T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/435 Esas
KARAR NO : 2025/16
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/06/2024
KARAR TARİHİ : 07/01/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'e ait ... Plaka sayılı aracı, ... Tarihinde sürücü ... sevk ve idaresinde, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi ... üzeri ... istikametine doğru seyir halindeyken hafif virajlı yolda direksiyon hakimiyetini kaybederek aracın ön ve alt kısımları ile toprak zemine ve toprak zemin üzerinde bulunan taşlara çarpması sonucu tek taraflı maddi trafik kazası meydana geldiğini, müvekkiline ait aracın davalı şirket nezdinde genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalandığını, işbu kaza neticesinde Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş Sayılı dosyası üzerinden yapılan inceleme ve tespit neticesinde bilirkişi raporu alındığını, alınan rapor neticesinde müvekkiline ait aracın pert total olarak değerlendirilmesinin uygun olduğunun tespitinin yapıldığını, belirsiz alacak davası olarak şimdilik ...-TL hasar tazminatı, meydana gelen maddi zararın karşılanması amacıyla ... tarihinde davalı ... şirketine başvuruda bulunulduğunu, yapılan başvuruya ilişkin herhangi bir ödeminin yapılmadığını, davalı şirketin tacir olması ve TTK kapsamında da faaliyet gösterip bu işten kar elde ediyor olması nedeniyle huzurdaki dava Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görev alanına girdiğini, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, arabuluculuk yolunun anlaşamama ile sonuçlandığını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde bahsi geçen ... tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ... plakalı araç, müvekkil şirkete ... Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, şirket nezdinde ... sayılı hasar dosyası açılmış olduğunu, gerekli tespit, araştırma ve incelemeler yapılmış olduğunu, yapılan araştırma ve incelemeler neticesinde kazanın belirtilen şekilde olmadığı kaza sonrası sürücü değişikliği yapıldığı tespit edildiğini, tazminat talebi teminat dışı olduğundan reddedildiğini, müvekkil şirket tarafından eksper raporu alındığını, alınan bilgilere ve yapılan araştırmalara göre alkol nedeniyle kaza sonrası sürücü değişikliği yapıldığını, tazminat talebi teminat dışı kaldığından davanın reddi gerektiğini, aracın rayiç değeri iddia edildiği kadar yüksek olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile gerçek zararın tespiti için pert total hasar sigorta konusunda uzman ve ehil bir makina mühendisi bilirkişi kanalı ile incelenmesini, poliçe teminatı dışında olan taleplerinin reddinin gerektiğini, yine kabul anlamına gelmemek kaydıyla faiz hatalı talep edildiğini, ödemenin yapıldığını, işbu nedenle şirketin temerrüde düşmemiş olduğunu, kaza sonrası sürücü değişikliği gerçekleştirilmesi nedeniyle tazminat talebi teminat dışı kaldığından davanın reddini, red talebi kabul edilmez ise Müvekkili Şirket’in sorumluluğunun Genel Şartlar ve poliçede sayılan hal ve koşullar altında ve yukarıda açıklanan çerçevede değerlendirilmesine, aykırı hallerin tespiti halinde anılan taleplerin reddine, gerçek zararın tespiti için yeniden tarafsız bilirkişiden rapor alınmasına, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğinden aleyhe faize hükmedilmesine, aksi halde başvuru tarihinden itibaren tarafların açısından yasal faiz uygulanmasını, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklı araç hasar bedelinin tahsiline ilişkin tazminat davasıdır.
Davacının tacir olup olmadığı yönünde araştırma yapılmış, yazı cevaplarından tacir olmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından sunulan kasko sigorta poliçesinde sigortalı aracın kullanım amacının hususi olduğu görülmüştür.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde bu kanunun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsayacağının belirtildiği, aynı kanunun 3. Maddesinde; tüketicinin, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işleminin ise mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade ettiği, aynı yasanın 73. Maddesinde de tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiştir.
Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut olayda davacı gerçek kişi olup tacir olduğuna dair bilgi ve belgeye dosyada rastlanılmadığı, dava konusu sigortalı aracın ticari vasfının olmaması sebebiyle davalı ... şirketi ile davacı arasındaki ilişkinin, 6502 sayılı Kanun'un 3/1. maddesi kapsamında tüketici işleminden kaynaklandığı , davalı kasko sigortacısı konumundaki sigorta şirketi yönünden uyuşmazlığı çözmekte görevli mahkemenin, tüketici mahkemesi olduğu anlaşılmaktadır. (Aynı yönde Yargıtay 20. H.D. Nin 2017/6990 -E 2017/5940-K, 19. H.D. Nin 2015/765-e 2015/11622-K, 2014/8305-E 2014/10786-K, 13.H.D. Nin 2012/19454-E 2012/26057-K sayılı ilamları.)
Görev, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmalıdır.
Belirtilen karşısında, tüketici konumunda olan davacı tarafından açılan iş bu davada, davaya bakmaya tüketici mahkemeleri görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesisi edilmiştir.
HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere,
1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra:
a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.07/01/2025
Katip ...
(E-imzalıdır)
Hakim ...
(E-imzalıdır)