile istirdadına karar verilmesi için dava açılmış ise de, davacı tarafından takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açılmadığı ve borcu cebri icra tehdidi altında ödediği için, davacının ancak ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabileceği, davacının ... tarihinde borcunu icra dairesine ödediği, bu tarihten sonra 1 bir yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra ... tarihinde iş bu davanın açıldığı anlaşılmakla davanın hak düşürücü süre yönünden usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ... TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davacıdan alınarak hazineye irat kaydedilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/09/2024
Katip ...
✍e-imzalıdır
Hakim ...
✍e-imzalıdır