T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/802 Esas
KARAR NO: 2024/36
DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/08/2022
KARAR TARİHİ: 16/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin ... mevkinde bulunan ... tatil kompleksi önüne ... ve ... yapılması yönünde ... tarihinde anlaşma yapıldığını davalı şirket ... tarihinde bu işletmeyi devraldığını, bu sözleşme ile davacının otelin önünde bulunan iskelenin altına kıyıdan denize doğru ... metre ve doğudan batıya doğru ... metre zikzaklar şeklinde plaj kumu tutucu blok setler yapılması anlaşıldığını ancak davalı şirketin talebi doğrultusunda bu setler kıyadan denize doğru 50 ve doğudan batıya doğru 50 metre uzatıldığından bu setlerin bu şekilde yapılması kararlaştırılmış ve müvekkilim şirket iş artışı ile birlikte kıyıdan denize doğru ve doğudan batıya doğru 50 şer metre zig zag şeklinde kum tutucu 20 adet 80 metreküp beton setler inşa ettiğini ve davalı şirkete teslim ettiğini, sözleşme kapsamında kum serme işi coğrafi ve fiziki engeller nedeniyle yapılamadığından kum sere işi yapılmadığını, davalı şirket davacı şirketin ... tarihinde yaptığı sözleşmeyi devraldığını ve ilave olarak kum tutucu yapılması noktasında anlaşıldığını davacı ile davalı şirket arasında ... tarihinde yapılan ek sözleşme ile ... metreküp kum tutucu yapılması noktasında anlaşıldığını ve davacı şirketin davalı şirkete sözleşme kapsamında davalı şirkete ... ... şubesi ... nolu hesaptan düzenlenen ... seri nolu tarihsiz ... TL Tutarlı teminat olarak çek verdiğini, davacının sözleşme kapsamında işleri tamamladığını ve davalı şirkete teslim ettiğini ancak davalı şirket davacı şirketin teminat olarak verdiği tarihsiz çeki davacıya iade etmediğini, davacıya hakediş tutarından kalan bakiyeyi ödemediğini, Alanya ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş dosyası ile tespit yaptırıldığını, buna göre davacının kalan ... TL alacağı bulunduğunu, belirterek şimdilik ... TL tutarın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline, davacının davalıya ... tarihinde sözleşme kapsamında verdiği ... ... şubesi ... nolu hesaptan düzenlenen ... seri nolu tarihsiz ... TL Tutarlı teminat olarak verilen çekten dolayı borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, taraflar arasında yapılan sözleşme ile Antalya Mahkemelerinin yetkili hale getirildiğini, yetkisizlik kararı verilmesini, davacı tarafça yapılan iş tamamlanmadığını, eksik ve ayıplı ifa edildiğini ve davalıya usulünce teslim edilmediğini, davacı tarafından Antalya ... Noterliği'nden ... yevmiye numaralı, ... tarihli ihtarname keşide edilerek işin o tarihe kadar gereği gibi ifa edilmediği, sözleşmede yükleniciye verilen 90 iş günlük sürenin ... tarihinde dolduğu, bu tarihe kadar ilgili eksikliklerin giderilmesi gerektiği ihtar edildiğini, sözleşme kurulmadan, henüz öneri aşamasından beridir var ve aynı olduğu şüphesiz olan plajın fiziki ve coğrafi durumunun bahane edilerek işin eksik bırakılması kabul edilebilir olmadığını, yetkisiz mahkemece yapılan Alanya ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş dosyasında yapılan tespitlerin kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafça temerrüt faizi ve munzam zarar talep edildiğini, öncelikle davacının vekil eden şirketi temerrüde düşürmediği, temerrüt oluşmadığı için temerrüt faizi talep edemeyeceği ve temerrüt faizi dahi doğmayan bir ortamda da faiz ile karşılanamayan herhangi bir zararın doğmasının söz konusu olmayacağını, ödemenin karşılığı olan, çekler işin teslimi ile iade edilir ve fakat davacı işi teslim etmediğinden, bu noktada herhangi bir adım atmadığından ve o kadar ki çekin iadesini dahi talep etmediğinden kimsenin kendi kusurundan faydalanmak sureti ile karşı taraftan yargılama gideri talep edemeyeceğinden ve davanın açılmasına kendi kusuru ile sebebiyet veren davacının yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği hususlarının dikkate alınması ve çeke ilişkin olarak yapılan her türlü yargılama giderinden davacının sorumlu tutulması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı yetkisizlik kararı uyarınca dosya mahkememize tevzi edilmiştir.
Dava, eser sözleşmesi nedeni ile alacak ve menfi tespit istemli davadır.
Taraflar arasında uyuşmazlığın; dava konusu eser sözleşmesi nedeni ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı ve dava konu çek nedeni ile davacının davalıya borçlu olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır.
SMMM Bilirkişi ... tarafından düzenlenen ... tarihli raporda sonuç olarak; davalının dava konusu dönemde e defter tabi olduğu ve e defter beratlarının GİB'e gönderildikleri, kayıtların mali mevzuata uygun olarak tutulduğu, davacı taraf dava konusu dönemden ... yılına ilişkin yevmiye defteri, envanter defteri ve defteri kebir defterlerini exell ortamında flash disk içinde dosyaya sunduğu, davacı taraf ... yılı ticari defter kayıtlarını ibraz etmediği, sunulan belgelerde davacının ticari defterlerinin noter tasdik bilgileri bulunmadığı, davacı ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıya ...-TL borçlu olduğu, davalı ticari defter kayıtlarına göre ise davalının davacıdan ...-TL alacaklı olduğu, aradaki ...-TL farkın ... tarihinde taraflarca yapılan sözleşmenin 4. Maddesinde sözü edilen ... hesabından davalı alacağına taraflarca aktarılması kabul edilen tutar olduğu, bu tutarın davacı kayıtlarında yer almadığı, ek protokol ile bu tutarın davalı alacağına aktarılacağı kabul edildiğinden takdir ve değerlendirmesi mahkemeye ait olmak üzere muhasebe tekniği yönünden bu tutarın aktarılabileceği, dosya içindeki davada sözü edilen Alanya ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Diş sayılı dosyasındaki teknik bilirkişilerce hazırlanan raporda; Davada sözü edilen sözleşme kapsamında Raporda işin yapıldığı ... tarihindeki tarafların anlaştıkları bedelden serilmeyen plaj kumunun düşülmesiyle KDV dahil ...-TL olduğu, tespitin yapıldığı ... tarihinde serilmeyen plaj kumunun düşülmesiyle kdv dahil toplam hak ediş tutarının ...-TL olduğu, hesaplamada Yİ-ÜFE fiyat endeksinden faydalanıldığının belirtildiği yönünde görüş ve kanaatte bulunulmuştur.
SMMM Bilirkişi ... ve İnşaat Mühendisi ... tarafından düzenlenen 17/08/2023 tarihli raporda sonuç olarak; davacı ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıya ...-TL borçlu olduğu, davalı ticari defter kayıtlarına göre ise davalının davacıdan ...-TL alacaklı olduğu, aradaki ...-TL farkın ... tarihinde taraflarca yapılan sözleşmenin 4. Maddesinde sözü edilen ... hesabından davalı alacağına taraflarca aktarılması kabul edilen tutar olduğu, bu tutarın davacı kayıtlarında yer almadığı, ek protokol ile bu tutarın davalı alacağına aktarılacağı kabul edildiğinden takdir ve değerlendirmesi mahkemeye ait olmak üzere muhasebe tekniği yönünden bu tutarın aktarılabileceği, buna göre de ticari defter kayıtlarına göre davalının davacıdan ...-TL alacaklı olduğu hesaplandığı, davada sözü edilen sözleşmeler kapsamında ... tarihi itibariyle hakedişe bağlanmayan yapılan işin bedeli KDV dahil ...-TL olarak belirlendiği, dava tarihi itibariyle yapılan işin güncel değeri ise ... TL olarak belirlendiği, işin toplam bedelinden davalının yaptığı ödemelerden kaynakla alacağı olan ...-TL nin düşülmesiyle işin yapım tarihi olan ... tarihi itibariyle davacının davalıdan olan asıl alacak tutarı ...-TL olarak hesaplandığı, mahkemece takdir edilmek üzere davacının asıl alacak tutarı olarak hesaplanan ...-TL nin dava tarihi olan ... tarihi itibariyle güncel değerinin ... TL olarak hesaplandığı yönünde görüş ve kanaatte bulunulmuştur.
Taraflar arasında eser sözleşmesinin varlığı yönünde uyuşmazlık bulunmayıp, davacı şirket tarafından ... mevkinde bulunan ... tatil kompleksi önüne ... plaj ve .. inşaatı yapılması işinin tamamlanmamasından dolayı davacının kusuru olup olmadığı ve yapılan iş miktarı ile davalı şirkete verilen çekten dolayı borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Eser sözleşmesi, taraflarına haklar sağlayan ve borçlar yükleyen, tam iki taraflı bir iş görme akdidir. Yüklenici yapımını üstlendiği eseri sözleşmeye, teknik ve sanatsal ilkelere ve amaca uygun olarak imal edip iş sahibine teslim etmekle, iş sahibi de kararlaştırılan bedeli ödemekle yükümlüdür. ( 6098 sayılı TBK. m.470).
Eser sözleşmelerinde yüklenicinin, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorunluluğu (TBK 471/1); İş sahibinin ise, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorunluğu vardır.(TBK 474/1)
Eser sözleşmesinde yüklenicinin iş bedeline hak kazanabilmesi için eseri sözleşme ve ekleri, fen ve tekniği ile iş sahibinin ondan beklediği amaca uygun olarak tamamlayıp teslim ettiğini ya da iş sahibinin teslim almaktan kaçındığını yasal delillerle kanıtlamak zorundadır.
Somut davada davacıya işin teslim edildiği ancak Antalya Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün ... tarihli yazısında sözleşmeye konu otelin sahil kısmında bulunan iskele, dalgakıran ile suni veya doğal plaj uygulamaları konusunda ... kararının bulunmadığı belirtilmiş, ... kararının da bulunmaması nedeni ile ... tarafından yasal işlem başlatıldığı ve yine Antalya Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından ... tarihinde idari para cezası verildiği anlaşılmaktadır. İş sahibi davalı somut olayda müteahhit davacı şirketin sözleşme gereğince edimini ifa edebilmesi için işin yapılacağı yeri eksiksiz olarak teslim etmek zorunda olup, eserde meydana gelen gecikme davalının ... raporu almamasından kaynaklandığı için davacıya kusur yüklenemez. Mahkememizce mahalinde talimat yolu ile yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarında işin tamamlanarak davalıya teslim edildiği ancak iş bedeli olarak davacıya ödenmemiş ...-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacının teminat olarak vermiş olduğu ... ... Şubesine ait ... seri numaralı ...-TL bedelli çekten de sorumlu olmadığı kanaatine varılmıştır.
Munzam zarar davasında davacı, zararın varlığını ve miktarını; davalı ise, borcun geç ödenmesinde kusurunun olmadığını kanıtlayacaktır.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 19.6.1996 gün ve 1996/5-144 esas 1996/503 karar sayılı kararında da kabul edildiği üzere, davacının ispatla yükümlü olduğu zarar, belli paranın gününde ödenmemesinden doğan zarardır. Daha açık bir anlatımla, alacaklı, borcun kendisine geç ödenmesi sebebiyle uğradığı zararın ne olduğunu ve miktarını ispatla yükümlüdür. Bu bağlamda zarardan anlaşılması lazım gelen; davacının bu paranın ödenmemesi sebebiyle mahrum kalınan kar ya da varsayılan gelir değildir. Bu zarar davacının öz varlığından, ekonomik ve sosyal faaliyetlerinden, toplum içindeki statüsünden, başına gelen olaylardan kaynaklanan somut olgular nedeniyle uğramış olduğu zarardır. O halde davacı-alacaklı, uğradığı zararın kendisine ödenen temerrüt faizinden fazla olduğunu somut olgulara dayanarak kesin ve net bir biçimde kanıtlamalıdır. Genel ve soyut nitelikteki enflasyonun ya da bankalarda mevduat için ödenen faizin temerrüt faizinden yüksek oranda olması, munzam zararın gerçekleştiği ve kanıtlandığı anlamına gelmez. Burada davacının kanıtlaması gereken husus, enflasyon ve mevduat faizinin yüksekliği gibi genel olgular değil, şahsen ve somut olarak geç ödemeden dolayı zarar gördüğü keyfiyetidir. Örneğin, alacağını zamanında tahsil edememekten ötürü başkasına olan borcunu ödemek için daha yüksek oranda faizle borç aldığını; alacaklı olduğu parayı zamanında alsa idi, yabancı para ile ödemek durumunda olduğu borcunu, geçen süre içinde gerçekleşen bu fark nedeniyle daha yüksek kurdan ödemek zorunda kaldığını; borçludan alacağını zamanında tahsil edeceğine güvenerek üçüncü kişilere karşı bir takım yükümlülükler altına girip, borçlunun borcunu geç ödemesi yüzünden bu üçüncü kişilere karşı edimini yerine getiremediği için cezai şart ya da vergi cezası ödediğini, mallarının haczedildiğini veya yüksek faizli kredi almak zorunda kaldığını; kanıtlamak durumundadır. Yoksa soyut ve doğrudan davacının zararını ifade etmeyen, genel ekonomik konjöktürel olgular Borçlar Yasasının 105.maddesinde sözü edilen munzam zararın tazminini gerektirmez.
Öte yandan, borçlunun borcunu ödemede temerrüde düşmesi durumunda, alacaklının başkaca bir hususu kanıtlamadan salt ülkenin içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklar ( enflasyon, yüksek faiz, döviz kur farkı, paranın değerindeki düşüş vb. gibi olgular ) Borçlar Yasasının 105.maddesindeki munzam zararın kanıtları olarak gösterilip, bunların doğurduğu olumsuzluk gerçek zarar olarak gösterilemez. Ülkedeki enflasyon oranı zararın miktarının gerçekçi bir biçimde saptanabilmesi için ölçü olarak kullanılabilir ise de somut olgulara dayanmaksızın salt zararın varlığını ispat etmek için kullanılamaz. Bu durumda her ne kadar davacı taraf enflasyon nedeni ile zamanında ödenmeyen alacağı için munzam zarar talep etmişse de; Somut olarak zararı ispat edemediğinden dava tarihi olan ... tarihi itibariyle güncel değeri ... TL 'yi talep edemeyeceği sadece ödenmeyen iş bedeli ... TL yönünden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
Davacının ... tarihli sözleşme kapsamında davalıya vermiş olduğu ... ... Şubesine ait ... seri numaralı ...-TL bedelli çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,
Davacının alacak talebinin KISMEN KABULÜ ile;
...-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Fazlaya ilişkin alacak isteminin REDDİNE,
2-Alınması gerekli ...-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan ...-TL ve ...-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına gelir KAYDINA,
3-Davacı tarafından yatırılan ..-TL peşin harç, ...-TL tamamlama harcı ve ...-TL başvuru harcı olmak üzere toplam ...-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan (davetiye, müzekkere, bilirkişi gideri olmak üzere) toplam ...-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranı (%46) gözetilerek hesaplanan ...-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
Bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
5-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ÖDENMESİNE,
5-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 16/01/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır