T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/277 Esas
KARAR NO: 2025/841
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/04/2025
KARAR TARİHİ: 19/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;Davalı aleyhine Antalya Genel İcra Dairesi .../... E. Sayılı icra takibi ile müvekkiline olan borcuna istinaden takip başlatıldığını, davalı yanın bu takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, müvekkilinin elektrik malzemeleri satışı işçiliği ve projesi çizimi işleri ilgili ... da ticari faaliyetlerde bulunduğunu, davalı ile müvekkili arasındaki iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen faturaya konu borcun son ödeme tarihi olan ... tarihinde davalıca ödenmesi gerekirken bu güne kadar müvekkiline tam bir ödeme yapılmadığını, davalının müvekkilinden faturalarda açıkça görüleceği üzere 106 parça ürün satın aldığını, bu ürünlerin işçiliğini de ücret karşılığında müvekkiline yaptırdığını, müvekkilinin davalı adına ... TL tutarında ... düzenleme ve ödeme tarihli faturayı düzenlediğini, davalının borcunu kabul eder şekilde farklı tarihlerde ...-TL müvekkiline kısmi ödeme yaptığını, geri kalan ...-TL borcunu ödemekten imtina ederek müvekkilini zor durumda bıraktığını, bu nedenle müvekkilinin davalıya kalan borcu ödemesi için ... tarihinde ihtarname gönderdiğini ancak davalının borcunu ödemediğini, bu nedenlerle davanın kabulünü, davalı tarafından Antalya Genel İcra Dairesi .../... E. Sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamını, borçlunun takip konusu alacağının %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, dava konusu uyuşmazlığın davacının müvekkilinin şahsi evine yapmış olduğu elektrik işlerinin bedeline ilişkin olduğunu, davacı şirket ile müvekkilinin ticari işletmesi arasında herhangi bir ticari ilişki ya da alacak borç ilişkisinin bulunmadığını, bu nedenle görevsizlik kararı verilerek dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep ettiklerini, davacının icra takibine konu ettiği faturayla müvekkilinden ... TL bakiye alacaklı olduğu iddiasında olduğunu, davacının müvekkilinin evine elektrik işleri yaptığını, ancak yapılan işlerin karşılığı taraflar arasındaki sözlü anlaşma tutarı lan ...-TL olarak davacıya tamamen ödendiğini, davacının bu hususta müvekkilinden alacağının kalmadığını, söz konusu ödemenin davacının kabulünde olduğunu, bu ödemenin müvekkilinin eşi ... ... tarafından ... tarihinde ... TL ... tarihinde ... TL olarak ... ... hesabına yapıldığını, ödeme yapılmasına rağmen davacı tarafından davaya konu faturanın yaklaşık 1-1,5 yıl sonra ... tarihinde düzenlendiğini, ticari hayatın olağan akışına aykırı bir durum olduğunu, müvekkilinin 2023 yılı ... ayında konutunda oturmaya başladığını, davacı tarafından yapılan işin 2023 yılı başlarında bitirilmiş ve müvekkiline teslim edildiğini, ancak müvekkilinin evi inşaat halindeyken davacı şirketle irtibat düzenlendiğini, yazılı bir sözleşme bulunmadığını, ancak müvekkili adına davacıdan teklifleri alan inşaat mühendisi ... ... arasında düzenlenen ... dosyası halinde teklif formu bulunduğunu, söz konusu teklif formuna göre işin bedelinin ...-TL olarak belirlendiğini ve müvekkilinin eşi tarafından davacıya toplam ...-TL ödeme yapıldığını, davacı şirkette çalışan ve inşaatın elektrik işlerini bizzat yapanın ... ... olduğunu, bu nedenlerle öncelikle görevsizlik kararı verilmesini, müvekkili hakkında açılmış bulunan iş bu itirazın iptali davasının reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın bakiye fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olduğu anlaşıldı.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nın 114/c maddesi uyarınca mahkemelerin görevi dava şartı olup, 115. maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarının varlığını res'en araştırmakla yükümlüdür. Dava şartı hususu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir.
Ticaret Mahkemelerinin iş sahası ve hangi davalara bakacağı 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı TTK'nın 5. Maddesinde belirtilmiş olup, 4. madde de hangi davaların ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın madde de belirtilen nedenlerden doğan davaların ticari dava sayıldığı açıklanmıştır. Kanunda sayılan bu davalara mutlak ticari dava denilir. Mutlak ticari davaların yanında nispi ticari davalarda mevcuttur. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, her iki tarafın tacir olması ve her iki tarafın ticari işletmesine uyuşmazlığın kaynaklanıyor olması, bu iki unsurun birlikte bulunması gerekmektedir.
6102 sayılı TTK'da değişikli yapan ve 01/07/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2. maddesiyle, 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası değiştirilmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; davanın bakiye fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olduğu, dosya kapsamına alınan müzekkere cevaplarına göre davalı yanın işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu ve işletmesinin tüccar boyutunda olduğu, davacı taraf tacir olsa dahi davalı yanın tacir olmadığı, bu davanın TTK'nın 4. maddesinde sayılan dava türleri arasında yer almadığından mutlak ticari dava olarak da nitelendirilemeyeceği, görev ile ilgili düzenleme kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği, HMK'nın 114. maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı niteliğinde olduğu nazara alınarak Mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı, dava konusu uyuşmazlığın çözüm yerinin genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA,
3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ANTALYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA,
İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine,
4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemeye gönderilmesi halinde görevli mahkemece değerlendirilmesine; davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi halinde dava açılmamış sayılacağından yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/11/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza