T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/247 Esas
KARAR NO : 2025/701
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/03/2024
KARAR TARİHİ : 10/09/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... ve ... bölgesinde otel, restoran, cafe gibi işletmelere ithal ve yerli bir çok gıda ürününün satış ve pazarlaması yaptığını, işbu nedenle müvekkili şirketin kullandığı birçok depo bulunduğunu, davalı şirkete ait bir kısım peynir ürünlerinin müvekkili şirketin deposunun adresine teslim edildiğini, müvekkili şirket çalışanının ... tarihinde gece vakti gelen söz konusu ürünleri kabul ettiğini ve depolama işlemi yapıldığını, söz konusu ürünlerin incelenmesi neticesinde müvekkili şirketin siparişlerinden olmadığının, müvekkille ürün tedarik eden firmadan gönderilen bir ürün olmadığının anlaşıldığını, müvekkilinin ürünlerin sahibini tespiti için araştırmaya başladığını, yapılan araştırma sonucunda ...'ye ait ürünlerin ... tarafından teslim edildiği, söz konusu ürünlerin davalı ... tarafından yapılacağından ürünlerin davalı firmaya ait olduğu bilgisine ulaşıldığını, yapılan mail görüşmeleri neticesinde davalı şirket tarafından ürünlerin ... tarihinde müvekkili şirketten geri alındığını, bu süre zarfında müvekkili şirketin davalı şirkete ait malları güvenli bir şekilde soğuk hava deposunda muhafaza ettiğini ve ... tarihinde eksiksiz ve hasarsız bir şekilde davalı şirkete teslim ettiğini, müvekkili şirkete dava dışı ... tarafından ödeme yapıldığını, daha sonra Beyoğlu ... Noterliği ... tevmiye nolu ... tarihli ihtar ile asıl sorumlunun diğer şirketleri davalı ... Olduğunun belirtilerek işbu nedenle ödemenin iadesinin istendiğini, ödemenin bu şirkete iade edildiğini ve davalı taraftan ürün ücreti ve depolama ücretinin talep edildiğini, davalı tarafın bu talepleri ret etmesi sebebiyle icra takibinin başlatıldığını, davalı tarafın icra takibine itiraz ettiğini, icra takibinin durdurulduğunu, davacı tarafın icra takibine yaptığı itirazın süreci uzatmak amacıyla yaptığını, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatının hükmedilmesini, yargılama giderlerinin, vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini, davanın kabulüne ve itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile müvekkili şirket arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığını, başlatılan icra takibinin ve açılan itirazın iptali davasının muhattabı müvekkili şirketin olmadığını, davanın husumet nedeniyle usulden reddine karar verilmesini, davacı şirket tarafından depoda bekletilen malların dava dışı nakliye firmasının ihmali neticesinde sehven kendilerine teslim edildiğini, müvekkilin bu durumdan haberinin olmadığını, müvekkili şirketin ticari hacmi büyük olduğundan bu durumu farketmesi ve teslim edilen depoyu tespit etmesi uzun bir süre aldığını, bu süre zarfında davacı tarafın müvekkiline ulaştığını, kendilerine sehven teslim edilen malların teslimini kabul etmelerinden müvekkili şirket sorumlu olmadığını, malların muhafazası hususunda müvekkili şirket ile davacı şirket arasında herhangi bir sözleşme kurulmadığını, taraflar arasında geçerli bir sözleşme olmadığını, müvekkili şirketin muvafakat alınmadan depo edilen malların depoda bulunması sebebiyle ticari zarara uğradığını, davacı şirketin basiretli bir tacir gibi hareket etmediğini, iyi niyet ve dürüstlük kurallarına uymadığının aşikar olduğunu, sehven meydana gelen bu hatanın dava dışı nakliye firmasının sorumluluğunun olduğunu, müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, işbu dava konusunda yetkili mahkemenin ... mahkemeleri, görevli mahkemelerin Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğunu, haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Davacı vekili tarafından mail yazışmaları, teslim tesellüm belgesi, arabuluculuk tutanağı, sevk irsaliyesi ve malzeme kabul formu, davalı vekili tarafından ürünlerin sevk bilgisine dair mail görüntüsü ve nakliyeye ilişkin e fatura sureti dosyaya delil olarak sunulmuş mahkememizce Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... E. Sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden mahkememiz dosyası arasına alınmış, bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.
Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı davacı tarafından davalı aleyhine ...-TL alacak bedelli örnek no:7 olan ödeme emri ile takibe girişildiği, davalının süresinde borca itirazda bulunduğu, takibin durduğu, eldeki davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dava, davalının sipariş ettiği ürünlerin sehven davacıya teslim edilmesi sonucu davacının soğuk hava deposunda saklanması nedeniyle depolama ve saklama ücretinin tahsili için başlatılan ilamsız takipte vaki itirazın iptaline ilişkin olup, taraflar arasında malların gereği gibi eksiksiz ve hasarsız biçimde davalı şirkete teslim edildiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Mahkememizce davalı tarafın icra dairesinin ve mahkememizin yetkili olmadığına ilişkin itirazı TBK 89.maddesi gereğince alacaklının yerleşim yeri de yetkili olduğundan reddine karar verilmiştir.
Tüm deliller toplandıktan sonra dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup, alınan ... tarihli raporda özetle; davaya konusu ürünlerin ... tarihi ile ... tarihi arasında; ... İli, ... ilçesinde, 0-4*C Sıcaklık değeri arasında, aylık kiralama sürecinde, gıda amaçlı depolamada amaçlı tutulduğu göz önüne alındığında, toplam kiralama bedelinin ilgili dönem için ... TL+KDV düzeyinde olduğu mütalaa edilmiştir.
Vekâletsiz iş görme 6098 sayılı TBK'nın 526 ile 531. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, genel olarak bir kimsenin sözleşme veya hukuken yükümlü olmadığı hâlde başka bir kimsenin hukuk ve menfaat alanına müdahale ederek iş görmesinden doğan hukuki ilişkiyi ifade etmektedir. Vekâletin bulunmaması, görülen işin bir vekâlet ilişkisine veya başka bir sözleşmesel ilişkiye ya da benzer bir yükümlülüğe dayalı olmadan yapılması anlamına gelmektedir. Görülen işin başkasına ait olması gerektiği de açıktır. Ancak bazı durumlarda görülen işte vekâletsiz iş görenin de menfaati olabilir. Bu durumda ortak yarar söz konusu olur ki; ortak yararın bulunduğu durumlarda iş göreninin menfaati iş sahibinin menfaatine göre daha üstün değilse işin başkasına aidiyeti unsuru var sayılır. Vekâletsiz iş görme nedeniyle taraflar arasında kurulan ilişki bir sözleşme ilişkisi olmamakla beraber iş gören ile iş sahibi arasında kanuni bir borç ilişkisi doğmaktadır.
Vekâletsiz iş görme, yasal düzenleme uyarınca gerçek (caiz olan) vekaletsiz iş görme ve gerçek olmayan vekaletsiz iş görme olmak üzere ikili bir ayrıma tabiidir.
Yukarıda değinilen 6098 sayılı TBK’nın 526. maddesine göre, bir kimsenin vekâleti olmaksızın iş sahibinin menfaatine ve varsayılan iradesine uygun olarak veya onun hukuka ve ahlaka aykırı yasaklaması olmadan gördüğü iş, gerçek vekâletsiz iş görmedir. Gerçek vekâletsiz iş görmede, iş gören iş sahibinin menfaatine ve yararına iş görme iradesi ile hareket etmektedir.
TBK'nın 529. maddesinde ise işsahibinin, işin kendi menfaatine yapılması hâlinde, işgörenin, durumun gereğine göre zorunlu ve yararlı bulunan bütün masrafları faiziyle ödemek ve gördüğü iş dolayısıyla üstlendiği edimleri ifa etmek ve hâkimin takdir edeceği zararı gidermekle yükümlü olduğu, bu hükmün umulan sonuç gerçekleşmemiş olsa bile, işi yaparken gereken özeni göstermiş olan işgören hakkında da uygulanacağı düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamı yukarıdaki açıklamalar ile birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafın depolama ve saklama ücreti olarak ... TL tutarında davalı aleyhine takip başlattığı ve davalı tarafça takibe itiraz sonucu eldeki davanın açıldığı, davalıya ait ürünlerin taşıyıcı tarafından sehven davacıya ait depoya teslim edildiği, davacının sehven deposuna getirilen ürünleri soğuk hava deposunda muhafaza ettiği, daha sonra ürünlerin kendisine ait olmadığını fark ederek ürünlerin sahibini araştırıp davalı ile iletişime geçtiği, ürünlerin bir ay boyunca davacının deposunda kaldıktan sonra eksiksiz ve hasarsız bir şekilde davalıya teslim edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce gerçek vekaletsiz iş görmede işsahibinin, işin kendi menfaatine yapılması hâlinde, işgörenin, durumun gereğine göre zorunlu ve yararlı bulunan bütün masrafları faiziyle ödemek ve gördüğü iş dolayısıyla üstlendiği edimleri ifa etmek ve hâkimin takdir edeceği zararı gidermekle yükümlü olduğu düzenlemesi karşısında bilirkişilerden alınan denetime elverişli raporda belirtilen dava konusu ürünlerin bir aylık saklama ve muhafaza rayiç ücretinin ... TL + KDV olduğu, kdv oranının saklama ve muhafaza tarihinde %18 oranında olduğu, mahkememizce yapılan hesaplama sonucunda ... TL + %18 KDV = ... TL tutarı davacının davalıdan talep edebileceği, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığı kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın Kısmen Kabulü ile; davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazının kısmen iptaline,
Takibin ...-TL alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmak suretiyle devamına,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
Alacak likit nitelikte olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine;
2-Alınması gerekli ...-TL harçtan peşin alınan ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsiline,
3-Davacı tarafından yapılan ...-TL ilk dava gideri, ...-TL bilirkişi ücreti, ...-TL tebligat gideri, ...-TL müzekkere gideri, ...-TL gömlek dosya masrafı olmak üzere toplam ...-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan ...-TL'si ilepeşin olarak alınan ...-TL'nin toplamı olan ...-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlasının davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ...-TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davada kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan ...-TL'sinin davalıdan, bakiyesi ...-TL' sinin davacıdan alınarak hazineye irat KAYDEDİLMESİNE,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin fiziken, davalı vekilinin e duruşma yolu ile yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi'nde ilgili Hukuk Dairesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.10/09/2025
Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)