T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/631 Esas
KARAR NO : 2025/46
DAVA : Tazminat (Kooperatif Yönetim Ve Denetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/11/2019
KARAR TARİHİ : 23/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kooperatif Yönetim Ve Denetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... olan bu unvan ... tarihinde yapılan olağan genel kurul ile ...olarak değiştirildiğini ve bugünkü ismini aldığını, kuruluş amacı doğrultusunda ... Mah. ... Ada ...,... Parsellerde (Parseller birleştirilerek ... Ada ... Parsel olarak tapuda kayıtlıdır.) toplam ... metrekare alan üzerine ... konutun inşa edilmesine başlanarak halen kayıtlı ... üye ile inşaat aşaması devam ettiğini, ... tarihinde yapılan olağan genel kurulda yönetim kurulunun ibra edilmemesi neticesinde genel kurul tarafından geçmiş dönemlere ilişkin hesap tetkik komisyonu kurulması ve bağımsız denetçi incelemesi yaptırılması kararı alındığını, hesap tetkik komisyonu tarafından hazırlanan rapor, bağımsız denetim şirketince hazırlanan rapor ile mevcut yönetim kurulu ve denetçilerin tespitlerinden kooperatifin kurulduğu ilk günden bu yana kooperatif yöneticilerinin ve denetçilerinin yapmış oldukları ve cezai yaptırım da gerektiren usulsüz işlemler neticesinde kooperatifin zarara uğratıldığı anlaşıldığını, bu durum üzerine ... tarihli olağanüstü genel kurulda ilgili yönetim kurulu üyeleri hakkında sorumluluk davası açılması konusunda karar alınarak ... tarihinde dava şartı arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu ... tarihinde taraflarla anlaşılamaması üzerine son tutanağın tutulduğunu, Ayrıca yönetim kurulu üyeleri, müdürler ve denetçilerin cezai sorumluluğu için ... tarihinde Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuş olup ... soruşturma numarası ile halen soruşturma devam ettiğini, Bu maddeler kapsamında kooperatif işlerinin yönetimi için gereken titizliği göstermeyip, kooperatifin başarısı için gayret etmeyen, ana sözleşmeden ve kanundan kaynaklanan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal eden yönetim kurulu üyeleri, kooperatif müdürleri ve denetçilerin vekil eden kooperatife verdiğini, ...-... tarihleri arasında görev yapan yönetim kurulu üyelerinin ve denetçilerin kooperatife vermiş oldukları zararların; 1. Yüklenici Firma ile Yapılan Sözleşme Bedelinin Çok Yüksek olması ve Genel Kurulun İhale Kararının Uygulanmaması Sebebiyle Oluşan Zarar, 2. Tam Yetkili Müdürlerin Seçiminde Gereken Özenin Gösterilmemesi ve Fahiş Maaşlar Verilmesi Sebebiyle Oluşan Zarar, 3. ...' e Usulsüz Olarak SGK Prim Karşılığının Elden Ödenmesi Sebebiyle Oluşan Zarar, 4. Özel Maksatlı Restorant, Yemek Vb. Harcamalar Sebebiyle Oluşan Zarar, 5. Kooperatife Kayıtlı Bir Araç Olmamasına Rağmen Yapılan Motorin Harcamaları Sebebiyle Oluşan Zarar, 6....'in ... ... Olarak Görevlendirilmesi Sebebiyle Oluşan Zarar, 7. KDV Beyanlarının Uygun Verilememesi Sebebiyle Oluşan Zarar olmak üzere kalemlere ayrıldığı; ...-... tarihleri arasında görev yapan yönetim kurulu üyelerinin ve denetçilerin kooperatife vermiş oldukları zararların; 1. Tam Yetkili Müdürlerin Seçiminde Gereken Özenin Gösterilmemesi ve Fahiş Maaşlar Verilmesi Sebebiyle Oluşan Zarar, 2. ...' e Usulsüz Olarak SGK Prim Karşılığının Elden Ödenmesi Sebebiyle Oluşan Zarar, 3. Özel Maksatlı Restorant, Yemek Vb. Harcamalar Sebebiyle Oluşan Zarar, 5. ...'in ... ... Olarak Görevlendirilmesi Sebebiyle Oluşan Zarar, 6. KDV Beyanlarının Uygun Verilememesi Sebebiyle Oluşan Zarar, 7. Usulsüz Düzenlenen Gider Pusulalarının Bedellerinin Müdürlerin Cari Hesaplarına Yatırılması sebebiyle Oluşan Zarar, 8. Mimari Projelerde Yapılan Değişiklikler Sebebiyle İnşaatın ... - ... Tarihleri Arasında Durması Sonucu Oluşan Zarar, olduğu belirtilerek zararın davalılardan tazminini dava ve talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin hiç kimseyi müdür olarak işe almadığını, SGK primini kimseye elden vermediğini, kimseyi ... ... olarak görevlendirmediğini, usulsüz gider pusulası bedellerini müdürlerin cari hesaplarına yatırmadığını, hiç motorin almadığını, müvekkilinin hiçbir zaman özel maksatlı restoran, yemek vb. harcamaları da olmadığını, KDV beyannamelerinin verilmesi de gerek kanun gerekse de anasözleşme uyarınca müvekkilinin görevlerinden olmadığını, mimari projelerde yapılan değişiklikler