T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/403 Esas
KARAR NO: 2025/954
DAVA: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ: 27/05/2025
KARAR TARİHİ: 02/12/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı araçla ile dava dışı ...'ye ait ... plakalı aracın karıştığı ... tarihli maddi hasarlı trafik kazası sonucu ... plakalı araçta meydana geldiği iddia edilen araç mahrumiyet bedelinin, temerrüt faizinin ve bilirkişi raporu ücretinin tahsili talebi ile Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... E sayılı icra takip dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, ... plakalı araçta meydana geldiği iddia edilen hasar bedeli ve değer kaybı, bilirkişi tespit rapor ücreti ve faiz talebi ile Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... E sayılı icra takip dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkili aleyhine açılan icra takip dosyası borçları için müvekkili tarafından haricen ödeme yapıldığını ve icra takip dosyalarının alacaklısı olan dava dışı ... 'ye icra dosyalarına haricen tahsilat yapıldığının bildirildiğini, icra takip dosyalarının kapandığını, müvekkiline ait ... plakalı aracın davalı ... A.Ş tarafından sigortalandığını, icra dosyalarına yapılan ödemeden davalı Sigorta Şirketinin sorumlu olduğunu, icra dosyalarına yapılan ödemelerin davalı şirketçe müvekkiline ödenmediğini, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... E sayılı icra takip dosyası için davacı müvekkili tarafından ödenen ... TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile, Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... E sayılı takip dosyasına ödenen ... TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile davalı yandan tahsili ile davacı müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından sigortalandığını, müvekkili şirketin sigortalısının kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı sorumlu olduğunu, kazanın ... tarihinde meydana geldiğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketçe ... plakalı araç sahibine ... TL hasar onarım bedeli ve ... TL değer kaybı bedeli ödemeleri yapıldığını, tramer kayıtları gereği sigortalı araç sürücünün %100 kusurlu olduğunu, müvekkili şirketin yalnızca asıl alacak yönünden sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Davalı vekili tarafından ödeme dekontları, ekspertiz raporu, eksper raporu, poliçe delil olarak sunulmuş, mahkememizce davacının tacir olup olmadığının araştırılması için ilgili kurumlara müzekkere yazılmış, gelen yazı cevapları dosya arasına alınmış, tüm deliller toplanmıştır.
Dava, davacı tarafından ödenen araç hasar bedeli, değer kaybı bedeli, araç mahrumiyet bedelinin kasko sigorta poliçesinden kaynaklı olarak davalıdan tahsiline ilişkin alacak davasıdır.
Davacının tacir olup olmadığı yönünde araştırma yapılmış, yazı cevaplarından tacir olmadığı anlaşılmıştır.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde bu kanunun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsayacağının belirtildiği, aynı kanunun 3. Maddesinde; tüketicinin, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işleminin ise mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade ettiği, aynı yasanın 73. Maddesinde de tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiştir.
Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut olayda davacı gerçek kişi olup tacir olduğuna dair bilgi ve belgeye dosyada rastlanılmadığı, davalı sigorta şirketi ile davacı arasındaki ilişkinin, 6502 sayılı Kanun'un 3/1. maddesi kapsamında tüketici işleminden kaynaklandığı , davalı kasko sigortacısı konumundaki sigorta şirketi yönünden uyuşmazlığı çözmekte görevli mahkemenin, tüketici mahkemesi olduğu anlaşılmaktadır. (Aynı yönde Yargıtay 20. H.D. Nin 2017/6990 -E 2017/5940-K, 19. H.D. Nin 2015/765-e 2015/11622-K, 2014/8305-E 2014/10786-K, 13.H.D. Nin 2012/19454-E 2012/26057-K sayılı ilamları.)
Görev, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmalıdır.
Bu nedenlerle, tüketici konumunda olan davacı tarafından açılan iş bu davada, davaya bakmaya tüketici mahkemeleri görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesisi edilmiştir.
HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere,
1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra:
a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda tarafların 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı.02/12/2025
Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)