T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/531 Esas
KARAR NO: 2025/872
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/07/2025
KARAR TARİHİ: 25/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;davalı ... ile müvekkili şirket arasında ... tarafından işletilen ticarethanenin elektrik ihtiyacının karşılanması amacıyla elektrik enerjisi satımına yönelik ... tarihli ... hesap numaralı abonelik sözleşmesinin imzalandığını, davalı tarafından abonelik başvurusu yapılırken davacı şirkete sunulan evraklardan da anlaşılacağı üzere davalı dava konusu taşınmazı "... ..." olarak kiraladığını, taraflar arasında ticarethane tüketim noktası olarak abonelik sözleşmesi imzalandığını, davalının tacir sıfatına haiz olduğunu, taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi gereği olarak müvekkil şirket davalıya uzun süre elektrik enerjisi tedarik ettiğini ancak elektrik enerjisi kullanımının karşılığı olan ... seri numaralı, ... seri numaralı, ... seri numaralı, ... seri numaralı faturalara istinaden şirkete ödemesi gereken borcunu zamanında ifa etmediğini, söz konusu fatura borçlarına ilişkin müvekkili şirket tarafından davalıya yapılan haklı bildirim ve ikazlarında sonuçsuz kalması neticesinde borçlu hakkında kalan bakiye yönünden Antalya MTS .../... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiğini, borçlu davalı tarafından ... tarihinde takibe borcu ve borcun tüm ferilerine haksız itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi ve davalı tarafından ödenmeyen faturalardan kaynaklanması davalının basiretli tacir sıfatına haiz olması nedenleriyle borçlunun mal kaçırma ihtimaline binaen teminatsız olarak aksi takdirde uygun görülecek teminat karşılığında borçlunun borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini, borçlu tarafından haksız olarak yapılan k ısmi itriazın iptali ile takip talebinde belirtilen oran üzerinden faiz işletilerek ve belirtilen KDV'yi de kapsar şekilde itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamını, borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça abonelik başvursu yapılırken müvekkilinin işletmeye konu taşınmazı "... ..." olarak kiraladığını, taraflar arasında ticarethane tüketim noktası olarak abonelik sözleşmesi imzalandığını, advalının tacir sıfatına haiz olduğunu iddia ettiğini ve davayı bu nedenle Ticaret Mahkemesinde açtığını ancak müvekkilinin tacir sıfatı olmadığını, bu nedenle görevsizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin rutin kullanıma bağlı olarak oluşturulan faturalara dayalı kullanım bedellerinin tamamının ödendiğini, bu faturaların normal kullanıma dayalı faturalar olmadığını, faturaların tamamen keyfi ve usulsüz şekilde ...'in kaçak elektrik kullanması ile bağlantılı olarak çok daha sonradan oluşturulan sıra dışı faturalar olduğunu, rutin sıralı sayaç okumalarına göre tanzim edilmediğini, kaçak kullanıma yönelik düzenlenen faturanın müvekkilini talep ve iddiası araştırılıp da iptal edildikten sonra ... ... adına fatura düzenlenmesinden sonra sanki normal - yasal kullanım bedeliymiş gibi fatura düzenlendiğini, ...-TL tutarlı olan faturanın toplu kesildiğini, aylık saatin okunmadığını, usulsüzce yazıldığını, daha evvel kaçak elektrik kullanımını ihbar ettikten sonra yine müvekkili adına kaçak elektrik faturası düzenlendiğini, itirazın üzerine kaçak elektrik faturasının iptal edildiğini, ...'in işsiz güçsüz insanları geceleri şiyerine toplayıp çalgılı eğlence partileri düzenlediğini, müvekkilinin yasal kiracılığı altında olan iş yerinde ... ... adına abonelik oluşturulmasını tamamıyla usulsüz olduğunu, söz konusu fatura borçlarına ilişkin şirketleri tarafından davalıya yapılan haklı bildirim ve ikazların da sonuçsuz kalması neticesinde borçlu hakkında kalan bakiye yönünden Antalya Merkezi Takip Sistemi .../... E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını ifade etimş ise de faturaların aboneliğin sonlandırılmasından sonra kaçak kullanım bedelini rutin kullanım gibi gösterip tahsil etmeye çalışmak için tamamen usulsüz düzenlendiğini, taleplerin haksız olduğunu, ... tarihinde takibe borca ve borcun tüm ferilerine yapmış olduğu itirazın haklı bir itiraz olduğunu, dava dışı ... ... ve ... tarafından Antalya ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiyeli ortaklık sözleşmesi ile bir adi ortaklık kurulduğunu ve bu adi ortaklık yapısı tarafından işletilen ticarethanenin elektrik ihtiyacının karşılanması amacıyla elektrik enerjisi satımına yönelik ... tarihli, ... hesap numaralı abonelik sözleşmesi imzalandığını ancak bu yeri işleten kişinin müvekkilinin şahsı olmadığını, bu yerin dava dışı ... ... ve müvekkili ... tarafından kurulanl adi ortaklık yapısı tarafından işletildiğini, müvekkilinin tacir sıfatının olmadığını, bu nedenlerle davaya itirazlarının kabulüyle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın gerek usul gerekse esas yönünden reddine karar verilmesini, davacı alacaklının kaçak elektrik kullanan kişinin müvekkilinin ihbarıyla ... ... olduğunu tespit ve teşhis ettiği halde ve daha evvel kaçak elektrik kullanımı iddiasıyla müvekkiline çıkarılan faturanın iptal edildiğini dahi müvekkiline bildirdiği halde likit olmayan, yargılamayı gerektiren alacak taleplerini icra takibine konu edip müvekkili hakkında ihtiyati haciz talebinde bulunmasının haksız ve kötü niyetli olması karşısında alacaklının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın; fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olduğu anlaşıldı.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nın 114/c maddesi uyarınca mahkemelerin görevi dava şartı olup, 115. maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarının varlığını res'en araştırmakla yükümlüdür. Dava şartı hususu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir.
Ticaret Mahkemelerinin iş sahası ve hangi davalara bakacağı 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı TTK'nın 5. Maddesinde belirtilmiş olup, 4. madde de hangi davaların ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın madde de belirtilen nedenlerden doğan davaların ticari dava sayıldığı açıklanmıştır. Kanunda sayılan bu davalara mutlak ticari dava denilir. Mutlak ticari davaların yanında nispi ticari davalarda mevcuttur. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, her iki tarafın tacir olması ve her iki tarafın ticari işletmesine uyuşmazlığın kaynaklanıyor olması, bu iki unsurun birlikte bulunması gerekmektedir.
6102 sayılı TTK'da değişikli yapan ve 01/07/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2. maddesiyle, 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası değiştirilmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; davanın fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olduğu, dosya kapsamına alınan müzekkere cevaplarına göre davalı yanın işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu ve işletmesinin esnaf boyutunda olduğu, kazancının esnaf sınırını aşmadığı, davacı taraf tacir olsa dahi davalı yanın tacir olmadığı, bu davanın TTK'nın 4. maddesinde sayılan dava türleri arasında yer almadığından mutlak ticari dava olarak da nitelendirilemeyeceği, görev ile ilgili düzenleme kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği, HMK'nın 114. maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı niteliğinde olduğu nazara alınarak Mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı, dava konusu uyuşmazlığın çözüm yerinin genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA,
3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ANTALYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA,
İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine,
4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemeye gönderilmesi halinde görevli mahkemece değerlendirilmesine; davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi halinde dava açılmamış sayılacağından yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. 25/11/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza