T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/521 Esas
KARAR NO : 2025/343
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 26/07/2023
KARAR TARİHİ : 14/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde ... poliçe numarası ile davalı sigorta şirketin sigortalısı olan davalı ...'un maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile ... Caddesi istikametinden ... Caddesi istikametine doğru seyir halinde iken maktul ...'e çarptığını, maktul ...'in kaza sebebiyle vefat ettiğini, olay yerinde tutulan kaza tespit tutanağına göre davalı ...KTK m52/1-a hükmüne aykırı olarak araç ile seyir halinde iken dikkatsiz ve özensiz davranması sonucu meydana gelen söz konusu kazada kusurlu olduğunu, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının .../... soruşturma sayılı dosyasında soruşturma başlatıldığını ve Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğini, muris ...'in vefatı ile geride davacılar ... ve ... mirasçı olarak kaldığını, Antalya ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı mirasçılık belgesi bulunduğunu, ayrıca davalı ... murisin ablası olduğunu ve murisin vefatı ile büyük bir elem ve ızdırap duyduğunu, muris ...'in vefatından önce ... ...de ... yaptığını, söz konusu kaza sonrası davalılardan sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu ancak sonuç alınamadığını bildirerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ...-TL maddi tazminatın (...-TL anne ... için, ...-TL baba ... için) destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müteveffa ...'in vefatı sebebiyle müvekkili ... için ...-TL, ... için ...-TL ve ... için ...-TL olmak üzere toplam ...-TL manevi tazminatın davalı ...'tan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davaya konu ölümle sonuçlanan trafik kazası olayına ilişkin ceza yargılamasının halen derdest olduğunu, ceza yargılamasının sonuçlanmasını beklemeden hukuk davasını açmasının adaletin düzgün tesisi bakımından hatalı olduğunu, Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinde alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi raporunda müteveffanın kazada asli kusurlu, ...'un tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bu durumda asli kusurlu müteveffanın yakınlarının söz konusu rapora rağmen müvekkiline asli kusur atfederek tazminat talebinde bulunmalarının mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkile atfedilecek bir kusur olursa zarardan sorumlu olan sigortalı aracın sigortacısı olan ... olduğunu, ZMMS sigortası sigortalı aracın trafikte seyir halindeyken 3. Kişilere karşı vermiş olduğu maddi ve bedensel zararlarını karşılayacağını bildirerek davanın müvekkili yönünden husumetten reddine, mahkeme aksi kanaatte ise derdest ceza davasının davamız için bekletici mesele yapılmasına, aksi takdirde davacının haksız davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde bahsi geçen ... tarihli kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın müvekkili şirkete ...-... tarihleri arasında geçerli olmak üzere ZMMS sigortası ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limitinin kişi başı ...-TL olduğunu, sigortalı araç sürücüsüne kusur atfedilmesini kabul etmediklerini, tazminat hesaplaması aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından ZMMS genel şartları çerçevesinde hesaplanmasının gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 Mortalite tablosu ve %1,8 teknik faizin esas alınmasını, destekten yoksun kalma tazminatı talebi hakkında kanuna ve Yargıtay uygulamalarına uygun değerlendirme yapılmasını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müteveffanın kız kardeşi için yapılan hesaplamada yaş sınırının 22 olarak alınması erkek kardeşi için yapılan hesaplamada yaş sınırının 18 olması gerektiğini, müvekkili şirketin faiz sorumluluğunun ancak temerrüt tarihinden itibaren söz konusu olacağını bildirerek davanın reddine, müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden aleyhe faiz hükmedilmemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, ... tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde ...'in vefat etmesi nedeniyle davacıların, davalı gerçek kişiye manevi tazminat talebine ilişkindir.
Mahkememizce, tarafların göstermiş olduğu deliller usulüne uygun olarak toplanmış, Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyası celp edilmiş, davalı sigorta şirketinden sigorta poliçesi ve hasar dosyası getirtilmiş, SGK'dan müteveffanın hizmet döküm cetveli celp edilmiş, gerçek kişi taraflar hakkında sosyal ve ekonomik durum araştırması yapılmıştır.
Davacı vekili tarafından sunulan ... tarihli feragat dilekçesi ile; ...'ye ve diğer davalıya karşı açılan maddi tazminat davası davalı sigorta şirketi ile anlaşma yapılması ve ödeme yapılması sebebiyle konusuz kaldığını, maddi tazminat talebinin ödemeyle sonuçlandığından maddi tazminata yönelik davalılardan yargılama gideri vekalet ücreti talebi olmadığını, davaya davacılardan ...-... ve ... yönünden davalı ...'a karşı açılan manevi tazminat taleplerinin devam ettiğini bildirdiği anlaşılmıştır.
Davalı ... vekili tarafından sunulan ... tarihli feragat dilekçesi ile; davacı vekili ile sulh olmak ve talep hususunda karşılıklı ibralaşmakla; huzurdaki davada, davacı vekilinin davadan feragat etmesi nedeniyle vekalet ücreti ve yargılama gideri hususunda hiçbir talebimizin olmadığını beyan ettiğini, feragat nedeniyle davanın esastan reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce davacı vekili ile davalı ... vekilinin feragat dilekçeleri doğrultusunda maddi tazminat yönünden dosya mahkememiz dosyasından tefrik edilerek .../... sayılı esasına kaydı yapılarak ... tarihinde "Davacılar vekilinin maddi tazminat talebinden vazgeçtiklerinden karar verilmesine yer olmadığına" karar verildiği anlaşılmıştır.
Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; maktul ..., katılanlar ..., ..., ..., sanık ..., taksirle ölüme neden olma suçundan açılan davada verilen ... tarihli kararı ile; "1-Sanık ...'un müteveffa'ya karşı üzerine atılı 5237 sayılı TCK’nın 85/1 maddesi kapsamındaki taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçunu işlediği anlaşılmakla suçun işleniş şekli, suçun konusunun önem ve değeri, müteveffanın yaşı ve katılanların zararının ağırlığı dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle takdiren 2 Yıl 6 Ay Hapis Cezası İle Cezalandırılmasına, 2-Sanığın duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz davranışının bulunmaması, cezanın sanığın geleceği üzerindeki etkisi göz önüne alınarak verilen cezada 5237 sayılı TCK’nın 62/1 maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 2 Yıl 1 Ay Hapis Cezası İle Cezalandırılmasına, 3-Sanık hakkında başkaca kanuni ve takdiri indirim veya artırım maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, 4-Sanık hakkında şartları taşımadığından 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine yer olmadığına, 5-Sanık hakkında sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesi uyarınca hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına, 6-Sanığın fiili işlediği tarihte 65 yaşından büyük olması, daha önce 3 aydan fazla süre ile hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum edilmemiş olması, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlığı dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği yönünde mahkememizde kanaat oluştuğundan sanığa verilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 51/1 ve 3. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay denetim süresi belirlenerek Ertelenmesine" karar verildiği anlaşılmıştır. Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasında Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından aldırılan ... tarihli kusur raporunda; " Mevcut verilere göre; A) Sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki aracı ile meskun mahaldeki bölünmüş yolu takiben seyrederek geldiği olay mahallinde yola gereken dikkatini vermediği, seyrini kontrollü ve müteyakkız sürdürmediği, istikametine göre yolun sağından soluna doğru karşıdan karşıya geçmekte olan yaya ...'e önlemsizce çarpması sonucu olayın oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile tali kusurludur. B) Müteveffa yaya ... meskun mahalde, kendi can güvenliği için geçini olay mahallinin gerisinde bulunan yaya geçidinden gerçekleştirmesi gerekirken aksine hareketle can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde solundan gelen aracın hız ve mesafesini dikkate almadan kaplamaya girerek yolun karşısına geçmek istediği esnada solundan gelen ve ilk geçiş hakkı bırakmadığı sürücü idaresindeki aracın sadmesine maruz kaldığı olayın oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli kusurludur. SONUÇ; Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A) Sanık sürücü ...'ın tali kusurlu olduğu, B) Müteveffa yaya ...'in asli kusurlu olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; Davalı ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın ... tarihinde davacıların mürisi yaya konumunda olan ...'e çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde ...'in vefat ettiği, dava konusu olay nedeniyle Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin .../... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda davalı ...'un üzerine atılı taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçunu işlediği sabit görüldüğünden verilen cezanın ertelendiği ve kararın kesinleştiği, ceza dosyası kapsamında Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan ... tarihli kusur raporunda dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'un tali kusurlu olduğu, müteveffanın ise asli kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda uygulanması gereken 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, Hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakim manevi tazminat yönünde takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerekmektedir. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır.
Anılı düzenlemeler ve içtihatlar ışığında somut olaya bakıldığında; davaya konu trafik kazası neticesinde davacılar ... ve ...'in kızı, ...'ın ise kardeşinin vefat ettiği, dolayısıyla davacıların manevi zarara uğradığı ve davalı araç sürücüsünün yasal düzenlemeler gereğince davacı yanın manevi zararını gidermekle yükümlü olduğu sonucuna varılmıştır. Manevi tazminat miktarının belirlenmesi noktasında anılı düzenleme ve içtihatlar kapsamında değerlendirme yapılmış, olayın ağırlığı ve verdiği üzüntünün bir nebze olsun telafisi bakımından meydana gelen olayın oluş şekli, davacı yanın murislerinin davaya konu kazada asli kusurlu bulunması, tarafların mali ve sosyal durumları dikkate alınarak davacıların manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile aşağıda belirtilen miktarlarda manevi tazminat takdir edilmiştir.
Tüm bu açıklanan nedenlerle; davacıların manevi tazminat talepleri yönünden kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacıların manevi tazminat isteminin KISMEN KABULÜ ile;
-Davacı ... için ... TL, davacı ... için ... TL ve davacı ... için ... TL manevi tazminatın davalı ...'tan olay tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara ödenmesine,
-Fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan ...-TL nispi karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan ...-TL peşin mahsubu ile bakiye ...-TL nispi karar ve ilam harcının davalı ...'tan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafından yatırılan ...-TL peşin harç ile ...-TL başvurma harcı olmak üzere toplam ...-TL harcın davalı ...'tan alınarak davacılara VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan ...-TL yargılama giderinin, davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan ...-TL'nin davalı ...'tan alınarak davacılara VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacılar üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer OLMADIĞINA,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davanın kabul edilen kısmı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacılara VERİLMESİNE,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davanın reddedilen kısmı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak adı geçen davalıya VERİLMESİNE,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ...-TL arabuluculuk giderinin davalı ...'tan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
9-Davacı ve davalı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara İADESİNE,
Dair; davacılar vekili ile davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2025
Katip ...
¸(e-imzalı)
Hakim ...
¸(e-imzalı)