T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/390 Esas
KARAR NO: 2024/500
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/06/2023
KARAR TARİHİ: 03/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; takibe konu çekin teminat çeki olduğunu, çek hamillerinden ... ile müvekkili şirket arasında kararlaştırılmış ve imzalanmış protokol olduğunu, protokolün ... tarihinde düzenlenerek imza altına alındığını, imza altına alınan protokolden huzurdaki davada icra takibine dayanak belge olan ... numaralı ... çeki ciro silsilesinde bulunan ...'ne müvekkili şirket tarafından teminat çeki olarak verildiğini, müvekkili ile çekin ilk hamili ... blok ... dairelik bir konut inşaat projesinin kaba inşaat işini müvekkilinin üstlendiği bir asıl işveren ve alt işverenliğe ilişkin sözleşme uyarınca inşaat işi yapmakta iken şantiyede meydana gelebilecek kaza nedeni ile teminat amacı ile protokol imzaladıklarını ve teminat çeki verildiğini, ... tarihli iş sözleşmesine konu şantiyede iş kazası meydana geldiğini, iş kazası nedeniyle müvekkili ve çek hamilinin davalı olduğu ... İş Mahkemesinde maddi manevi tazminata ilişkin dava açıldığını, tazminatların sigorta şirketi tarafından karşılandığını, davalının basiretli bir tacir olma yükümlülüğüne binaen iyi niyetli 3. Kişi vasfına haiz olmasının mümkün olmadığını, verilen teminat çekine konu ödemenin ... tarafından yapıldığını, müvekkilinin dava dışı ...'ye borcunun bulunmadığını, davaya ve takibe dayanak olan çekin düzenlenme tarihinin bulunmadığını bildirerek icra takibine konan çek nedeniyle müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak tensip zaptı ve dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır.
Dava; icra takibine dayanak senedin teminat senedi olduğu ve bedelsiz kaldığı iddiasına dayalı icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası niteliğindedir.
Mahkememizce; tarafların gösterdiği deliller usulünce toplanmış, Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyası, ... İş Mahkemesinin .../... Esas .../... Karar sayılı dosyası, ... İcra Müdürlüğünün .../... E. Sayılı dosyası ve Antalya CBS'nin .../... nolu soruşturma dosyası celp edilmiştir.
Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı icra dosyasında özetle; alacaklı ...'nun borçlu ...'den ...-TL asıl alacak, ...-TL faiz, ...-TL tazminat, ...-TL komisyon olmak üzere toplam ...-TL'nin borçludan tahsilini talep ettiği, borçlu tarafından takibe, takip konusu borca ve tüm ferilerine itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür.
... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklılarının ..., ..., ..., Borçlularının ..., ..., ... olduğu, takipte kesinleşen miktarın ...-TL olduğu, hesaplanarak toplam yekün alacak olan ...-TL'den yatan para ...-TL düşüldüğünde kapak hesabı yapılarak toplam borçluya iade edilecek tutarın ...-TL olduğunun bildirildiği görülmüştür.
... İş Mahkemesinin .../... Esas ve .../... Karar sayılı kararında; "Davanın kısmen kabulü ile; Davanın ... yönünden davanın REDDİNE, Davacı anne ... için ... TL maddi tazminatı (destekten yoksun kalma) ile ... TL manevi tazminatının kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ... Haricinde diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat yönünden fazlaya ilişkin talebinin reddine, Davacı baba ... için ... TL maddi tazminatı (destekten yoksun kalma) ile ... TL manevi tazminatının kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ... Haricinde diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat yönünden fazlaya ilişkin talebinin reddine, Davacı kardeş ... için ... TL manevi tazminatının kaza tarihi olan ... tarihi itibariyle yasal faiziyle birlikte ... Haricinde diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat yönünden fazlaya ilişkin talebinin reddine," karar verildiği, kararın ... tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Mahkememizce celp edilen Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının .../... Soruşturma .../... Karar sayılı dosyasında; müştekisinin ... olduğu, şüphelilerin ... Ve ... olduğu, suç konusunun Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik olduğu, soruşturma neticesinde savcılık tarafından ... tarihinde Şüpheli hakkında yüklenen suçtan kamu adına Kovuşturmaya Yer Olmadığına karar verildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; Davacı vekili, takip ve dava konusu çekin teminat amacıyla dava dışı ...'ye verildiğini, ... tarihinde düzenlenen protokolde ... numaralı ... çekin ciro silsilesinde bulunan ... ile ciro edilemeyeceği kaydı ile imza altına alındığını, sözleşme uyarınca inşaat işi yapmakta iken şantiyede meydana gelebilecek kaza nedeni ile teminat amacı ile protokol imzaladıklarını, ... tarihli iş sözleşmesine konu şantiyede iş kazası meydana geldiğini, tazminatların sigorta şirketi tarafından karşılandığını ve çekin bedelsiz hale geldiğini, dava dışı şirket tarafından muvazaalı bir şekilde çekin davalıya ciro edildiğini, dava konusu çekte düzenleme tarihinin bulunmadığını, icra takibine konan çek nedeniyle müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespiti istemi ile eldeki davayı açmış, davalı vekili ise mahkememize herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır.
Takip ve dava konusu çek incelendiğinde, keşidecisinin davacı, lehtarının ise dava dışı ... olduğu, düzenleme tarihinin bulunmadığı, çekin ön yüzünde ... tarafından verilen avalin bulunduğu ve ...-TL bedelli olduğu, çekin üzerinde teminat amacıyla verildiğine dair bir ibare olmadığı görülmüştür.
Her ne kadar dava ve takip konusu çek üzerinde teminat olarak verildiğine dair kayıt bulunmuyorsa da davacı ve dava dışı şirket tarafından ... tarihinde düzenlenen protokolde ... numaralı ... çekin ciro silsilesinde bulunan ... ile ciro edilemeyeceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır fakat Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ...(...)... Esas ve .../... Karar sayılı ilamında ayrıntıları ile açıkladığı üzere; "kambiyo senetlerinde yer alan hak temel borç ilişkisinden bağımsızdır. ... Temel borç ilişkisinden doğan def’iler, temel borç ilişkisi ile kambiyo ilişkisinin taraflarının aynı olması ve bile bile borçlu zararına hareket edilmesi hâlleri dışında, kambiyo ilişkisinde ileri sürülemez. ... Senedin teminat senedi olarak düzenlendiği hallerde ise teminat ettikleri husus gerçekleşinceye kadar geçici bedelsizlik, gerçekleşince kesin bedelsizlik söz konusudur. Eğer teminat ettikleri husus gerçekleşmez ise senette bedelsizlik ortadan kalkacaktır. Bu itibarla kambiyo senedinin teminat amacıyla düzenlenmesi hâlinde borçlu, senet lehtarın elindeyse (ciro görmemişse), teminatı talep etme şartlarının oluşmadığını ya da alacaklının senedin teminatını oluşturduğu borç miktarını aşan bir talepte bulunduğunu kişisel def’i olarak öne sürebilir. Senet ciro edilmişse hamil senedin teminat senedi olduğunu biliyor ve borçlunun zararına hareket ediyorsa, anılan def’inin hamile karşı da öne sürülmesi mümkündür." şeklinde belirtilmiştir.
Tüm bu açıklananlarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; davanın ve icra takibinin dayanağı çeke ilişkin davacı ve dava dışı şirket tarafından ... tarihinde düzenlenen protokolde ... numaralı ... çekin ciro silsilesinde bulunan ... ile ciro edilemeyeceği kararlaştırılmışsa da bu hususun çek üzerinde yazılı olmadığı, davalının çekin teminat amacıyla verildiğini bilebilecek durumda olmadığı ya da bilmesi gerektiğinin, kötü niyetle ve bilerek davacının zararına hareket ettiğinin kanıtlanamadığı, salt dava dışı şirket ile davalının avukatının aynı olmasının kötü niyetin ispatına yeterli olmadığı, bununla birlikte mahkememizce davacı vekiline hangi hususlarda tanık dinletmek istediğine ilişkin beyanda bulunmak üzere süre verildiği, davacının herhangi bir beyanda bulunmadığı kaldı ki senede karşı iddiaların yazılı delille ispatının gerektiği anlaşıldığından davacının iddialarının kambiyo senedinin mücerrettik vasfını ortadan kaldırmayacağı, dolayısıyla davalı/takip alacaklısının yetkili ve iyi niyetli meşru hamil olduğunun kabulü ile sübut bulmayan davanın reddine, mahkememizce İİK'nın 72/3. maddesinin 2. cümlesi uyarınca teminat karşılığında icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmiş ise de teminat yatırılmadığından tedbir kararının uygulanmadığı ve davanın kötü niyetle açıldığına dair bir delilin dosya kapsamında mevcut olmadığı anlaşılmış olmakla şartları oluşmadığından davalı lehine tazminat takdirine yer olmadığına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda açıklanacağı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Şartları oluşmadığından davalı lehine icra inkar tazminatı takdirine YER OLMADIĞINA,
3-Harçlar yasası uyarınca belirlenen karar harcı olan ...-TL'nin, peşin alınan ...-TL harçtan mahsubu ile fazla harç olan ...-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davanın reddedilen kısmı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Davalı tarafından belgelendirilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ...-TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
8-Davacı ve davalı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara İADESİNE,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/07/2024
Katip ...
¸(e-imzalı)
Hakim ...
¸(e-imzalı)