T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/458
KARAR NO: 2025/643
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/06/2025
KARAR TARİHİ: 09/07/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin, davalıya 2024 ... ayının sonunda ...'nde ... kurulumu hizmeti verdiğini, müvekkili tarafından ifa edilmiş olan hizmet karşılığında ... numaralı ve ... TL bedelli e-arşiv fatura düzenlendiğini, karşı tarafın ise ilgili faturayı muhasebe kaydına işleyerek fatura içeriğine de itiraz etmediğini, müvekkili şirket yetkilisinin davalı ile fatura bedelinin ödenmesi amacıyla iletişime geçtiğini, karşı taraf sürekli müvekkili çeşitli tarihlerde ödemeyi yapacağını iddia ederek oyaladığını, hiçbir ödeme yapmadığını, faturanın tahsili için davalı aleyhine Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyası kapsamında yasal takibe geçildiğini, davalı tarafından ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, dava şartı olan arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanmadığını belirterek davanın kabulüne, itirazın iptaline ile takibin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
Dava, hizmet bedeline ilişkin düzenlenen fatura alacağının tahsili için başlatılan ilamsız takipte davalı tarafça yapılmış itirazın iptaline ilişkindir.
Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine ... TL toplam asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibine başlandığı, davalının süresinde itirazı üzerine takibin durduğu ve süresi içerisinde davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce öncelikle görev hususu incelenmiş olup, bu kapsamda gerçek kişi davalının tacir olup olmadığı araştırılmıştır.
Davalının tacir olup olmadığının tespiti için Antalya Sanayi ve Ticaret Odası'na, Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na ve Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı'na müzekkereler yazılmış olup, gelen müzekkere cevaplarının incelenmesinde, davalının esnaf sicilinde ve Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kaydının bulunmadığı, davalının işletme esasına göre defter tuttuğunun ve 2024 yılına ait gayri safi hasılat miktarını gösteren YGV beyannamelerinin gönderildiği görülmüştür.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde ticari davalar belirlenmiş olup, 5. Maddede ticari davalara Ticaret Mahkemelerince bakılacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkin olup, davaya bakan mahkeme görevli olup olmadığı hususunu kendiliğinden değerlendirmelidir.
Mutlak ticari davalar yanında nisbi ticari davalar da bulunup, TTK'nun 4 maddesi 1 bendine göre, bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. Maddedeki ticari işletme kavramının neyi ifade ettiği hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. 6102 Sayılı TTK'nun 11 maddesinde ticari işletme tanımı yapılmış ticari işletme ile esnaf arasındaki sınır Bakanlar Kurulunca çıkartılacak kararnamede gösterilir hükmüne binaen, 21/07/2007 tarih 26589 sayılı resmi gazetede yayınlanan 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile esnaf, sanatkar ve tacir sanayici ayrımı belirlenmiştir.
Bu belirlemeye göre VUK 177.maddesinde belirtilen hadlerden 1. ve 3. bendindeki konularda faaliyette bulunanların yarısını, 2.bendindeki faaliyetlerde bulunanların tamamı dikkate alınarak bu rakamları aşanlar tacir olarak kabul edilmiştir. TÜİK verilerine göre, davacının yaptığı işe göre 2.bentteki sınırlara ilişkin 2024 yılında defter hadlerine göre gayrisafi hasılat ... TL olarak belirtilmekle davalının en son (2024) gayrisafi hasılatı vergi beyannamesi ile ... TL olduğu bildirildiğinden davalının esnaf olarak kabulü gerekmektedir.
Nispi ticari dava yönünden yukarıdaki açıklamalara göre davalı gerçek kişinin durumu incelendiğinde, davalının işletme hesabına göre defter tuttuğu, ticaret sicil müdürlüğünde kaydının bulunmadığı,esnaf sicil kaydının bulunmadığı, V.U.K.177. Maddeye tabi olmadığı ve buna göre de esnaf sınırının aşılmadığı görülmüştür.
Yukarıdaki tespitlere göre, olayda TTK 4.maddesi anlamında mutlak ve nispi ticari davanın söz konusu olmadığı, her ticari işin de ticari dava olmayacağı, yine görev hususunun kamu düzenine ilişkin olup yorum yolu ile genişletilemeyeceği, davacı tacir olup, uyuşmazlık kendi işletmesini ilgilendirse de, davalı tacir olmadığından mahkememizin görevli bulunmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmaması ve tamamlanmasının da mümkün olmaması sebepleri ile görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle hem asıl hem birleşen davanın usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra:
a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı. 09/07/2025
Katip ...
(E-İmzalıdır)
Hakim ...
(E-İmzalıdır)