T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/298
KARAR NO: 2025/910
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 20/04/2025
KARAR TARİHİ: 20/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirkete, ... ZMMS numaralı sigorta poliçesi ile sigortalı olan davalı adına kayıtlı ... plakalı araç, alkollü sürücü ... sevk ve idaresindeyken, ... tarihinde ... plakalı araca çarparak yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, sürücü ... 2918 sayılı KTK’nın 57/1-a maddesini ihlal ettiği, diğer sürücü ...’nun ise herhangi bir kural ihlalinin olmadığını, müvekkili şirketin sigortalısına ait araç sürücüsünün kaza tespit tutanağına göre kazanın meydana gelmesinde % 100 kusurlu olduğunu, bu kazanın oluşumunda 2.55 promil alkollü sürücü ... olduğu, kaza sonrasında karşı aracın hasarına istinaden müvekkili şirket tarafından ... tarihinde ... TL ödeme yapıldığını, takibe geçildiğini, ödenen tazminatın Zorunlu Mali Mesuliyet Trafik Sigortası Genel Şartlarının B4 maddesi gereği alkol sebebiyle rücuen tahsili için Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... esas sayılı dosyası takip başlatıldığını, takibe davalı tarafından itiraz edildiğini, kazanın davalı sürücünün salt alkolün etkisiyle kazaya sebep olduğunu belirterek, davalı adına kayıtlı araçlar,taşınır taşınmaz mallarına ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına dava değeri kadar ihtiyati haciz konulmasına, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20 den aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi ile tensip zaptının tebliğ edildiği ancak herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Davacı vekili tarafından kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, poliçe, alkol raporu delil olarak sunulmuş olup, mahkememizce Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı icra dosyası ve hasar dosyası ve poliçe dosyamız arasına celbedilmiş, bilirkişi heyetinden rapor aldırılarak tüm deliller toplanmıştır.
Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı davacı tarafından davalı aleyhine ... TL asıl alacak ve ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL alacak bedelli örnek no:7 olan ödeme emri ile takibe girişildiği, davalının süresinde borca itirazda bulunmuş olduğu, takibin durduğu, eldeki davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Kazadaki kusur durumu ve ... plakalı araçta meydana gelen hasarın ne kadar olduğu, hasar bedelinin tespit edilerek davacı sigorta şirketinin ödediği bedelin hasar ile uyumlu olup olmadığı konusunda bilirkişi heyetinden rapor aldırılmış, alınan ... tarihli raporunda özetle; Trafik kazasına karışan ... plakalı otomobil sürücüsü ...' in, kavşaklarda geçiş önceliğine uymadığı, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nun, herhangi bir kural ihlali tespit edilemediği, dava konusu aracın hasarı kilometre düzeyi, boyanan parça miktarı, parça değişim adedi, aracın kullanılış şekli, aracın bu hasarından önce mevcut hasarı bulunup bulunmadığı, sigortalı ile sigorta şirketi arasında akdedilen poliçenin tanzim tarihi, gibi parametreler dikkate alınıp yapılan değerlendirmeler itibariyle temin edilen belge (tutanak/ resimler/ eksper raporu ve sair evraklar) doğrultusunda, hasar bedelinin kaza tarihi itibari ile KDV dahil ... TL x ... = ... TL olacağı, hasar süresinin 20 gün olacağı, sigorta şirketinin ödediği bedelin hasar ile uyumlu olup olduğu, davacı ... tarafından davalıya ... TL'nin ödendiği bildirmişlerdir.
Dava, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı tarafından zarar gören üçüncü kişilere yapılan ödemenin, Zorunlu Mali Mesuliyet sigortalısından, sürücüsünün alkollü nedeniyle rücuen tazmini için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2918 Sayılı KTK'nın 48. maddesinde; "Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin etkisi altında araç sürme yasağı" düzenlenmiştir. İlgili yasal düzenlemede daha önce; "Uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olanlar ile alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş olan kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaktır." denilerek, alkol oranına yasal bir sınır getirilmeyerek alkol oranına ilişkin düzenleme Yönetmelik ile yapılmışken, 24/05/2013 tarihinde kabul edilen 6487 sayılı Yasa'nın 19. maddesi ile 2918 sayılı Yasa'nın 48. maddesi yeniden düzenlenmiş, daha önceki yasal düzenlenmedeki alkol oranına yönelik "güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş" ibaresinden vazgeçilerek; "(1) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile alkollü olan sürücülerin karayolunda araç sürmeleri yasaktır.
(2) Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığı ya da alkolün kandaki miktarını tespit amacıyla, kollukça teknik cihazlar kullanılır" denilmiş, madde'nin 5. fıkrasında ise önceki düzenlemeden farklı olarak, hususi araçlarda 0,50 promili aşan miktarda alkollü olarak araç kullanımı (ticari araçlarda alt sınır 0,21 olarak uygulanır) cezaya tabi kılınmıştır. Yapılan düzenleme ile alkol kullanımda daha önce Yönetmelik ile idare tarafından belirlenen sınır, yasa ile belirlenir hale gelmiştir.
Sigorta Genel Şartlarından Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı " B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili madde "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir.
Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,
b) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,
c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,
ç) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,
d) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,
e) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,
f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,
Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir.
Y a r g ı t a y 4 . H u k u k D a i r e s i'nin 29.05.2024 tarihli 2024/872 Esas 2024/5441 Karar sayılı ilamında".. Uyuşmazlık; davacı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle 3. kişilere yapılan ödemenin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca alkol nedeniyle rücuen tazmini talebine ilişkindir. Karayolları Trafik Yönetmelik'inin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97/1 inci maddesinde, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, bu konu ile ilgili olan "b-2" bendinde, alkollü içki almış olarak araç kullandığı tespit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları belirtilmiştir. Öte yandan, davaya konu kazanın meydana geldiği tarih itibariyle yürürlükte olan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4.d. maddesinde, tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak verildiği kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa, sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır. Bununla birlikte, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4.d. maddesinin dayanağını teşkil eden KTK'nun 48 inci maddesinin yasaklamayı düzenleyen ilk fıkrasında, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli araç sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaklanmış olup, aynı maddenin 2. fıkrasındaki yönetmelik düzenlenmesine olanak tanıyan hükümde, yasaklama yetkisi yönetmeliğe bırakılmış olmadığından, Karayolları Trafik Yönetmelik'inin 97 nci maddesinde, yukarıda anılan yasa hükmü tekrarlandıktan ve müteakip, uyuşturucu veya keyif verici maddeler ile alkollü içkilerin oranlarının ne şekilde saptanacağı belirlendikten sonra, yasada yer alan hükmü dikkate almadan salt 0.50 promilin üstünde alınan alkol miktarına göre araç kullanma yasağı getirilmesinin yasal dayanağı bulunmadığından geçersiz bulunmaktadır. Geçersiz yönetmelik hükümlerinin yasaya aykırı bir şekilde genel şart olarak kabulü de mümkün değildir.6847 Sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi ile değişik 2918 sayılı KTK'nın 48 inci maddesinin 6 ncı fıkrasında; ”Yapılan tespit sonucunda 1.00 promil ve üstü alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır.” düzenlemesi ve TCK'nın 179 uncu maddesinin 3 üncü fıkrasında ise "Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanan kişi yukarıdaki madde hükmüne göre cezalandırılır.” düzenlemesi ve Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 inci maddesinin 5 inci bendinde yer alan; "Taşıtın uyuşturucu maddeler veya Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararlar” düzenlemesi karşısında %100 kusurlu olup 1.00 promil ve üstü alkollü sürücülerin emniyetli araç sevk ve idare edemeyecek durumda olmaları nedeniyle meydana gelen zarar münhasırlık raporu aranmadan sigorta teminatı kapsamı dışında sayılacaktır. Sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olması ya da tam kusurlu olmaması durumunda, trafik kazasının oluşumuna sadece sürücünün alkollü olması değil başka sebeplerinde etken olması nedeniyle meydana gelen zarar kasko sigortası teminat kapsamı içinde sayılacaktır.Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü 6762 sayılı TTK'nın 1281 inci maddesi (6102 sayılı TTK'nın 1409 inci maddesi) hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Bu durumda mahkemece yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan yasal düzenlemeler ve hukuki olgulara göre, dava dışı sürücünün olayda %100 kusurlu ve 1,00 promilin üzerinde alkollü olması, Karayolları Trafik Kanunu 48. maddesi gereğince 1,00 promilin üzerindeki alkol düzeyinin herkesi etkileyecek olması karşısında; kazanın münhasıran alkollü olunması nedeniyle gerçekleştiğinin kabulü ile davanın kabulü yönünde karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. " şeklinde belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; ... tarihinde davalı şirket adına kayıtlı dava dışı sürücünün sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiği, bu kaza neticesinde karşı araç ... plakalı plakalı araçta hasar meydana geldiği ve ... tarihinde toplam ... TL ödendiği, davacı sigorta şirketinin trafik zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı olan davalıya ait aracın alkollü olarak kullanıldığı belirtilerek yapılan ödeme nedeniyle rücuen tazminini talep ettiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, kaza anında alkollü olduğu tespit edilen sigortalı araç sürücüsünün, karıştığı kaza nedeniyle zarar görene ödemede bulunan sigorta şirketinin, sigortalısından rücu ettiği miktarı rücuen talep etmekte haklı olup olmadığı, rücu edebilmesi için kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelmesinin gerekip gerekmediği, rücu için, sigortalı araç sürücüsünün yasal sınırın üzerinde alkollü olması halinde sigortalısına rücu hakkının olup olmadığı, buna göre davacının rücuen ödediği miktarın istirdadını talep edip edemeyeceğine ilişkindir. Somut olayda, davacı ile davalı arasında tanzim edilen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası tanzim tarihi itibarıyla rücu şartlarının belirlenmesinde 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının nazara alınması gereklidir. 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Yeni Genel Şartlar B.4.c.maddesine göre; aracın ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce kullanılması sırasında olması yeterli olup, kazanın ayrıca münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşmesi zorunlu değildir. Mevzuatta belirtilen alkol oranı ise Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97/1. maddesinin b-2 bendine göre 0.50 promil alkol olarak belirlenmiştir. Ancak Yargıtay ilamında, dava dışı sürücünün olayda %100 kusurlu ve 1,00 promilin üzerinde alkollü olması, Karayolları Trafik Kanunu 48. maddesi gereğince 1,00 promilin üzerindeki alkol düzeyinin herkesi etkileyecek olması karşısında, kazanın münhasıran alkollü olunması nedeniyle gerçekleştiğinin kabulü gerektiği belirtilmiştir. Bu kapsamda davalıya ait sigortalı aracın dava dışı sürücüsünün tam kusurlu ve kaza anında yasal sınırın üzerinde (2,55 promil) alkollü olduğu, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana gelip gelmediğine bakılmaksızın, sigorta şirketinin rücu hakkının bulunduğu ve yaptığı ödemeleri ödeme tarihinden faizleri ile talep edebileceği, maddi gerçek tazminat miktarı yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, gerçek zararın ... TL olduğu, davacının ödemiş olduğu ... TL asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere ... TL talep ettiği anlaşılmakla, taleple bağlı kalınarak davacının davasının kabulüne dair karar vermek gerekmiş, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine şeklinde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜ ile;
Davalının Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
Davacının icra inkar tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine,
2-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan ... TL ilk masraf, ... TL tebligat ve müzekkere gideri, ... TL bilirkişi ücreti olmak üzere ... TL yargılama gideri ile peşin alınan ... TL harcın toplamı ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ... TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davalıdan alınarak hazineye irat kaydedilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin e-duruşma ile yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça, okunup, usulen anlatıldı. 20/11/2025
Katip ...
(E-İmzalı)
Hakim ...
(E-İmzalı)