T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/450
KARAR NO : 2025/32
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/06/2024
KARAR TARİHİ : 09/01/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ... tarihinde bir ürün satış sözleşmesi imzaladıklarını, devam eden ticari ilişki sürecinde müvekkili tarafından her ne kadar 28 adet "35 litrelik ..." teslimi taahhüt edilmiş ise de sipariş yetiştirilemediğini ve davalıya 13 adet "35 litrelik ..." teslim edildiğini, davalının siparişi üzerine ürünler teslim edildiğini, davalının teslim akabinde ürünler de çizik olduğu iddiası ile ürünleri iade edeceğini taahhüt ettiğini, müvekkilinden ödenmiş olan hizmet bedelinin iadesini talep ettiğini, müvekkili de davalının malları iade edeceğini düşünerek iade faturası düzenlediğini ve davalı tarafça ödenen parayı iade ettiğini, davalı yanca halen daha mallar iade edilmediğini, sözleşmenin feshedildiğine dair sözleşmede mevcut olduğunu, davalı tarafın ürünleri iade etmediği, bedelini ödemediği ve müvekkilini mağdur ettiğini, müvekkili tarafından ticari satıştan kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile Antalya Genel İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya ile takip başlatıldığını, borçlu tarafından takibe itiraz edildiğini, takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20 'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ... tarihli Mal Satış Sözleşmesi başlıklı belge ile 27 adet ... teslimi hususunda anlaşmaya varıldığını, bu sözleşme kapsamında ... tarihli belge ile, '' 27 adet ... sözleşmesine istinaden ... TL nakit ödeme ve ... TL tutarlı iki adet 60-90 gün vadeli iki çek ...' a teslim edilmiştir. '' şeklinde düzenlendiği ve davacı tarafından bu belgenin imzalandığını,... tarihli davacının anttetli kağıd üzerine "Ürünler teslim edildi. 13 ad verildi ürünlerde çiziklerden dolayı müşteri ücret iadesi yapılacaktır. Ürünler teslim alınacak 'şeklinde yazıldığı ve belgeyi tarafların imzalandığını, taraflarca imzalanmış ... tarihli Tutanak başlıklı belge oluşturulduğunu, davacının hem iade etmesi gereken bedelleri müvekkiline iade etmediğini, hem de imzaladığı sözleşmeye aykırı hareket ederek davayı açtığını, davacının hem almış olduğu bedeli iade etmediğini hem de sözleşme ile almayacağını ifade ettiği ürünler için dava açtığı, davacının kötü niyetli olduğunu, davacının müvekkiline bir başvuru yapıldığına dair dosyada mübrez herhangi bir evrak olmadığından davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Dava, mal alım ve satımına ilişkin cari hesaptan dayalı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız takipte vaki itirazın iptaline ilişkindir.
Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine ... TL toplam alacak üzerinden ilamsız icra takibine başlandığı, davalının süresinde itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce öncelikle görev hususu incelenmiş olup, bu kapsamda gerçek kişi davacının ve davalının tacir olup olmadığı araştırılmıştır.
Davacının tacir olup olmadığının tespiti için Antalya Sanayi ve Ticaret Odası'na, Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na ve Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı'na müzekkereler yazılmış olup, gelen müzekkere cevaplarının incelenmesinde, davacının esnaf siciline kaydının bulunmadığı, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kaydının bulunmadığı, davacının işletme esasına tabi olduğu , V.U.K.177. Maddeye tabi olmadığı ve 2023 yılına ait gayri safi hasılat miktarını gösteren ... beyannamelerinin gönderildiği görülmüştür.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde ticari davalar belirlenmiş olup, 5. Maddede ticari davalara Ticaret Mahkemelerince bakılacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkin olup, davaya bakan mahkeme görevli olup olmadığı hususunu kendiliğinden değerlendirmelidir.
Mutlak ticari davalar yanında nisbi ticari davalar da bulunup, TTK'nun 4 maddesi 1 bendine göre, bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. Maddedeki ticari işletme kavramının neyi ifade ettiği hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. 6102 Sayılı TTK'nun 11 maddesinde ticari işletme tanımı yapılmış ticari işletme ile esnaf arasındaki sınır Bakanlar Kurulunca çıkartılacak kararnamede gösterilir hükmüne binaen, 21/07/2007 tarih 26589 sayılı resmi gazetede yayınlanan 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile esnaf, sanatkar ve tacir sanayici ayrımı belirlenmiştir.
Bu belirlemeye göre VUK 177.maddesinde belirtilen hadlerden 1. ve 3. bendindeki konularda faaliyette bulunanların yarısını, 2.bendindeki faaliyetlerde bulunanların tamamı dikkate alınarak bu rakamları aşanlar tacir olarak kabul edilmiştir. TÜİK verilerine göre davalının yaptığı işe göre 2.bentteki sınırlara ilişkin 2023 yılında defter hadlerine göre gayrisafi hasılat ... TL olarak belirtilmekle davalının en son (2023) gayrisafi hasılatı vergi beyannamesi ile ... TL olduğu bildirilmekle davalının esnaf olarak kabulü gerekmektedir.
Nispi ticari dava yönünden yukarıdaki açıklamalara göre davacı gerçek kişinin durumu incelendiğinde, davacının işletme hesabına göre defter tuttuğu, ticaret sicil müdürlüğünde ve esnaf kaydının bulunmadığı, davacının işletme esasına göre defter tuttuğu ve V.U.K.177. Maddeye tabi olmadığı ve buna göre de esnaf sınırının aşılmadığı görülmüştür.
Yukarıdaki tespitlere göre, olayda TTK 4.maddesi anlamında mutlak ve nispi ticari davanın söz konusu olmadığı, her ticari işin de ticari dava olmayacağı, yine görev hususunun kamu düzenine ilişkin olup yorum yolu ile genişletilemeyeceği, davalı tacir olup, uyuşmazlık kendi işletmesini ilgilendirse de; davacı tacir olmadığından mahkememizin görevli bulunmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmaması ve tamamlanmasının da mümkün olmaması sebepleri ile görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra:
a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı. 09/01/2025
Katip ...
✍e-imzalıdır
Hakim ...
✍e-imzalıdır