T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/200 Esas
KARAR NO: 2025/870
DAVA: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ: 13/03/2025
KARAR TARİHİ: 25/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketi bir trafik kazası nedeniyle müvekkilinden ... TL rücuen tazminat alacağı olduğu iddiasıyla müvekkiline karşı ... İcra Müdürlüğü'nün ... / ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, müvekkiline karşı yapılan icra takibinde ödeme emri önceki adresine tebliğ edildiğini, takip bu nedenle kesinleşmiş ise de davalı şirkete karşı menfi tespit davası açma hakkının mevcut olduğunu, ispat yükünün karşı tarafta olduğunu, kazada müvekkilin kusursuz olması, kazada meydana geldiği iddia edilen tazminat miktarının gerçekçi olmaması sebepleriyle bu hususları şirketin ispatlaması gerektiğini, müvekkili kazada icra takibindeki miktara sebep olacak oranda kusurlu olmadığını, aynı zamanda kazaya karışan motosikletin sebep olduğu diğer araçtaki hasardan da müvekkilinin sorumlu olmadığını, davalı şirketin emrivaki yaparak ödeme emri gönderdiğini ve müvekkilinin itiraz edememesinden istifade ile takibi kesinleştirdiğini, müvekkilinin bütün mallarına haciz koydurduğunu ve aracına da yakalama şerhi koydurduğunu, icra dosyası kesinleşmiş ise de davada alacağın varlığını ispat etmesi gereken davalı şirket olduğunu, müvekkilinin davalı şirketin müşterisi olmadığını, davalı şirketin alacağı varsa kusur ve hasar tazminatı yönünden bilirkişi incelemeleriyle ispatlaması gerektiğini, müvekkilinin davalı şirkete ... İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyasından ... TL takip çıkışı ve ferileri miktarınca borçlu olmadığının tespiti için, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bilirkişi incelemeleri sonunda tespit edilecek miktara göre harç tamamlanmak üzere şimdilik ... TL borçlu olmadığının tespitine, davalı şirket likit icra takibinde alacağını ispatlayamadığı oranda kötü niyetli icra takibi yapmış olacağından %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama masraflarının davalı şirkete yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalının maliki, işleteni ve sürücüsü olduğu ... plakalı araç müvekkili şirket tarafından zorunlu trafik poliçesi ile sigorta güvencesi altına alındığını, müvekkili şirkete sigortalı olan ve davalının maliki, işleteni ve sürücüsü olduğu ... plakalı araç ... Tarihinde trafik kazasına karıştığını, bu kaza sebebiyle ...'ın bedensel zarar uğradığını, ...'ın bedensel zarara uğraması sebebiyle müvekkili şirket tarafından hak sahiplerine ferileri ile birlikte toplam ... TL ödeme yapıldığını, davaya konu kaza sırasında, sigortalı araç sürücüsünün geçerli ve yeterli bir sürücü belgsi bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsünün geçerli bir sürücü belgesi bulunmadığının kaza zaptında açıkça belirtildiğini, kaza anında sigortalı araç sürücüsünün geçerli bir sürücü belgesinin olmaması sebebiyle müvekkili şirketin zarar görenler için ödediği tazminatın rücusu için sigortalısına başvuru hakkı doğduğunu, davalı müvekkili şirketin sigortalısı olması sebebi ile kendisine, dava konusu kaza sebebiyle bedensel zarara uğrayan ... için ödenen bedelin rücusu için ... İcra Müdürlüğü .../... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, ... İcra Müdürlüğü ...-... Esas sayılı dosyası sebebi ile borçlu olmadığı gerekçesi ile iş bu davanın açıldığını, davacı müvekkili şirketin sigortalısı olduğunu, müvekkili şirket tarafından , davacının maliki işleteni ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın zorunlu trafik poliçesi düzenlendiğini, Zorunlu Trafik Poliçesi Genel Şartları ve KTK'nın ilgili maddeleri gereğince müvekkili şirket sadece kendi sigortalısına rücu hakkını kullanabildiğini, davalının buradaki sorumluluğu, müvekkil şirketin sigortalısı olmasından doğan bir sorumluluk olduğunu, taraflarınca davalı tarafa sigorta ilişkisinin davalı ile kurulması sebebiyle rücu edildiğini, ZMMS kapsamında sigorta şirketleri, sigortalı araç sürücüsünün ehliyetsiz olması sebebiyle sadece sigorta ettirene rücu edebildiğini, poliçeden müvekkili şirket sigortalısı davalı ... ... olduğunu, müvekkili şirketin rücu etmesine ilişkin bir itirazı olmayıp sadece kusur ve müvekkili şirket tarafından ödenen bedele ilişkin itirazda bulunulduğunu, müvekkili şirketin yasal rücu hakkını kullandığını bu nedenle de kötü niyetle takip yaptığından bahsedilemeyeceğini, bu nedenlerle davacının davasının öncelikle yetki itirazımız sebebi ile reddine, davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerekmesi sebebi ile mahkemece görevsizlik kararı verilmesine, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, davacının %20 tazminata mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
... İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir. Söz konusu icra dosyası incelendiğinde; ... takip tarihli ilamsız icra takibinin, alacaklısının ... Şirketi, borçlunun ... (... TC nolu) olduğu, ...-TL toplam alacak olduğu, takip konusunun ... Plakalı aracın ... tarihinde meydana gelen trafik kazası ile EHLİYETSİZ sürücü yönetiminde iken ... ın bedensel yaralanmasına sebep olması nedeni ile ödenen bedelin ferileriyle birlikte rücusu ... TL olduğu anlaşılmıştır.
Davacının tacir araştırması için yazılan müzekkerelere verilen cevaplar dava dosyası arasına alınmıştır.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nın 114/c maddesi uyarınca mahkemelerin görevi dava şartı olup, 115. maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarının varlığını res'en araştırmakla yükümlüdür.
Ticaret Mahkemelerinin hangi davalara bakacağı 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı TTK'nın 5. Maddesinde belirtilmiş olup 4. maddede hangi davaların ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede belirtilen nedenlerden doğan davaların ticari dava sayıldığı açıklanmıştır. Kanunda sayılan bu davalara mutlak ticari dava denilir. Mutlak ticari davaların yanında nispi ticari davalar da mevcuttur. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığını her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanıyor olması, bu iki unsurun birlikte bulunması gerekmektedir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3.maddesi ile Tüketici: ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak, Tüketici İşlemi: mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi olarak tanımlanmıştır.
6502 sayılı yasanın 73/1. maddesi tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemesi görevli olacağı öngörülmüştür. Yine aynı yasanın 83/2 maddesi, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez hükmünü ihtiva etmektedir.
Dava ; davacıya ait araca ZMMS poliçesi düzenleyen davalı sigorta şirketinin trafik kazası nedeniyle ödediği tutarı davacıdan rücuan tahsili amacıyla ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E.sayılı dosyası ile davacı aleyhine ilamsız icra takibinde bulunması nedeniyle, davacının menfi tespit talebine yönelik, kısmi davadır. İcra dosyası incelendiğinde infazen kapatıldığı anlaşılmaktadır.
Tacir araştırması için yazılan müzekkereye verilen cevaplardan ve tüm dosya kapsamından; davacının tacir olmadığı anlaşılmıştır. Davaya konu olay Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan olmadığı için; dava, mutlak ticari dava değildir. Davacının tacir olmadığının anlaşılması karşısında; iş bu dava nispi ticari davalardan da değildir. Açıklanan nedenlerle mahkememizin davada görevsiz olması ve görevli mahkemenin Antalya Tüketici Mahkemesi'nin olmasından dolayı aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya Antalya Tüketici Mahkemesi'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA,
3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ANTALYA TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA,
İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine,
4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemeye gönderilmesi halinde görevli mahkemece değerlendirilmesine; davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi halinde dava açılmamış sayılacağından yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 25/11/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza