T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/748 Esas
KARAR NO: 2025/473
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/10/2024
KARAR TARİHİ: 24/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; "Müvekkilimin davalı şirketten olan alacağı nedeniyle davalı aleyhine Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyasıyla yaptığımız ilamsız icra takibi, borçlunun itirazı üzerine durmuştur. Müvekkilimin ticari iş kapsamında sunmuş olduğu hizmet nedeniyle ortaya çıkan borcuna davalı borçlunun itirazı haksız olup, bu nedenle mahkemenizce iptali gerekmektedir.Müvekkil ... tarihinde arkadaşı olan ...’in refaransı ile ... hizmet vermeye başlamıştır. Müvekkilimin yaptığı iş piyasada ... olarak tabir edilen bir iştir. Davalı şirketin ticari faaliyeti kapsamında yapmış olduğu yolcu taşıma hizmeti, ekstra iş çıkması durumunda müvekkilim tarafından kendi aracı ile yerine getirilmektedir. Bu kapsamda müvekkilim kendi aracı ile davalı şirkete yolcu taşımacılığı hizmeti sunmuştur. Kendi adi şirketi üzerinden yaptığı her iş için davalı şirkete ay sonunda faturalar kesmiştir. ... 2024 tarihine kadar kestiği tüm faturalar müvekkilime düzenli bir şekilde ödenmiştir.Ancak mayıs ve haziran aylarına ilişkin davalı şirket tarafından ödeme yapılmamıştır. Bu sebeple müvekkilim ... tarihli ... TL ve ... tarihli ... TL olan faturalar ödenmediği için önce koordinatör ...’i, kendisi yıllık izinde olduğu için de defalarca ...’un muhasebe telefon numarasını aramıştır. Müvekkile öncelikli ödemeleri olduğunu ancak müvekkilin alacağını da sıraya koyarak ödeyeceklerini söylemişlerdir. Müvekkil davalı şirkete sunduğu hizmet karşılığı ... tarihli ... TL ve ... tarihli ... TL olan faturaları kesmiştir. Ancak davalı şirket tarafından bu faturaların iade edilmesi üzerine müvekkilim tarafından da bu faturalar iade edilerek davalı şirkete ihtarname çekilmiştir. Bunun üzerine ödenmeyen fatura tutarları üzerinden tarafımızca Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas dosyası ile borçlu aleyhinde icra takibi başlatılmış ve borçlu takibe itiraz etmiştir. İtiraz üzerine takip durmuştur. Borçlunun itirazı haksız ve hukuka aykırı olup borçlu itirazında kötü niyetlidir. Müvekkilim tarafından daha önceki sunduğu hizmetler karşılığı ödeme aldığı ortadadır. Ancak mayıs ve haziran ayına ilişkin hizmetleri karşılığı kestiği faturalar hizmet ifa edilmiş olmasına rağmen iade edilmiştir. Müvekkilimin ekte sunduğumuz iş listesinde de görüleceği üzere mayıs ve haziran aylarına ilişkin hizmet sunduğu ortadadır. Davalı tarafın ticari muhasebe defterleri incelendiğinde zaten müvekkilimin davalı şirkete hizmet verdiği ve aralarında ki ticari ilişki net bir şekilde ortaya çıkacaktır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesine göre, itirazın iptali davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu çerçevede, ... tarihinde Antalya Arabuluculuk Bürosu’na .../... başvuru numarasıyla başvuruda bulunulmuş, ancak yapılan görüşmeler sonucunda anlaşma sağlanamamıştır.Haksız olan itirazın iptali ile Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası üzerinden takibin devamına, haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine,-Yargılama giderleriyle vekalet ücretinin de davalı üzerine bırakılmasını saygılarımla vekaleten arz ve talep ederim." denilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; "Davacı vekilinin dilekçesinde belirtilen bütün iddialar gerçek dışı olup; tarafımızca kabulü mümkün değildir. Şöyle ki;Müvekkil şirketin faaliyet konusu yolcu/personel taşımacılığı olup, taşıma işlerinin ne zaman ve hangi araçlarla yapılacağına şirkette operasyon sorumlusu olarak çalışan kişi/kişiler karar vermektedir.Davacının çalıştığı dönemde müvekkil şirkette, operasyon sorumlusu olarak çalışan davacının arkadaşı ... tarafından, diğer şoförlere kıyasla davacıya daha sık personel taşıma işi ayarlanmış; bunun karşılığında ise gerçekleştirilen transfer ve personel taşıma işleri için hak edilenden daha yüksek meblağlarda faturalar kesilmesi talep edilmiş ve sonrasında müvekkil şirket tarafından yapılan ödemelerden fazla olan meblağlar davacı ve arkadaşı arasında paylaşılmıştır. Fazladan kesilen faturalara dayalı olarak birkaç ay boyunca şirket tarafından hak edilenden fazla ödeme yapılmış; bu şekilde davacı, kendisine ve arkadaşına haksız menfaat sağlarken müvekkil şirketi de zarara uğratmıştır. Bahsedilen bu olay; gerek kesilen tüm faturaların şirket tarafından incelemeye alınması gerekse de davacının, yaptıklarından pişmanlık duyması ve son birkaç ayda gerçekleşen olayları şirket yöneticilerine itiraf etmesi üzerine ortaya çıkmıştır.Tüm bu hususlar dilekçemizin ekinde bulunan davacının yazılı ifadesinde de net bir şekilde yer almaktadır.İşbu olayın öğrenilmesi üzerine davacının arkadaşı ...'ın ... tarihinde yazılı savunması alınmış ve ... ifadesinde "...Bundan sonra yaşanan banka transferleri ve şahıs ve benim aramda gerçekleştiği iddia edilen para transferleri farklı sebeplerle arkadaşlık ilişkimizin eskiye dayanması kaynaklı daha önceden oluşan durumlara ilişkin olabileceği gibi şahsın bilmediği bir sektörde kendisine iş verilmesini temin ettiğim gerekçesi ile hediye olarak yada tarafıma borç olarak vermesi olasıdır." şeklinde beyanda bulunmuştur.Olayın ortaya çıkmasının ardından müvekkil şirket tarafından transfer hizmeti sağlanan şirketlerden biri olan ... Unvanlı şirkete davacının arkadaşı ... tarafından (müvekkil şirket adına) olması gerekenden daha yüksek meblağlı fatura kesildiği de tespit edilmiş ve ilgili şirkete gereken bilgilendirme yapılmıştır. Bunun üzerine ... unvanlı şirket tarafından müvekkile iade faturası kesilmiş ise de servis hizmetini sağlayan davacıya müvekkil şirket tarafından yapılan fazla ödeme, müvekkil şirkete zarar olarak yansımıştır.Tüm bu nedenlerden ötürü davacı ile arkadaşı ... aleyhine tarafımızca Antalya C.Başsavcılığına şikayette bulunulmuş ve dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, vs. suçlara ilişkin olarak cezalandırılmaları için gerekli soruşturmanın yapılarak haklarında kamu davası açılması talep edilmiştir. Söz konusu soruşturma, Antalya C.Başsavcılığının .../... E. Sayılı dosyası ile devam etmektedir. Mahkemenizde görülmekte olan dava dosyasına sunulan dava dilekçesinde her ne kadar faturalara dayalı bir alacağın varlığından bahsedilmiş ise de; yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında da değinildiği üzere faturalar, tek başına alacağın varlığını kanıtlamaya yetmemektedir. Faturalarla birlikte aynı zamanda davacı tarafından fatura konusu işlemin gerçekleştiğinin ispatlanması da gerekmektedir. Kaldı ki davaya konu Antalya Genel İcra Dairesinin .../... E. Sayılı dosyası ile müvekkil şirket aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine dayanak edilen faturalar; yukarıda anlatıldığı üzere davacı tarafından gerçekte hak edilenden daha yüksek meblağlarda kesilmiş olan faturalardan bazıları olduğundan, müvekkil şirketin işbu faturalara dayalı herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Üstelik söz konusu faturaların içeriğine müvekkil şirket tarafından yasal süresi içerisinde itiraz edilerek; davacıya, iade faturası da kesilmiştir. Ancak buna rağmen davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı bir şekilde gerçekte olmayan bir alacağa istinaden müvekkil şirket aleyhine icra takibi başlatılmıştır. Bunun üzerine yasal süresi içerisinde tarafımızca ödeme emrinde gösterilen borcun tamamına, faize, faiz oranına, icra takibine ve tüm ferilerine itiraz edilmiş ve takip durdurulmuştur. Ancak davacı tarafından bu kez de itirazımızın iptali ve takibin devamı için Sayın Mahkemenizde işbu haksız ve kötüniyetli dava ikame edilmiştir.HMK.nun 200. Maddesi uyarınca "Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz."Mahkemenizde görülmekte olan davanın değeri göz önüne alındığında işbu dava, senetle ispat zorunluluğu kapsamında kalmaktadır. Bu nedenle davacı tarafça tanık deliline dayanılmasına muvafakatimiz bulunmamaktadır.Davacı tarafından, gerçekte var olmayan bir alacağa istinaden başlatılan icra takip dosyasından, müvekkil şirkete gönderilen ödeme emrine ilişkin olarak icra dosyasına sunmuş olduğumuz itiraz dilekçemizde de değinildiği üzere; müvekkil şirketin, davacıya herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Davacı tarafından başlatılan icra takibi ile davacı, gerçekte olmayan bir alacağı tahsil etmeye çalışmakta olup; kötüniyetlidir. Bu nedenle müvekkil aleyhine kötüniyetli hareket ederek icra takibi başlatan takip alacaklısı davacı aleyhine takibe konu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerekmektedir. Haksız ve hukuka aykırı olarak açılmış olan davanın reddi ile Antalya Genel İcra Dairesinin .../... E. Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin iptaline, Müvekkil aleyhine kötüniyetli hareket ederek icra takibi başlatan takip alacaklısı davacı aleyhine takibe konu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekil olarak saygı ile dileriz." denilmiştir.
Antalya Genel İcra Dairesi .../... sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden celp edilmiştir. İcra dosyası incelendiğinde ; ilamsız icra takip tarihinin ..., alacaklının ..., borçlunun ..., takibe konu belgelerin; ... tarihli -... TL fatura ve ... tarihli-... TL bedelli fatura, takip çıkışının ... TL olduğu ve ilamsız icra takibinin borca ve fer'ilerine yapılan itiraz üzerine durduğu , görülmüştür.
Antalya ...Noterliği'ne yazılan müzekkereye verilen cevap dava dosyası arasına alınmıştır.
Davacının tacir araştırması için yazılan müzekkerelere verilen cevaplar dava dosyası arasına alınmıştır.
Antalya CBS .../... soruşturma dosyası uyap sistemi üzerinden celp edilmiştir. Söz konusu soruşturma dosyası incelendiğinde; şikayetçinin ..., şikayet edilenlerin ... ve ..., şikayete konu suçun ; dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik, şikayet tarihinin ... olduğu ve soruşturma dosyasının ... tarihinde kapandığı ve ayrıca Uyap sisteminden yapılan sorgulamada söz konusu soruşturma dosyası nedeniyle açılmış olan bir kovuşturma dosyasının bulunmadığı, anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, faturaya dayalı olarak davacı tarafından davalı aleyhine Antalya Genel İcra Dairesi .../... sayılı dosyası ile girişilen ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali talebine yöneliktir.
6100 sayılı H.M.K.'nın
201.maddesinde "Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz.
Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir. "
Ve
202.maddesinde " Senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir.
Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir" denilmiştir.
Davacının sunmuş olduğu ... yazışması yazılı delil başlangıcı olarak değerlendirilmemiştir. Belirtilen kanun hükümleri ve davalının tanık dinletilmesine muvafakatının olmaması da dikkate alınarak, tanık dinlenilmemiştir.
6100 sayılı H.M.K.md.222'de;
" Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır" denilmiştir.
Davacı, belirtilen gün ve saatte ticari defterlerini ibraz etmemiş ve davalı ise ibraz etmiştir. Davalının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde hazırlanan bilirkişi raporunda özetle ; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıya borcunun bulunmadığı bildirilmiştir. Dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmış olan davacı tarafa yemin delili hatırlatılmış ve davacı , belirlenen süre içerisinde yemin teklifinde bulunmamıştır.Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, ispat olunamayan davanın reddine karar verilmiş, davacının icra takibinde bulunurken kötü niyetli hareket ettiği değerlendirilmediğinden; davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmemiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın REDDİNE,
-Koşulları oluşmadığından davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,
2-Harçlar Kanunu ve Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken ... -TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan ... -TL harcın mahsubu ile ...-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ... vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle kamu tarafından yapılan ... TL yargılama giderinin 6325 sayılı HUAK'ın 18/A-13. maddesi gereğince davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Taraflarca Mahkememiz veznesine depo edilen ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/06/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza