T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/448 Esas
KARAR NO: 2024/407
DAVA: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ: 04/07/2022
KARAR TARİHİ: 29/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı ... ... Ticaret Siciline kayıtlı davalının %50 ortaklarından ve kurucularından olduğunu, ... tarihli istifaya kadar aynı zamanda ... görevini yerine getirdiğini, şirketin diğer ortağının ise ... olduğunu, şirket işlerini onun adına eşi şüpheli ... yerine getirdiğini, şirket ortağı ...'in yetkilerini vekalet ile kullandırdığı ...'den kaynaklı güven ilişkisinin ciddi şekilde zedelendiğini, şirketin işlerini yerine getirirken gerekli özeni göstermediğini, ... görevini yapan müvekkili davacının işin yapılmasına dair iyiniyetli uyarı ve ihtarlarına rağmen adı geçenin düzenli olarak işe gelmediğini, müşteriler ile gerekli şekilde ilgilenmediğini, operasyonel işlemleri geciktirdiğini, davalı şirketin faaliyet alanında kullanılmak üzere kiralanan ... plakalı aracı davacının uyarı ve ihtarına rağmen mevzuata aykırı olarak kullanmak üzere alması ve trafik kazası yapması ve şirketin aracının uzun süre tamirde kalması nedeniyle şirketin işlerinin sekteye uğradığını, ...'in yeterli bilgi ve tecrübeye sahip olmadığını, yukarıda belirtilen sebeplerin müvekkili için şirket ortaklığından çıkma konusunda haklı sebep oluşturduğunu, limited şirket ortaklığından haklı nedenlerle çıkmaya bağlı olarak esas sermaye payına düşen ayrılma akçesinin de müvekkiline ödenmesi gerektiğini bildirerek haklı sebebe bağlı olarak davacı müvekkili ...'ın %50 hissedarı olduğu ...'den çıkma talebinin kabulüne, haklı nedenlerle çıkmaya bağlı esas sermaye payına denk gelen ayrılma akçesinin tespiti ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket temsilcisi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; ...'nin iki ortaklı bir limited şirketi olduğunu, davacının şirketin %50 ortaklarından ve aynı zamanda ... görevini yerine getirdiğini, müvekkilinin ise şirketin %50 ortağı ve şirketi münferit temsile yetkili müdür sıfatına sahip olduğunu, müvekkilinin şirket temsiline yetkili olarak vekaletname ile eşi ...'i atadığını, söz konusu şirket yükümlülüklerine yerine getirmeyen ve kusurlu bulunan tarafın davacının kendisi olduğunu, davacının ileri sürdüğü iddiaların gerçek dışı olduğunu, ... tarihinde ...dan istifa ettiğini, davalı şirket ortağı ...'i adına vekaleten şirket işlerini yöneten ...'in olması gerektiği gibi özenle davrandığını, kendisine düşen görevleri yerine getirdiğini, ...'ın kendi kusurlu davranışlarının üzerini kapatmak adına müvekkili ortaklıktan çıkması için zorladığını, daha sonra müvekkilinin vekaletle temsile yetkili olan ...'in güven sarsıcı ve kusurlu hareketlerinin olduğu yönündeki gerçek dışı iddialarını ortaya atarak şirketten uzaklaştırmak için çabaladığını, her ne kadar davacı şirketten istifa iradesi göstermişse de şirketi gayri faal hale getirmekten de imtina etmediğini ve müvekkillerini de bu şekilde de mağdur ettiğini bildirerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; TTK 638/2 maddesi gereğince "haklı sebebe" bağlı olarak limited şirket ortaklığından çıkma ve esas sermaye payına denk gelen ayrılma akçesinin (çıkma payının) da tespit edilerek davacı yana ödenmesine ilişkindir.
Mahkememizce davalı şirketin ticaret sicil dosyası celbedilmiş, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının .../... soruşturma sayılı dosyası celbedilmiş, tanıklar dinlenmiş, mali müşavir ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.
Mahkememizin 05/04/2023 tarihli celsesinde dinlenen davacı tanığı ... beyanında: "Ben davalı şirketin vekaleten ortağı olan ... tanırım, daha önce davacı ile farklı bir ortaklıkları vardı oradan tanıyorum, davacı ise arkadaşım olur bu sebeple tanıyorum, ayrıca davalı şirkette koordinatör olarak çalışıyorum, şirketteki biz bütün sorun ve problemleri davacı ... beyle çözerdik, ben ... hiç tanımıyorum, daha önce görmedim, şirket yetkilisi ...'in eylemleri sebebiyle şirket son zamanlarda zor durumda kalıyordu, hastanın karşılanması ve hastanın tedavisi ile ilgili bilgilendirmeleri bize iletmiyordu, hatta kendisine ulaşamıyorduk, hasta transferleri için şirkete bir araç alınmıştı, davacı ... bey bu aracın ... tarafından kullanılmaması için defalarca kez uyarılmasına rağmen aracı ... bey kullanıyordu, hatta bu araçla kaza yaptı, hatta kaza günü beni arayıp yardıma ihtiyacı olduğunu söyledi, hatta o kaza sırasında farklı bir ifade vermesi hususunda şoför arkadaşımıza zorladığına şahit oldum, ayrıca sosyal medyada sanki davacı ... bey, ... bey'e yorum yapıyormuş gibi paylaşımlarda bulunmuştu, bu nedenlede problem yaşandı, bir defasında da yine hasta ile ilgili operasyon vardı ve hastanın alınması gerekiyordu, ancak ... beye ulaşamadık, ... bey o sırada kalp krizi geçirip hastane de olduğunu söyledi, ancak rapor talep ettiğimiz de de ibraz edemedi, yine şirketin önemli bir iş görüşmesinde bulunması gerekirken kendisine ulaşamadığımız için katılmadı da, daha sonradan ... bey aleyhine dolandırıcılık sebebiyle açılmış bir ceza davası olduğunu da öğrendik, bilgim görgüm bundan ibarettir, ... bey müşterilere davacının şirket ortağı olmadığı ve onun ayrıldığını beyan edip, daha önce planlaması yapılan hastaların yarı fiyatına onun tarafından alınabileceğini söylediğini öğrendik, ben bu olaylardan sonra ...dan istifa edip ayrıldım daha sonra kurulan yeni şirkette çalışmaya devam ettim, ben davacının ... beyi bahse konu olaylar sebebiyle uyardığına defalarca şahit oldum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ... beyanında: "Davacı ... benim bundan yaklaşık 10 yıl önce birlikte çalıştığım şirketten arkadaşım olur, bu sebeple tanıyorum, ben davalı ... sigortalı çalışanıyım, dolayısıyla olaylar hakkında bilgi sahibiyim, ... hiç görmedik bu sebeple tanımıyorum, ... davacıyla bir şirket kurmak istemiş ancak eşi üzerinden şirket kurulmuştur, biz yıllarca hep ... beyle muhattap olduk, bütün ödemeler, işlemler, ihtiyaçlarımız ve sıkıntılarımız ... bey tarafından çözülüyordu, diğer ortağın yetkilisi olan ... bey sadece kağıt üzerinde vardı, son dönemde şirkete hiç gelmiyordu, öncesinde de nadir olarak geliyordu, ... bey şirketin operasyonel kısmından sorumlu yetkili kişiydi, biz saha ekibi olarak onun yapmadığı ve gitmediği işleri yapmak zorunda kaldık, artık bu son aşamada davacıya da sirayet etmeye başladı, ... bey önemli toplantılara katılmadı, sorduğumuzda kendisinin hastanede olduğunu söylüyordu, bu durum süreklilik arz ettiği için davacıda bundan rahatsız olmaya başladı, aslında ... beyin hastanedeyim dediği zamanda hastanede olmadığı öğrenildi, bu sebeple de güven ortamı bozuldu, çalışanlar olarak da biz şirketteki güven ortamının bozulduğunu hissettik, ortaklıktan ziyade artık huzur kaçıran bir duruma gelmişti, ... şirketin yolcu hasta taşıması gerekli aracın keyifli kullanıyordu ve src belgesi de yoktu ve bu sebeple kazaya da karıştı, bu husus yasa dışıydı ayrıca ... beyin bu tutum ve davranışları şirketi operasyonel şekilde büyük sekteye uğrattı, davacı yan defaten ... uyardı biz de buna şahit olduk, davacının sosyal medya hesabına girip onun ağzından mesaj atıyormuş gibi yorumda bulunduğunu gördüm, ayrıca hastalar bize ... beyin yazdığı mesajların ekran görüntülerini gönderdiler ve orada sanki ... beyin davacı yan şirketten uzaklaştırmış şeklinde mesajlaşmalar vardı" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ... beyanında; "ben davacı ... ve ... tanıyorum, ... hanımla daha önce hiç karşılaşmadım, ben davalı ... kurulduğundan beri orada çalışıyorum, hem satış sorumlusuyum hem de sosyal medya reklam konusunda çalışıyorum, ben operasyonda çalışmadığım için her gün kliniğe gelmiyordum ve uzaktan online olarak çalışıyordum, ama şirketin ... gruplarından şirkete ait işleyişi takip edebiliyordum, ... yazışmalarında hastanın kim tarafından alınacağını, ... beyin gelmediğini, buna ilişkin problem yaşadıklarını mesaj içeriklerini okudum, operasyondan ... bey sorumluydu, bu durum operasyonu etkilediği için şirketi de olumsuz etkiliyordu, bütün olaylara vakıf değilim ancak bazı toplantılarda bu durum dile getirilmişti, ben sosyal medya hesaplarını yönettiğim için bir gün ... hesabımıza girdiğimde bir mesaj gördüm, bu mesaj şirketimiz tarafından ... gönderilmiş gibi bir mesaj vardı ve bu mesajı sanki davacı ... göndermiş gibi görünüyordu, çünkü onun imzası vardı, şirketin ... hesabına ortaklar girebiliyordu, mesajda sanki ... bey ... beyi şirketten uzaklaştırmış ve buna ilişkin özür diliyormuş gibiydi, ekran görüntüsü alıp bu durumu ... beye bildirdim, ben şirkette bizati çalışmadığım için bu kadarını biliyorum, ben ...dan istifa ettim, zaten bütün çalışanlar ortak bir kararıyla istifa ettim, şimdi ... beyle çalışıyorum, ... beyle başkaca bir ortaklığımız veyahut herhangi bir ilişkimiz yoktur, ben sosyal medyaya ilişkin çalıştığım için faturaların nasıl düzenlendiğine ilişkin bilgi sahibi değilim, ben şirkette ne kadar hasta geldiğini bilemiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin 21/06/2023 tarihli celsesinde Davalı tanığı ... beyanında: "ben davalı şirketin ortağı olan ...'in eski eşiyim, aynı zamanda şirkette onun vekaleti ile şirket işlerini vekaleten yerine getiriyorum, bu sebeple davacıyı tanırım, davacı da şirket ortağıdır, ben daha öncesinde de sağlık turizminde aktif olarak yer alıyordum, ben davacı ile birlikte davalı şirketi pandemi döneminde kurduk, davalı şirkette ben sahada çalışıyordum, davacı da şirketin iç işleriyle ilgileniyordu, ben davalı şirkette düzenli olarak işime gidiyordum, sahada olduğum için hastaları karşılayıp gerektiği şekilde ilgileniyordum, ben davalı şirkete ait aracı özel işlerimde kullanmadım, sadece bir müşterimizin 6-7 saatlik ameliyatı sırasında araçta istifra etmesi sonrasında aracı götürüp bir benzinlikte yıkadım, akabinde tekrar dönüş sırasında duran bir araca çarpmam suretiyle kaza gerçekleşti, bir defalık kullanımda olan bir kazaydı, ben bu aracı sürekli kullanımımda olan bir araç değildir, davalı şirkete ait ... hesabına izinsiz girmem gibi bir söz konusu değildir, şirket ortaklarının üçüde hesabı aktif olarak kullanabiliyordu, ben kesinlikle davacı taraftan gönderilmiş gibi bir mesaj göndermedim, böyle bir durum söz konusu olmadı, davacı hala aktif olarak davalı şirkette işlerini yerine getirmektedir, bu sebeple benim şirket ortağını temsilen görev yapmam nedeniyle şirketi kötüler tarzda beyanda bulunmadım, söz konusu şirket davacı daha ortada yokken benim var ettiğim bir şirkettir, onu müşteriler nezdinde kötülemem gibi bir durum söz konusu değildir, ben davacıyı kötüler tarzda, direk davacının ismi kullanılarak bir paylaşımda bulunmadım, evet bu paylaşımı ben yaptım ancak burada sosyal medyadaki tüm takipçilerime bir soru sordum, bu soruyu sormamın sebebi de kendim kurban bayramı sebebiyle ...da bulunduğum sırada benim haberim yokken ofisim boşaltılmıştı, ancak ofisin adresindeki binadaki çalışanlarının ... grubunda ... ofisi boşaltmıştır bir paylaşımda bulunulmuştur, bende onun bir örneğini de aldım, bu da ona ilişkin bir paylaşımdır, davacının şirket kasasından para kaçırdığını düşünüyordum, şirketin parasıyla şirketin reklam işleriyle ilgilenen ... hanıma araç alındı, o da şirketin gayri resmi 3. Ortağı gibi çalışıyordu, davacının bu hususu bildiğini biliyorum, ofisin boşaltılacağına dair ihtarname tarafıma ulaşmamıştır, ayrıca ... ... başlıklı belge benim tarafımdan sosyal medyada paylaşılmıştır, kendi özel şahsi hesabımdan paylaşılmıştır, davacı ... baskı yaparak beni şirketten uzaklaştırmaya çalışmıştır, şirkete ait 15 aydır herhangi bir sosyal medya hesabına ulaşamıyorum, ancak şirket hesaplarına da ulaşamıyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mali Müşavir Bilirkişi ... ile Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 06/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dava dosyası ve ibraz edilen davalı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemelerde, davacının, davalı şirketin ... hisse oranı ile ortağı ve münferiden temsile yetkili yöneticisi olduğu, davalı şirketin ibraz edilen ticari defterlerine göre, davalı şirketin ... tarihi itibariyle mevcutlar ile alacaklar toplamının borçlarını karşılamadığı ve davalı şirketin ...-TL tutarında fazladan borcunun olduğu, bu durumun da davalı şirketin ortaklarının şirkete koyduğu sermaye tutarı olan ...-TL. sının fazlasıyla yok olduğu, bu nedenle de davalı şirketin ... tarihi itibariyle borca batık durumda olduğu, bu nedenle de davalı şirketin ortağı olan davacının davalı şirketteki ... hissesinin artı bir değerinin olmadığı, aksine davacının davalı şirketin ... x ... — ...-TL. tutarındaki borcundan sorumlu olduğu, kuruluş tarihi olan ... tarihinden itibaren davalı şirketin hiçbir kar elde etmediği, aksine toplam ...-TL. tutarında zarar ettiği, bu durumun da davalı şirketin iyi yönetilmediğini gösterdiği, tespit edilmiştir. Davalı ortak ... nin Antalya Cumhuriyet Savcılığına .../... Sor.dosyasına yaptığı şikayet akıbeti sonucu ve Antalya Cumhuriyet Savcılığının .../... Sor.no ve .../... Karar nolu kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlarının da gözetilirek ve dosya içeriğinde yaptığımız tespitlerlerin değerlendirilmesiyle davalı şirketin iyi yönetilmediği,davacının şirket ortaklığından haklı nedenle çıkma talebi Mahkemeniz takdirinde olduğu" sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 638. maddesinde "(1) Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir. (2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
TTK'nın 641.maddesi ayrılma akçesi başlığını taşımakta olup, buna göre; "Ortak, şirketten ayrıldığı takdirde esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini isteme hakkına haizdir. Şirket sözleşmesinde öngörülen ayrılma hakkı dolayısıyla şirket sözleşmeleri ayrılma akçesini farklı bir şekilde düzenleyebilirler."
Ortaklar, ortaklık ilişkilerinden kaynaklanan, yani objektif nedenlerden dolayı haklı sebebe dayanarak çıkma haklarını kullanabileceklerdir. Ortaklığın sürekli zarar etmesi, uzun yıllar boyunca kâr dağıtılmaması, şirketin atıl durumda olması, ortakların birbirlerine duydukları güven ortamının kaybolması, amacın gerçekleşmesinde hukuki veya ekonomik imkânsızlıkların doğması gibi nedenler şirketten çıkma için haklı nedenler olarak kabul edilebilir (Gürpınar, Bünyamin; Limited Şirkette Çıkma ve Çıkmaya Katılma, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi C. XX, Y. 2016, Sa. 2, s. 87 vd.). Şirket müdürüne güvenin kalmaması haklı sebeple şirket ortaktan çıkma nedenidir (Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih .../... .../... sayılı kararı).
Haklı sebeplerin varlığı halinde çıkma, yasal çıkma halidir, dolayısıyla şirket sözleşmesinde bu yolda hüküm bulunmasına gerek yoktur. Haklı nedenle çıkma, ortağın kişiliğinin korunması gereği mutlak, sözleşme ile bertaraf edilemeyen bir hak niteliğindedir. Türk Ticaret Kanunun 638. maddesinde haklı nedenlerin neler olduğu açıkça belirtilmemekle birlikte kollektif şirketlere ilişkin aynı kanunun 245. maddesinde örnekleme yoluyla sayılmıştır. Buna göre; "1) Haklı sebep, şirketin kuruluşuna yol açan fiili veya kişisel sebeplerin şirketin işletme konusunun elde edilmesini imkânsız kılacak veya güçleştirecek şekilde ortadan kalkmış olmasıdır; özellikle; a) Bir ortağın, şirketin yönetim işlerinde veya hesaplarının çıkarılmasında şirkete ihanet etmiş olması, b) Bir ortağın kendisine düşen asli görevleri ve borçları yerine getirmemesi, c) Bir ortağın kişisel menfaatleri uğruna şirketin ticaret unvanını veya mallarını kötüye kullanması, d) Bir ortağın, uğradığı sürekli bir hastalık veya diğer bir sebepten dolayı, üstüne aldığı şirketin işlerini yapmak için gerekli olan yeteneği ve ehliyetini kaybetmesi, gibi hâller haklı sebeplerdendir. (2) (a), (b) ve (c) bentleri gereğince kendisinde fesih sebebi doğmuş olan ortağın dava hakkı yoktur." Haklı sebep, ortaklık ilişkisinin ve akdin dürüstlük kuralı uyarınca devamını olanaksız kılacak veya etkileyecek düzeydeki şiddetli geçimsizliktir (Pulaşlı, Hasan; Şirketler Hukuku Genel Esaslar 6. Baskı, Ankara 2020, s. 768 vd.).
Tüm bu yasal düzenlemeler, içtihatlar ve doktrin görüşleri ile toplanan deliller ve dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının, davalı şirketin % 50 ortağı olduğu, şirketin münferiden temsil ve yetkisinin davalı ...'de olduğu, şirket işlerini onun adına eşi ...'in yerine getirdiği, davalı şirketin ... tarihinde kurulduğu, davalı şirketin ... ticaret sicil numarası ile ... Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı olduğu ve halen faaliyetlerine devam ettiği, mahkememizce dinlenen tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere ortaklar arasındaki ilişkinin yürütülmesinin taraflardan beklenemeyecek olduğu, bu hususun şirket işleyişine zarar verme ihtimali olduğu, ortakların arasında anlaşmazlık bulunduğu bu hususun taraflar arasındaki güven ilişkisini zedelediği, taraflar arasındaki anlaşmazlığın şirket yönetimini kötü etkilediğinin anlaşıldığı, dosyada alınan ve mahkememizce de benimsenen bilirkişi raporunda davalı şirketin vergi beyannamelerine göre davalı şirketin mevcutları ile alacaklar toplamının borçlarını karşılamadığı, şirketin borca batık durumda olduğu, davalı şirketin vergi beyannamelerine göre, kuruluş tarihi olan ... tarihinden itibaren davalı şirketin hiçbir kar elde etmediği, aksine davalı şirketin borca batık durumda olması nedeniyle şirket ortaklarının ortaklıkları karşılığı olarak ayrılma akçesinin olmadığının tespit edildiği anlaşıldığından bu hali ile davacının davalı şirketin ortaklığından çıkması için haklı sebeplerin oluştuğu kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulü ile davacının davalı şirket ortaklığından haklı sebeple çıkmasına, davalı şirketin borca batık durumda olması nedeniyle şirket ortaklarının ortaklıkları karşılığı olarak ayrılma akçesinin olmadığı anlaşıldığından davacının ayrılma akçesi talebinin ise reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
-Davanın, ortaklıktan çıkma istemi yönünden kabulü ile; TTK'nun 638 (2) maddesi uyarınca davacının, ortağı olduğu ... ortaklığından çıkmasına izin verilmesine,
2-Kararın Ticaret Siciline tescil ve ilanına,
3-Davanın; ayrılma akçesi istemi yönünden reddine,
4-Harçlar Kanunu ve Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken ...-TL karar ve ilam harcından peşin alınan ...-TL harcının mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davalı taraftan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Davacı tarafından yapılan ...-TL yargılama gideri (davetiye, müzekkere, bilirkişi gideri), ...-TL peşin harç ve ...-TL başvuru harcı olmak üzere toplam ...-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ...-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle kamu tarafından yapılan ...-TL yargılama giderinin 6325 sayılı HUAK'ın 18/A-13. maddesi gereğince davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-Taraflarca Mahkememiz veznesine depo edilen ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalı şirket temsilcisi vekilinin yüzlerine karşı HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/05/2024
Katip ...
¸(e-imzalı)
Hakim ...
¸(e-imzalı)