T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/413
KARAR NO: 2023/612
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 05/04/2021
KARAR TARİHİ: 08/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacının da dahil olduğu, maliklere ait ... İlçesi ... Ada ... parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde bir inşaat yapmak ve inşa edilen ... daire ve dükkanlardan bir kısmı yapım karşılığı yüklenici davacıya devri ve tescili yapılmak üzere düzenleme şeklinde Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi düzenlendiğini, buna dayanarak davalı ve diğer maliklerin yer teslimini geç yapmalarına rağmen davacı yüklenici işe süresinde başladığını ve başarıyla işleri bitirmesine rağmen bir çok kez tapuların zamanında verilmediğini, bu durumun mülk sahiplerinin edimlerini ifa etmemesi davacıyı zor duruma düşürdüğünü, ancak mal sahipleri davalı ... bazı ekstra taleplerde bulunduğunu ve ... tarihli ve mal sahipleri ile davalının vekilinin imzası bulunan protokol başlıklı ek anlaşma yapıldığını, müvekkilinin belirlenen zamanda işleri yapmak üzere takip konusu ... tarihli ...-TL teminat senedi vermeyi kabul ettiğini, Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip dayanağı senet ile protokol teminat senedinin aynı olduğunu, senedin arkasında el yazısı ile protokol kapsamında kullanılamaz ibaresinin bulunduğunu, davalının senedi ele geçirdiğini, senette yetkili hamil olmadığını, ayrıca ... tanzim, ... vadeli, ...-TL'lik senet protokol konusu işlerin teminatı olarak verildiğini, yüklenici ... ve ... Şti.'ye iadesinin gerektiğini kabul ve beyan ettiklerini, takip konusu senetten dolayı davacıların borcunun bulunmadığını, iskanın alındığını, protokol konusu işlerin yapıldığını bildirerek Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasına konu ... tanzim ve ...-TL'lik senet ... vadeli senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, aleyhe %20 oranında tazminatın iptaline, lehe en az %40 oranında mahkeme aksi kanaate ise %20 oranında tazminat ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki iş bu davanın bono-emre muharrer senet ile ilgili olduğunu, davacı tarafın müvekkili aleyhine, müvekkili tarafından Antalya ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı icra dosyası ile takibe konulan ... tanzim, ... vade tarihli ...-TL bedelli bonodan dolayı yapılan icra takibine yönelik borçlu olmadığının tespiti talebi ile dava açtığı için dava kambiyo senedine ilişkin menfi tespit davası olduğunu, yani mutlak ticari dava olduğunu, ihtilaf senede ilişkin olduğundan tarafların tacir olup olmadığına ve ticari borçtan kaynaklanıp kaynaklanmadığına bakılmaksızın ticaret mahkemesinde bakılması gerektiğini, müvekkilinin işi dolayısıyla yurt dışında yaşadığını, müvekkilinin maliki olduğu taşınmazla ilgili olarak davacılardan ... Şti ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını ve fakat müteahhit firma sözleşmeye aykırı şekilde inşaatı tamamladığını, sözleşmeye aykırılıkları tespit için müvekkili dışarıdan tuttuğu mimar ile biten projedeki metrekareleri hesaplattığını, bunun sonucunda da müteahhitten metrekare alacağı olduğunu gördüğünü, bunun üzerine takip konusu olan bono davacılar tarafından düzenlenip müvekkilinin vekiline verildiğini, senet arkasındaki ibarenin altında müvekkilinin veya vekilinin imzasının bulunması gerektiğini, karşı taraf tüm mülk sahipleri ile müteahhit arasında eksik işler nedeniyle düzenlenip imza altına alınan protokol olduğunu düşündüğümüz belgeye dayanarak takip konusu bononun teminat için verildiğini iddia ettiklerini, oysaki o protokolün müvekkilinin metrekare alacağı dışında kalan inşaattaki eksiklere ilişkin olduğunu, anılan protokolde takip konusu senetten hiç bahsedilmediğini, bir senedin teminat senedi olduğunu iddia eden tarafın bu iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiğini bildirerek davacıların açmış oldukları haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, en az %20 icra inkar tazminatı hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile; "Mahkememizin görevsizliği nedeni ile dava şartı yokluğundan davanın REDDİNE, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli Antalya Ticaret Mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiş olup, dosya Mahkememizin ... sayılı esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizin ... celse tarihli keşif ara kararı uyarınca; bilirkişiler ... ile ... tarafından ibraz edilen bilirkişi raporunda özetle; "Davaya konu, ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel bulanan ... sitesinde ...-...-...-...-...-...-...-... numaralı ... bölümlerde Mahkeme heyeti huzurunda mahallinde yapılan fotoğrafa dayalı olarak keşif esnasında yapılan inceleme ve dava dosyasında yapılan incelemelerde “Menfi Tespit” hususunu konusunda tarafımızdan aşağıdaki tespitler yapılmıştır. Davaya konu ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel bulunan ... sitesinde ...-...-...-...-...-...-...-... no'lu ... bölümlerden ... tarihli keşifte ...-...-...-... nolu ... bölümlerde inceleme ve ölçüm yapıldığı; ... tarihli keşifte de ... ve ... no'lu dubleks meskenlerde inceleme ve ölçüm yapıldığı; Yapılan incelemeye göre, ... bölümlerin tamamlanmış olduğu ve ... bölümlerde ikamet edildiği; Dava konusu taşınmazlara ait Onaylı Mimari Proje incelendiğinde, onaylı projeye göre toplam net alanın ... m2 olduğu, ... ve ... tarihli keşiflerde yapılan ölçümlere göre ... adet ... bölümün toplam net alanının ... m2 olduğu; ... adet ... bölümde Onaylı Mimari projeye göre ... m2 büyümenin olduğu, ... Yapı Kullanma İzin Belgesi alınma tarihi itibariyle büyümenin yaklaşık maliyetin ... TL olabileceği, ... dava tarihi itibariyle büyümenin yaklaşık maliyetinin ...-TL olabileceği" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizin ... celse tarihli ara kararı uyarınca, bilirkişiler ... ile ... tarafından ibraz edilen ek raporda özetle; "İşbu ek rapor içeriğinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda kök raporumuzdaki görüş ve kanaatlerimizi koruduğumuz hususunu saygılarımızla sayın mahkemenin takdirlerine arz ederiz. Davaya konu ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel bulunan ... sitesinde ... tarihli keşifte ...-...-...-... nolu ... bölümlerde inceleme ve ölçüm yapıldığı; ... tarihli keşifte de ... ve ... no'lu dubleks meskenlerde inceleme ve ölçüm yapıldığı; Dava konusu taşınmazlara ait Onaylı Mimari Proje incelendiğinde, onaylı projeye göre toplam net alanın ... m2 olduğu, ... ve ... tarihli keşiflerde yapılan ölçümlere göre ... adet ... bölümün toplam net alanının ... m2 olduğu, dava konusu ... ... bölümde onaylı mimari projesine göre ... m2 büyümenin olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Dava; Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takip dayanağı senet nedeniyle davacı yanın borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davaya ve takibe konu senedin teminat senedi olup olmadığı, teminat işlevinin ortadan kalkıp kalkmadığı, senedin anlaşmaya aykırı şekilde doldurulup doldurulmadığı, davacının senet nedeniyle borçlu olup olmadığı hususlarındadır.
Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının tarafından borçlu aleyhinde, ...-TL asıl alacak, ...-TL icra inkar tazminatı, ...-TL vekalet ücreti, ...-TL olmak üzere toplam ...-TL'nin tahsili amacıyla icra takibine girişildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve toplanılan delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; Davacı yanca, ... İli, ... İlçesi, ... Ada ... parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde bir inşaat yapmak ve inşa edilen ... bölüm ve dükkanlardan bir kısmı yapım karşılığı yüklenici davacıya devri ve tescili yapılmak üzere düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, davacı yanın yüklenici, davalı yanın ise mal sahiplerinden olduğunu, dava dışı mal sahipleri ve davalı ...'in ayrıca yapımını talep ettiği bir kısım işler için ... tarihli protokol başlıklı ek anlaşma imzalandığını, davacı yanın söz konusu protokol kapsamındaki işleri yerine getirdiğini, davaya konu senedin de bu protokol kapsamında teminat amacıyla düzenlendiğini, senedin arkasında el yazısı ile protokol kapsamında kullanılamayacağına dair ibare bulunduğunu, buna rağmen davaya konu senedin davalı tarafça ele geçirilerek takibe konu edildiği iddia edilerek, Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasına konu ... tanzim ve ...-TL bedelli, ... vadeli senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti talebi ile eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı yan ise; davacı yüklenici tarafından inşa edilen taşınmazda metrekare alacağı olduğundan davaya konu senedin kendisine verildiğini savunmuş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlığın yasa, doktrin ve Yüksek Yargı içtihatları gereğince yapılan değerlendirilmesinde; Kambiyo senetleri mücerret kıymetli evrak niteliğine sahip olduklarından bu senetlerde yer alan hak, temel borç ilişkisinden bağımsızdır. Temel borç ilişkisinin taraflarından birinin bir kambiyo senedi düzenleyip lehtara vermesiyle kambiyo ilişkisi diye adlandırılan ve temel borç ilişkisinden bağımsız olan ikinci bir borç ilişkisi doğar; kambiyo senedinin ifa yerine değil ifa uğruna verilmiş olduğu kabul edilir. Bir kambiyo senedi ciro edildiği zaman ciranta ile ciro edilen kişi arasında kural olarak bir temel ilişki (asıl borç ilişkisi) bulunmaktadır. Ayrıca, bu iki kişi arasında kambiyo hukukundan doğan bir kambiyo ilişkisi de mevcuttur. Bu sebeple taraflar arasındaki temel borç ilişkisindeki bozukluklar kambiyo ilişkisini etkilemez. Temel borç ilişkisinden doğan def’iler, temel borç ilişkisi ile kambiyo ilişkisinin taraflarının aynı olması ve bile bile borçlu zararına hareket edilmesi halleri dışında, kambiyo ilişkisinde ileri sürülemez. Zira temel borç ilişkisi kendi hukukuna, kambiyo ilişkisi de kendi hukukuna tabidir.
Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır (İnan, Nurkut: Türk Hukukunda Hatır Senetleri ve Özellikle Hatır Bonoları, Ankara, 1969, s. 16). Başka bir ifadeyle bir kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. Bu anlamda senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan husus, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacaktır. Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkanı verilmektedir.
Kambiyo senedinin teminat amacıyla verildiği iddiası temelinde bedelsizliğe dayalı bir iddiadır. Ancak, kural olarak kambiyo senedinin teminat olarak verilmesi senedin doğrudan bedelsizliğine yol açmaz; teminat altına alınan borcun yerine getirilmesi ve teminat ihtiyacının ortadan kalkması ile senet bedelsiz hale gelir.
Temel borç ilişkisindeki bir edimin teminatı olarak düzenlenen kambiyo senetlerinde, teminat ettikleri husus gerçekleşinceye kadar geçici bedelsizlik, gerçekleşince kesin bedelsizlik söz konusudur. Eğer teminat ettikleri husus gerçekleşmez ise; senette bedelsizlik ortadan kalkacaktır. Eğer teminat ettikleri husus gerçekleşmez ise; senette bedelsizlik ortadan kalkacaktır. Bu itibarla kambiyo senedinin teminat amacıyla düzenlenmesi halinde borçlu, senet lehtarın elindeyse, teminatı talep etme şartlarının oluşmadığını (riskin gerçekleşmediğini) ya da alacaklının senedin teminatını oluşturduğu borç miktarını aşan bir talepte bulunduğunu kişisel def’i olarak öne sürebilir. Kambiyo senedinin üzerinde teminat kaydı var ise; ancak neyin teminatı olduğu belirtilmemiş ise; bu kayıt kambiyo senedinin mücerrettik vasfını ortadan kaldırmaz. Sadece teminat olduğuna dair eklenen bu kayda doktrinde mücerret teminat kaydı denilmektedir. Buna karşılık senet üzerinde asıl borç ilişkisine atıf yapan veya ödemeyi şarta bağlayan kayıtlar olması durumunda senedin mücerretlik vasfı ortadan kalkacağından böyle bir senede dayanılarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamaz. Başka bir deyişle kambiyo senedinin teminat senedi olduğunun senet metninden anlaşılması durumunda senedin mücerretlik vasfı ortadan kalkacağı için senet hükümsüzdür ve bu hükümsüzlük; borçlu tarafından, lehtara veya ciranta konumunda olan hamile karşı da ileri sürülebilir.
Kambiyo senetlerine ilişkin menfi tespit davalarında dava konusu senedin teminat senedi olduğuna dair ispat yükünün incelenmesinde; genel ispat kurallarına ilişkin olan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. maddesi gereğince, bir kambiyo senedinin teminat senedi olduğundan bedelsizliğine dair iddia ile açılan menfi tespit davasında ispat yükü, iddia olunan bu vakıadan kendi lehine hak çıkaran senet borçlusuna ait olacaktır. Zira borçlu olunan bir senede ilişkin açılan menfi tespit davasında senedin bedelsiz olduğuna dair iddianın ispatı sonucu verilecek olan karar ile sorumluluk ortadan kalkacaktır. Bu tür bir karar ile lehine hak kazanan, dava konusu senet borçlusu olduğundan anılan senedin bedelsiz olduğuna dair iddianın ispat yükü de yine senet borçlusu üzerindedir. Ayrıca bir temel alacağın varlığına karine teşkil eden kambiyo senedinin teminat senedi olduğundan bahisle bedelsizliğine dair iddianın ispatı, karinenin aksini iddia eden senet borçlusu yani davacı tarafından gerçekleştirilmelidir.
Menfi tespit davasının konusunu oluşturan senedin bedelsizliğine dair iddiayı ispat yükü üzerinde olan senet borçlusu bu iddiasını, HMK’nın 201. maddesi gereğince ancak yazılı delille/kesin delille ispatlayabilir. Zira bir kambiyo senedine bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, değeri ne olursa olsun tanıkla ispat olunamayacaktır.
Somut olayda, davaya ve takibe konu bononun arkasında; "Karşılıklı yapılan protokolde yer alan maddeler yerine getirildiğinde senet iade edilecektir. Bunun dışında kullanılamaz." şeklinde teminat kaydı olduğu, senette yer alan teminat kaydında neyin teminatı olduğuna ilişkin aynı tarihli protokole atıfta bulunulduğu; taraflar arasında imzalan ve imzası inkar edilmeyen protokolde ise; kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında yer alan ve yapılması kararlaştırılan ek işlerin açıklandığı; davalı yan her ne kadar söz konusu protokolde senede açıkça atıfta bulunulmadığını savunmuşsa da; senet ile protokolün aynı tarihi içerdiği ve davalı yanca senet metninde bahsi geçen başkaca bir protokolün de sunulamadığı, bu kapsamda davaya konu senedin teminat senedi olarak verildiği hususu davacı yanca yazılı delille ispat edildiği anlaşılmıştır. Protokol kapsamında belirlenen hususların yerine getirilip getirilmediği hususunda dosya kapsamına alınan ve hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporu ile belirlendiği üzere; taraflar arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında inşa edilen taşınmaza ilişkin iskanın alındığı ve davalı arsa sahibi tarafından bu hususta bir eksilik bulunduğuna ilişkin eldeki davanın açılmasından önceki aşamada bir iddia ya da talebin ileri sürülmediği, davalı yanca, taşınmazda metrekare eksiği olduğu savunulmuşsa da; düzenlenen bilirkişi raporlarında taşınmazda metrekare eksiği bulunmadığı da belirlendiğinden davaya konu teminat senedinin bedelsiz kaldığı anlaşılmış olup; dava sırasında ödenen senet bedelinin istirdadına karar vermek gerekmiş, dava icra takibine ilişkin dosya borcu ödenmekle istirdata dönüştüğünden davacı yanın koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine ilişkin davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi Yukarıda açıklanacağı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
-Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına davacı yanca yatırılan ...-TL bedelin; ...-TL'lik kısmına ödeme tarihi olan ... tarihinden, ...-TL'lik kısmına ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile davacı yana verilmesine,
2-Koşulları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan ...-TL nispi karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan ...-TL peşin ve ...-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam ...-TL'nin mahsubu ile bakiye ...-TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan ...-TL (peşin+tamamlama) harcı, ...-TL başvurma harcı ile ...-TL keşif harcı olmak üzere toplam ...-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan ...-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/11/2023
Katip ...
¸(e-imzalı)
Hakim ...
¸(e-imzalı)