T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/130 Esas
KARAR NO : 2025/468
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli)- Şirket Ortaklığından Çıkma
DAVA TARİHİ : 18/02/2022
KARAR TARİHİ : 19/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ile ... hisse oranı ... -... olacak şekilde ... tarihinde ....'yi tescil ettiklerini, tescil edilen şirket esas sözleşmesinde hem davacı müvekkili hem de ... yönetim kurulu üyesi olarak seçildiklerini, şirket esas sözleşmesinin temsile ve yönetime ilişkin hükümlerin bulunduğu 7. ve 9, bölümde ... temsile yetkili kişi olarak seçilmiş ve bu temsil yetkisinin münferit yetki olduğunu, şirketin tescil edilmesinin ardından davacı müvekkili ile ... şirket adına kayıtlı olacak şekilde ... adında tekne satın aldıklarını, satın alınan söz konusu bu tekne için toplamda ...-Amerikan Doları satış bedeli ödendiğini, işbu satış bedelinin ... Euro'luk kısmı (Ödeme gününde yaklaşık ...-Amerikan Doları) davacı müvekkili ... ödediğini, arta kalan bedel (Ödeme gününde yaklaşık ...-Amerikan Doları) ise şirketin diğer ortağı ... tarafından ödendiğini, ancak buna rağmen taraflar şirket defterine kaydettikleri anlaşmaya göre şirkete ait olan yata ilişkin müvekkili ...'ın %60'lık payı, ...'ın ise %40'lık payı olacak şekilde anlaşma sağladıklarını, fakat anılan anlaşma metni ve anlaşmanın yazılı olduğu defterin müvekkiline gösterilmediği ve işbu anlaşma metninin sureti müvekkiline gönderilmediğini, bu nedenle ...'nin 6102 sayılı TTK'nın 531. maddesi uyarınca davalı şirketin haklı nedenlerle feshini, feshin mümkün olmadığı takdirde davacı müvekkilinin, pay bedelinin karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değeri ödenmek suretiyle şirket ortaklığından çıkarılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde .../... Esas sayılı dava, adı geçen mahkemenin ... tarihli tensip zaptının ... Maddesi uyarınca "Yöneticilerin Azli" davası olarak görüldüğünü, mezkur tensip zaptının ... Maddesi uyarınca, "Davacı vekilinin tedbir talebinin kabulü ile; davalının ... isimli tekneyi ve ...'ye ait taşınır, taşınmaz ve araçları devir yetkisinin dava sonuna kadar tedbiren kısıtlanmasına" karar verildiğini, davacı taraf eksik beyanlarla yargı mercilerini yanılttıklarını, mevcut bir ihtiyati tedbir kararı varken, başka bir dava vasıtasıyla, üstelik buna ilişkin hiçbir bilgiye yer vermeden, tek konuya ilişkin aynı mahiyette iki tedbir kararı aldırmanın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacının Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesince görülen davada müvekkilinin azlini isteyip, ticarete devam etme yönünde bir irade ortaya koymasından sonra, bu davayı açması arasında talepler yönünde sarih bir çelişki bulunduğunu, zira bir davada ticarete devam etme yönünde bir irade ortaya koyup başka bir yargılamada ticarete devam etmek istemediğini beyan etmek, hukuki yarar meselesine ilişkin gerek doktrinde gerek yüksek mahkeme kararlarında çokça gündeme gelen yargı mercilerini boşuna meşgul etme manasına geldiğini, bu nedenlerle halihazırda aynı konuya ilişkin bir dava daha görüldüğünden, çelişik talepler nedeniyle hukuksal yararın yokluğundan davanın reddini, aynı konuya ilişkin iki geçici hukuki koruma kararının icrasında yarar olmaması hasebiyle, ihtiyati tedbirin kaldırılmasını, davacının iddianın genişletilmesi yasağına aykırı delil listesi sunumunu hükme esas almamasını, davacının haksız ve kötüniyetli davasının reddini, yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasını talep ve cevap vermiştir.
Davalı Tanığı ...'ın ... tarihli celsede; "Ben davalı şirkete ait özel bir teknenin kaptanıydım. 2021 yılının ... ayından 2022 yılı ... ayının başına kadar çalışmıştım. Davacıyı benim çalıştığım dönemde bir ay kadar misafir olarak kalmıştı oradan tanıyorum. Diğer ortağın ise ismini telaffuz edemememizden dolayı kendisine ... Bey olarak hitap ederdik. Ben ... Bey'in şirket ortağı olduğunu daha yeni öğrendim. Çünkü bu tekne ile ilgili olarak her türlü biz ... Bey ile görüşüyorduk. Hatta beni işe alan da kendisidir. Bunun yanında tekne ile ilgili masraflarda da kendisi ödemeleri yapıyordu. Teknede kaldığı dönemde ben davacı ile ... Bey'in kavga edip tartıştıklarını görmedim. Ben sadece ... isimli teknenin seyir ve güvenliğinden sorumluydum. Başkaca şirketin işlemleri ile ilgili bilgi sahibi değilim dedi. Davalı vekilinin talebi üzerine soruldu: Benim çalıştığım dönemde bu tekne herhangi bir yük ve yolcu taşımasına konu olmadı. Dolayısıyla tekne özel olduğu için zaten denizcilik kanunlarına göre yük ve yolcu taşınması yasaktır. Bu şekilde tekneye binenlerden de herhangi bir ücret tahsil etmedik. Ayrıca söz konusu tekneyi benden başka kullanan kimse de olmadı. ...'e de teknenin marşı basmadığından dolayı tamir amaçlı götürmüştüm. Tekne ...'a bağlı ... isimli limanda kayıtları da mevcuttur. ... ile anlaşmamız olduğundan dolayı ...'a bağlı olan tüm marinalarda bir ay ücretsiz bekleme hakkımız olduğundan masraf olmasın diye ...'teki bu ... ya götürmüştüm dedi. Davacı vekilinin talebi üzerine soruldu: ... numaralı telefon bana aittir. ... Bey'in bir problemi olduğundan dolayı ...'de bir taşınmaz alacağı için benimle görüşmüştü. Bunun yanında ... konusunda benimle de görüşmesi olmuştu. Ancak ben bunu tekneye ... takılması anlamında değil denizciliğe merakı olan herkese nasıl anlatırsam öyle anlattım" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı Tanığı ...'ın ... tarihli celsede; "Ben davacıyı tanımıyorum. Fakat kendisinin şirketin yabancı ortağı olduğunu biliyorum. Ben daha çok diğer ortak ... Bey ile muhatap oluyordum. Ben teknede herhangi bir şekilde çalışmadım. Ancak şirketin mali müşavirliğini yapıyorum. Taraflar arasında bir sıkıntı olduğunu şifahen biliyorum. Denizcilik hukukuna göre ortakların her ikisi de yabancı olduğundan dolayı teknenin ticari olarak çalıştırılması mümkün değildir. Bu nedenle aralarında bir sıkıntı olduğunu öğrendim. Şirketin mali durumu ile ilgili olarak ... Bey'in kendi değil avukatı gelmişti. Kendisine şirket bilançolarını gösterdim. Hatta bir tane de mizan kendisine verdim. Bunun yanında şirketle ilgili ayrıntılı bilgileri de kendisine aktardım. Davacı tarafın teknenin kiraya verildiğine ilişkin iddiaları hakkında bilgi sahibi değilim çünkü böyle bir şey olsa mutlaka faturası kesilip muhasebe kayıtlarına işlenirdi dedi. Davacı vekilinin talebi üzerine soruldu: Ben tarafların tartışması neticesinde işten personel çıkarılıp çıkarılmadığını şu an bilemiyorum. Kayıtlarıma bakıp cevap vermem mümkündür. Bunun yanında bana sadece işten çıkış bildirilir, nedeni bildirilmezdi. Ben yatın nasıl satın alındığını da bilmiyorum. Taraflar arasındaki ortaklığın da resmi kayıtlarda ne yazıyorsa ben ona göre işlem yapıyorum. Teknenin kaça alındığı konusunda da bilgi sahibi değilim dedi. Beyanı okundu. Yemini yaptırıldı." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasının uyaptan incelenmesinde; davacının ..., davalının ..., davanın yöneticilerin azli olduğu, yapılan yargılama sonucunda ... tarihinde davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
Mali Müşavir Bilirkişisinin ... tarihli raporunda; Davacının, 1000 adet hisse karşılığında %50 hisse oranı ile davalı şirket ortağı olduğu, ancak davalı şirketin ticari defterlerine göre davacının davalı şirkete koymayı taahhüt ettiği ...-TL sermaye tutarını dava tarihi itibariyle davalı şirkete ödemediğini, davalı şirketin ticari defterlerine göre, davalı şirketin elde ettiği zararlardan dolayı dava tarihi itibariyle davalı şirketin ...-TL. tutarında borca batık durumda olduğu, bu nedenle de dava tarihi itibariyle davalı şirketin hisselerinin artı bir değerinin olmadığı, aksine davalı şirketin ortaklarının hisseleri oranında borca batıklık tutarından sorumluluğunun olacağı rapor edilmiştir.
Gemi İnşaatı ve Gemi Makinaları Mühendisi Bilirkişisinin ... tarihli raporunda; ... teknesi dava dosyasında bulunan belgelere göre değerlendirilmiş teknenin mevcut durumunu gösteren belge, resim veya bir rapor bulunmadığı tespit edilmiş, teknede keşif yapılmamış, ana makinaların performansları, gövdenin yapısı incelenmediğini, yapılan piyasa araştırmasında benzer olduğu kanaatine varılan dört teknenin satış ilanı tespit edildiğini, bu üç tekneye ait bilgiler ve fiyatları ilan numaraları ekte verilen e-imzalı pdf dosyasında verildiğini, ... teknesinin mevcut durumu görülememiş olsa da piyasada bulunan benzer teknelerden ortalama kıymetinin ... tarihi itibari ile ... TL olduğu rapor edilmiştir.
Mali Müşavir Bilirkişisinin ... tarihli Ek raporunda; Davacının, 1000 adet hisse karşılığında 9650 hisse oranı ile davalı şirket ortağı olduğu, ancak davalı şirketin ticari defterlerine göre davacının davalı şirkete koymayı taahhüt ettiği ...-TL sermaye tutarını dava tarihi itibariyle davalı şirkete ödemediği, rayiç değerlere göre davalı şirketin özvarlığının ...-TL. olduğu, bu öz varlık tutarı üzerinden davacının hisse oranı olan ... ortaklık oranına isabet eden öz varlık tutarının ...-TL olduğu, davalı şirketin ticari defterlerine göre, davalı şirket ortaklarının şirkete koymayı taahhüt ettikleri toplam ...-TL tutarındaki sermayeyi ödemedikleri, ancak ortakların şirkete borç para verdikleri, davacının davalı şirkete borç para olarak verdiği para oranına isabet eden öz varlık tutarının ...-TL. Olduğu rapor edilmiştir.
Mali Müşavir Bilirkişisinin ... tarihli Ek raporunda; rayiç değerlere göre davalı şirketin özvarlığının ...-TL olduğu, bu öz varlık tutarı üzerinden; davacının hisse oranı olan %50 ortaklık oranına isabet eden öz varlık tutarının ...-TL olduğu, davalının hisse oranı olan %50 ortaklık oranına isabet eden öz varlık tutarının ...-TL olduğu, davalı şirketin ticari defterlerine göre, davalı şirket ortaklarının şirkete koymayı taahhüt ettikleri toplam ...-TL tutarındaki sermayeyi ödemedikleri, ancak ortakların şirkete borç para verdikleri, davacının davalı şirkete borç para olarak verdiği para oranına isabet eden öz varlık tutarının ...-TL. olduğu, davalının davalı şirkete borç para olarak verdiği para oranına isabet eden öz varlık tutarının İse ...-TL olduğu rapor edilmiştir.
Mali Müşavir Bilirkişisinin ... tarihli Ek raporunda; Davalı şirketin ticari defterlerine göre, davalı şirket ortaklarının şirkete koymayı taahhüt ettikleri toplam ...-TL. tutarındaki sermayeyi ödemedikleri, ancak ortakların şirkete borç para verdikleri, davacının davalı şirkete borç para olarak verdiği para oranına isabet eden ortaklıktan çıkma payının ... tarihi itibariyle ...-TL. tutarında olduğu, Ortak ...'un davalı şirkete borç para olarak verdiği para oranına isabet eden çıkma payının ... tarihi itibariyle ...-TL olduğu rapor edilmiştir.
Mali Müşavir ve Gemi İnşaatı ve Gemi Makinaları Mühendisi Bilirkişisinin ... tarihli müşterek Ek raporlarında; Rayiç değerlere göre davalı şirketin ... tarihi itibariyle özvarlığının ...-TL olduğu, bu öz varlık tutarı üzerinden davacının hisse oranı olan %50 ortaklık oranına isabet eden öz varlık tutarının ...-TL olduğu, davalı şirketin ticari defterlerine göre, davalı şirket ortaklarının şirkete koymayı taahhüt ettikleri toplam ...-TL tutarındaki sermayeyi ödemedikleri, ancak ortakların şirkete borç para verdikleri, tarafların davalı şirkete verdikleri para oranlarının kabul edilmesi durumunda, ... tarihi itibariyle davacının davalı şirkete borç para olarak verdiği para oranına isabet eden öz varlık tutarının ...-TL. olduğu, davalının davalı şirkete borç para olarak verdiği para oranına isabet eden öz varlık tutarının ise ...-TL olduğu rapor edilmiştir.
Davacı vekilinin ... tarihinde dava değeri arttırım dilekçesinde; ... tarihli bilirkişi ek raporu ile "rayiç değerlere göre davalı şirketin ... tarihi itibariyle özvarlığının ...-TL olduğu, bu öz varlık tutarı üzerinden davacının hisse oranı olan %50 ortaklık oranına isabet eden öz varlık tutarının ...-TL olduğu" tespit edildiğini, karar tarihine en yakın tarihte düzenlenen bilirkişi raporunda tespit edilen ...-TL üzerinden bedel artırım yapılmakta olup, işbu değer üzerinden gerekli harçlar da yatırıldığını, neticeten dava dilekçesinde de belirtildiği üzere yapılan yargılama neticesinde öncelikli olarak davalı şirketin feshini, feshin mümkün olmadığı takdirde davacı müvekkilinin pay bedelinin karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değeri olan ...-TL'nin faiziyle davacı müvekkiline ödenmek suretiyle davacı müvekkilin şirket ortaklığından çıkarılmasını talep etmiştir.
Dava, TTK'nın 531. Md. Gereği haklı sebebe dayalı olarak davalı şirketin feshi istemine; terditli talebin ise anonim şirket ortaklığından çıkma ve TTK nın 641. Md. gereği açılan ayrılma akçesi tahsili istemli davadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 531. maddesi uyarınca; "(1) Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 531. maddede düzenlenen haklı sebeple fesih davası esasen iki şartın birlikte gerçekleşmesini aramaktadır. Bunlardan ilki haklı bir sebebin varlığı, diğeri ise davayı açacak pay sahibi veya sahiplerinin sermayenin en az onda birine sahip olmalarıdır.
Haklı sebebin varlığı davanın diğer şartıdır. Haklı sebep yoksa Hakim haklı sebeple şirketin feshine karar veremeyeceği gibi maddede öngörülen duruma uygun çözümlerden birisine de karar veremez. O nedenle haklı bir sebebin bulunup bulunmadığının araştırılması gerekir. Haklı sebeple fesih davası esas itibarıyla azlığı, çoğunluğun gücünü kötüye kullanımından korumaya yönelik bir önlem olarak düşünülmüştür. Haklı sebep kanunda tanımlanmamış, örnek olarak da gösterilmemiş, bu kavramın niteliklerinin gösterilmesi ve tanımlanması yargı kararlarıyla öğretiye bırakılmıştır. Bu durumda mehaz İsviçre doktrini ve yargı kararlarında haklı sehep olarak sayılan hususlara bakmakta fayda vardır. Genel kurulun çok defa kanuna aykırı bir şekilde toplantıya çağrılmış olması, azlık hakları ile bireysel hakların sistematik ve devamlı ihlali, özellikle pay sahiplerinin bilgi alma ve inceleme haklarının engellenmesi, şirketin sürekli zarar etmesi, dağıtılan kar payının düzenli azalması veya uzun süre kar payı dağıtılmaması, şirketin çoğunluk pay sahipleri tarafından kötü idaresi nedeniyle krize sürüklenmesi, şirketin amacına ulaşılmasının engellenmesi, organların bloke edilmesi ve şirketin amacı dışında işler yapılması haklı sebeplerden sayılmıştır. Buna karşılık varsayımlar ve olumsuz beklentiler haklı sebep kabul edilmemektedir (Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 04/05/2023 tarih 2020/942E. 2023/691K. sayılı kararı).
Anonim şirketler yönünden kanun koyucu hangi hallerin haklı nedenle fesih sebebi sayılacağını ne tadadi ne de örnek olarak saymıştır.
Madde gerekçesinde öğreti ve uygulamaya bırakıldığı açıklanarak ... Mahkemesinin, genel kurulun bir çok kez kanuna aykırı bir şekilde toplantıya çağrılması, azınlık hakları ile bireysel hakların devamlı ihlali, özellikle bilgi alma ve inceleme haklarının engellenmesi, şirketin sürekli zarar etmesi, dağıtılan kârın düzenli olarak azalması hallerini haklı sebep olarak saydığı belirtilmiştir. İsviçre hukukunda; "Şirket sözleşmesinin yapıldığı sırada mevcut olan kişisel veya objektif nitelikteki esas şartlar, şirketin amacına ulaşılmasını imkânsız hale getirecek veya önemli ölçüde zorlaştıracak yahut tehlikeye düşürecek şekilde ortadan kalkmış ve şirketin devamı ortak için çekilmez hale gelmiş ise, şirketin feshi için haklı sebep vardır" (İlbaşmış Hızlısoy, Özlem; Anonim Şirketin Haklı Nedenle Feshi, Doktora Tezi, Ankara 2015, s.51-52).
Türk yargı kararlarında ise; Haklı sebep objektif veya sübjektif olabilir. Ana öge ortaya çıkan sebebin ortaklığın yaşamasını imkânsız hale getirmesidir. Her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak iddianın haklı sebep teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gerekir. Şirketin devamlı olarak zarar etmesi, kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıklar, gibi hususlar haklı neden olarak kabul edilebilir.
Doktrinde haklı sebeple fesih için; "şirketin kötü yönetilmesi, pay sahipleri arasında anlaşma ve uzlaşma imkanının kalmaması, pay sahiplerinin haksız ve keyfi olarak farklı muameleye tabi tutulmaları, şirketin amacına hizmet etmemesi, kar dağıtmayarak ortakları açlığa mahkum etmek, şirket imkanlarının çoğunluk pay sahiplerine tahsisi, çoğunluğun hakim olduğu diğer şirketlere şirket imkanlarının kaydırılması, şirket imkanlarının yanlış kullanılması ve israfı, genel kurul ve yönetim kurulunun kilitlenmesi sürekli olarak gereksiz yere toplantıya çağrılması, azlığa karşı manevi güç ve baskı uygulamak, azlığın meşru taleplerinin sürekli ret edilmesi, pay sahiplerinin şirketteki hareket kabiliyetlerinin ortadan kalması" şeklinde örneklemeler yapıldığı görülmektedir (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 18/05/2022 tarih 2021/876E. 2022/661K. sayılı kararı).
Doktrinde haklı sebeplerin görünüm biçimlerini "çoğunluk gücünün kötüye kullanılmasına ilişkin sebepler", "kişisel sebepler" ve "ortaklığa ilişkin sebepler" olarak üç büyük gruba ayırdıkları ve örneğin eşitlik veya hakların sakınılarak kullanılması gibi azınlığın korunmasına ilişkin temel ilkelerin ihlalini, pay sahiplerinin mali nitelikteki ve/veya yönetime katılma haklarını ihlal eden uygulamaları, pay sahibinin kişisel uyuşmazlık çıkarmasını veya bazen onun kişiliğinde diyelim iflas, ölüm, kısıtlanma gibi gerçekleşen bazı nedenleri, ortaksal yükümlülüklerin ihlalini, pay sahiplerinin sadakat yükümlülüğüne aykırı davranılmasını, taraflar arasında imzalanmış bulunan pay sahipleri sözleşmesinin ihlalini, nihayet şirketin kötü yönetilmesini, amacını elde etmesinin olanaksızlaşmasını ve/veya organlarının karar alma yeteneğini yitirmesini haklı sebebe örnek olarak verdikleri gözlemlenmektedir (Teoman, Ömer; Yaşayan Ticaret Hukuki Mütalaalar 15. Kitap 2012-2013, s. 294).
Haklı sebep için istenilen devamlılık unsurunun bazı durumlarda gerekli değildir, tek bir sebebin bile bazen haklı sebep olarak kabul edilebilelir «yöneticiler tarafından yapılan bir gümrük yolsuzluğu, milletlerarası terör listesindeki bir kişi ya da kuruluşla işbirliği veya gıda üretimi yapan bir firmanın bilinçli olarak halk sağlığına aykırı ürünler imal ettiğinin saptanması» gibi. İletişim kopukluğu, güven ortamını zedeleyen olgular, şiddetli geçimsizlik, ihanet gibi kişi ortaklıklarına özgü nedenlerin az ortaklı kapalı anonim şirketler açısından haklı sebep olarak değerlendirilebilir. (Çamoğlu, Ersin; Anonim Ortaklığın Haklı Sebeple Feshinde Hakimin Takdir Yetkisi, Batider, Yıl:2015, C.XXXI, S:1, s. 7).
Azınlığın haklarının devamlılık arz edecek şekilde çoğunluk tarafından ihlal edilmesi bu suretle ortaklık ilişkisinin çekilmez hale getirilmesi yanında sahtecilik gibi, yöneticilerin suça bulaşarak ortaklığın ceza kovuşturması ile karşı karşıya bırakılması veya kayıtlarda yapılan usulsüzlüklerle vergi veya ceza kovuşturmasına uğramak gibi nedenler de ortaklığın feshi için tek başına sebep oluşturabilir (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 26/10/2022 tarih 2022/883E. 2022/1310K. Sayılı kararı).
Anonim ortaklık bir sermaye ortaklığı olduğundan kural olarak pay sahiplerinin kişisel özelliklerinin ortaklığın işleyişinde rol oynamayacağı kabul edilmiştir. Bu yüzden, çok sayıda pay sahibinin bulunduğu büyük çaplı anonim ortaklıklarda kişisel sebepler tek başına haklı sebep teşkil etmez. Ancak aile şirketlerinde ve küçük ortaklıklarda kişi ortaklıklarıyla önemli benzerlik söz konusudur. Bu bakımdan somut olayın ve şirket tipinin özelliklerine göre, bir sermaye ortaklığı olan anonim ortaklıkta dahi, istinaden kişisel sebeplerin de haklı sebep sayılarak ortaklığın feshine, davacı pay sahiplerinin ortaklıktan çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verileceği kabul edilmelidir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 02/06/2014 tarih 2014/3669E. 2014/10238K. sayılı kararı; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24/02/2021 tarih 2019/2942E. 2021/1647K. sayılı kararı).
Kusurlu olan ortak fesih ve tasfiye istemesi mümkün değildir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 17/02/2009 tarih 2007/7073E. 2009/1889K. sayılı kararı).
Haklı nedenlerin varlığı halinde mahkemece TTK'nın 531. maddesi kapsamında şirketin feshine karar verilebileceği gibi, fesih yerine davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerin ödenip, davacı pay sahiplerinin şirketten çıkmalarına veya duruma uygun düşen veya kabul edilebilir diğer bir çözüme de karar verilebilir. Ancak, pay değerinin ödenmesi ve diğer alternatif çözümlerin uygulanabilmesi için öncelikle fesih için haklı nedenlerin varlığının kanıtlanmış olması gerekir (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 09/02/2023 tarih 2020/605E. 2023/168K. sayılı kararı; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 06/07/2023 tarih 2023/52E. 2023/1113K. sayılı kararı). Haklı nedenle şirketin feshi istemli davada fesih yerine ortağın çıkarılmasına karar verilebilmesi için çıkma payı için depo kararı verilmesine gerek yoktur (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 29/03/2023 tarih 2021/770E. 2023/726K. sayılı kararı).
Ayrılma akçesi, ayrılan ortağın “esas sermaye payının gerçek değerine uyan” miktarı ifade etmektedir. Bu miktar, ortaklığın malvarlığının ortağın esas sermaye payına düşen kısmıdır. Esas sermaye payının gerçek değeri hesaplanırken, yaşayan işletme içindeki piyasa değeri esas alınmalıdır (Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 12/09/2023 tarih 2022/1936E. 2023/1292K. sayılı kararı).
Ayrılma payının gerçek değeri hesaplanmadan önce işletmenin gerçek değerinin belirlenmesi gerekir. İşletmenin gerçek değeri; şirketin tüm aktif ve pasifleri, gelecek dönemde elde edeceği kazançlar ve karşılaşabileceği riskler, açık ve gizli yedekleri, depo malları ve müşteri çevresi, bulunduğu bölge sahip olduğu şöhret gibi ... faktörleri dikkate alınarak hesaplanacaktır. Yani işletmenin tümüyle satılması halinde şirketi almak için ödenecek değer, yaşayan şirket değeri olarak şirketin gerçek değerini yansıtacaktır. Ayrıca ayrılma akçesi karar tarihine en yakın tarihe göre hesaplanacaktır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19.06.2015 gün, 2014/18653 Esas-2015/8544 Karar ve 09.11.2015 tarih, 2015/4748 Esas-2015/11693 Karar sayılı ilamları) (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 29/03/2023 tarih 2021/769E. 2023/725K. sayılı kararı).
Anonim şirketten çıkma kararının inşai nitelikte bir karar olup bu karara göre hesap ve tahakkuk eden çıkma payının ancak bu kararın kesinleşmesi ile infazı mümkün alacaklardan olduğu ve ihtiyati haciz istem tarihi itibarı ile muaccel bir para alacağının varlığından söz edilemeyecektir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12/03/2015 tarih 2015/1027E. 2015/3429K. sayılı kararı; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06/02/2020 tarih 2019/11-658E. 2020/101K. sayılı kararı).
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 531. maddesi kapsamında haklı nedenle fesih ve tasfiye istemine ilişkin davada, mahkemece haklı fesih koşullarının oluştuğunun tespiti halinde alternatif çözüm yöntemi olarak davacı hissedarın karar tarihine yakın hissesinin gerçek değerinin tespit edilerek şirketin feshi yerine çıkma bedelinin ödenmesine karar verilmesi halinde kısa kararda alternatif çözüm yolu olarak çıkma yönünde karar verildiği hususunun belirtilmesi gerekir (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 22/03/2023 tarih 2022/1031E. 2023/435K. sayılı kararı).
