T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/306 Esas
KARAR NO : 2025/15
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 25/04/2024
KARAR TARİHİ : 09/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketler ile ... arasında imzalanan ihale sözleşmeleri gereği ihale konusu işte çalıştırılmak üzere davalılarca işe alınan dava dışı işçi ...'ın işçilik alacakları ile kıdem tazminatından davalı taşeron firmaların sorumlu olmasına rağmen, dava dışı işçinin ...den emekliliğe ayrılması sebebiyle kıdem tazminatı ve yıllık ücreti olan ... TL'nin ... tarihinde ödendiğini, davalılar ile ... arasında yapılan ihale sözleşmeleri kapsamında işçilik alacaklarından taşeron firmaların sorumlu olduğuna dair düzenlemeye yer verilmesi sebebiyle davacı ... tarafından işçinin çalışmış olduğu dönemlere ilişkin sorumlulukları olan ... TL kıdem tazminatı tutarının ... tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan rücuen tazminini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirketler üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava edilmiştir.
Davalı ... Vekili cevap dilekçesinden özetle;davacı ...nin açmış olduğu davadaki tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, davacı ... tarafından rücuen tazminata ilişkin yapılan ödemelerin miktarının ve ödenme sebebinin haksız olduğunu, davacı ... ödemeleri neden yaptığını ve tazminat miktarını neye göre hesapladığının anlaşılır olmadığını, müvekkili şirket ile davacı ... davaya konu edinilen sözleşme tarihi itibarı ile yürürlükte olan mevzuat gereği kendilerine rücu edilemeyeceğini, 10.09.2014 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6552 sayılı yasanın 8. Maddesi gereği 4857 sayılı İş Kanunu’nun 112. Maddesine eklenen ek madde ile kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sözleşmesi sona eren alt işveren personellerinin kıdem tazminatının ilgili üst işveren kamu kurumu tarafından ödeneceği düzenlemesinin getirildiğini, davacı ... sorularak müvekkili şirkete yapılan hak ediş ödemelerinin hangi kalemleri kapsadığının belirlenmesi gerektiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve eki düzenlemelerde kıdem tazminatı ödemelerinin alt yükleniciye rücu edilebileceğine dair açık ve net bir düzenleme de bulunmadığını, davacı idarenin iddialarının aksine yerleşik içtihatlar gereği olarak davacı yapmış olduğu ödemenin ancak %50'sini müvekkilinden talep debileceğini, nitekim işçi alacaklarında davacı idare üst işveren olarak müşterek ve müteselsil sorumlu olduğunu, davacı ... tarafından müvekkili aleyhine dava açmadan önce takip başlatılmadığını ve müvekkilinin borç nedeniyle temerrüde düşmediğini, temerrüt oluşmadığı için talep edilebilecek olan faiz türünün yasal faiz olduğunu, mevduata uygulanan en yüksek faiz talebinde bulunulmasının yasal olmadığını tüm bu nedenlerle davanın reddini ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacı ... açmış olduğu davadaki tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, davacı ... tarafından rücuen tazminata ilişkin yapılan ödemelerin miktarının ve ödenme sebebinin haksız olduğunu, davacı idarenin ödemeleri neden yaptığını ve tazminat miktarını neye göre hesapladığının anlaşılır olmadığını, müvekkili şirket ile davacı ... davaya konu edinilen sözleşme tarihi itibarı ile yürürlükte olan mevzuat gereği kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sözleşmesi sona eren alt işveren personellerinin kıdem tazminatının ilgili üst işveren kamu kurumu tarafından ödeneceği düzenlemesinin getirildiğini, davacı ... tarafından müvekkili aleyhine dava açmadan önce takip başlatılmadığını ve müvekkilinin borç nedeniyle temerrüde düşmediğini, temerrüt oluşmadığı için talep edilebilecek olan faiz türünün yasal faiz olduğunu, mevduata uygulanan en yüksek faiz talebinde bulunulmasının yasal olmadığını tüm bu nedenlerle davanın reddini ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalılardan tahsili istemine ilişkin rücuen tazminat davası niteliğindedir.
Mahkememizce; tarafların göstermiş olduğu deliller toplanmış, davacı vekilince ihale sözleşmeleri ve ekleri ibraz edilmiş, dava dışı işçiye ait SGK kayıtları dosya arasına alınmış, iş hukuku alanında uzman bilirkişiden rapor alınmıştır.
İşçilik alacakları konusunda uzman bilirkişi tarafından tanzim edilen ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dava dışı işçi ...’ın ... – ... tarihleri arası 2 yıl 2 ay 20 gün (... gün)
davalı ...’nda, ... – ... tarihleri arası 1 yıl 7 ay 4 gün
(... gün) davacı firmanın ...’ de olmak üzere TOPLAM ... – ... tarihleri arası 3 yıl 9 ay 24 gün (... gün) çalıştığı, en son almış olduğu aylık giydirilmiş brüt ücretin ... TL olduğu,
Davalı-alt işverenlerin davadışı işçiye ödenen tutardan % 100 (tam) sorumlu olacağı kabul edildiğinde, davalı alt işveren ...’nın ... TL’dan sorumlu
Olacağı, Mahkemece davalı-alt işverenlerin yarı yarıya (% 50)sorumlu olacağı kabul edildiği takdirde,
davalı alt işveren ...’nın ... TL’dan sorumlu olacağı, görüş ve kanaatine varılmıştır" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2019/633 E. 2020/819 K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere, hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
Davalı şirketlerden oluşan ... ile davacı ... arasında ...'ne ait ..., ..., ..., ... ve ... sayılı sözleşmelerinin imzalandığı, işbu sözleşmeler kapsamında işçi haklarının ödenmesi hususunun yüklenici firmaya ait olduğunun düzenlendiği anlaşılmıştır.
İşçilik alacakları asıl işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2019/633 E. 2020/819 K. sayılı ilamı)
Davacı tarafından ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi talep edilmiş olup, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 26.06.2018 tarih ve 2016/6752 Esas 2018/7330 Karar sayılı ilamında da; "Rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin malvarlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Davacının malvarlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğine ve istem de bu şekilde olduğuna göre bu paraya ödeme günüden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken mahkemece açıklanan bu hususun göz ardı edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir" ifadelerine yer verilmiştir.
Tüm bu açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre; davacı asıl işverenin dava dışı işçi ...'ın emekliliği nedeniyle dava dışı işçiye ödediği işçilik alacaklarını davalı yüklenicilere rücu edebileceği, yüklenicilerin işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek olan mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte sorumlu oldukları, dosyada alınan ve Mahkememizce de benimsenen ... tarihli bilirkişi raporunda dava dışı ...'ın davalı alt işverenlerin oluşturduğu iş ortaklığında 800 gün süreyle çalıştığının, davalıların ...-TL kıdem tazminatı ödemesinden sorumlu olduklarının tespit edildiği anlaşıldığından bilirkişi raporuyla tespit edilen miktarlar doğrultusunda davanın kabulüne karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
-...-TL'nin ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-)Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam ...-TL harcın başlangıçta peşin yatırılan ... TL'den mahsubu ile bakiye ...- TL'nin davalılar ... ve ...'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T. göre hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeni ile kamu tarafından yapılan ...-TL yargılama giderinin 6325 sayılı HUAK'nın 18/A-13. maddesi gereği davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir KAYDINA,
5-Davacı tarafından yapılan; ...-TL Başvuru Harcı, ...-TL Peşin Harcı, ...-TL Tebligat, Bilirkişi, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam ...-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/01/2025
Katip ...
¸e-imzalı
Hakim ...
¸e-imzalı