T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/231
KARAR NO : 2025/125
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 25/03/2024
KARAR TARİHİ : 06/02/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketler aleyhine arabuluculuğa başvurulduğunu anlaşma sağlanamadığını, Kurumları ... bünyesinde ...-... tarihleri arasında ... ... ... olarak çalışan ...'in, emeklilik için şartların tamamlanması nedeniyle kıdem tazminat ücreti ödendiğini, ..., personel alımına dayalı hizmet alımı sözleşmeleri kapsamında ilgili firmalar tarafından ... tarihinden ... tarihine kadar ... ... ... olarak ...de çalışmak üzere görevlendirildiğini, toplu sözleşme gereğince hesaplama yapılarak ... TL tutar da bu ödeme içerisine dahil edildiğini , idarece ödenen işçilik alacaklarının tamamından yüklenici firmaların sorumlu olduğunu belirterek, dava dışı idare tarafından ödenen bedellerin işçinin davalı şirketler nezdinde çalışmış olduğu dönemlere ilişkin sorumlulukları olan ... TL kıdem tazminatı tutarının davalılardan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının talep ettiği tüm alacaklar zamanaşımına uğradığını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi oluğunu, müvekkili şirketin ödenen kıdem tazminatına ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, dava dışı işçinin iş akdinin sonlanmasında müvekkili şirketin yetkisinin bulunmadığını, davacı kurumun faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin ihale alan firma olarak sorumlu olduğu varsayımda dahi bu sorumluluğun şirketin kendi dönemi ile sınırlı olarak yarı yarıya hesaplanması gerektiğinden davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalı şirketlere usulüne uygun tebligat çıkmasına rağmen davaya cevap vermemişlerdir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Davacı vekili tarafından sözleşmeler, ödeme belgesi, delil olarak sunulmuş, mahkememizce işçinin sigorta hizmet cetveli, özlük dosyası celp edilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılarak tüm deliller toplanmıştır.
Dava, davacı kurumun asıl iş veren olarak dava dışı işçiye ödediği işçilik alacaklarının davalı alt işveren şirketlerden rücuen tahsili talebine ilişkindir.
Dava, sözleşmesel sorumluluğa dayalı olup, alacağın muaccel olduğu ödeme tarihinden itibaren yasal 10 yıllık genel zaman aşımı süresi geçmediğinden davalı ... vekilinin zaman aşımı itirazı reddedilmiştir.
Mahkememizce davalılardan meşruhatlı tebligatla işçinin işyeri sicil dosyasının gönderilmesi istenilmiş, fakat davalılarca bu yönde herhangi bir bilgi ve belge sunulmamıştır.
Tüm deliller toplandıktan sonra dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, alınan ... raporda özetle; dava dışı işçinin hak ettiği kıdem tazminatı hesaplamasının, yasa gereği, dava dışı işçinin toplam çalışma süresi ile son maaşı üzerinden yapıldığını, ancak son işverenler davada taraf gösterilmediği için , öncelikle dava dışı işçinin son maaşı ile davalı şirketlerdeki çalışma süreleri üzerinden, davalı şirketler dönemi için, işçiye ödenecek olan kıdem tazminatı hesaplanacağını, davacı ... tarafından dava dışı işçiye yapılan ödemeden, davalı şirketlerin işçiyi çalıştırdığı dönem ile sorumlu olduğu kanaatine varılması halinde, dava dışı işçiye yapılan ... tarihinde ... TL ve ... tarihinde ... TL olmak üzere toplam ... TL ödeme nedeniyle, davalı alt işverenlerin dönemine isabet eden kıdem tazminatı tutarların; ...-... ... TL, ... ... TL olmak üzere toplam ... olduğunu bildirmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2019/1052 Esas, 2020/2581 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekmektedir.
Davacı, ...'in isimli işçinin emekliliğe hak kazanması nedeniyle kıdem tazminatı olarak ödenen bedelden, işçinin davalı şirketler nezdinde çalışmış olduğu dönemlere ilişkin sorumlulukları olan ... TL den imzalanan sözleşmeye göre işçilere yapılan tüm ödemelerden davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davalılar ise sorumluluğun davacıya ait olduğunu savunmuş, ayrıca 4857 sayılı yasanın 112.maddesine eklenen fıkra sebebiyle kıdem tazminatından davacı asıl işverenin sorumlu olduğunu belirtmişlerdir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işçiye ödenen bu tazminattan hangi tarafın sorumlu olacağına ve sorumluluğun hangi oranda olduğuna ilişkindir. Davalılar 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. Maddesi uyarınca işçilik alacaklarından asıl iş verenin sorumlu olduğunu belirtmişler ise de, ilgili düzenleme işçiyi korumak amaçlı getirilmiş bir düzenleme olup, asıl işverenin bu sorumluluğu sadece işçiye karşıdır. Eldeki davada ise, uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, aynı sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmelidir. Diğer taraftan 7166 sayılı yasa ile 4857 sayılı kanunun 112.maddesine getirilen 6. Fıkra ile sözleşmede açıkça yazılmadığı sürece kıdem tazminatı konusunda asıl işverenin alt işverene rücu edemeyeceği düzenlenmiş ise de ilgili maddede açıkça belirtildiği üzere bu hususun ... tarihinden sonra imzalanacak sözleşmeler için geçerli olduğu, somut olayda davacı ile davalılar arasında imzalanan sözleşmelerin bu tarihten önce olup ilgili yasa hükmünün uygulanamayacağı, kaldı ki Anayasa Mahkemesi'nin 19/09/2019 tarihli 2019/42 Esas, 2019/73 Karar sayılı ilamı ile ilgili fıkranın iptal edildiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, aynı sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmelidir. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda, davacı idare tarafından dava dışı işçiye ödenmiş tutarlarla ilgili taraf sorumlulukları tespit edilirken kıdem tazminatından tüm işverenlerin işçiyi çalıştırdıkları süre ile sınırlı olarak sorumlu tutulduğu, işçiye ödenecek olan tazminatlardan davalı yüklenicilerin sorumlu olduğu, kıdem tazminatından her bir işverenin işçiyi çalıştırdığı dönem ile sınırlı olarak sorumlu olduğu ve yukarıda açıklandığı üzere işbu rücu davasında işçinin aldığı son ücrete göre hesaplama yapılması gerektiğinin belirtildiği, bu doğrultuda hazırlanan ve denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olması nedeniyle dikkate alınan bilirkişi raporunda belirtilen dava konusu kıdem tazminatı için işçiye ödenen toplam ... TL 'den davalı alt yüklenicilerin sorumlu olduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, ödeme tarihinden itibaren faiz isteyebileceğinden hükmedilen tutara ödeme tarihinden itibaren faiz işletilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın Kısmen Kabulü ile; toplam ... TL alacağın,
-... TL'sinin ... ve ... dan müştereken ve müteselsilen
-... TL'sinin ...'den ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın ... ve ... nın müştereken ve müteselsilen sorumluluğu ... TL, ...'nin sorumluluğu ... TL olmak üzere davalılardan alınarak ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan ... TL ilk dava gideri, ... TL bilirkişi ücreti, ... TL tebligat gideri olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan ... TL ile ... TL peşin harç olmak üzere ... TL'nin ... ve ... nın müştereken ve müteselsilen sorumluluğu ... TL, ...'nin sorumluluğu ... TL olmak üzere davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlasının davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ... TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davanın kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan ... TL'sinin ... ve ... nın müştereken ve müteselsilen sorumluluğu ... TL, ...'nin sorumluluğu ... TL olmak üzere davalılardan, bakiyesi ... TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydedilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL'nin ... ve ... nın müştereken ve müteselsilen sorumluluğu ... TL, ...'nin sorumluluğu ... TL olmak üzere davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı ... vekilinin mazeretli sayılarak diğer davalıların yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/02/2025
Katip ...
✍e-imzalıdır
Hakim ...
✍e-imzalıdır