Fesih yerine ortaklıktan çıkarma ve ayrılma akçesine karar verilmesi halinde maktu karar ve ilam harcı ile maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12/06/2019 tarih 2018/2971E. 2019/4322K. sayılı kararı; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23/10/2023 tarih 2022/2452E. 2023/6066K. sayılı kararı).
Ortaklıktan çıkma payı karar tarihine en yakın değerlere göre belirlendiğine ve karşı davanın açıldığı tarihte bu alacak muaccel olmadığına göre; çıkma payının karar tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte tahsiline hükmedilmesi gerekir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 15/04/2015 tarih 2014/15964E. 2015/5203K. sayılı kararı).
Davamıza gelince, davacılar ortağı oldukları davalı şirketin haklı nedenle feshi olmadığı takdirde şirket ortaklığından çıkmaya izin ve tasfiye payının ödenmesi istemi ile dava açmıştır. Davalı vekili ise davacının şirket ortaklığından çıkarılmasına ve şirketin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil sırasında kayıtlı ... olup davacının %60 ile dava dışı ...'ın ise %40'lık payı bulunduğu sabit olup, uyuşmazlık, anonim şirketin haklı sebeple fesih koşullarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise feshe dayanak gösterilen haklı nedenlerin diğer ortaklardan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, feshe dayanak gösterilen haklı nedenlerin oluşmasının davacılardan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davacılardan kaynaklanmıyor ise fesih yerine alternatif çözüm yollarının uygulanıp uygulanmayacağı hususlarından kaynaklanmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 531. maddede düzenlenen haklı sebeple fesih davası esasen iki şartın birlikte gerçekleşmesini aramaktadır. Bunlardan ilki haklı bir sebebin varlığı, diğeri ise davayı açacak pay sahibi veya sahiplerinin sermayenin en az onda birine sahip olmalarıdır. Dinlenen tanık anlatımları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davalı olan diğer ortağın şirkete ait yat ile ilgilendiği davacının ise şirkete herhangi bir katkısının bulunmadığı hususları nazara alındığında şirketin feshi için aranan şartların oluşmadığı ancak davalı vekilinin davacının şirket ortaklığından çıkma talebinin kabulü yönünde kabulü dikkate alınarak şirketin feshi yerine davacıya çıkma payının ödenmesinin taraf menfaatlerine daha uygun olacağı kanaati ile; davacı pay sahiplerinin ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesi gerekmiştir. Çıkma payının gerçek değeri hesaplanmadan önce işletmenin gerçek değerinin belirlenmesinin gerekmesi, çıkma payının karar tarihine en yakın tarihe göre hesaplanacak olması, ... tarihli bilirkişi ek raporu ile rayiç değerlere göre davalı şirketin ... tarihi itibariyle özvarlığının ...-TL olduğu, bu öz varlık tutarı üzerinden davacının hisse oranı olan %50 ortaklık oranına isabet eden öz varlık tutarının ...-TL olduğu tespit edilmekle gerçek değerinin belirlenmiş olması nedeni ile hükme esas alınmıştır. Fesih yerine ortaklıktan çıkarma ve ayrılma akçesine karar verilmesi halinde maktu karar ve ilam harcı ile maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin gerekmesi nedeni ile maktu harca ve maktu vekalet ücretine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının terditli talebi olan şirketten çıkma talebinin KABULÜ ile;
... Ticaret Sicil Müdürlünün ... sicil numarasına kayıtlı ... ortaklığından çıkmasına izin verilmesine,
Davacının %50 ortaklık payının davalı şirket üzerinde bırakılmasına,
... TL çıkma payının karar kesinleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesine,
Karar kesinleştiğinde ... Ticaret Sicili Müdürlüğüne gönderilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken ...-TL harçtan daha önceden ödenen toplam ...-TL harç düşüldükten sonra kalan ...-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T. göre hesaplanan ...-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; ...-TL Başvuru Harcı, ...-TL Peşin Harcı, ...-TL Tebligat, Bilirkişi, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam ...-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 19/06/2025
Başkan ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Katip ...
¸e-imzalı