T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/48 Esas
KARAR NO : 2025/423
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 22/01/2024
KARAR TARİHİ : 07/05/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı aracı ile ... istikametinden ... ... istikametine seyir halindeyken ... ... yaklaştığı esnada kusurlu davranışta bulunarak aracın sağ ön kapısını açarak araçta yolcu konumunda olan ...'in araçtan inmek isterken düşerek ağır derecede yaralanması neticesinde tek taraflı yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu araçta yolcu olarak bulunan ...'in ağır derecede yaralandığını, hastaneye kaldırılan davacılar murisi ...'in 3 gün sonra vefat ettiğini, müteveffanın araçta yolcu konumunda olduğunu ve herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalı sigorta şirketinin ... plakalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında sigortalısı olduğunu, işbu kaza nedeniyle Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının .../... soruşturma sayılı dosyası kapsamında tahkikat yapılıp soruşturma kapatılarak ceza dosyasının açıldığını, kazada vefat eden müteveffa ...'in talep eden hak sahiplerine bakmakla yükümlü kişi olduğunu, vefat etmesi nedeniyle eşi ve yaşı küçük kızının desteğinden yoksun kaldığını, haksız fiil sonucu müteveffanın eşi ve çocuklarının derin acı ve elem duyduklarını, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, arabuluculuk yolunun anlaşamama ile sonuçlandığını, kazanın meydana gelmesinde araç şoförü ...'ın tazminattan sorumlu olduğunu, maddi tazminata ilişkin olarak ... tarihinde meydana gelen ölümlü trafik kazası sebebiyle davacıların miras bırakanı ...'în vefat etmesi nedeniyle her davacı için şimdilik Destekten Yoksun Kalma tazminatı olarak ... TL, olmak üzere toplamda ... TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı Sigorta şirketinden tazmini ile davacılara verilmesini, davacı Eş ... için ... TL, davacı ... için ... TL, davacı ... için ... TL, davacı ... için ... TL, davacı ... için ... TL olmak üzere toplamda ... TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ...'dan tazmini ile davacılara verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...'a usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı ... vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan müvekkili adına tescilli ... plakalı aracın diğer davalı sigorta şirketi olan ... tarafından sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, ayrıca müvekkilinin aracına ait Karayolları Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi kapsamında koltuk ferdi kaza sigortasının mevcut olduğunu, kaza tespit tutanağındaki kusur durumunu kabul etmediklerini, müteveffanın da söz konusu elim kazada kusurunun bulunduğunu, müvekkilinin müteveffanın yoğun ısrarı üzerine kapıyı açtığını, kusur oranlarının tespitini talep ettiklerini, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı şartlarının oluşmadığını, manevi tazminat taleplerinin yüksek miktarda talep edildiğini, davacının maddi tazminat taleplerinin sigorta poliçe teminatı kapsamında kalacağından reddini, yagılama giderini, vekalet ücretinin davacılara yükletilmesini ve her bir davacının davasının ayrı ayrı reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'ne usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı Sigorta vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ... plakalı araç hakkında müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi düzenlendiğini, müvekkili şirketin genel müdürlük adresinin ... olduğundan dolayı yetkili mahkemelerin ... Asliye Ticaret Mahkemelerinin olduğunu, dava konusu kazaya ilişkin gerçek kusur oranlarının saptanması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın gerçekleşmesinde kusurunun bulunmadığını, müteveffa yolcu ... otobüsün durmasını beklemeden dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde yola atlayarak elim kazaya kendi kusuruyla sebebiyet verdiğini, bu sebeple sigortalı araç sürücüsüne kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, sigortalı araç sürücüsünün Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının .../... soruşturma sayılı dosyasında alınan beyanlarda da bu durumun belirtildiğini, davacıların destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat taleplerini maddi olgularla ispat etmesi gerektiğini, müteveffanın diğer destek alacaklılarının tespiti için nufüs kayıt örneklerinin de çıkarılıp diğer destek alacaklarının payları oranında garameten hesaplama yapılmasını talep etttiklerini, davacı çocukların reşit veya ergin olmaları sebebi ile destek alacak yaşı geçmiş olmaları sebebi ile destekten yoksun kalma zararını talep edemeyeceklerini, faiz hakkındaki beyanlarının hüküm aşamasında nazara alınmasını talep ettiklerini, işbu nedenle şirketin temerrüte düştüğü tarihten faiz sorumluluğu başladığını, kusur oranlarında ayrıntılı gösterir Ankara ATK'dan bilirkişi raporu alınmasını, davacıların davasının yetki itirazları sebebi ile usulden reddine, davacı ..., ... ve ..., vefat eden desteğin reşit ve ergin çocuğu olup, destek talep edebilecek yaşı geçmiş olmaları sebebi ile destekten yoksun kalma zararı talep edemeyeceklerinin nazara alınmasını, her bir davacının davasının ayrı ayrı reddini, yargılama giderlerini, vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini ve davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar, murislerinin içinde yolcu olarak bulunduğu otobüsten inerken düşerek vefat etmiş olmasından dolayı eldeki davayı otobüsün sürücüsü ve maliki ile zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketine karşı açmıştır.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde bu kanunun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsayacağının belirtildiği, aynı kanunun 3. Maddesinde; tüketicinin, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işleminin ise mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade ettiği, aynı yasanın 73. Maddesinde de tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiştir.
Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut olayda davacılar murisi, ticari ve mesleki olmayan amaçla yolcu olarak özel halk otobüsünde yolculuk yaptığı için 6502 sayılı yasa hükümleri uyarınca tüketici konumundadır. Her ne kadar davacılar murisi ile davalı sigorta şirketi arasında doğrudan bir sözleşme veya ilişki bulunmasa da eldeki dava, davacılar murisinin davalı işleten ile kurduğu tüketici ilişkisine dayanılarak açılmıştır. Dolayısıyla arada tüketici işlemi niteliğinde taşıma ilişkisi olduğundan görevli mahkeme ticaret mahkemeleri değil tüketici mahkemeleridir. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. HD'nin 17/06/2022 tarih 2022/433 esas 2022/953 karar sayılı ilamında otobüste yolculuk yapan davacının meydana gelen kazadan ötürü aralarında aracın zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketinin de bulunduğu davalılara karşı açtığı maddi tazminat davasında tüketici mahkemelerinin görevli olduğu kabul edilmiştir. Nitekim, Yargıtay HGK'nın 14.02.2019 tarih, 2017/409 Esas, 2019/159 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir.
6100 sayılı HMK'nın 114/1-c bendi gereğince görev dava şartı niteliğinde olup aynı yasanın 115/1 maddesi uyarınca mahkemece dava şartlarının mevcut olup olmadığı dilekçeler aşaması dahil her aşamada kendiliğinden araştırılacağından göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmaması ve tamamlanmasının da mümkün olmaması sebebiyle mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere,
1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra:
a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine,
Dair, davacılar vekilinin mazeretli yokluğunda, davalı ... vekili ve davalı sigorta vekilinin yüzüne karşı, tarafların 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı.07/05/2025
Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)