T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/302 Esas
KARAR NO: 2025/281
DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/04/2025
KARAR TARİHİ: 22/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili ... adına kayıtlı ... plaka sayılı araç ... tarihinde sürücü ...'in sevk ve idaresinde iken yaşanan trafik kazası sonucu pert hale geldiğini, kazalı aracın onarımı için ... TL yedek parça masrafı hesaplandığını, sürücü ... ... sokaktan ... sokak istikametine gitmek istediği esnada ... sokağa dönüş yapmak isteyerek, direksiyon kontrolünü kaybeden sürücü yolun sağında bulunan bordür taşlarına çarparak kaldırıma çıktığını, akabinde kaldırımdaki elektrik direğine çarparak durabildiğini, kaza tespit tutanağına göre sürücü KTK'nın 53/1B kuralını ihlal ettiğini, kaza sırasında müvekkiline ait aracın sürücüsü ...'in kaza tespit tutanağındaki alkolmetre ölçümü 0.00 şeklinde olduğunu, müvekkilinin kazadan sonra davalı ... ile görüştüğünde herhangi bir bilgi alamadığını, taraflarınca ... tarihinde davalı şirkete mail yolu ile ulaşılıp kazanın üzerinden bir aydan fazla zaman geçmesi sebebiyle ivedilikle tarafımıza bilgi verilmesi talep edildiğini, davalı şirket ... tarihinde yani kazadan iki ay sonra başvuruya konu ... numaralı hasar dosyasının kasko poliçesi genel/özel şartlar gereğince olumlu değerlendirilemediğini bildirdiklerini, herhangi bir sebep belirtmeksizin ret kararı verdiklerini beyan ettiklerini, dava şartı arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak yine davalı şirketin gerekçesiz şekilde uzlaşmak istemediğini, müvekkiline ait aracın poliçe dışı kalması için ortada herhangi bir sebep bulunmadığı, müvekkilinin davalı şirket tarafın aylardır mağdur edildiğini, kasko poliçesi kapsamı dışında tutulan hallerden herhangi biri bahse konu kaza esnasında gerçekleşmediğini, müvekkilinin bu sebeple riziko ihtimaline binaen bahse konu poliçeyi yaptırıp ücretini davalı şirkete ödediğini, müvekkilinin kazadan yaklaşık 2 ay sonra aracını pert halde KDV dahil yaklaşık ...-TL'ye sattığını,müvekkiline ait ... plakalı aracın ... tarihinde karıştığı kaza neticesinde pert hale gelmesi nedeniyle yargılama neticesinde ilgili poliçe kapsamında aracın satış bedelinin kalanı olan pert farkı tazminatının kaza tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek olan faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini, bu nedenle davanın kabulüne, müvekkiline ait aracın yapılacak bilirkişi incelemesinden sonra ortaya çıkacak rayiç bedelinin aracın satış bedeli düşüldükten sonra kalan miktarının kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Uyap sisteminden davacının tacir araştırması yapılmış, SGK kaydı, Vergi Kaydı'na ilişkin evraklar dosya arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davacıya ait ... plakalı aracın ... tarihli trafik kazası nedeniyle perte ayrılmasından dolayı, davacıya ait aracın kasko şirketi olan davalıdan pert farkının tazminatı talebine yönelikir.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nın 114/c maddesi uyarınca mahkemelerin görevi dava şartı olup, 115. maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarının varlığını res'en araştırmakla yükümlüdür.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-(k) maddesinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "tüketici"; 3/1-(l) maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiş ve tüketici kanununun kapsamı esaslı şekilde genişletilmiştir.
Aynı Kanunun 73/1. maddesinde, "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda" tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken, 83/2. maddesinde de, "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." hükmüne yer verilmiştir.
Benzer bir olayda Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2024/442 K.sayılı ilamında özetle; "Eldeki dava, taraflar arasında düzenlenen Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi'nden Kaynaklanan davacıya ait araçta meydana gelen hasarın tazmini istemine ilişkindir. 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında öncelikle görev açısından inceleme yapılmıştır. 6502 sayılı Kanunun 2. maddesi her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaların bu kanun kapsamında olduğu belirlendikten sonra, 3. maddesi ile buna yönelik tanımlar yapılmış olup, 3. maddenin I bendinde açıkça tüketici işlemi tanımlanmış olup, buna göre "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişilerle tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" tüketici işlemi olarak tanımladığı anlaşılmaktadır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflarından birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Davalı ... ile davacı arasında akdedilmiş, Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi bulunduğu anlaşılmaktadır. 6502 sayılı TKHK'nın 3. maddesinin (l) bendinde ise mal veya hizmet piyasalarında ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan her türlü sözleşme ve hukuki işlem Kanun kapsamına (m.2) alınmıştır. Buna göre uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesi sıfatıyla görülüp sonuçlandırılması gerekir.Somut olayda, davanın dayanağının taraflar arasında imzalanan Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi'nden kaynaklandığı, dava konusu aracın ruhsat bilgilerinde "Hususi Kullanım" amacıyla kullanıldığının belirtildiği ve poliçenin ruhsat bilgileri doğrultusunda düzenlendiği, aracın kamyonet tipi veya ticari tipte bir araç olmasının hususi kullanımı engellemeyeceği, ticari araçların hususi-binek aracı olarak kullanılması durumunda maliklerinin tüketici olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılmakla" denilmiştir. Ayrıca davacıya ait ... plakalı aracın kullanım şekli hususidir.
Davacının tacir olduğuna ilişkin dosyaya yansıyan bir durum yoktur ve ayrıca davacının aracının hususi araç olduğu anlaşılmaktadır. Davacı ile davalı ... arasında kasko poliçesinden kaynaklanan sözleşme ilişkisi bulunmakta olup, uyuşmazlıkta yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı Tüketici Mahkemesi görevlidir.
Açıklanan nedenlerden dolayı; aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya Antalya Tüketici Mahkemesi'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA,
3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ANTALYA NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA,
İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine,
4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemeye gönderilmesi halinde görevli mahkemece değerlendirilmesine; davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi halinde dava açılmamış sayılacağından yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA,
Dair; tarafların yokluğunda ,gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 22/04/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza