T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/342 Esas
KARAR NO : 2026/343 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/05/2025
KARAR TARİHİ : 29/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin davalı ... ... ile uzun yıllar ticari ilişki içerisinde bulunduğunu, müvekkili tarafından davalıya satışı yapılan tavan ... ve ... profili, Alçıpan, sivri vida, derz bandı, agraf, kısacası inşaat malzemesi satışı işlerine ilişkin olarak taraflar arasında yapılan sözlü anlaşma ile davalı lehine düzenlenen fatura üzerinden, fatura bedelinin faturanın düzenlenme tarihinden itibaren 30 gün içerisinde ödeneceğinin belirtildiğini, davalı fatura bedelinin ...-TL'sini ... tarihinde ödediğini, lakin davalının geri kalan bakiye fatura bedelini müvekkilinin bir çok defa talep edilmesini ve aradan uzunca bir süre geçmesine rağmen davalı tarafından bakiye fatura bedelinin müvekkiline ödenmediğini, akabinde aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün .../... Esas numaralı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalı tarafın müvekkilinlin herhangi bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle borca ve fer'ilerine itiraz edildiğini, bunun üzerine icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla davanın kabulü ile borçlunun itirazının iptalini, takibin devamına karar verilmesini, asıl alacağın %50 oranından az olmamak üzere davalının tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun olmadığını, davaya konu mal ve hizmeti de almadığını, böylesi bir teslim yapılmad ığından müvekkilinin imzasına havi herhangi bir evrakın da olmadığını, bu yönde sunulu evraklara müvekkilinin imzasını taşınmadığından kabul etmediklerini bildirdiklerini, müvekkilinin ödemelerini düzenli yapan birer tacir oldugğunu, böylesi bir ürün ve hizmet almadığından karşılıksız olarak kesilen faturalar karşılığı alacaklı olduğunu iddia etmenin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, yargılamaya konu alacak tanıkla ispat sınırının üzerinde olduğundan tanık bildirimini ve dinlenmesine muvafakat etmediklerini, bu nedenlerle hukuki ve somut dayanaktan yoksun davanın reddini, dava değerinin %20'sinden az olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden celp edilmiştir. Söz konusu icra dosyası incelendiğinde; ilamsız icra takip tarihinin ..., takip alacaklısının ... Şti. , takip borçlusunun ... A.Ş., toplam alacağın ...-TL olduğu ve ilamsız icra takibinin borca itiraz nedeniyle durduğu anlaşılmıştır.
Ba/Bs formları için yazılan müzekkerelere verilen cevaplar dava dosyası arasına alınmıştır.
Tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde Mali Müşavir bilirkişi ... ...'in ... tarihli raporunda özetle; "Dava dosyası ile tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan incelemelerde, Taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve takip/dava konusu alacağın dayanağı olan faturanın davalı şirkete teslim edildiği, Tarafların ticari defterlerine göre, takip/dava konusu alacağın dayanağı olan faturaya istinaden takip tarihi itibariyle davacının bakiye ...-TL. tutarında davalı taraftan asıl alacağının olduğu, bu asıl alacak takip tarihine kadar işlemiş avans faizinin ...-TL. olduğu, davacı şirketin ise ...-TL. tutarında faiz talep edildiği, " denilmiştir.
Tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde Mali Müşavir bilirkişi ... ...'in ... tarihli ek raporunda özetle; "A- Davalı vekilinin ... tarihli itiraz dilekçesinde, bilirkişi raporunda incelemede faturaların müvekkili ticari defterlerinde işli olduğunu tespit ettiğini, ancak takibe konu alacak muaccel olmadığından tahsili talebi başlı başına usule aykırı olduğunu, tacirlerin her türlü temerrüdü için yazılı başvuru şart olduğunu, takibe konu faturaların ödenmesi konusunda müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini iddia etmiştir. Dava dosyasına sunulan kök raporumda belirtildiği üzere, davacının takip/dava konusu ettiği alacağın dayanağı olan faturanın davalı şirketin ticari defterlerinde davacı adına alacak olarak kayıtlı ve bu faturaya istinaden takip tarihi itibariyle davacıya ...-TL. tutarında borcunun kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Dava dosyasına sunulan kök raporumda, davacının talebi üzerine Türk Ticaret Kanunu'nun 1530.maddesi gereğince davacının bakiye alacağına faiz hesaplaması yapılmıştır. TTK. 1530/4-a maddesinde; Sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse faturanın borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günün sonunda borçlunun ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılacağı ve alacaklının faize hak kazanacağı belirtilmiştir. B- Davacı tarafından dava dosyasına sunulan kök raporuma karşı bir itirazı olmamıştır. Yapılan incelemelerde, dava dosyasına sunulan kök raporumdaki kanaatimin devam ettiği sonucuna varılmıştır. " denilmiştir.
Dava; Fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olduğu, dava şartlarının mevcut olduğu, tarafların herhangi bir ilk itirazın bulunmadığı anlaşıldı.
İtirazın iptali davası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 67.maddesinde düzenlenmiş olup, “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare: 02/07/2012- 6352 S.K./11. md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir" hükmü öngörülmüştür. Bu hüküm uyarınca, alacaklının kötüniyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması gerekir.
Yargıtay uygulamasına ve öğretiye göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötü niyetli kabul edilir. Örneğin, alacağı kendisine tamamen ödenmesine rağmen icra takibine girişen, kefil hakkında kefalet limitinin üzerindeki bir miktar için takip yapan, vadeden önce icra takibine girişen veya kredi sözleşmesinde imzasının bulunmadığı kendisine bildirilen bankanın gerekli incelemeyi yapmaksızın icra takibi başlatması durumlarında alacaklı, İİK’nun 67.maddesi anlamında kötüniyetli sayılmalıdır. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2. baskı, Ankara 2013, s. 258)
Dava açılmadan önce davacı tarafça davalı aleyhine arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu ve arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında bir ticari ilişkinin bulunduğu, davacının davalı aleyhine başlattığı ilamsız icra takibinin davalının borca itirazı ile durduğu, davacı tarafça davalının icra takibine vaki itirazının iptali istemiyle eldeki davanın açıldığı, davalı tarafın icra dosyasında borçlu olmadıklarından bahisle asıl borca ve ferilerine itiraz ettiği, tarafların dava konusu döneme ilişkin ticari defter ve belgelerini defter inceleme günü mahkememize ibraz ettiği,
Taraflarca ibraz edilen dava konusu döneme ilişkin ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen ... tarihli bilirkişi raporunda; taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve takip/dava konusu alacağın dayanağı olan faturanın davalı şirkete teslim edildiği, tarafların ticari defterlerine göre, takip/dava konusu alacağın dayanağı olan faturaya istinaden takip tarihi itibariyle davacının bakiye ...-TL tutarında davalı taraftan asıl alacağının olduğu, bu asıl alacak takip tarihine kadar işlemiş avans faizinin ...-TL olduğu, davacı şirketin ise ...-TL tutarında faiz talep edildiği, TTK 1530. maddesi hükümlerine göre, davacının ticari defterlerinde kayıtlı olan takip konusu alacağın dayanağı fatura bakiye alacağı olan ...-TL. sına, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işlemiş akdi faizinin ...-TL olduğu belirtilmiştir. Ticari defterlerin kesin delil niteliğinde olduğu, böylece davalının takibe itirazının haksız olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile, taleple bağlı kalınarak, davalının Antalya Genel İcra Dairesi .../... sayılı takip dosyasındaki itirazının iptaline, takibin aynen devamına, fazlaya dair hakların saklı tutulmasına, dava konusu alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi Yukarıda açıklanacağı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile ;
-Taleple bağlı kalınarak, davalının Antalya Genel İcra Dairesi .../... sayılı takip dosyasındaki itirazının iptaline, takibin aynen devamına,
-Fazlaya dair hakların saklı tutulmasına,
-Dava konusu alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu ve Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken ...-TL karar ve ilam harcından davacının yatırmış olduğu ...-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ...-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan ...-TL yargılama gideri (davetiye, müzekkere, bilirkişi gideri), ...-TL peşin harç ve ...-TL başvuru harcı olmak üzere toplam ...-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle kamu tarafından yapılan ...-TL yargılama giderinin 6325 sayılı HUAK'ın 18/A-13. maddesi gereğince davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Taraflarca Mahkememiz veznesine depo edilen ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen kararın gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/04/2026
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza