T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/385 Esas
KARAR NO: 2025/356
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/05/2025
KARAR TARİHİ: 16/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı ...'nin müvekkilinin eski ev sahibi olduğunu, müvekkilinin ... aleyhine Antalya Genel İcra Dairesi .../... Esas Sayılı dosyası ile Kambiyo Senetlerine Mahsusu haciz yoluyla takibin başlatıldığını, ...'nin müvekkilinin ... tarihinde ... Mah. ... Nolu Sk. No:.. .../... adresinde kiraladığı konut için kiralama bedeline istinaden imzaladığı ve bedelini ödeme gününden bile önce ödediği senetler ile kötü niyetli bir şekilde icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin borca itiraz ettiğini ve o kira bedellerini günü gününe hatta gününde önce ödediğinin görüleceğini, müvekkilinin ... .../... numaralı ... hesabından davalı ...'ye ait olan ... iban'a "... ... Mah. ... Daire Kira" açıklamasıyla ... tarihinde ... TL "Eylül ... kira ... mah. ... daire" açıklamasıyla ... tarihinde ... TL "Ekim ... ... Daire..." açıklamasıyla ... tarihinde ... TL" "Ekim ... ... Daire ..." açıklamasıyla ... tarihinde ... TL ödemelirin gerçekleştirdiğini, müvekkilinin ödemeleri gerçekleştirdikten sonra davalı ev sahibinden senetleri teslim almak istediğini, davalınını (bana güvenebilirsin, şu an şehir dışındayım, senetler evde veya iş yerinde kaldı" vs bahaneler üreterek müvekkiline senetlerini teslim etmekten kaçındığını, müvekkilinin davalıya ait konutu ... tarihinde boşatmaya karar verdiğini ve davalıya bu durumla alakalı Antalya ... Noterliğinden ... Yevmiye Nolu ihtarı çekmiş ve ... tarihinde konutu boşalttığını, ... tarihinde davalı tarafından kötü niyetli bir şekilde Antalya Genel İcra Dairesi .../... E. Sayılı icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin söz konusu icra takibinde müvekkilinin bizzat imzası olan ... ödeme tarihli, ... düzenleme tarihli ... TL bedelli senet ... ödeme tarihli, ... düzenleme tarihli ... TL bedelli senet ... ödeme tarihli, ... düzenleme tarihli ... TL bedelli senet ... ödeme tarihli, ... düzenleme tarihli ... TL bedelli senetleri icra takibine konulduğunu, müvekkilinin söz konusu senetlerin bedellerini bizzat .../... numaralı ... Hesabından gerçekleştirdiğini, bahse konu olayla ilgili Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .../... Soruşturma numaralı dosyasıyla soruşturma devam ettiğini, ... tarihinde .../... başvuru numarasıyla haklı davanın konusu haksız icra takibinin kaldırılamıs için dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu, .../... sayılı arabuluculuk dosyasının ... tarihindeki son oturumunda anlaşamama yönünde tutanak tutulduğunu, Antalya Genel İcra Dairesi .../... E. Sayılı İcra Dosyası neticesinde takibin kesinleştiğini, müvekilinni bütün taşınmazlarına haciz konulduğunu, müvekkilinin ... ve kardeşlerine miras kalan taşınmazlardan ... ili ... ilçesi ... numaralı Ada ... numaralı Parsel, ... ili ... ilçesi ... numaralı Ada ... numaralı Parsel, ... ili ... ilçesi ... numaralı Ada ... numaralı Parsel müvekkilinin kardeşleri tarafından satılmak istenildiğina ancak hacizler sebebiyle ve alıcının taşınmazlarının hacizsiz şekilde satın almak istemesi sebebiyle taşınmazlarının satışının gerçekleştirilemediğini, bu nedenlerle öncelikle ileride telafisi imkansız zararların ortaya çıkması ihtimaline binaen dava konusu icra takibi ilgili olarak müvekkili hakkında başlatılan takibin teminatsız dava sonuna kadar durdurulmasını, bu talebin uygun görülmez ise İİK’nın 72/3. maddesi gereğince icra dosyasına yapılacak ödemelerin alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini, müvekkiline ait taşınmazlardaki haczin kaldırılmasını, davalı aleyhine açtıkları menfi tespit davanın kabulüne karar verilmesini, müvekkilinin davalıya borcu olmadığnıın tespit edilmesini, haksız ve kötü niyetle açılmış bulunan Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... E. Sayılı icra takibinin iptalini, advalı yanınkötü niyetli olmasından dolayı %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesinde ; Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... sayılı dosyasındaki bonoların konut kirasıdan dolayı verildiği, kira bedeli ödenmesine rağmen davalı tarafından icra takibi yapıldığı belirtilerek, davalıya borçlu olunmadığının tespiti talep edilmiştir.
Benzer bir olayda Kayseri Bölge Adliyesi 3.Hukuk Dairesi 2025/447 E.2025/865 K.sayılı ilamında; "Davacı taraf; Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı takip dosyasına konu senedin araç kiralama sözleşmesine dayalı olarak boş olarak verildiğini iddia etmiştir. Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233).
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06/10/2020 tarih ve 2020/8-270 Esas - 2020/713 Karar sayılı ilamında da benimsendiği üzere; "Taraflarca getirilme ilkesinin bir sonucu olarak davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaları dava dilekçesinde bildirmesi gerekir. Kanun (m. 194) buna (vakıaları) somutlaştırma yükü demektedir. Bir davada, ispat faaliyetinin tam olarak yürütülebilmesi, mahkemenin uyuşmazlığı doğru tespit ederek yargılama yapabilmesi, karşı tarafın ileri sürülen vakıalara karşı kendini savunabilmesi için, iddia edilen vakıaların açık ve somut olarak ortaya konulması gerekir. Bu şekilde somutlaştırma yükü (HMK m. 194) yerine getirileceği gibi davalı da bu vakıalara göre savunmasını yapacaktır.
Dayanılan vakıalara uygulanacak hukuki sebepler de dava dilekçesinin zorunlu olmayan unsurları arasında sayılmıştır. Türk hukukunu resen uygulamakla görevli olan hâkim (HMK m. 33) için gösterilen hukuki sebepler bağlayıcı değildir. Buna karşılık, hâkim, davacının dava dilekçesinde bildirdiği vakıalarla bağlı olup, davacının bildirmediği vakıaları kendiliğinden inceleyemez ve onları hatırlatabilecek hallerde dahi bulunamaz (HMK m. 25).
Davacının dava dilekçesinde bildirdiği vakıalar davanın temelidir. Çünkü, sadece bu vakıalar davanın sınırını çizmekte, hâkim ancak bu vakıalar hakkında inceleme yapabilmektedir"
Ez cümle, hukuk yargılamasında hakim olan tasarruf ilkesi kapsamında mahkemenin görevi incelenirken davacının davasını dayandırdığı hukuki olgunun, yani davacının iddia ettiği vakıaların esas alınması gerekmektedir. Zira vakıaları anlatmak taraflara hukuki vasıflandırmayı yapmak ise hakime ait bir yükümlülüktür.
Olayımıza gelince; davacı, takibe dayanak yapılan kambiyo senedi vasfındaki bononun, araç kiralama nedeniyle imzalandığını, davalının senedi takibe koyduğunu bildirerek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Az yukarıda izah edildiği üzere mahkemenin görevi belirlenirken taraflarca getirme ilkesinin göz önünde bulundurulması zorunludur. Davacı davasını kira sözleşmesine dayandırdığına göre uyuşmazlığın kira sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi gerekecektir.
01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevini düzenleyen 4. maddesinin 1/a bendi gereğince kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine girmektedir." denilmiştir.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
6100 sayılı HMK'nın 4/1-a maddesine göre; kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar Sulh Hukuk Mahkemeleri'nin görevi kapsamındadır.
Belirtilen nedenlerden dolayı davada mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya Antalya Sulh Hukuk Mahkemesi'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA,
3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ANTALYA NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE,
4-Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA,
İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine,
5-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemeye gönderilmesi halinde görevli mahkemece değerlendirilmesine; davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi halinde dava açılmamış sayılacağından yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize sunulmak üzere herhangi bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurulmak suretiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/05/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza