T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/867
KARAR NO : 2025/456
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/12/2023
KARAR TARİHİ : 15/05/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalının, müvekkili şirkete ticari alım-satımdan kaynaklı ... tarihinde kesilen ... nolu fatura kaynaklı ... TL ... tarihinde kesilen ... nolu fatura kaynaklı ... TL borcu ve bu faturalar kaynaklı borca işlemiş olan faizlerle birlikte ... TL borcu bulunduğunu, borçların ödenmediğini alacağın tahsili amacıyla ... Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyası ile asıl alacağa işlemiş olan borç fer'ileri ile birlikte icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın yetki itirazı ile birlikte dosya Antalya Genel İcra Dairesi .../... Esas sayılı dosyası ile esas aldığını, taraflar arasındaki ticari ilişkiye binaen davalı tarafından borcun vadesinde ödenmediği,bu nedenle icra takibine konu vade farkı faturalarının düzenlendiğini, ancak davalının bu fatura bedelini ödemediğini, davalının haksız ve mesnetsiz olarak borca ve fer'ilerine itirazı sebebiyleAntalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... tarihli kararı ile durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyası üzerinden takibin işlemiş faiz eklenerek devamına, borca haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunan davalı aleyhine asıl alacak üzerinden %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği fatura alacağnın zamanaşımına uğradığını, davacının icra takibine konu ettiği faturaların vade farkı faturaları olduğunu, herhangi bir mal satımına ilişkin olmadığını, müvekkili firmanın davacı firmaya herhangi bir borcu olmadığını, müvekkilinin aldığı malların bedelini tamamen ödediğini, davacının yine vade farkı faturasına dayalı olarak Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası ile dava açtığını, red kararı verildiğini, vade farkı faturası kesilebilmesi için taraflar arasında yazılı bir sözleşme olması gerektiği,, müvekkili ile davacı arasında böyle bir sözleşme olmadığı, sözleşmenin olmadığı durumlarda da taraflar arasındaki cari hesaba bakılarak daha önce alışılagelmiş bir şekilde vade farkı faturası kesiliyorsa ve karşı taraf bu faturaları ödemiş ise, bu durumda da vade farkının yasal olduğunu, ancak taraflar arasında böyle süregelmiş bir uygulama olmadığı ive yazılı bir sözleşme olmadığı için davacının talepleri haksız olduğundan davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Davacı vekilince dava dilekçesinde ekinde fatura suretleri delil olarak sunulmuş olup, mahkememizce Antalya Genel İcra Dairesi .../... E. Sayılı takip dosyası, tarafların karşılaştırmalı alış/satış analizleri dosyamız içerisine alınarak tarafların defter incelemesi yapılması suretiyle bilirkişi raporu düzenlenmiş olup tüm deliller toplanmıştır.
Dava, vade farkı nedeniyle düzenlenen faturadan kaynaklı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı davacı tarafından davalı aleyhine ... TL toplam alacak üzerinden örnek no:7 olan ödeme emri ile takibe girişildiği, davalının süresinde borca itirazda bulunmuş olduğu, takibin durduğu, eldeki davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davalının defterlerinin incelenmesi için davalıya yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davalı defterlerini sunmadığından herhangi bir inceleme yapılmamıştır.
Davacının ticari defter incelemesinin yapılması için mali müşavir bilirkişiden rapor alınmış olup,alınan ... tarihli raporda; ...” nin ticari defterlerin e-Beratlarının zamanında alındığı, beratların usulüne uygun olduğunu, davacı ...' nin ticari defter kayıtlarına göre davalı ... nın ... TL borçlu olduğunu bildirmiştir.
Davacının defterlerinde vade farkının talep edilmesi ile ilgili taraflar arasında bir uygulamanın olup olmadığı, davacı defter kayıtlarından bu tespitinin mümkün olup olmadığı hususlarında ek rapor düzenlenmesi için dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin ... tarihli ek raporunda özetle; davacının defterlerinde vade farkının talep edilmesi ile ilgili taraflar arasında bir uygulamanın olup olmadığı, davacı defter kayıtlarından bu tespitinin mümkün olup olmadığı yönünde yapılan çalışmalar sonucu; ticari defter ve kayıtlarında vade farkı talebi ile alakalı taraflar arasında yapılacak sözleşmeler gereği olarak vade farkı alacağından söz edilebileceği, ticari defter kayıt esasına göre herhangi bir sözleşmenin ticari defterlere kaydının yapılamayacağı, böyle bir sözleşmenin ticari defterlerden tespitinin mümkün olmadığını belirterek ticari defter kayıt esasına göre herhangi bir sözleşmenin ticari defterlere kaydında böyle bir sözleşmenin ticari defterlerden tespitinin mümkün olmadığını bildirmiştir.
Mahkememizce yapılan inceleme neticesinde toplanan deliller ve bilirkişi raporları hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacı şirketin davalı tarafa mal satılması şeklinde taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafından, davalı borçlunun ticari alım-satım ilişkisinden kaynaklı borcunu geç ödemesinden kaynaklı vade farkı alacağına ilişkin faturalar düzenlendiği, bu faturadan dolayı icra takibi yapıldığı, davalının yapılan takibe itiraz ettiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davacı şirketin defterlerinde davalı adına düzenlediği fatura bedellerine ödeme vadesi geçen süreler için vade farkı uygulanacağının kayıtlı olmadığı ve buna ilişkin herhangi bir sözleşmenin bulunmadığı, her ne kadar davalı ticari defterlerini inceleme günü ibraz etmemiş ise de davacının ticari defterlerinde böyle bir kaydın olmadığı, vade farkı istenebilmesi için taraflar arasında bu konuda yazılı bir sözleşme bulunması veya teamül halini almış fiili bir uygulamanın mevcut olması gerekmektedir(Yargıtay 19. HD., 2016/2625 Esas, 2016/12608 Karar) Vade farkı alacağını ihtiva eden bir fatura düzenlenip davalı tarafa tebliğ edilmesi ve süresinde bu faturaya itiraz edilmemiş olması yukarıda belirtilen şartların gerçekleştirilmemesi halinde tek başına vade farkı istenebileceği sonucunu doğurmayacağı, davacının vade farkına ilişkin talepte bulunabilmek için arada yazılı bir sözleşmenin veya fiili bir uygulamanın olmasının zorunluluk olduğu, somut uyuşmazlıkda, taraflar arasında buna yönelik yazılı bir sözleşme olmadığı gibi fiili bir uygulamanın da bulunmadığının bilirkişi raporunda görüldüğü, davacı tarafından aksini ispatlar yani vade farkı talep edilebilmesi için bir delilin dosyaya sunulmadığı, davalıdan vade farkı talep edemeyeceği, davacı davasını ispatlayamadığından davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine,
3-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, arta kalanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
6-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ... TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davacıdan alınarak hazineye irat kaydedilmesine,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/05/2025
Katip ...
(E-İmzalı)
Hakim ...
(E-İmzalı)