T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/655
KARAR NO : 2025/194
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/09/2024
KARAR TARİHİ : 27/02/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı borçlunun ... ve montaj yapımı için toplamda ... TL tutarında sözlü anlaşma sağladıklarını ve anlaşma gereğince işin davacı tarafından eksiksiz olarak yerine getirildiğini, davacının bu anlaşma için fatura kestiğini, davacının işlerini sözleşmeye uygun yerine getirmişse de davalının fatura bedelini ödemeden imtina ettiğini, davacı davalı aleyhine Antalya Genel İcra Dairesi .../... Esas sayılı dosya üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının faturadan dolayı borcu bulunduğu, davalı tarafından eksik iş yaptığı iddiasında bulunarak ödeme yapmadığını, ayıp ve eksik ile ilgili hiç bir yazılı bildirimde bulunmadığı, arabuluculuğa başvurulduğunu anlaşma sağlanamadığını, davalının ürünü teslim aldığını itirazında haksız olduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamı karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili şirketin bahse konu işlemlerden gelir etme amacı olmadığını, bu nedenle yapılan işlemlerin tüketici işlemi olduğunu, müvekkili şirket, davacı ile komşu dükkanlara sahip olup davacı tarafa ... yaptırmanın maliyetleri hakkında görüş alışverişi yaparak bilgi aldığını, bunun üzerine taraflarca komşuluk ilişkisinin vermiş olduğu yakınlığa binaen toplam ... TL ücrete anlaştıklarını, davacı bahse konu hizmetler için ihtiyacı olan malzemeleri ... ve diğer şirketlerden temin edilmesini istemiş, bunun üzerine davacı tarafın istemiş olduğu malzemeler, bahse konu şirketlerden temin edilmiş ve bedelleri ise yine bu şirketlere ödendiğini, taraflarınca malzemeleri satan şirketlere toplamda ... TL ödendiğini, bunun dışında davacı tarafla birlikte çalışan ... isimli çalışanın hesabına ... TL ve yine onun isteğiyle ... isimli kişinin hesabına ise ... TL toplam ... TL ödeme yapıldığını, ödemelerin yapılmasını davacı ... ve davacı çalışanı ... istediğini, bu ödemeler dışında davacı tarafa elden, toplamda ... TL elden ödeme yapıldığını, taraflar arasında sözlü bir sözleşme kurulmuş, ancak sözleşmede kararlaştırılan bedel davacı tarafın iddia ettiği gibi ... TL olmadığını, kaldı ki ... TL gibi bir alacağı olduğu iddia eden davacı taraf tacir olup, basiretli bir iş adamı gibi davranarak sözleşme teslim fişi vb. belgeler ile müvekkilinden söz konusu bedel ve tutarı istemesi gerekirken hiçbir belgeye dayanmadan sadece fatura düzenleyerek alacaklı olduğunu iddia ettiğini, faturayı kötüniyetli şekilde işin ayıplı ve eksik şekilde yarım bırakılmasından yaklaşık 1.5 ay sonra, ... tarihinde fatura düzenleyerek müvekkiline hemen icra takibi başlattığından haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklı fatura alacağının tahsili için başlatılan ilamsız takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce öncelikle görev hususu incelenmiş olup, bu kapsamda gerçek kişi davacının tacir olup olmadığı araştırılmıştır.
Davacının tacir olup olmadığının tespiti için Antalya Sanayi ve Ticaret Odası'na, Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na ve Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı'na müzekkereler yazılmış olup, gelen müzekkere cevaplarının incelenmesinde, davacının esnaf siciline kaydının bulunduğu, Ticaret Sicil Müdürlüğünde kaydının bulunmadığı, davacının 2023-2024 yılları için brüt hasılata göre yıllık alış-satış miktarlarını gösteren 2023 yılı Yıllık Gelir Vergisi beyannamesi ile 2024 yılı 2. Dönem geçici vergi beyannamesinin gönderildiği görülmüştür.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde ticari davalar belirlenmiş olup, 5. Maddede ticari davalara Ticaret Mahkemelerince bakılacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkin olup, davaya bakan mahkeme görevli olup olmadığı hususunu kendiliğinden değerlendirmelidir.
Mutlak ticari davalar yanında nisbi ticari davalar da bulunup, TTK'nun 4 maddesi 1 bendine göre, bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. Maddedeki ticari işletme kavramının neyi ifade ettiği hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. 6102 Sayılı TTK'nun 11 maddesinde ticari işletme tanımı yapılmış ticari işletme ile esnaf arasındaki sınır Bakanlar Kurulunca çıkartılacak kararnamede gösterilir hükmüne binaen, 21/07/2007 tarih 26589 sayılı resmi gazetede yayınlanan 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile esnaf, sanatkar ve tacir sanayici ayrımı belirlenmiştir.
Bu belirlemeye göre VUK 177.maddesinde belirtilen hadlerden 1. ve 3. bendindeki konularda faaliyette bulunanların yarısını, 2.bendindeki faaliyetlerde bulunanların tamamı dikkate alınarak bu rakamları aşanlar tacir olarak kabul edilmiştir. TÜİK verilerine göre davacının yaptığı işe göre 2.bentteki sınırlara ilişkin 2023 yılında defter hadlerine göre gayrisafi hasılat ... TL olarak belirtilmekle davacının en son (2023) gayrisafi hasılatı vergi beyannamesi ile ... TL olduğu, 2024 yılı ikinci dönem hasılatının ... TL olduğu bildirilmekle davalının esnaf olarak kabulü gerekmektedir.
Nispi ticari dava yönünden yukarıdaki açıklamalara göre davacı gerçek kişinin durumu incelendiğinde, davacının işletme hesabına göre defter tuttuğu, ticaret sicil müdürlüğünde kaydının bulunmadığı, esnaf sicil kaydının bulunmadığı, davacının işletme esasına göre defter tuttuğu ve V.U.K.177. Maddeye tabi olmadığı ve buna göre de esnaf sınırının aşılmadığı görülmüştür.
Yukarıdaki tespitlere göre, olayda TTK 4.maddesi anlamında mutlak ve nispi ticari davanın söz konusu olmadığı, her ticari işin de ticari dava olmayacağı, yine görev hususunun kamu düzenine ilişkin olup yorum yolu ile genişletilemeyeceği, davalı tacir olup, uyuşmazlık kendi işletmesini ilgilendirse de, davacı tacir olmadığından mahkememizin görevli bulunmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmaması ve tamamlanmasının da mümkün olmaması sebepleri ile görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra:
a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine,
Dair, davacı vekilinin e- duruşma ile davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı. 27/02/2025
Katip ...
✍e-imzalıdır
Hakim ...
✍e-imzalıdır