T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/534 Esas
KARAR NO : 2025/634
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 01/08/2023
KARAR TARİHİ : 10/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin taşımacılık sektöründe faaliyet gösteren Türkiye'nin ve dünyanın şirketlerinden biri olduğunu, müvekkilini davalının talebi doğrultusunda ...'nin emtilarının ...'dan ...'a taşınması işini organize ettiğini, taşınan konteryerler ile ilgili davalının kusuru nedeniyle demuraj oluştuğunu, işleyen demuraj sürelerine istinaden müvekkili tarafından davalı adına ... tarihli ... numaralı ...-USD bedelli demuraj faturası düzenlendiğini, söz konusu fatura karşılığı olan bu demuraj ücreti, davalı tarafından müvekkilinin tüm ihtarına rağmen ödenmediğini, bunun üzerine davalı şirketten olan alacağın tahsili maksadıyla Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyası nezdinde icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, takibe yapılan itirazın haksız olduğunu, bu nedenlerle Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... E. Sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamını, haksız itiraz ile takibin durmasına sebebiyet veren davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalının sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle;icra takibine dayanak yapılan ... tarihli cari hesabı kabul etmediğini, icra takibine dayanak belge olarak yalnız cari hesaba dayanılmış olan herhangi bir faturaya dayanılmadığını, davacı tarafın takibe dayanak olarak dava dilekçesinde faturalara dayandığını, icra takibinde dayanılmayan belgelerin dava aşamasında ortaya çıkarıldığını, bu hususu kabul etmediklerini, muvafakat göstermediklerini, davacı tarafın dayandığı belgeleri de kabul etmediklerini, alacaklının iddia ettiği şekilde hiçbir borcunun bulunmadığını, kendilerinin hiçbir fatura cari hesap v.b. hiçbir husus kabul edilmediğini, davacı tarafça haklarında neden icra takibi başlatıldığı ve neden itirazın iptali davası açıldığının da anlaşılamadığını, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle davacının davasının reddini, davacının haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı ... tarafından borçlu davalı ... aleyhine ...-USD alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu tarafından ... tarihli dilekçesi ile borcun aslına ve faize itiraz ettikleri ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce Mali Müşavir ... tarafından aldırılan ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dava dosyası ile davacıya ait ticari defterler üzerinde yapılan incelemelerde,
Davacının ticari defterlerine göre, davacının davalı şirkete hizmet verilmesi şeklinde taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, bu ticari ilişki gereğince dava / takip konusu alacağın dayanağı olarak davalı şirket adına borç kaydedilen faturaya istinaden takip tarihi itibariyle davacının ... $ = ...-TL. tutarında davalı şirketten alacağının kayıtlı olduğu, tespit edilmiştir. " sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce Mali Müşavir ve taşımacılık bilirkişisinden aldırılan ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dosyada, taraflar arasında akdedilmiş bir navlun sözleşmesi bulunmamaktadır. Davacı ile davalı arasında ... tarihinde ve sonrasında yapılan e-mail yazışmalardan, yükün taşınması konusunda bir mutabakat sağlandığı ve taahhüt oluştuğu anlaşılmaktadır.2. 1 adet ... (...) konteynerin serbest zaman süresi sonunda, bekleme nedeniyle 34 günlük bir gecikme ile teslim edildiği tarafların yaptığı e-mail yazışmaşları ile teyit edilerek kabul edilmiştir. Konteynerin boş teslimi gecikmiştir.3. TTK'nin, "Boşaltmanın hiç veya süresinde yapılmaması" başlıklı 1174 (3) maddesi gereğince, " Önceki fıkralarda düzenlenen hâllerde, gönderilenin gecikmesi veya tevdi işlemi yüzünden boşaltma süresi geçmiş ise, taşıyan, ... parası isteyebilir. Taşıtana tanınan serbest süresi dolduktan sonraki gecikmeler nedeniyle taşıyan, uğradığı bütün zararın tazminini isteyebilir." hükmünde olduğundan taşıyan, taşıtandan konteyner gecikmesi ile ilgili masraf ve zararlarını isteyebilecektir.4. Konteyner gecikme bedelinin hesaplanabilmesi için, ispata dair belgelerden olan konteyner teslim ve tesellüm (Dolu/boş) tarihlerinin, "... ..." ve "teslim-tesellüm belgeleri" ile ayrı ayrı ispatlanmamıştır. Doktrin görüşleri çerçevesinde, konteyner gecikmesinin hasaplamasında salt fatura ve ticari defterin yeterli olmadığı görüşündeyiz. 5. Gecikme, gönderilenin bulunamaması nedeniyle ifa güçlüğü (teslim engeli) nedeniyle ortaya çıktığı açıktır. Bu durumda, TTK m.1207 gereğince taşıtan, gönderilenin yerine geçmekte olduğundan, taşıyanın BK/m107 ve BK/m.109’dan kaynaklanan “tevdi hakkı” kapsamında ve bir mutabakatla malın imhası yoluna gidilmiştir. Söz konusu imha işlemi ile ilgili olarak ... ..., ... ve ... ...nin veya gümrük idaresinin buna dair bir evrakı görülememiştir. Yükün, konteynerden hangi tarihte boşaltıldığı ve boş konteynerin hangi tarihte iade/teslim edildiği hususlarında bir evraka rastlanmamıştır.6. Fiili taşıyıcı ...’nin düzenlediği konteyner demuraj faturasında, 52 günlük demuraj bedeli (Günlük ... $) toplamı ... $ iken; ...’nin düzenlediği faturada 34 günlük demuraj tutarı ... $’dır. Bu durumda, ...'nin faturasında günlük demuraj bedeli ... $'a denk gelmektedir. Demuraj hesaplamasının doğru ve fahiş olup olmadığı hususlarının izaha muhtaç olduğu görüşündeyiz.7. TTK m.1207'ye göre yükün tevdii gereği, konteyner demuraj masraflarından taşıtan sorumlu olduğu ifade edilmişti. ... İle ...’nin arasında akdedilmiş tip bir navlun sözleşmesi olmaması nedeniyle, ...'nin taşıma anlaşmasının tarafı olarak işi yüklenici (taşıtan) olarak mı yaptığı, yoksa gönderinin taşıtan olduğu halde, onun nam ve hesabına temsilen mi yaptığı hususu açık değildir. Taşımanın tarafı olarak bunu, malın göndericisini temsilen yaptı ise o halde taşıtanın, gönderen ... olacaktır. Kendi adına taahhüt edip yüklenmiş ise ... taşıtanın sorumluluğunu yüklendiği görüş ve kanaatindeyiz. Tüm dosya kapsamı bilgi ve belgeler ile TTK, TBK ve doktrin görüşleri çerçevesinde yaptığımız değerlendirme çerçevesinde; Somut olayda demurajın hukuki gerekçeleri, hesaplanması ve sorumluluklar açısından bakıldığında ispata dair belgelerde, tahakkuk ettirilen konteyner ... bedelinin yalnız fatura ve ticari defterlere dayandırılmasının yeterli olmayacağı, e-mail yazışmaları ve fatura dışında demuraj hesaplamasına ilişkin (Dolu boş konteyner teslim tesellüm belgeleri/makbuzları) belge eklenmediği, taşıyanın yükümlülükleri kapsamında varış limanında yaptığı bildirimleri ile yükün imhasına dair bilgi ve belgelerin dosyada yer almadığı (Bkz. Algantürk 2017, Didem Algantürk Light , "Konteyner Taşımacılığında Uygulamada Ortaya Çıkan Hukuki Sorunlar) hususları birlikte gözetildiğinde; Taşıtanın meydana gelen konteyner gecikmesinden kaynaklanan demuraj bedelinden sorumlu olduğu, ancak, söz konusu ... Dolarlık demuraj bedelinin hukuki gerekçelerinin dayandığı ispata dair demuraj hesaplamasının eksik ve yetersiz olduğu, dosyadaki mevcut belgelerin ise (e-mail, fatura ve ticari defter) demurajı belirlemede tek başına yeterli olmadığı/olmayacağı" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davanın itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2016/4087 esas 2017/261 karar sayılı içtihadında da açıklandığı şekilde, ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacağı belirtilmektedir.
Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; Taraflar arasında davacının tarafından davalı şirkete hizmet verilmesi şeklinde ticari ilişki bulunduğu, davacının davalı aleyhine başlattığı faturaya dayalı icra takibinin davalının borca itirazı ile durduğu, davacı tarafça davalının icra takibine vaki itirazının iptali istemiyle eldeki davanın açıldığı, davalı tarafın icra dosyasında borçlu olmadıklarından bahisle asıl borca ve ferilerine itiraz ettiği, davacı tarafın dava konusu döneme ilişkin ticari defter ve belgelerini defter inceleme günü mahkememize ibraz ettiği, davacı tarafça ibraz edilen dava konusu döneme ilişkin ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda davacı tarafın ticari defterlerine göre, dava / takip konusu alacağın dayanağı olarak davalı şirket adına borç kaydedilen faturaya istinaden takip tarihi itibariyle davacının ... $ tutarında davalı şirketten alacağının kayıtlı olduğunun belirtildiği, defter ibrazından kaçınan davalı karşısında davacının defterlerinin kesin delil niteliğinde olduğu, mahkememizce aldırılan ... tarihli ek bilirkişi raporunda da ... ile ... arasında, deniz yoluyla yük taşınması için yazışma yapıldığının, e-mail yoluyla yapılan yazışmalar ve varılan mutabakat sonucunda taraflar arasında bir taşıma sözleşmesinin kurulmuş olduğunun kabulünün gerekeceğinin ve konteynerin tesliminde bir gecikme olduğu hususunun açık olduğunun tespit edildiği, böylece davalının takibe itirazının haksız olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptaline, takibin ...-USD asıl alacak üzerinden aynen devamına, dava konusu alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın icra takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE,
-Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafça yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin talebi aşmamak üzere aynen devamına,
2-Dava konusu alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak ...-USD'nin icra takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı üzerinden hesaplanacak %20 oranında İCRA İNKAR TAZMİNATININ DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan ...-TL nispi karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan ...-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ...-TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yatırılan ...-TL peşin harç ile ...-TL başvurma harcı olmak üzere toplam ...-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan ...-TL yargılama giderinin (posta, tebligat, bilirkişi ücreti) davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan ... -TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ...-TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara İADESİNE,
Dair;Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza