T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/408
KARAR NO : 2021/358
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/09/2020
KARAR TARİHİ : 20/04/2021
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin müvekkiline tebliğ edildiğini müvekkilince itiraz süresinin kaçırıldığından imzaya ve borca itiraz edemediğini, takip dayanağı ...-TL bedelli bonoda ön yada arka yüzlerde müvekkiline atfedilen imzaların ve bonoda yer alan yazı ve rakamların müvekkiline ait olmadığını, ayrıca müvekkilinin alacaklı tarafa herhangi bir borcunun da olmadığını, bonoda müvekkiline atfedilen imzalar ile yazıların müvekkiline ait olmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasını, müvekkili aleyhine yürütülen takibin tedbiren durdurulmasına, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, %20' den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında ticari bir ilişkki mevcut olduğunu, müvekkilinin davaya konu bonoyu davacıdan müvekkiline olan borcu nedeniyle aldığını, davaya konu bononun müvekkili şirket yetkilileri huzurunda bizzat davacı tarafından imzalandığını, davacının bu senedi ödemediğini, davaya konu icra takibinde ödeme emrinin ... tarihinde tebliğ edildiğini, zamanaşımı nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini, davanın reddini, %20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya içerisine, Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile dosyaya konu senet aslı getirtilmiş, Davacının Noterlikten, Vergi Dairesinden, Bankalardan ıslak imzalı belge asılları getirtilmiş, davacının huzurda mukayeseye esas imza örnekleri alınmış, fizik ve grafoloji uzmanı bilirkişiden imza incelemesine ilişkin rapor aldırılmış, ayrıca vergi dairesinden davacının 2011 yılındaki ticari faaliyetlerinden dolayı defter tutma yükümlülüğünün olup olmadığı sorulmuş,
Dava; 2004 Sayılı İcra Ve İflas Kanunu'nun 72. Maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; takibe konu senetteki imzanın davacıya ait olup olmadığı, davacının senet nedeniyle borçlu olup olmadığı, takipten 7 yıl sonra açılan davanın, borcun tahsilini geciktirme amacıyla olup olmadığı, senedin borçlu tarafından benimsenip benimsenmediği hususlarına ilişkindir.
Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlu, ... aleyhine, ... tarihli ...-TL bedelli bonoya istinaden, ....-TL asıl alacak, ...-TL işlemiş faiz, ...-TL komisyon olmak üzere toplam ...-TL alacağın, asıl alacağa işleyecek yıllık %13,75.-TL faizi ile birlikte tahsili için icra takibine girişildiği, ödeme emrinin borçluya ... tarihinde tebliğ edildiği, takibin kesinleştiği anlaşılmıştır.
... Vergi Dairesinden gelen müzekkere cevabında davacının 2011 yılında basit usulde ticari faaliyette bulunduğunun tespit edildiği, bu nedenle ilgili yılda mükellefinin ticari faaliyetlerinden dolayı herhangi bir defter tutma yükümlülüğünün bulunmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.
Fizik Grafoloji uzmanı bilirkişi ... tarafından ibraz edilen ... tarihli raporda sonuç olarak; tetkike konu; borçlusu ..., alacaklısı ... olarak düzenlenmiş olan ... vade tarihli ...-TL bedelli senet zerinde atılı bulunan borçlu imzalarının ... elinden çıktığı sonuç ve kanaatine varıldığının belirtildiği anlaşılmıştır.
Davacı taraf 2013 yılında başlatılıp ve kesinleşen icra takibine konu bonodaki yazıların, rakamların ve borçlu imzasının davacının eli ürünü olmadığını iddia ederek eldeki menfi tespit davasını ikame etmiştir.
İİK'nın 72. maddesi gereğince borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığının ispatı için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK 6. madde). İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır.
Türk Ticaret Kanunu’nun 776. ve 777. maddelerinde bonoda bulunması gereken zorunlu ve tercihe bağlı unsurlar ortaya konmuş ve senedin geçerlilik şartları belirtilmiştir. TTK'nın 776. maddesine göre bononun senet metninde “bono” veya “emre yazılı senet” kelimesi ve senet Türkçe’den başka bir dille yazılmışsa, o dilde bono veya emre yazılı senet karşılığı olarak kullanılan kelime, kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadi, vade, ödeme yeri, kime veya kimin emrine ödenecek ise onun adı, düzenlenme tarihi ve yeri ile düzenleyenin imzası bulunmalıdır. Bu çerçevede belirlilik (muayyenlik) kambiyo senetlerinin temel unsurlarından biridir. Tedavül kabiliyeti de dikkate alındığında bononun bütün unsurlarının açık, net, yoruma elverişli olmayacak biçimde belirgin olması gerekir. Poliçe ve bono keşidesi "şart kabul etmeyen" bir işlemdir (Öztan, F.: Kıymetli Evrak Hukuku, 2. b., Ankara 1997, s.451). Nitekim TTK'nın 777. maddesinde zorunlu unsurları taşımayan senedin bono niteliğinde olmadığını belirtildikten sonra vade, keşide ve ödeme yeri konusunda da yedek hukuk kuralı getirerek oluşabilecek boşluklar doldurulmuş ve belirlilik ilkesini bu şekilde desteklenmiştir.
Görüldüğü gibi bononun geçerli olabilmesi için bono üzerindeki bütün yazıların keşidecinin eli ürünü olması şartı aranmamakta sadece imzanın keşidecinin elinden çıkmış olması gerekmektedir. Bu nedenle somut olayda her ne kadar davacı taraf senetteki yazı ve rakamların da davacı eli ürünü olmadığını iddia etmiş ise de inceleme sadece keşidecinin imzası yönünden yapılmıştır.
Herhangi bir belgedeki imza veya yazının olmadığı hususunda yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve gerekli donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması; bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özellikleri tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakların mahkemenin ve Yargıtay'ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması; gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduğunun fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır.
Bu husus dikkate alınarak davacının senet keşide tarihine yakın tarihlerde atılmış, resmi kurumlarda bulunan imza örnekleri getirtilmiş ve huzurda mukayeseye esas imza örnekleri alınarak konusunda uzman grafoloji uzmanı bilirkişiden rapor alınmış, yukarıda açıklana hususları karşılar şekilde düzenlenen raporda, senetteki imza ile mukayeseye esas alınan imza örnekleri karşılaştırmalı olarak raporda gösterilmiş, imzaların tersim tarzı, imzalar içerisindeki karakteristik el hareketlerinin yapılışı, kaligrafik-itiyadi özellikler yönünden benzerlikler olduğu resimlerle gösterilip desteklenerek senetteki imzanın davacının eli ürünü olduğu tespit edilmiş, mahkememizce yapılan gözlemde de rapordaki değerlendirmeler yerinde görülmüş ve 2011 tarihinde düzenlenip, 2013 yılında takibe konu edilip kesinleşen ve 2020 yılında dava konusu edilen senetteki borçlu imzasının davacıya ait olmadığı iddiasının ispat edilmediği anlaşılmış ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Takibe yönelik tensiple verilen tedbir kararı uygulanmadığından davalı lehine İİK'nın 72/4. Maddesinde düzenlenen tazminata hükmedilmemiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Takibin durdurulmasına ilişkin tedbir kararı uygulanmadığından davalının tazminat talebinin de REDDİNE
3-Alınması gerekli ....-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davacıdan TAHSİLİ ile hazineye gelir KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan ...-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ÖDENMESİNE,
6-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE,
7-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeni ile kamu tarafından yapılan ....TL yargılama giderinin 6325 sayılı HUAK'nın 18/A-13. maddesi gereği davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 20/04/2021
Katip ...
¸(e-imzalı)
Hakim ...
¸(e-imzalı)