T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/484 Esas
KARAR NO : 2025/284
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/12/2022
KARAR TARİHİ : 24/04/2025
Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve .../... Esas .../... sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememize gönderilen dava dosyası mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmış olup yapılan yargılama sonucunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle: Davacı müvekkilin taraflar arasında teşekkül eden icap ve kabul beyanları uyarınca ... tarihinde davalıya ait ... isimli balıkçı teknesinin davacı müvekkile satışı konusunda anlaşmaya vardıkları ve bu sözleşmenin peşinatı olarak ... tarihinde ... USD'yi davalının hesabına gönderdiklerini, kalan bakiyenin ise teknenin kaydının devri akabinde ödeneceğinin taraflar arasında kararlaştırıldığı, davacı müvekilin balıkçı teknesinin devrinin ve tesliminin gerçekleşeceğine yönelik davalının telkinleri uyarınca hasıl olan güven dolayısıyla balıkçı teknesine gövdesinin komple çürümüş olması ve diğer tüm bölümlerinin çürümesi ve ekipmanlarının da yok olması dolayısıyla davalının yedinde yaklaşık ...-TL civarında faturalı zorunlu masraf yaptığı ve balıkçı teknesinin sağlam ve kullanıma hazır şekilde kendisine tesliminin sağlanması için emek ve masrafın sarf edildiği, yapılan araştırma kapsamında teknenin başka bir kişiye satıldığının öğrenildiği, bunun üzerine davalıya ihtarname gönderildiği ve tebliğ edildiği, davalı tarafından teknenin devrinin sağlanmayacağı ve bedellerinin ödenmeyeceğinin bildirildiği, davalının adına kayıtlı ... isimli balıkçı teknesinin üçüncü kişiye satması ile kayden devrinin sağlanması gayreti içerisinde olduğu ile yine adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mal varlığını iyiniyetli üçüncü kişilere aktarma çabası içinde olduğunun öğrenildiği, bu nedenle müvekkilin alacaklarını güvence altına alabilmesi amacıyla davalının adına kayıtlı teknesi, menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini, eldeki davanın ödenen peşinat yönünden eda davası ve masraf istemleri yönünden HMK 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak kabulüne, davalıya ... tarihinde peşinat olarak ödenen ... USD'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı Kanunun 4/A Maddesi uyarınca kamu bankalarınca USD'ye uygulanan faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki kur üzerinden davalıdan tahsiline, davalının devrin sağlanacağına yönelik beyan ve tutumları dolayısıyla davacıda oluşan inanç dolayısıyla davacı tarafından balıkçı teknesine yapılan zorunda tamirat, tadilat ve iyileştirme giderlerinden ileride artırmak üzere şimdilik ... TL'sinin davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ile AAÜT uyarınca terettüp edecek vekalet ücretinin davalı tarafa tahmilini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle: İhtiyati tedbir kararına itiraz ettiğini, ihtiyati haciz kararının taraflar dinlenmeden verildiğini, balıkçı kayığını ... tarihinde ... adlı sitede satışa çıkardığını, , davacıya tekne kullanıma hazır ve eksiksiz olarak kiralandığı, dolayısıyla davacının ihtiyati haciz kararının bulunduğunu bildiği bir tekneye kendi istek ve arzusu ile yaptığı masrafları, şayet var ise bu davacı tarafın insiyatifinde bir konu olduğu, iddia ettiği ... TL lik bu masraflarını nereye kullandığının belli olmayan bir takım malzeme faturalarını delil şeklinde yansıtmaya çalışmasında iyi niyet olmadığı beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görüldü.
Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle: Cevap dilekçesini kabul etmediklerini, davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği görüldü.
Mahkememizin ... tarihli duruşma ara kararı gereğince; davacı vekiline "Arabuluculuk evrakının sunulması için davacı vekiline iki haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde eksikliğin giderilmemesi halinde mevcut delil durumuyla karar verileceğinin ihtarına, (ihtarat yapıldı)" şeklinde ara karar kurulduğu ara kararın duruşma esnasında davacı vekiline ihtar edildiği görülmüştür.
Davacı vekili ,arabuluculuk tutanağını sunduğuna ilişkin olarak beyan dilekçesi vermiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, "... "tekne satışı nedeniyle ödenen bir kısım bedelin ve tekneye yapılan masrafların iadesi istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md.931/1'de; "Tahsis edildiği amaç, suda hareket etmesini gerektiren, yüzme özelliği bulunan ve pek küçük olmayan her araç, kendiliğinden hareket etmesi imkânı bulunmasa da, bu Kanun bakımından “gemi” sayılır.
", yine aynı kanun md.957'de " ... ... ... ve daha büyük her ticaret gemisinin maliki, tescil isteminde bulunmak zorundadır.denilmiştir. Liman müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevaptan; davaya konu balık avlama gemisinin Milli Gemi Sicili'ne kayıtlı olduğu , anlaşılmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md.1352 /I'da "Geminin işletilmesi, yönetimi, korunması veya bakımı için sağlanan eşya, malzeme, kumanya, yakıt, konteynerler dâhil teçhizat ve bu amaçlarla verilen hizmetler " ve md.1352/t 'de "Geminin mülkiyeti veya zilyetliğine ilişkin her türlü uyuşmazlık." deniz alacakları arasında sayılmıştır.
Dava konusu talep, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu' nda düzenlenen hususlar arasında yer almaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md.4/1. A uyarınca Türk Ticaret Kanunu'nda yer olan hususlar, ticari davadır.
Her ne kadar görevsizlik kararı veren mahkeme, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğunu dile getirmiş ise de; H.S.K.'nın Antalya'da Denizcilik İhtisas Mahkemesi olarak yetkilendirdiği mahkeme bulunmamaktadır .
28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesinin 1. fıkrası " (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünü içermektedir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 'Dava Şartı Olarak Arabuluculuk' başlıklı 18/A maddesinde ise "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir.
Dava dosyası incelendiğinde; davacı vekilinin mahkememize ibraz ettiği arabuluculuk son tutanağının düzenleme tarihinin ... ve arabuluculuk sürecinin başlama tarihinin ... olduğu ve iş bu dava dosyasının mahkememize tevzi edildiği tarihin ise ... tarihi olduğu anlaşılmıştır. Anılan kanun hükümleri ve yerleşik içtihatlar uyarınca, dava dosyasının mahkememize tevzi edildiği tarihten önce arabuluculuğa başvuruda bulunulması ve buna ilişkin olarak son tutanağın düzenlenmiş olması gerekirdi Arabuluculuğa ilişkin dava şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından 6102 sayılı TTK'nın 5/a maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/a-2 maddesi ile HMK'nın 114/2 ve 115. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu ve Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken ...-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan ...-TL harçtan mahsubu ile bakiye ... TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Taraflarca mahkememiz veznesine depo edilen ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/04/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza