T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/285 Esas
KARAR NO: 2025/805
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/12/2020
KARAR TARİHİ: 07/10/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkillerden ... müteveffa ...'nın oğlu olduğunu, yine müvekkillerden ... müteveffa'nın erkek kardeşi olup, müvekkillerden ... ve ... da müteveffanın anne ve babası olduğunu, ... günü, kontrolsüz kavşakta sürücülüğünü davalı ... isimli şahsın yaptığı ve işleteni davalı ... ... olan ... plakalı araç ile sürücülüğünü davalı ... isimli şahsın yaptığı ve işleteni davalı ... ... plakalı aracın çarpışması sonucu, davalı ...'nin sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın savrularak olay yerindeki market içinde bulunan müteveffa ...'ya çarptığını, çarpma nedeniyle meydana gelen yaralanma neticesinde ... öldüğünü, davalı şahısların kusurlu davranışlarıyla ... ölümüne sebebiyet verdiklerini, davaya konu kazaya karışan araç sürücüleri hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma neticesinde davalılar ... ve ... hakkında Sayın Antalya ...Asliye Ceza Mahkemesi'nin .../... E sayılı dosyası ile "Taksirle ölüme sebebiyet vermek" suçundan dolayı kamu davası açıldığını, Antalya ...Asliye Ceza Mahkemesi'nin .../... E. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde sürücülüğünü ... isimli şahsın yaptığı ... plakalı araç asli kusurlu, sürücülüğünü ... isimli şahsın yaptığı ... plakalı aracın ise tali kusurlu olduğu tespit edildiğini, buna karşın müteveffa ...'nın meydana gelen kazada hiçbir kusurunun bulunmadığını, davalılardan ... kullanımındaki aracın ... tarafından sigortalı olduğunu, davalı ... kullanımında olan aracın kaza tarihinde sigortası olmadığını, diğer taraftan kaza nedeniyle hayatını kaybeden müteveffa ...nın, ...-... doçenti olan eğitimli ve kariyer sahibi bir öğretim görevlisi olduğunu, uzun süredir ... da bulunan çeşitli eğitim kurumlarında görev aldığını, kaza tarihinde ... de ... ... olarak alınma aşamasında iken elim kazanın meyana geldiğini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik; Müvekkil ... için ...TL destekten yoksun kalma tazminatı ile ... TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, Müvekkil ... için ...TL destekten yoksun kalma tazminatı ile ...TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, müveklil ... için ...TL destekten yoksun kalma tazminatı ile ...TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, müvekkil ... için ...TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde özetle; KTK'nın 97.maddesi uyarınca müvekkile yapılan herhangi bir başvurunun olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacıların gerçekten destek aldıklarını ispatlamaları gerektiğini, hesaplamada 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni genel şartların dikkate alınması gerektiğini, varsa müterafik kusur sebebiyle indirim yapılması gerektiğini, faizin davadan itibaren başlatılabileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemekle birlikte söz konusu davanın zamanaşımına uğradığından zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacılar tarafından her ne kadar davalıların kusurlu davranışları ile ...'nın ölümüne sebep olduğu yönünden bir iddia ileri sürmüş olsa da söz konusu kazada müvekkil ...'ın herhangi bir kusurunun bulunmadığını, ceza dosyası kapsamında kazaya ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alındığını, Ankara Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığı'nın ... tarihli raporunda '' Davalılardan ...'nin Asli Kusurlu , müvekkili ...'ın ise kusursuz olduğunu bildirdiğini, müvekkil ... hakkında antalya ... asliye ceza mahkemesi .../... e. .../... k. sayılı kararı ile kazada herhangi bir kusuru bulunamadığından beraatine karar verildiğini belirterek müvekkil hakkında açılan haksız ve hukuka aykırı işbu davanın öncelikle zamanaşımı yönünden, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkilin kazada herhangi bir kusuru bulunmadığından davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamış, davalı şirket vekili ... tarihli beyan dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plaka sayılı aracın araç kiralama sözleşmesi ile ... na kiraya verilmiş olup kaza tarihinde aracın ... çalışanı ...'ın sevk ve idaresinde olduğunu, kiralamanın uzun süreli yapıldığını, aracın kaza tarihinde de belediyenin işletmesi altında olduğunu bu nedenle müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını ayrıca sürücü için iddia edilen kusuru kabul etmediklerini, manevi tazminat talebinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin ... tarihli duruşmasında ... plakalı aracın sürücüsü ... ile işleteni olan ...'ye açılan davanın tefrikine karar verilmiş, mahkememizin .../... esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin ... tarihli, .../... Esas - .../... Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, davacılar vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine BAM. ... Hukuk Dairesinin ... tarihli, .../... Esas - .../... Karar sayılı ilamı ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verildiği ve dosyanın işbu esasa kaydedildiği, yargılamaya devam olunduğu görülmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Davacı vekilince; kaza tespit tutanağı, ölüm belgesi, müteveffanın eğitim durumuna ilişkin belgeler, davalı ... ... vekili tarafından kira sözleşmesi ve araç teslim tutanağı delil olarak sunulmuş, Mahkememizce olaya ilişkin ceza dosyası getirtilmiş, davalı sigorta şirketinden hasar dosyası, poliçe sureti celp edilmiş, davalının sosyal ekonomik durumları araştırılmış tüm deliller toplanmıştır.
Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... esas, .../... karar sayılı dosyasında, sanıklar ... ve ... haklarında taksirle ölüme neden olma suçundan yapılan yargılamada, ...'ın beraatine, ...'nin ise adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.
Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 tarih ve 2008/4/564 esas, 2008/536 kararı). Mahkememizce istinaf ilamında belirtildiği üzere hüküm kurmaya elverişli bir şekilde dava konusu kaza nedeniyle kazaya karışan araç sürücülerinin kusur oranlarının tespiti için dosya Antalya ATK Trafik İhtisas Kuruluna gönderilmiş, ... tarihli raporda davalı sürücü ...'in %100 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'ın ve müteveffa ...'nın kusursuz olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili kusura ilişkin itirazlarını bildirmiş ise de; raporun olaya uygun , gerekçeli ve denetime açık olduğu görülmüş, hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
2918 sayılı KTK'nın hükümlerine göre, trafik kaydı “işleteni” kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı Yasa'nın 3. maddesinde, “işleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.” şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 85. maddesinde ise, “Bir motorlu aracın işletilmesi, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hâkimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hâkimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hâkimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.
Mahkememizce istinaf ilamında belirtildiği üzere davalı ... ...'nin işletenlik sıfatının devam edip etmediği hususunda gerekli araştırma yapılmış, davalı taraflarca yapıldığı belirtilen kira sözleşmesine ilişkin Maliye ve Vergi Dairelerine herhangi bir bildirimde bulunulduğuna, damga vergi beyanının düzenlendiğine dair de bir belge sunulamamış, vergi dairesine yazılan müzekkere cevabında da herhangi bir belgeye rastlanmadığı belirtilmiştir. Bu durumda davalı ... ...'nin aracın işleteni olduğu kabul edilmesi gerekmiştir. ( Benzer konuda Yargıtay 4. H. D Esas No: 2021/27370 Karar No: 2024/720 )
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, aldırılan Antalya ATK Trafik İhtisas Kurulunun ... tarihli raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı ... ...'nin işletenlik sıfatına haiz olduğu, meydana gelen kazada tüm kusurun ... plakalı aracın sürücüsü ...'ye ait olduğu, ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın kusursuz olduğu, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olması sebebiyle, araç maliki, aracın işleteni ve trafik sigortacısının da sorumlu tutulamayacağı anlaşılmakla maddi ve manevi tazminat davalarının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere,
1-Maddi ve manevi tazminat davasının ayrı ayrı reddine,
2-Maddi ve manevi tazminat davası yönünden ayrı ayrı alınması gerekli ...-TL harçtan peşin alınan ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacılara iadesine,
3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, arta kalanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
4-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ...-TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davacılardan alınarak hazineye irat KAYDEDİLMESİNE,
5-Davalı .... ve ... kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maddi tazminat istemi yönünden hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı .... ve ...'a verilmesine,
6-Davalı .... ve ... kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca manevi tazminat istemi yönünden hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı .... ve ...'a verilmesine,
7- Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,
Dair, davacılar vekilinin, davalı ... ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi'nde ilgili Hukuk Dairesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.07/10/2025
Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)