ile de müvekkilinin herhangi ilgisi olmayıp bu sebeple de müvekkilinin davacı aleyhine bir zarara neden olması gerek hukuken gerekse de fiilen olanaksız olduğunu, inşaatın gecikmesinde de müvekkilinin bir dahlinin bulunamayacağının apaçık ortada olduğunu, iddia edilip ileri sürülen hususlar denetçi sıfatını haiz kişi olarak müvekkilinin ne görevidir ne de yetkisi dahilinde olduğunu, bu nedenlerle kanuni dayanağı bulunmayan davanın öncelikle zamanaşımı ve usulden ve de esastan reddine karar verilmesini cevap ve talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; dava konusu yapılan faaliyetler ile düzenlenen raporlar defter ve belgelerle uyumlu olup genel kurulun bilgisinden hiçbirşey saklanmadığını, yapılan harcamalarda da tahmini bütçenin dışına çıkılmadığını, bilanço ve gelir gider tablosu tüm ayrıntılarıyla açıklanıp irdelenmişse, genel kurulca verilen ibra kararı, gerçek anlamda borçtan kurtulma ve aklanma niteliği taşır (... ..., ...) denildiğini, eski yönetim olarak kooperatif bir kuruşluk zarara uğratılmadığını aksine ... ... dev gibi bir ekonomik kuruluşa dönüştürülerek ... ve ... de saygın bir kooperatif durumuna getirildiğini, isnat edilmeye çalışılan tüm suçlamaları ve tazminat taleplerini kabul etmediğini cevap vermiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ... ... yılında kurulduğunu, müvekkilinin bir süre yöneticilik yaptığını, ... tarihinde yapılan genel kurulda ise artık yöneticilik görevini bıraktığını, müvekkilinin kooperatif yöneticisi olduğu dönemde, ...'nda ... ... olarak görev yaptığını, aleyhe olan hiç bir talebini ve iddiasını kabul etmediklerini, davacı tarafın davasına dayanak gösterdiği iddialar gerçeği yansıtmadığını, hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı kooperatif, bu davasına dayanak aldığı iddialarla ilgili olarak, davalılar hakkında şikayetçi olduğunu, bu nedenle Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası üzerinde soruşturma yürütüldüğünü, davacının davasının kooperatifin genel kurulunun verdiği yetkiden itibaren yasal süresi içerisinde açılıp açılmadığının denetlenmesini, süresinde açılmamış ise, davanın usulden reddine karar verilmesini, tazminat talep konusu edilen her kalem her yöneticiyi bağlayan konular olmadığını, çünkü sorumluluğu olmayan imzası olmayan kişiye de tazminat davası yöneltilmesi hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin imzası bulunmayan konularda dahi tazminat istenmesinin de hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep ve cevap vermiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kooperatif kuruluşunda 4 denetçi seçildiğini, sıralama olarak da 1. ..., 2. ..., 3. ... 4. ... olduğunu, denetçi görevinden istifa ettikleri ... tarihine kadar da bu şekilde görev yapıldığını, denetçiler her hafta toplantılara katıldığını, ... katıldığı tüm toplantılarda mevcut olduğunu, ... (2 hafta özel görevi nedeniyle gelemediği haftalar hariç) tüm toplantılara katıldığını, davacının dava dilekçesine eklediği ... tarihli ... numaralı ve ... tarihli ... numaralı yönetim kurulu kararlarında dört denetim kurulu üyesinin belirtildiğini, denetim kurulu üyesi olarak ... ve ...’un imzalarının olduğunu, denetçi görevinde kusurlu bir davranışlarının bulunmadığını, görevden ayrıldıkları ... tarihine kadar dilekçede iddia edilen ... Tl. düşünüldüğün de aylık yaklaşık ... TL hizmet alım bedeli olduğunu, bu bedelinde alınan hizmet karşılığına uygun olduğunu değerlendirdiklerini, bu kişinin kooperatife hizmet dışında diğer hangi kurum, kişi ya da kuruluşlara hizmet verdiği hakkında hiçbir bilgilerinin bulunmadığını, ... ile ilgili hiçbir bilgilerinin bulunmadığını, başka işi ile illiyet kurularak haksız ödeme yapıldığı iddiası hele karşılıksız ödeme yapıldığı iddiası ispata muhtaç haksız hukuka aykırı bir iddia olduğunu, bu kişi haftalık toplantılara da hiç katılmadığını, yönetim kurulunun yetkisi ile hizmet alımından denetçilere sorumluluk çıkartmak açıkça gerekçe yaratma çabası olarak görüldüğünü, denetçi olarak müvekkilinin bu işlemden hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenlerle hukuki dayanaktan yoksun, zamanaşımına uğramış davanın reddinı, davanın diğer denetim kurulu üyeleri, ..., ...’a ve ... şirketine ihbarını, sorumluluğu sebebiyle muhasebe firması yetkilisi ...’na ihbarını talep ve cevap vermiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; kooperatif yönetimi kuruluş aşamasından görev süresinin sonuna kadar yaptığı faaliyetlerin tamamını yasa, ana sözleşme ve genel kurul kararlarıyla yaptığı ve genel kurul toplantılarında faaliyetlerin tamamını genel kurula sunduğu, bilanço, gelir-gider tabloları, yönetim ve denetim kurulu raporlarında belirtildiği, müzakere edildiğini, oylamaya sunulduğu, oylandığı, yönetim ve denetim kurullarının oybirliği ile ibra edildiğini, gelecek döneme ait harcamalarında çalışma proğramı ve tahmini bütçede açık açık yazıldığı, genel kurulun onayına sunulduğu, müzakere edildikten sonra oylamaya sunulduğu ve oybirliği ile kabul edildiğini, yapılan faaliyetler ile düzenlenen raporlar defter ve belgelerle uyumlu olup genel kurulun bilgisinden hiçbirşey saklanmadığını, yapılan harcamalarda da tahmini bütçenin dışına çıkılmadığını, “borçtan kurtulma ve aklanma niteliği taşır” (... ...; ...) denildiğini, eski yönetim olarak kooperatif bir kuruşluk zarara uğratılmamış aksine ...-... ... dev gibi bir ekonomik kuruluşa dönüştürülerek ... ve ... de saygın bir kooperatif durumuna getirildiğini, isnat edilmeye çalışılan tüm suçlamaları ve tazminat taleplerini kabul etmediklerini davanın reddine karar verilmesini talep ve cevap vermiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili ...'nin ... - ... tarihleri arasında davacı kooperatifin kurucu üyesi olarak; ... tarihinden itibaren de denetçi üye olarak görev yaptığını, cevap dilekçesinde ayrıntılı olarak beyan edildiği şekliyle davacı tarafın iddiaları zamanaşımına ve hak düşürücü süreye uğradığını, bu nedenle hem zamanaşımı süresinin dolması, hem de hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle, davanın reddine karar verilmesini talep ve cevap vermiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... - ... tarihleri arasında yönetim kurulu üyelerinden biri olarak davacı kooperatifte görev yaptığını, müvekkilinin ...-... yılları arası ... ... ilçesinde ... ... olarak görev yaptığını, kooperatif müdürü olan ...'le görevi esnasında kendisi Emekli olmadan önce ... ... ... olması münasebeti ile tanıştıklarını, ancak kendisi ile aynı meslekte bulunuyor olması ve kıdemce eski olup gerek mesleki tecrübelerini yazdığı ... adlı ... ve kendisini tanıyan çok sayıda meslek mensupları tarafından çalışkan dürüst başarılı bir meslek büyüğü olarak bilinmesi yönü ile gıyabında tanıdığını, yine ... yılından müvekkilinin kooperatife girdiği ... 2017 yılna kadar olan süre içinde Koopareifle ilgili ... emekli olması ile ... ile birlikte ...ni yaptığı üye olarak çok sayıda ...de ...nin olduğu bu kooperatife üye olanların gerek oturma amaçlı gerekse de yatırım amaçlı olsun herkesin memnun olduğu yönünde olduğunu, ...'in buradan aldığı ışık ve yeni talepler ile o zaman için inşaat sektörünün iyi olması dolayısıyla ... projesine başladığını ve müvekkilinin hiçbir zaman kooperatif yönetim kurulunda yer alma düşüncesi olmadığını, müvekkilinin o zaman itibariyle ...'da ... olarak görev yapan ...'un ... iline tayininin çıkması sebebiyle boşalan yönetim kurulu üyeliğine, yönetimden talep gelmesi üzerine yönetimde ...da bulunması sebebiyle yardımcı olmak için kabul ettiğini, müvekkilinin görev aldığı zaman kooperatif 2 yıl öncesi kurulmuş olup oturmuş olarak gelen bir sistemin içerisinde ... -... arası görev aldığını, davacı kooperatif adına yapılan ödemeler ve harcamaların tamamı kooperatifin kurulduğu dönemden itibaren ... yılı da dahil olmak üzere (...) ilgili genel kurullarında görüşülmüş oy birliği ile karara bağlanılarak ibra edildiğini, bu ibralardan kaynaklı olarak müvekkilinin yapmış olduğu görevi ile ilgili herhangi bir sorumluluğu bulunmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep ve cevap vermiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Müvekkilinin ... tarihinde Kooperatif Yönetim Kurulundan istifa ettiğini, müvekkilinin davacı Kooperatif organlarında görev yaptığı tarihlere ilişkin zarar ya da usulsüz işlem yapıldığı iddialarını kabul etmediklerini, dava dilekçesinde zarar doğduğu iddia edilen dönemlere ilişkin olarak kooperatif organları "Kooperatif Genel Kurullarında" ibra edildiğini, bu nedenle her şeyden önce davacı kooperatifin davacı sıfatı bulunmadığını, bu sebeple açılan davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesini talep ve cevap vermiştir.
Davacı Tanığı ...'ın ... tarihli celsede "Ben işçiyim. ... tarafından çağrılmak üzere iş yapardık. Yevmiye usulü çalışırdık. Aşağı yukarı 1 ayda 15-16 gün civarında çalışırdık. Günlük yevmiyemiz ... TL' idi. Şirket bizim bankomat kartlarımıza parayı yatırırdı ben orada temizlik ve benzeri işleri yapardım. İş güvenliği ile alakalı bazı evraklara imza attığımızı biliyorum. Ayrıca ücret aldığıma dair bir belgenin altına imza atmış değilim hesabımıza zaten paralar yatıyordu. Ayrıca elden para almam söz konusu değildir. İlk çalıştığımızda ilk ayda henüz ... bize elden bir para vermişti. O da 8-10 gün civarı bir şeydi. Onda da kartlar henüz çıkmamıştı. Ben söylemiş olduğum gibi taşerondan para alırdım. Kooperatiften ayrıca bir para almış değilim. Tanıklık ücreti talebim vardır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı Tanığı ...'ın ... tarihli celsede "Ben inşaat kalıpçısı olarak çalışırım. Ben ...'in yanında çalıştım maaşımızı yevmiyemizi o verirdi. Bizim aldığımız ücretler banka hesaplarımıza yatardı. Benim ayrıca kooperatif adına bir iş yapmışlığım veya almış olduğum bir para yoktur. Biz taşeronun yanında işçi olarak çalışan kişileriz. Maaş bordrosu adı altında bazı belgelerin altına imza attığımızı hatırlıyorum. Gider pusulası gibi bir şeyin altına en azından bilerek bir imza atmışlığım yoktur. 2015-2016 yıllarında çalışmaya başladım. 2019 yılı ... ayında da çıktım." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı Tanığı ...'nın ... tarihli celsede "Ben kalıp işi ile uğraşırım. Ben ... da teşeron ...'in yanında çalıştım. ... - ... yılları arasında çalıştım. ...-... arasında maaşlarımız bize elden ... verirdi yanında da kooperatifin muhasebecisi bulunurdu. ... yılından sonra ise hesaba paralar yatmaya başladı. Yani tabi bu sürelerde ... ay yanılma payı olabilir. Biz maaşlarımızı aldığımızda bir imza atıyorduk. Özellikle hesaba yattığı dönemde imza alınıyordu. Biz ...'in yanında çalışırdık, onun talimatlarına göre hareket ederdik. Ayrıca kooperatif çalışanlarından veya yetkililerinden talimat gelmiş değildir. İş güvenliği ve buna benzer belgeler atlına imza attığımızı hatırlıyorum. Ben ... nın her iki inşaatında da çalıştım. Şirket muhasebecisi (... ...) ...'dır. Kooperatiften birileri var mıydı yani onların arasındaki ilişkiyi bilmiyorum. Ben az önce kooperatifin muhasebecisi demiştim. Bunlar aslında ...'nın muhasebecileridir. Ya da en azından ben böyle biliyorum. Ama dediğim gibi biz parayı ...'den alırdık." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı Tanığı ...'nın ... tarihli celsede "ben de kooperatiifn inşaatında ... firması adına çalışıyordum benim amirim ... di Muhabemize ... bakıyordu, ... da mütahit ... firmasının sabihi idi. Ben yaklaşık 2 yıl kadar burda çalıştır. Maaşlarımızı ... hesabına yatırıyordu, ... ... firmasının muhasebecisi idi biz ödemeleri bundan alıyorduk, banka kanalı ile ödemelerimiz yapılıyordu şu an kooperatifte yada ... da çalışmıyorum, elden hiç ücret almadık ancak maaş bordrosu diye bir belgenin imzalatıldığını hatırlıyorum, bu belgeyi bize ... imzalatmıştı, imzaladığım belgede de ... firmasının adı geçiyordu." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı Tanığı ...'in ... tarihli celsede "ben davaya konu inşaatta 4 yıla yakın çalıştım, benim işverenim ... ..., ... bizim muhasebemize bakıyordu, amcası ... da şirketin sahibi idi, maaşlarımızı biz bankadan alıyorduk., ... na yatıyordu, bizim ... ... di bize aylık bordlarımız ... Ya da ... tarafından getirilip imzalatılıyordu biz ...'in talimatları ile çalışıyorduk, benim elden para alarak başkaca bir iş yaptığım olmadı gider pusulası falan da imzaladığımız hatırlamıyorum, benim çevre düzenleme peyzaj düzenleme işinde de çalışmışlığım olmuştur bunu da yevmiye olarak ... tarafından hesabımıza yatırılarak karşılığını alıyorduk" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi vasıtasıyla tanık ... ... tarihli duruşmada"en yaklaşık 2 yıl kadar önce davacı kooperatifte iç mimar olarak çalıştım, yönetim değiştikten hemen sonra ben yüklenici firma tarafından işten çıkarıldım, 1 yıla yakın davacı kooperatifte çalışmıştım, yönetimde çalışmadım sadece yüklenici firmaya bağlı iç mimar olarak çalıştım, davalılardan bir kısmının yönetimde görevli olduklarını biliyorum ancak kendileriyle bir görüşmem olmamıştır, yüklenici firma ile yapılan sözleşme bedeli çok yüksek olması ve genel kurulun ihale kararının uygulanmaması da dair bir bilgim yoktur, tam yetkili müdürlerin seçimi konusunda veya yüksek maaş verildiği konusunda bir bilgim yoktur, davalı ... ... ile ilgili konu hakkında bir bilgim yoktur, ben ...'i tanımam ... ... konusunda bir bilgim yoktur, KDV beyanlarının uygun verilmemesi ile ilgili de bir bilgim yoktur, ben sadece yüklenici firmaya ait olarak iç mimar olarak çalıştım, çalıştığım dönemde yönetim ve yüklenici firmayla beraber çalıştım ancak yönetimle ilgili fazla bir ilişkim olmadı, ben sadece o dönemde yapılan ... ... inşaatta iç mimar olarak görev yaptım, zaten davacı kooperatifin yönetimi ile yüklenici firmanın yetkili kişileri daha çok görüşüyorlardı, biz yüklenici firma olarak sözleşmeden doğan yükümlülüklerimizi elimizden geldiği kadar yerine getirmiştik" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyasının uyaptan incelenmesinde; tespit isteyenin ..., karşı tarafın ..., tespit konusunun sözleşmeye aykırılıkların fesih sebebi olması ve süreli işin süresinin bitmiş olması nedeniyle inşaatın vekil edene ek maliyet yaratmaması ve yarım kalan işin başka bir yüklenici şirkete yaptırılabilmesi için söz konusu işin sözleşmenin Hakedişler ve Ödeme başlıklı ... Maddesinde belirtilen ... hesabı doğrultusunda inşaatın şuan hangi aşamada olduğunun, şantiye alanında bulunan ihzaratların cins ve miktarlarının, ... tarafından ... tarihli ...-...-.../... ... sayılı ...-TL tutarlı ruhsata aykırı inşaat faaliyetler gerekçesi ile idari yaptırıma konu olan ... binasının yüklenici tarafından ne maksat ile kullanıldığının tespitine yönelik olduğu, ... tarihinde keşfin yapıldığı ve ... tarihinde bilirkişinin raporunu sunduğu görülmüştür.
Mali Müşavir bilirkişisinin ... tarihli raporunda özetle; Kooperatifin inşaatını yürüten ... ile ilgili fatura ve ödeme hareketlerinin son derece karmaşık olduğu, başka firmalara yapılan ödemelerinde bu firma cari hesabında görüldüğü, bu firmanın da kooperatifin üyesi olduğu, inşaat yanında yüksek miktarlara varan reklam, tanıtım ve değerleme harcamaları ile ilgili başka firmalardan alınmış teklif mektuplarının ibraz edilmediği, yüksek miktarlardaki harcama kalemleri ile ilgili genel kurulun bilgilendirilmesi gerektiği, kooperatif yöneticilerinin yanında temsil yetkisiolan şirket müdürlerinin ücretleri konusunda genel kurul kararlarında görüşme konusu olmadığı, denetim yapılan dönemdelerde miktarı ve kimin tarafından yapıldığı belli olmayan harcamaların tespit edildiği, bu durumun kontrol ve harcama disiplininin olmadığı izlenimini verdiği, kooperatife ait kredi kartı ile yapılan tüm harcamaların kime ait olduğu tespit edilemediğinden kartın kurlanımı bunu sağlayacak hale getirilmesinin sağlanması, şekilde görüş beyan edildiğini, davacının 2015-2016-2017-2018 ve 2019 yılarına ilişkin yevmiye ve defter kebir defterler kayıtları ... ortamında dosyaya flash disk içinde sunulmuştur. Davacı kooperatif kayıtlarının incelenmesinden indirilecek KDV ve ... tahsil edilecek KDV hesaplarına in kayıtların ... 2016 ayından itibaren ticari defter kayıtlarında yer aldığı, 2015 yılında ... ve ... KDV hesaplarının kullanılmadığı, 2016 yılında ise ... ayından itibaren bu hesapların kullanılmaya başlandığı anlaşıldığını, dava konusu edilen hususlar davacı kooperatifte ...-... tarihleri arasında görev yapan yönetim kurulu üyeleri, denetim kurulu üyeleri ve şirket müdürlerinden; ...-... tarihleri arasında görev yapan yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ...; müdürler ..., ... ve denetçiler ..., ... den fazlaya dair haklarımız saklı kalmak üzere şimdi yüklenici firma ile yapılan sözleşme bedelinin çok yüksek olması ve genel kurulun ihale uygulanmaması sebebiyle oluşan ...-TL zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, tam yetkili müdürlerin seçiminde gereken özenin gösterilmemesi ve fahiş maaşlar verilmesi sebebiyle oluşan ...-TL zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, ...'e usulsüz olarak SGK prim karşılığının elden ödenmesi sebebiyle oluşan ...-TL zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, özel maksatlı restorant, yemek vb. harcamalar sebebiyle oluşan ...-TL zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, kooperatife kayıtlı bir araç olmamasına rağmen yapılan motorin harcamaları sebebiyle oluşan ...-TL zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, ...'in ... ... olarak görevlendirilmesi sebebiyle oluşan ...-TL zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, KDV beyanlarının uygun verilememesi sebebiyle oluşan ...-TL zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber tahsil edilerek vekil eden kooperatife verilmesini ...- ... tarihleri arasında görev yapan ... kurulu üyeleri ..., ..., ...; müdürler ..., ... ve denetçiler ..., ... den fazlaya dair haklarımız saklı kalmak üzere şimdilik tam yetkili müdür seçiminde gereken özenin gösterilmemesi ve fahiş maaşlar verilmesi sebebiyle oluşan ...-TL zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, ...'e usulsüz olarak SGK prim karşılığının elden ödenme: zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, Özel maksatlı restorant, yemek vb. harcamalar sebebiyle oluşan ...-TL zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, Kooperatife kayıtlı bir araç olmamasına rağmen yapılan motorin harcamaları sebebiyle oluşan ...-TL zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, ...'in ... ... olarak görevlendirilmesi sebebiyle oluşan ...-TL zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, KDV beyanlarının uygun verilememesi sebebiyle oluşan ...-TL zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, Usulsüz düzenlenen gider pusulalarının bedellerinin müdürlerin cari hesaplarına yatırılması sebebiyle oluşan ...-TL zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber, Mimari projelerde yapılan değişiklikler sebebiyle inşaatın ... - ... tarihleri arasında durması sonucu oluşan ...-TL zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber tahsil edilerek vekil eden kooperatife verilmesi hususlarını içerdiğini, bilirkişi olarak uzmanlık alanı Mali Müşavirlik konularında da dava konusu edilen hususların önemli kısımları inşaat yapım işleri ve kooperatifler konusunda uzman hukukçu hesap uzmanı alanlarına girmektedir bu nedenle inşaat bilirkişisi ve kooperatifler konusunda uzman hukukçu hesap bilirkişisinin dahil edilmesini talep etmiştir.
Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi vasıtasıyla Sayıştay Denetçisi, Mali Müşavir ve İnşaat Mühendisi bilirkişilerinin ... müşterek raporunda özetle; Her ne kadar Davacı Kooperatif tarafından Davalı Kooperatif Yönetim ve Denetim Kurulu Üyelerinin sorumluluğundan kaynaklanan nedenler ile Kooperatifin zarara uğratıldığı iddiası ile Tazminat talep edilmekte ise de yukarıda detaylıca arz edildiği üzere yapılan tüm tespitlerden anlaşılacağı üzere Davalıların Kooperatif zararına sebebiyet verdiklerine ilişkin muvazaadan ari somut bir delile ulaşılamadığı, Netice olarak, bilirkişi Heyetimizce yapmış olduğumuz incelemelerde dosya kapsamında davalıların Kooperatif zararına sebebiyet verdiklerine dair bir tespit yapılamadığı rapor edilmiştir.
Dava; davacı kooperatifin davalıların yönetici/ denetçi olduğu dönemde davalıların kooperatifi zarara uğratıp uğratmadığı, uğratmış iseler miktarın ne olduğu, davalıların sorumluluk şartlarının bulunup bulunmadığına yöneliktir.
Antalya ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının uyaptan incelenmesinde; müştekilerin ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... sanıkların ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., suçun Görevi Kötüye Kullanma, Zimmet, İkna Suretiyle İrtikap, Denetim Görevini İhmal Ederek Zimmet veya İrtikaba Neden Olmak olduğu yapılan yargılama sonucunda ... tarihinde sanıklar hakkında beraat kararı verildiği ve bu kararın da kesinleştiği görülmüştür.
1163 sayılı Kooperatif Kanunu’nun 62. maddesi ve yine aynı kanun’un 98. maddesi yollaması ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 553. maddesi uyarınca, yönetim kurulu üyeleri yasa ve anasözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri kasden veya ihmal ile yerine getirmedikleri takdirde oluşacak zarardan kooperatife karşı da sorumludurlar.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 62. maddesinde, yönetim kurulu üyelerinin görevleri belirtilmiş ve yönetim kurulunun, kooperatif amaçlarının gerçekleşmesi ve ortakların çıkarlarının korunması ile ilgili olarak yasalara, anasözleşme hükümlerine ve genel kurul kararlarına göre, işleri titizlikle ve en iyi şekilde yürütmekle ve kooperatifin başarısı ve gelişmesi yolunda gereken çabayı göstermekle görevli oldukları açıklanmış, ayrıca kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumlu oldukları da ifade edilmiştir. Kooperatifler Kanunu ve anasözleşmede, yönetim kurulu üyelerinin bu sorumluluklarının niteliği yönünden açık bir hüküm mevcut değilse de, Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi, kanunda aksine açıklama olmayan hususlarda, mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'ndaki anonim şirketlere ait hükümlerin uygulanacağını göstermiş olduğundan, anonim şirketlerle ilgili hükümlere bakmak gerekmektedir. Anonim şirketlere ilişkin olan mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (eTTK)'nun m. 336/1 ve 5. fıkrasında ise, kanun ve anasözleşmenin kendilerine yüklediği vazifeleri kasten veya ihmal neticesi olarak yapmayan yönetim kurulu üyelerinin müteselsilen sorumlu bulundukları belirtilmiştir. Bu tür sorumluluğun neticesi olarak, yönetim kurulu üyelerinin bütün kooperatif işlerine titizlikle ilgi göstermek, yönetim kurulu adına yapılan işlemleri ve harcalamaları kontrol etmek görevini kasıt veya ihmal sonucu yerine getirmemeleri halinde birlikte ve müteselsilen sorumlu olacakları tabiidir. eTTK'nun 336 ve 338. maddelerine göre, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu, kusura dayanan bir sorumluluktur. Bu maddelere göre, yönetim kurulu üyelerinin sorumlu tutulabilmesi için kusurlu eylemlerinin bulunduğunun sabit olması gerekir. Ancak, kooperatiflerde de uygulanma olanağı bulunan eTTK'nun 338. maddesi, yönetim kurulu üyeleri aleyhine bir kusur karinesi kabul etmiştir. Yani, bir zarar doğmuş ise, bu zararın yönetim kurulu üyelerinin kusurlu eylemleri sonucu oluştuğunun kabulü asıldır. Şu halde, yönetim kurulu üyeleri, kusursuz olduklarını ispat etmeleri gerekir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22/01/2014 tarih 2013/11-158E. 2014/33K. sayılı kararı). Davalılar hakkında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 557. uyarınca, kusur oranı esasına bağlı farklılaştırılmış müteselsil sorumluluk uygulanacaktır (Kaplan, İbrahim; 6102 sayılı YTTK Hükümlerine Göre Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyeleri ve Diğer Üst Yöneticilerin, Şirkete, Ortaklara ve Şirket Alacaklılarına Karşı Hukuki Sorumluluğu, Ankara Üni. Hukuk Fak. Dergisi, 65 (4) 2016, s. 3508).
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollaması ile kooperatiflerde de uygulanması gereken TTK'nın 341. maddesi hükmüne göre, genel kurulun dava açılmasına özel olarak karar vermesi gerekir (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 04/02/2013 tarih 2012/6649E. 2013/509K. sayılı kararı). 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 62. ve yine aynı Kanun'un 98. maddeleri yollaması ile dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK’nın 336. maddesi uyarınca, yönetim kurulu üyeleri yasa ve anasözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri kasden veya ihmal ile yerine getirmedikleri takdirde oluşacak zararlardan kooperatife karşı da sorumludurlar. Kooperatif tarafından yöneticilere karşı açılan bir sorumluluk davasının görülebilmesi, TTK'nın 341. maddesi gereğince, genel kurulun bu yönde karar alması ve davanın denetçiler tarafından açılmasına bağlıdır. Ancak, anılan usuli eksiklikler mahkemenin kabulünün aksine dava şartı olmayıp, sonradan da tamamlanabileceğinden anılan yönteme uyulmaması davanın hemen reddini gerektirmez. Esasen bu hususlar üzerinde mahkemece de re'sen durulması zorunludur (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06/12/2017 tarih 2017/23-2039E. 2017/1555K. sayılı kararı). 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 98. maddesi yollamasıyla dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 555/1. maddesi gereği işbu davanın davacı kooperatif adına temsilcileri ya da vekili tarafından açılması gerekir. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunun 341. madde hükmü, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunda yer almadığından, mahkemece, davaya davacı kooperatif temsilcilerinin huzuruyla ya da onların vekilleri marifetiyle devam edilmesi gerekmektedir (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 27/06/2019 tarih 2019/1286E. 2019/1072K. sayılı kararı).
Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesinin yollamasıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 560. maddesine göre uygulanması gereken zamanaşımı süresinin 2 yıl olduğu ve kooperatif adına yetkili genel kurulca işbu davanın açılmasına ilişkin kararın alındığı genel kurul toplantısı ile süre başlamaktadır (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 16/11/2017 tarih 2016/2547E. 2017/3294K. sayılı kararı). 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 560. maddede yazılı "Sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki, bu fiil cezayı gerektirip, Türk Ceza Kanununa göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davasına da bu zamanaşımı uygulanır." hükmünün belirtilen çerçevede irdelenmesi de gerekir.
Yönetim Kurulu üyelerine karşı aslî dava hakkı sahibi şirkettir. Şu halde iki yıllık sürenin şirketin dava açmaya yetkili organının sorumluyu ve zararı öğrenmesinden itibaren başlayacağı söylenebilir. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunun 341. Maddesinde şirket adına sorumluluk davası açılmasına karar verme yetkisini genel kurula vermişti. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunun döneminde Yargıtay önceleri genel kurul kararını “dava şartı” sayıyordu. Yargıtay 1980 sonrası bu görüşünü yumuşatmış ve mahkemenin davacıya bu eksikliği giderebilmesi için bir ek süre vermesi görüşünü benimsemiştir. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunun 341. madde Yeni Ticaret Kanunu’na alınmamıştır. Yasa koyucu böylece sorumluluk davasını şirketin yasal temsilcisine, diğer bir anlatımla yönetim kuruluna bırakmıştır. Bu yetki kural olarak görev başındaki yönetim kuruluna aittir. Bunun sonucu olarak, iki yıllık zamanaşımı yönetim kurulunun sorumluyu ve zararı öğrenmesinden başlar. Ortakların yönetim kurulu üyelerine karşı (ister dolaylı zararları için şirkete ister doğrudan zararları için tazminat kendilerine verilmek üzere) açacakları sorumluluk davalarında iki yıllık zamanaşımı zararı ve sorumluları öğrendikleri tarihten başlar (Çamoğlu, Ersin; Yeni Türk Ticaret Kanunu’nda Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerine Karşı Açılacak Sorumluluk Davalarında Zamanaşımı, Yaklaşım Dergisi Mayıs 2012, s. 3 vd.). Davamıza gelince; davacı kooperatif denetim kurulu üyeleri kooperatif eski yöneticilerin kooperatifi zarara uğrattığından bahisle dava açmış, yargılama deva ederken kooperatif tüzel kişilik olarak vekili aracılığı ile davaya katılmış ve yargılamaya devam olunmuştur. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 98. maddesi yollamasıyla dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 555/1. maddesi gereği davanın davacı kooperatif adına temsilcileri ya da vekili tarafından açılması gerekir. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunun 341. madde hükmü, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunda yer almadığından, davaya davacı kooperatif temsilcilerinin huzuruyla ya da onların vekilleri marifetiyle devam edilmesi gerektiğinden ve tüzel kişilik kendini vekili aracılığı ile temsil ettirdiğinden dava esastan incelenmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 62. maddesinde, yönetim kurulu üyelerinin görevleri belirtilmiş ve yönetim kurulunun, kooperatif amaçlarının gerçekleşmesi ve ortakların çıkarlarının korunması ile ilgili olarak yasalara, anasözleşme hükümlerine ve genel kurul kararlarına göre, işleri titizlikle ve en iyi şekilde yürütmekle ve kooperatifin başarısı ve gelişmesi yolunda gereken çabayı göstermekle görevli oldukları açıklanmış, ayrıca kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumlu oldukları da ifade edilmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 98. maddesi yollamasıyla dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 553. maddesin de sorumluluk şartları düzenlenmiştir. Davalı kooperatif yöneticilerin görev süresinde sorumluluklarını gerektirir nedenlerin bulunup bulunmadığı hususlarında dosya bilirkişi heyetine tevdi olunmuştur. Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi vasıtasıyla Sayıştay Denetçisi, Mali Müşavir ve İnşaat Mühendisi bilirkişilerinin ... müşterek raporunda özetle; Her ne kadar Davacı Kooperatif tarafından Davalı Kooperatif Yönetim ve Denetim Kurulu Üyelerinin sorumluluğundan kaynaklanan nedenler ile Kooperatifin zarara uğratıldığı iddiası ile Tazminat talep edilmekte ise de; yapılan tüm tespitlerden anlaşılacağı üzere davalıların Kooperatif zararına sebebiyet verdiklerine ilişkin somut bir delile ulaşılamadığı, netice olarak yapılan incelemelerde dosya kapsamında davalıların Kooperatif zararına sebebiyet verdiklerine dair bir tespit yapılamadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE;
2-Alınması gerekli ...-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan ...-TL harçtan mahsubu ile kalan ...-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca dava değeri olan ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalılara ÖDENMESİNE,
5-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 23/01/2025
Başkan ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Katip ...
¸e-imzalı