T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/612 Esas
KARAR NO : 2025/963
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/08/2024
KARAR TARİHİ : 03/12/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ilçesinde villa işletmesi sahibi olduğunu, davalı ile ... tarihinde sözlü anlaşmanın gerçekleştiğini, daha sonra tahtaların tesliminin yapıldığını, sözlü anlaşma uyarınca anlaşılan bütün emtialar masa yapımı ve montajından ibaret olduğunu, en geç ... tarihinde teslim edileceğini ve taraflarca kabul edildiğini, müvekkili tarafından iyi niyetli olarak toplam ... TL ödeme yapıldığını, ... tarihinde teslim edilmediğini, davalının müvekkilini oyalayarak zarara uğrattığını, yaklaşık 4 ay sonra ürünlerin eksik ve ayıplı olarak teslim edildiğini, davalının müvekkiline ... tarihli 2 adet fatura kestiğini, faturalara 7 gün içerisinde iade edildiğini, aynı gün İzmir ... Noterliği .../... yevmiye numaralı ihtarname ile bu durumun karşı tarafa ihtar edildiğini, bunun üzerine müvekkiline karşı tarafça takip başlatıldığını, sürenin kaçırılması nedeniyle icra takibinin kesinleştiğini, müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığını belirterek ... TL'nin %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, borçlu olmadığının tespitine karar verilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebliğ işlemine rağmen cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı, eksik ve ayıplı ifaya dayalı menfi tespit davasıdır.
Tarafların tacir olup olmadığının tespiti için Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğüne, Antalya Gelir İdaresi Başkanlığına, Antalya Ticaret ve Sanayi odasına, Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odasına ve ayrıca davacı yönünden ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne, ... Gelir İdaresi Başkanlığına, ... Esnaf ve Sanatkarlar Odasına müzekkereler yazılmış olup, gelen cevaplarda tarafların ticaret ve sanayi odasına kayıtlı olmadığı, tarafların ticaret sicil kaydının bulunmadığı, tarafların işletme hesabına göre defter tuttuğu, davalının 2024 yılı gayrisafi hasılat miktarının ...-TL olduğu, davacının ise Antalya Defterdarlığı yazı cevabına göre 2024 yılı gayrisafi hasılat miktarının ... TL olduğu, ... TL zarar ettiğinin bildirildiği, ... Defterdarlığı yazı cevabına göre 2024 yılı gayrisafi hasılat miktarının ... TL olduğu, ... TL zarar ettiğinin bildirildiği görülmüştür.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde ticari davalar belirlenmiş olup, 5. Maddede ticari davalara Ticaret Mahkemelerince bakılacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkin olup, davaya bakan mahkeme görevli olup olmadığı hususunu kendiliğinden değerlendirmelidir.
Mutlak ticari davalar yanında nisbi ticari davalar da bulunup, TTK'nun 4 maddesi 1 bendine göre, bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. Maddedeki ticari işletme kavramının neyi ifade ettiği hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. 6102 Sayılı TTK'nun 11 maddesinde ticari işletme tanımı yapılmış ticari işletme ile esnaf arasındaki sınır Bakanlar Kurulunca çıkartılacak kararnamede gösterilir hükmüne binaen, 21/07/2007 tarih 26589 sayılı resmi gazetede yayınlanan 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile esnaf, sanatkar ve tacir sanayici ayrımı belirlenmiştir.
Bu belirlemeye göre VUK 177.maddesinde belirtilen hadlerden 1. ve 3. bendindeki konularda faaliyette bulunanların yarısını, 2.bendindeki faaliyetlerde bulunanların tamamı dikkate alınarak bu rakamları aşanlar tacir olarak kabul edilmiştir. TÜİK verilerine göre davalının yaptığı işe göre 2.bentteki sınırlara ilişkin 2024 yılında defter hadlerine göre gayrisafi hasılat ...-TL olarak belirtilmekle davacının en son (2024) gayrisafi hasılatı vergi beyannamesi ile bu rakamın üstünde gelir elde ettiği bildirildiğinden davalının tacir olarak kabulünün gerektiği, davacının ise en son (2024) gayrisafi hasılatı vergi beyannameleri ile gelir elde edemediği, zarar ettiği ve işletme hesabına göre defter tuttuğu, ticaret sicil müdürlüğünde ve ticaret ve sanayi odasında kaydının bulunmadığı, nispi ticari dava yönünden yukarıdaki açıklamalara göre gerçek kişi olan davacı ve davalının durumları incelendiğinde, davalının tacir olduğu fakat davacının tacir olmadığı anlaşılmıştır.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 01/07/2024 tarih, 2024/2008 Esas, 2024/5413 Karar sayılı kararında '' Asliye ticaret mahkemeleri, yargı çevresinde bulunan tüm ilçeleri kapsayan ihtisas mahkemesi olup, görevsizlik kararı ile yargı çevresinde bulunan asliye hukuk mahkemeleri yada diğer hukuk mahkemelerine dosyanın gönderilmesi, mahkemece aynı zamanda yetkisizlik kararı verildiği şeklinde yorumlanmaması gerektiği....'' belirtilmiştir.
Davanın taraflarından olan davalı tacir ise de, davacı tacir olmadığı gibi, dava konusu ihtilaf da TTK'da yer alan mutlak ticari davalardan değildir. Bu itibarla Mahkememiz görevsiz olup, davanın görülmesi gereken mahkeme ... Asliye Hukuk Mahkemesidir. Göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmaması ve tamamlanmasının da mümkün olmaması sebebiyle görevsizlik kararı vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra:
a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça, okunup, usulen anlatıldı. 03/12/2025
Katip ...
(E-İmzalıdır)
Hakim ...
(E-İmzalıdır)