T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/303 Esas
KARAR NO: 2025/661
DAVA: Tazminat (Kooperatif Yönetim Ve Denetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/03/2024
KARAR TARİHİ: 18/09/2025
Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve .../... Esas .../... Karar sayılı görevsizlik kararıyla dosya mahkememize tevzi edilmiş olup yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan ... TL. alacaklı olduğunu, bu paranın ödenme zamanının ... olduğunu, davalı tarafından ödeme yapılmayınca Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyası ile ... tarihinde işlem başlatıldığını, davalı tarafından itiraz edildiğini, takibin devamı için Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyası ile yargılama yapıldığını, dava sonuçlanmadan davalı itirazının geri çektiğini, Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas numaralı icra takibine, ... tarihinde ... TL. olarak ödediğini, bahse konu ... Tl alacağın ... tarihinde ödendiğini, müvekkilinin zarara uğradığını, davalı ödemeyi geciktirip paranın değer kaybetmesine neden olduğunu, alacağın geç ödenmesi nedeni ile, aşkın zarara uğradığını belirterek davamızın kabulü ile, şimdilik ... TL'.nin işbu dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont, olmadığı takdirde bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi, olmadığı takdirde yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın Ticari faaliyeti bulunmadığını, sadece üyelerini ev sahibi yapmak amacı ile kurulmuş olup üye sayısı sınırlıdır ve bugüne kadar da sınırlı tutulduğunu, üyelik alıp satmadığını, dava dilekçesinde üyelik alım satımından, bir üyeliğin bedelinden dolar kurunun yükselmesinden bahsederek ileriye dönük talep hak ve alacaklarını saklı tutarak dava açtığını, davacı Kooperatifin ticaretle iştigal edemez, üyelik alıp satamaz, konut alıp satamayacağını, dava konusu alacağında Antalya ...Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasında davacı taraf beyanına ve resmî belgelere göre ... Belediye Başkanlığınca Kooperatiften alınan bir paranın iadesi davası sonucu kısmen tahsil edilen bedeli olduğunu, yani kooperatif üyelerinden toplanan aidatlar ile ödenen bir bedelin iadesinden ibaret olduğunu, bunun ticaretle bir ilişkisi bulunmadığını, kooperatifin bu parasının müvekkilinin banka hesabına rızası-bilgisi ve talebi olmadan yatırıldığı tarihten davanın açıldığı tarihe kadar Kooperatifin hiçbir zararı bulunmadığını, kooperatifin ödenmesi gereken olağan ve olağanüstü tüm giderleri zamanında ödenmiş, temerrüde düşmemiş, kimseden faizle borç almamış, temerrüt faizi ödememiş, bankadan kredi kullanmamış banka kredi faizi ödemediğini, dolayısı ile ... da bahsedildiği şekilde somut bir zarar söz konusu olmadığını, yasa gereği davalı müvekkili temerrüde icra takibi ile düşürüldüğünden (Temerrüde düşme iddiasını kabul etmemekle beraber) temerrüt faizi de fazlası ile ihtiyati hacizleri kaldırabilmek için ödenmek zorunda kalındığından davacının temerrüt faizi yönünden da fazla bir tahsil yapmış olduğunu, davacı tarafın zararını somutlaştırması ve belgelendirmesi gerektiğini, belgesiz soyut iddialarından dolayı davanın reddine karar verilmesini talep ve cevap vermiştir.
Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyasına Mali Müşavir bilirkişisinin ... tarihli raporunda özetle; ...-TL bedelinin ... vade tarihinden ... ödeme tarihine kadar tefe, tüfe, memur maaşı, enflasyon, altın, döviz ve faiz bakımından artışa göre hesaplanması neticesinde; ulaşacağı değeri ...-TL olarak rapor edildiği görülmüştür.
Dava, Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi delaletiyle 6102 sayılı TTK'nın 644. maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 553 ve devamı maddeleri gereğince yöneticinin sorumlu olduğu miktarın geç ödenmesine dayalı olarak açılan munzam zararın tazmini davasıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2021/11-938 E 2022/401 K29.03.2022 Tarihli benzer uyuşmazlıkta verdiği emsal karar gerekçesinde işaret edildiği üzere; Aşkın (munzam) zararın talebinde varlığı iddia olunan zararın, yine alacaklı tarafından yasal ispat vasıtalarıyla somut, inanılır ve açık bir biçimde ispatlaması gerekir. Başka bir anlatımla alacaklı tarafça aşkın (munzam) zarar olgusu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 194. maddesi gereğince ispata elverişli şekilde somutlaştırılarak ileri sürülen iddianın ispatı için gerekli tüm deliller somut olarak ortaya konulmalıdır. Bu itibarla salt ülkenin ve piyasanın içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan olan enflasyon, yüksek faiz, para değerindeki düşüş gibi olgulara dayalı olarak ileri sürülen aşkın (munzam) zarar talebi, alacaklının bu sebeple zarara uğradığını açık ve somut bir biçimde iddia ve ispat etmediği müddetçe, TBK’nın 122. maddesi kapsamında aşkın (munzam) zararın kanıtı olarak ileri sürülemez ve anılan şartlar sebebiyle ortaya çıkan olumsuzluklar alacaklı zararı olarak kabul edilemez. Dolayısıyla TBK’nın 122. maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerekir. Başka bir anlatımla yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma, davacıyı ispat yükünden kurtarmayacağı gibi herhangi bir ispat kolaylığı da sağlamaz. Bu itibarla ülkenin içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan hareketle ileri sürülen soyut ve varsayıma dayalı zarar iddiaları hükme esas alınamaz. Bunun yanında davacının kabulünde olan borcun doğum tarihi olan ... tarihinden Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyası ile ... tarihinde işlem başlatıldığı tarihe kadar davacı tarafın borcun tahsili için hukuki süreç de başlatmadığı dikkate alındığında munzam zarar var kabul edilse dahi kendi kusurundan kaynaklanmış olacağı da dikkate alındığında davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE;
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken ...-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan ...-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.18/09/2025
Başkan ...
¸ e-imzalıdır
Üye ...
¸ e-imzalıdır
Üye ...
¸ e-imzalıdır
Katip ...
¸ e-imzalıdır