T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/287 Esas
KARAR NO: 2025/273
DAVA: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ: 17/04/2025
KARAR TARİHİ: 18/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davacılar ... ve ..., uzun yıllar boyunca inşaat, yapı malzemeleri, mimarlık ve dekorasyon sektörlerinde faaliyet göstermekte olan ...’nin kurucu ortakları olduklarını, her iki davacı da şirketin kuruluşundan itibaren aktif olarak görev aldıklarını, söz konusu faaliyetler kapsamında, hem yurt içinde hem de bölgesel ölçekte güvenilirlik ve itibar kazanılmış, piyasada tanınan, bilinen bir yapı içerisinde çek, senet karşılığı veya güvene dayalı açık hesap sistemiyle işlemler gerçekleştirildiğini, davacı ..., 2006 yılında kurulan ilgili şirketin kurucu ortağı olduğunu, kuruluşundan itibaren şirketin büyüme ve faaliyet alanlarının genişletilmesi sürecinde aktif rol oynamış, borç yükünü hafifletmek amacıyla birçok ticari kredi ve sözleşmeye şahsi kefalet verdiğini, ayrıca farklı bankalara ve tedarikçilere karşı şirketin borçlarını teminat altına almak için taşınmazlarını ipotek ettirdiğini, her ne kadar ... tarihinde hisselerini devretmiş olsa da, geçmiş dönem borçlarına ilişkin kefaleti halen devam ettiğini, ... da aynı şekilde, ...’nin ... yılındaki kuruluş sürecinden itibaren tüm bilgi, birikim ve sermayesini şirketin ayakta kalabilmesi için seferber etmiş; şirketin ticari ve mali yapısının sürdürülebilirliği uğruna yoğun çaba sarf ettiğini, kendisi de şirketin birçok borcuna şahsi kefalet vermiş, malvarlığını teminat olarak gösterdiğini, hissesini devretmiş olmasına rağmen, kefalet ilişkisi halen yürürlükte olduğunu, ..., uzun süredir süregelen ekonomik dalgalanmalar, artan maliyetler ve tahsilat zorlukları nedeniyle ödeme gücünü kaybetmiş, bu nedenle Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin .../... Esas sayılı dosyasında konkordato başvurusunda bulunduğunu, her ne kadar ilk derece mahkemesi bu başvuruyu reddetmişse de, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi’nin .../... Esas, .../... Karar sayılı ve ... tarihli kararı ile şirketin konkordato talebi kabul edilerek, ... tarihinden itibaren 1 yıl süreyle kesin mühlet verildiğini, şirketin konkordato sürecine alınmış olması, şirketin faaliyetlerinin geçici olarak koruma altına alınmasını sağlamışsa da; şahsi kefalet sorumluluğu nedeniyle davacılar ... ve ...’nın borçlu sıfatı devam etmekte, malvarlıkları üzerinde çeşitli icra ve haciz işlemleri başlatıldığını, bu durumun hem bireysel ekonomik düzenlerinin bozulmasına hem de ailelerinin geçim kaynaklarının büyük tehdit altında olmasına yol açtığını, özellikle 2017 yılında davacılar ve bağlı oldukları şirket, daha önce iş ilişkisi kurmuş oldukları bazı firmalarla olan bağlarından ötürü haksız ve hukuksuz şekilde soruşturmaya tabi tutulmuş, ... ve ... uzun süre tutuklu kaldığını, şirketin ve dolayısıyla davacıların ticari faaliyetleri ciddi şekilde sekteye uğradığını, Antalya ... Ağır Ceza Mahkemesi’nin .../... Esas, .../... Karar sayılı ilamı ile davacılar beraat etmiş olsa da, bu süreçte şirket üzerine yönetim kayyımı atanmış, kayyım döneminde şirketin gelir getirici taşınmazları etkin şekilde yönetilememiş ve borçlar yapılandırılamadığını, bu durum doğrudan davacılara da yansımış, şahsi kefaletleri nedeniyle sorumlulukları katlanarak devam ettiğini, denetim kayyımlığı, ancak ... tarihli Antalya BAM ... Ceza Dairesi kararı ile kaldırıldığını, Bu uzun dönemli kayyımlık süreci, sadece şirketin değil, davacıların da mali yapısını bozmuş; alacaklıların şahsen takip başlatmalarına yol açtığını, bankacılık sektöründeki finansman daralması, yüksek faiz oranları ve pandemi sonrası oluşan ekonomik durgunluk da bu süreci daha da ağırlaştırdığını, davacılar halen malvarlıkları üzerindeki haciz baskısı altında olduklarını, ancak mevcut borç yükü; taşınmazların gerçek değeriyle satışı, kira gelirleri ve düzenli ödeme planı ile karşılanabilecek seviyede olduğunu, dolayısıyla İİK m. 285 ve devamı gereği şahsi konkordato talep etme şartları somut olayda fazlasıyla gerçekleştiğini, davacıların, piyasada güvenilirliği ile bilinen, yıllardır inşaat ve yapı malzemeleri sektöründe faaliyet gösteren gerçek kişiler olduğunu, ancak son yıllarda ülke genelinde yaşanan ekonomik daralma, dövizdeki dalgalanmalar, faiz oranlarındaki artış, pandemi süreci ve kurucusu ve yönetici oldukları şirketin uğradığı kayyımlık gibi hukuki süreçler, davacıların da ekonomik anlamda darboğaza sürüklenmesine yol açtığından İcra ve İflas Kanunu'nun 287. maddesi gereğince. 3 aylık geçici mühlet verilmesine ve işbu müddetin uzatılmasını, geçici İİK. 285. maddesi çerçevisinde geçici mühlet neticesinde İcra ve İflas Kanununun 289. maddesi gereğince bir yıllık kesin mühlet kararı verilmesini ve gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının 6 ay daha uzatılmasını, kesin mühlet kararının ilanına yargılama neticesinde İİK. 305. ve diğer maddeleri gereğince konkordatonun tasdikini talep ve dava etmiştir.
Dava; davacıların konkordato talebine ilişkindir.
İİK'nın 7101 sayılı kanunla değişik 285. Maddesine göre; "Borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir.
İflas talebinde bulunabilecek her alacaklı gerekçeli bir dilekçe ile borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir.
Yetkili ve görevli mahkeme iflasa tabi olan borçlu için 154. Maddenin 1. Veya 2. Fıkralarında yazılı yerdeki iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesidir. "
İİK'nın 286. Maddesinde borçlunun Konkordato talebine ekleyeceği belgeler teker teker sayılmıştır. Buna göre borçlunun borçlarını hangi oranda ve vadede ödeyeceğini, bu kapsamda alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını gösteren Konkordato ön projesi, borçlunun mal varlığını durumunu gösterir belgeler, borçlunun mali durumunu açıklayıcı diğer bilgi ve belgeler, tüm alacak ve borçları vadeleri ile birlikte gösteren liste ve belgeler, alacaklıları alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren liste, konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi ön görülen miktar ile borçlunun iflası halinde, alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı, karşılaştırmalı olarak gösteren tablo, talebe eklenecek belgeler arasında sayılmıştır.
Davacı taraflarca dosyaya sunulan ön proje ve eklerinin incelenmesinde; davacı gerçek kişilerin şirketin ortağı ve/veya kanuni temsilcisi oldukları, konkordato Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında 1 yıl konkordato kesin mühlet kararı verilen ...nin daha ziyade mali yapısı ile ilgili açıklamaların yer aldığı, beyan edilen şahsi mal varlığının diğer davacı şirketin bankalara olan borçları karşısında çok düşük değerlerde olduğu, projelerin tamamen ortağı ve/veya yöneticisi oldukları şirketin projesine atıfta bulunarak adı geçen şirketin borç durumu ve mali yapıları ile ilgili açıklamalara yer verildiği, şirketin projelerinin gerçekleşme ihtimaline bağlandığı anlaşılmaktadır.
Oysa ki davacıların iflasa tabi olmayan gerçek kişi sıfatıyla eldeki davayı açarken yapması gereken mal varlığının durumunu gösterir belgeleri, mali durumunu açıklayıcı bilgi ve belgeleri, mal varlığının yaklaşık değerlerini mahkemeye açık bir şekilde sunmak ve İİK'nın 286. Maddesinin aramış olduğu belgeleri tam ve eksiksiz bir şekilde sunması gerekirdi. Konkordato'nun amacı; Elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen ve mali durumu bozulmuş olan dürüst borçluları korumaktır. Davacı tarafça sunulan ön proje ve ekleri İİK'nın 286. Maddesi'nin aradığı şartlara haiz olmadığı, bağımsız birer proje olmadığı, yine borçlu davacıların mali durumunu açıklayıcı yeterlilikte olmadığı mahkememizce değerlendirilmiştir. Sadece Konkordato'nun nimetlerinden yararlanmak için bu kuruma başvurmak mümkün değildir.
Davacı şirket ortağı ve yetkilileri, konkordato istemlerinin nedenini, ortağı ve yöneticisi oldukları şirketlerin bankalardan kullandığı kredilere verdikleri kefalet ve ipotek borçlarına dayandırdıkları görülmektedir. Kefalet müessesesinin amacı da zaten asıl borcu teminat altına almaktır. Kefil, kefalet borcu dolayısıyla mal varlığında bir eksilme olmasını bilerek kefalet sözleşmesi akdetmektedir.
TBK'nun 585. Maddesinde düzenlenen adi kefalette dahi asıl borçlu hakkında konkordato mühleti verilmesi halinde alacaklının doğrudan kefile başvurabileceği düzenlenmiş olup, eldeki davada davacı müteselsil kefil olup, TBK'nun 586. Maddesi gereği kanunen adi kefilden daha fazla yükümlülük ve sorumluluk altına girmektedir. Somut olayda asıl olarak kefalet borçlarından dolayı konkordato talep eden davacının, TBK'nun 590/2-son maddesi uyarınca aynı güvence karşılığında konkordato kararına kadar kendisine yöneltilen takiplerin durdurulmasına karar verilmesini isteme hakkı da bulunmakta iken eldeki davayı açmasında hukuki yararının da bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Tüm bu açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre; davacıların iflasa tabi olmayan gerçek kişi konumunda oldukları, her ne kadar ortağı ve yöneticisi oldukları şirketin mali durumlarının bozulduğu ve şirketin konkordato davası açmak zorunda kaldıklarını ve kendilerinin de şahsi mal varlığı ile adı geçen şirkete müteselsil kefil olarak bankalara karşı, borç ve yükümlülük altına girdiklerini, müteselsil kefil olarak asıl borçlu sıfatıyla sağlamış olduğu teminatların aleyhine yürütülmesi riski doğduğundan bahisle eldeki davayı açmışsalar da davacıların dilekçesi ekinde sunmuş olduğu ön proje ve eklerinin incelenmesi sonucunda kanunun aradığı anlamda özellikle İİK'nın 286. Maddesinde aranan bilgi ve belgelerin mahkememize eksiksiz olarak sunulmadığı, bağımsız birer proje olmadığı, davacıların tamamen ortağı ve yöneticisi olduğu şirketlere atıfta bulunarak onların mali durumları hakkında açıklamada bulunulduğu, şirketlerin projelerindeki başarı ihtimaline dayandıkları, bu nedenlerle davacı gerçek kişilerin konkordato talebinin mahkememizce ciddi ve alacaklıların menfaatini koruyacak nitelikte görülmediği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın reddine, borca batıklık tespiti bulunmadığından iflaslarına karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacıların konkordato taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE,
Davacıların borca batıklığı bulunmadığından iflas kararı verilmesine YER OLMADIĞINA,
2-Harç peşin alındığından tekrar harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde BIRAKILMASINA,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/04/2025
Başkan ...
¸(e-imzalı)
Üye ...
¸(e-imzalı)
Üye ...
¸(e-imzalı)
Katip ...
¸(e-imzalı)