T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/106 Esas
KARAR NO: 2025/429
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/02/2025
KARAR TARİHİ: 08/05/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde davalı şirket adına tescilli ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkili adına tescilli, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı kazada müvekkiline ait aracın hasar gördüğünü ve müvekkilinin 20 iş günü boyunca aracını kullanmaktan mahrum kaldığını, ticari kazanç kaybı bedelinin kusur sorumluluğu esasları çerçevesinde davalı tarafça karşılanmasının gerektiğini, kaza tespit tutanağında kazanın oluşumunda ... plaka sayılı araç sürücüsünün %75 asli kusurlu, ... plaka sayılı araç sürücüsü %25 tali kusurlu olduğunun belirtildiğini, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, eksper raporunda toplam ticari kazanç kaybının ...-TL olarak tespit edildiğini belirterek davanı kabulüne, şimdiki ...-TL ticari kazanç kaybı bedelinin kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte kusur oranında davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuka uygun olmadığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari işten kaynaklanmadığını bu sebeple asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, müvekkiline ait ... plakalı araç sürücüsünün güvenlik önlemi aldığı esnada davacıya ait ... plakalı aracın hızını kontrol edememesi sonucu kazanın meydana geldiğini, müvekkiline ait araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, kazanç kaybı talebine ilişkin dosyaya somut delil sunulmadığını belirterek davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacının üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Davacı vekili tarafından araç ruhsatı, kaza tespit tutanağı, ekspertiz raporu, hasar fotoğrafları, ticari kazanç kaybı tespit raporu delil olarak sunulmuş, mahkememizce davacının ve davalı gerçek kişinin tacir olup olmadığı sorulmuş, gelen yazı cevapları dosya arasına alınmış, tüm deliller toplanmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ticari kazanç kaybı tazminatına ilişkindir.
Davacı ve davalı ...'nin tacir olup olmadığının tespiti için ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne, ... Ticaret Odasına, ... Malmüdürlüğüne, ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne, ... Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na ve ... Vergi Dairesi Başkanlığı'na müzekkereler yazılmışolup, gelen müzekkere cevaplarının incelenmesinde, davacının esnaf kaydının bulunduğu, olup, gelen müzekkere cevaplarının incelenmesinde, davacının esnaf kaydının bulunduğu, işletme hesabı defteri tuttuğu, 2024 yılı Yıllık Gelir Vergisi beyannamesi ile hasılatın ... TL olduğu, davalı ...'nin mükellef kaydının bulunmadığı görülmüştür.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde ticari davalar belirlenmiş olup, 5. Maddede ticari davalara Ticaret Mahkemelerince bakılacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkin olup, davaya bakan mahkeme görevli olup olmadığı hususunu kendiliğinden değerlendirmelidir.
Mutlak ticari davalar yanında nisbi ticari davalar da bulunup, TTK'nun 4 maddesi 1 bendine göre, bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir.
Nispi ticari dava yönünden yukarıdaki açıklamalara göre davacı gerçek kişinin durumu incelendiğinde, davacının tacir olmayıp esnaf sicilinde kayıtlı olduğu, V.U.K.177. Maddeye tabi olmadığı ve buna göre de esnaf sınırının aşılmadığı görülmüştür.
Yukarıdaki tespitlere göre, olayda TTK 4.maddesi anlamında mutlak ve nispi ticari davanın söz konusu olmadığı, her ticari işin de ticari dava olmayacağı, davacı tacir olmadığından mahkememizin görevli bulunmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere,
1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra:
a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, tarafların 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı.08/05/2025
Katip ...
(E-imzalıdır)
Hakim ...
(E-imzalıdır)