T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/448 Esas
KARAR NO : 2025/385
DAVA : İtirazın İptali (Ticari İşletme Kirası Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/07/2023
KARAR TARİHİ : 28/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari İşletme Kirası Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının ortağı olduğu ...deki %50 hissesinin %25 inin müvekkile satış ve devrinin yapılması ve işletilmesini düzenleyen ... tarihli hisse devri ve ortaklık sözleşmesinin imzalandığını, müvekkilinin şirketin %25'inin kendisine devri karşılığında davalıya ... TL ödeme yapacağını, sözleşme tarihine kadar (... Tarihinde ... Sterlin,... Tarihinde ... Sterlin, ... Tarihinde ... Sterlin, ... Tarihinde ... Sterlin, ve ... Tarihinde ... Sterlin olmak üzere ... Sterlin) ödemeyi yaptığını, yapılan yabancı para cinsinden ödemelerin geliş tarihlerindeki Merkez Bankası satış kuru üzerinden TL'ye çevrileceği ve kalan miktarın ... tarihine kadar ödeneceğinin hüküm altına alındığını, ... tarihine kadar ki şirketin kamu ve özel kişilere ait her türlü borçlarının davalı tarafından ödeneceği, bunun yanı sıra şirket borçlarının Şubat ayından itibaren şirketin elde ettiği gelirden ödenmeyeceğinin de kararlaştırıldığını, davalının şirketin aylık ... TL kar elde edeceğini taahhüt ettiğini, bu miktarın ortaklara hisseleri oranında dağıtılacağını, bu miktarda gelir elde edilmemesi halinde kalan miktarın davalı tarafından tamamlanarak müvekkile aylık ... TL olarak ödeneceğinin sözleşmede düzenlendiğini, taraflar arasında ... tarihli ek protokol düzenlendiğini ve protokole göre müvekkilinin davalıya ... tarihi itibariyle hisse devrinden kaynaklı bir bakiye borcunun kalmadığını, davalının hisse miktarına isabet eden Şubat, Mart ve Nisan ayı kar paylarını müvekkiline ödediği, ancak 2019 Mayıs ayına ilişkin kar payı taahhüdünden ... TL borcunun bulunduğunu, na sözleşmenin revize edilmesine karar verildiği, ödenmeyen ... TL'nin ve Mayıs ayından sonra taahhüt edilen aylık ... TL ödenecek kar paylarının müvekkil hesabına gönderileceğinin, şirketin 3. Kişiye satışı söz konusu olduğunda, hisse devri yapılmayacağını, davalının taahhüt edilen kar paylarını ve ... TL olan ana paranın müvekkilinin hesabına yatırılacağının ve şirketin 3. Kişiye satılamaması halinde yeni kurulacak şirkete asıl şirketin tüm mal varlığının devredileceğinin ve tüm borçların davalı tarafından ödeneceği gibi müvekkilinin borçlardan sorumlu olmayacağının kararlaştırıldığını, yeni kurulan şirketin tek ortaklı olacağını, bu ortağında müvekkili veya onun göstereceği kişinin olacağını, yeni kurulacak şirketin tüm gelirlerinin kendi bünyesinde kalacağını, diğer şirketlere aktarılmayacağını, davacı müvekkilin ödediği ana para ve kar payı taahhütleri ödendiği tarihte şirketin tüm hissesinin davalıya devredileceğini, yeni kurulan şirketin kar elde edememesi halinde davalının taahhüt ettiği kar payları ile ana paranın davalı tarafından müvekkile ödeneceğinin kararlaştırıldığını, taraflar arasında ... tarihli ana sözleşmeye Ek 2. Protokol düzenlendiğini ve bu protokole göre; kar paylarına ilişkin ; Haziran 2019 tarihinden önceki kar payı taahhütlerinin ödendiği, Haziran ayının kalan ... TL lik bölümünün davalı tarafından en geç ... tarihine kadar ödeneceği, Temmuz ayı ve sonraki aylara ilişkin ... TL.lik kar paylarının her ayın son günü müvekkilinin hesabına yatırılacağını, kar paylarının zamanında ödenmemsi halinde aylık %2,5 oranında faiz ödeyeceğini, asıl alacağa ilişkin ; davalı tarafından asıl alacağın ödenmesi amacıyla ... er TL'lik dört adet çekin müvekkile veridiğini, çekler vadelerinde ödendiği takdirde davalı tarafından taahhüt edilen kar payının kalan ana para üzerinden hesaplanacağını, müvekkile verilen çekler vadelerinde ödendiği takdirde düzenlenen sözleşmelerin geçersiz olacağını, çeklerden birinin dahi vadesinde ödenmemesi halinde çeklere adli takip başlatılacağını, sözleşme ve ek protokollerin geçerliliğini koruyacağını, davalının taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye hiç bir zaman uygun davranmadığını, sözleşmeye göre müvekkil ... tarihine kadar ... TL'yi süresinden bir ay öncesinden taahhüdünün tamamını yerine getirdiğini, davalının müvekkilinin edimini yerine getirmesine rağmen %50 hissesinin %25'ini müvekkiline devretmediğini, müvekkiline ana paranın geri ödemesi yerine dört adet çek verdiğini, bu çeklerden ... vadeli ... bedelli çekin icra yoluyla tahsil edildiğini, diğer çeklerin ödenmediğini, ödenmeyen çekler nedeniyle Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı başlatılan takip nedeniyle annesinden kalan taşınmazların haczedilmemesi için annesinden kalan taşınmaz mirasını kayıtsız şartsız reddettiğini, davalının hissedar olduğu ve sözleşmeye konu ...nin sözleşmeye kefil olarak katılmasını sağlamış ancak, bu şirketin demirbaşları dahil tüm sermayesini yeni kurduğu ...'ne devrettiğini, kefil şirketin içini boşaltarak işlevsiz hale getirdiğini, tüm alacak kalemleri yönünden davalı hakkında Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyasında sözleşmeden doğan kar payı alacağına dayanan takibin devamı ile itirazın iptalini, alacağın likit olması nedeniyle % 20 oranında icra inkar tazminatını ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davaya konu "Hisse Devir ve Ortaklık Sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin sözleşme tarihinde nakit paraya sıkışmış olan müvekkiline imzalattırılmış bir tefecilik sözleşmesi olduğunu, taraflar arasındaki asıl ilişki hisse devir sözleşmesi olmadığını, eldeki sözleşmenin niteliğinin faize para verme ve alma sözleşmesi olduğunu, davacı tarafından kar payı sözleşmesi olarak yorumlansa da cezai şart maddesinin makul bir hisse devir sözleşmesinde bulunmasının mümkün olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmede şekil şartının noksan olup sözleşmenin yok hükmünde olduğunu, sözleşmenin davacı tarafından geriye dönük feshedildiğini, müvekkiline yaptığı ödemelerin iadesi için Antalya Genel İcra Dairesi .../... E. Sayılı icra takibi başlattığını ve bu dosyadan davacıya bir kısım ödemeler yapıldığını, davacının müvekkiline yaptığı ödemeler karşılığı müvekkilinden aldığı ... TL bedelli çeki yakını ...'na ciro ettiğini ve çeki Antalya Genel İcra Dairesi .../... Esas sayılı dosyasıyla takip başlattığını ve tahsil ettiğini, likit olmayan alacak nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin haksız olduğunu, davanın reddini , yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın sözleşmeden doğan kar payı alacağına ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davası olduğu anlaşıldı.
Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine asıl alacak ile işlemiş faiz olmak üzere toplam ...-TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, icra takibine davalı ... vekili tarafından ... tarihinde itiraz edildiği anlaşılmıştır.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nın 114/c maddesi uyarınca mahkemelerin görevi dava şartı olup, 115. maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarının varlığını res'en araştırmakla yükümlüdür.
Ticaret Mahkemelerinin hangi davalara bakacağı 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı TTK'nın 5. Maddesinde belirtilmiş olup 4. maddede hangi davaların ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede belirtilen nedenlerden doğan davaların ticari dava sayıldığı açıklanmıştır. Kanunda sayılan bu davalara mutlak ticari dava denilir. Mutlak ticari davaların yanında nispi ticari davalar da mevcuttur. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığını her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanıyor olması, bu iki unsurun birlikte bulunması gerekmektedir.
6102 sayılı TTK'da değişiklik yapan ve 01/07/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2. maddesiyle, 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası değiştirilmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davanın, sözleşmeden doğan kar payı alacağına ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davası olduğu, taraflar arasındaki ... tarihinde Hisse Devri ve Ortaklık Sözleşmesi, ... Tarihli Ek Protokol ve ... tarihli 2. ek Protokol incelendiğinde, davacının şirket ortağı olmadığı, davacının kar payı talebinin şirketler hukukuna ve şirket ortaklığı hissesine dayanan alacak talebi olmadığı, tarafların aralarında yapmış olduğu sözleşme ve ek protokollerin adi ortaklık ilişkisi olduğu, tarafların tacir olmadığı, yine bu davanın TTK'nın 4. maddesinde sayılan dava türleri arasında yer almadığından mutlak ticari dava olarak da nitelendirilemeyeceği, görev ile ilgili düzenleme kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği, HMK'nın 114. maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı niteliğinde olduğu nazara alınarak Mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı, dava konusu uyuşmazlığın çözüm yerinin genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçeleri gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA,
3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ANTALYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA,
İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine,
4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemeye gönderilmesi halinde görevli mahkemece değerlendirilmesine; davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi halinde dava açılmamış sayılacağından yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/05/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır