T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1168 Esas
KARAR NO : 2026/445
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/12/2025
KARAR TARİHİ : 28/04/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılardan bir tanesinin sigorta şirketi olması sebebiyle Asliye Ticaret Mahkemelerinin işbu davada görevli olduğunu, davalı sigorta şirketinin adresinin .../... olması sebebiyle Antalya Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, ... tarihinde ...'a ait ve ... ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkiline ait ... plakalı yabancı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, davalı sürücünün kazaya sebebiyet verdiğini, eksper incelemesi sonucunda hasar miktarının KDV dahil ... Euro olduğunu, aracın piyasa değerinin ... Euro olarak belirlendiğini, aracın ekonomik anlamda pert olarak değerlendirildiğini ve aracın sovtaj bedelinin ... Euro olarak tespit edildiğini, sigorta şirketi tarafından ... tarihinde tarafımıza ... TL ödemede bulunulduğunu, aracın onarım süresi boyunca günlük kullanım kaybının ... Euro olduğunu, ekspertiz raporu için ... Euro ücret ödendiğini, davalı sigorta şirketine ... tarihinde bildirim yapıldığını belirterek şimdilik ... Euro hasar tazminatının, davalı sürücü ve araç malikinden kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketinden ise ödem yapıldığı için bakiye poliçe teminat limitleri olan ... TL ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren müşterek ve müteselsilen, yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası EURO Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsiline, şimdilik ... Euro ikame araç bedelinin sadece davalı sürücü ve araç malikinden, kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren müşterek ve müteselsilen, yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası EURO Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsiline, müvekkili tarafından tarafından ödenmiş olan ... Euro ekspertiz rapor ücretinin, tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası EURO Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak yargılama giderlerinden sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı sigorta vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusu yapılmadığını, davacıya yapılan hasar bedeli ödemesi nedeniyle sorumluluklarının kalmadığını, ikame araç bedelinin ZMMS kapsamında olmadığını, dürüstlük kuralı gereği pert olan aracın yurt dışına çıkarıldığı iddiasının kabul edilemeyeceğini, davacının ...'de uyması gereken prosedürlere uymayarak yurtdışında yaptırdığı ekspertizin kabul edilemeyeceğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yararın olmadığını, kabul edilmesi halinde ancak yasal faiz uygulanabileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, davalı sigortanın usuli itirazlarına katıldıklarını, kaza yerinin ... olması sebebiyle İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin gerçek zararı tam olarak karşıladığını, pert iddiasının ve ...'dan alınan raporları kabul etmediklerini, kaza tespit tutanağından ve olay yeri fotoğraflarının inlenmesinde araçtaki hasarın ufak çaplı olduğunun anlaşılacağını, aracın onarıldığını ve halihazırda kullanıldığını, davacının tazminat miktarını şişirmek için ... euro ödenerek alınan raporun sonuçlarına davacının katlanması gerektiğini, ikame araç bedeli talebine ilişkin hiçbir belge sunulmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Dava, trafik kazası nedeniyle açılan maddi tazminat davasıdır.
6100 sayılı HMK.'nın genel yetkiyi düzenleyen 6.maddesininin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. ", 7. maddesinde de," davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir." denilmektedir. Yine aynı Kanunun 14. maddesinde ise, "Bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır. Trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 Sayılı HMK'nun 16.maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir" hükmü yer almaktadır.
Uyuşmazlık Karayolları Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinden kaynaklandığından ve bu sigorta türü 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 110. maddesinde düzenlendiğinden diğer bir yetki kuralı da bu yasada yer almakta olup, "Motorlu araç kazalardan dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinin birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir" hükmü ile sigortanın merkez ve şubeleri, sigorta sözleşmesini yapan acenta veya kazanın meydana geldiği yerin yetkili olduğu kabul edilmiştir. Aynı hüküm ZMSS genel şartlarının C.7.maddesinde de tekrar niteliğinde yer almaktadır.
Somut olayda olduğu üzere bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacı bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir, (aynı yönde Yargıtav 17.Hukuk Dairesi'nin 23/09/2013 tarih 2013/9042 Esas 2013/12620 Karar)
Trafik kazalarından kaynaklı tazminat davalarında en çok tartışılan husus Sigorta şirketlerinin Bölge Müdürlüklerinin bulunduğu yer mahkemelerinin yetkili olup olmadıklarıdır. Kanunda sayılı yetkili mahkemeler dışında bölge müdürlüklerinin bulunduğu yerde davanın açılabilmesi için en azından poliçeyi tanzim eden acentenin bağlı olduğu bölge müdürlüğü olması gerektiği anlaşılmıştır.
Somut olayda ... tarihinde meydana gelen trafik kazasında olay yeri ... /... ilidir. Sigorta poliçesi ise .../... ilinde düzenlenmiş olup, davacının yerleşim yeri ... dır. Davalı sigorta şirketinin genel merkez adresi ise İstanbul’dur. Davacı vekili, davayı mezkur yerlerde değil de Akdeniz Bölge Müdürlüğünün bulunduğu yer olan Antalya'da açmıştır. Süresinde yetki itirazında bulunan davalı sigorta vekili de yetkili mahkeme olarak İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerini göstermiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda kazanın İstanbul'un ... İlçesinde meydana geldiği, davalı sigorta şirketinin yerleşim yerinin İstanbul, davacı zarar görenlerin yerleşim yerinin ..., davaya konu sigorta poliçesinin İstanbul'daki acenta vasıtasıyla tanzim edildiği, bu acentanın İstanbul Bölge Müdürlüğü'ne bağlı olduğu ancak davanın tüm bu yetkili mahkemeler dışında Antalya'da açıldığı, davalının süresi içinde yetki itirazında bulundukları anlaşılmakla mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ( Benzer mahiyette Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4.H.D Dosya no: 2022/3028 Karar no: 2023/1665, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4.H.D Dosya no: 2022/948 Karar no: 2022/1346, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4.H.D Dosya no: 2019/1323 Karar no: 2020/279 )
HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davalının süresinde yaptığı yetki itirazının kabulü ile mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra:
a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine,
Dair, davacı vekilinin, bir kısım davalılar vekilinin ve davalı sigorta vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi'nde ilgili Hukuk Dairesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 28/04/2026
Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)
Full & Egal Universal Law Academy