T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/8 Esas
KARAR NO: 2025/56
DAVA: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 22/07/2024
KARAR TARİHİ: 27/01/2025
Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ... E. ... K. Sayılı görevsizlik kararı mahkememizin yukarıda belirtilen esasına kaydedilmiş olup yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nın müteveffa ...'nın kızı olduğunu, muris ... ... tarihinde vefat ettiğini, müvekkilinin mirasbırakanı ...'nın aleyhine Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında kambiyo senetleri alacak sebebi gösterilerek icra takibine başlanıldığını, ancak iş bu kambiyo senetlerinin ihdasına neden olan temel alacak, herhangi bir nedenle mevcut olmamasından ötürü iş bu davayı açmak zorunluluğu hasıl olduğunu, müvekkilimizin annesi ... ile müteveffa babası ... ... yılında evlendiğini, tarafların evlilik birlikleri fiili olarak ... yılına kadar devam ettiğini, ... yılından sonra resmi olarak evlilik devam etmiş olsa da anne ve baba ayrı bir şekilde yaşamaya başladıklarını, bu süre içinde müvekkilinin annesi ile birlikte yaşamaya başladığını, müvekkilinin anne ve babası arasında bir boşanma davası açılmamış ise de, müteveffa babanın süreç içerisinde farklı zaman dilimlerinde boşanma davası açmaya niyetlendiği bilinmediğini, boşanma davasının açılmasından hemen önce müteveffa tarafından evlilik birliği sonrası oluşacak mal rejiminden kendi adına kurtulmak, ve eşine herhangi bir şekilde mal vermemek adına danışıklı bir şekilde kendini borçlandırdığı bilindiğini, ... yılında müteveffa ..., yeğeni olan ...'nın da yönlendirmesi ve teşvikiyle malları kaçırmak amacıyla senetler düzenlemeyi kabul ettiğini, senedin alacaklısı olarak görülen ve icra dosya alacaklısı olan ..., ...'nın yakın arkadaşı ve müteveffa ...'nın da tanıdığı ve bildiği biri olduğunu, icraya konulan iş bu senetlerin sözde yasal görünmesi için yine ...'nın tanıdığı ... da bu işe eklendiğini, senette alacaklı olarak gösterildiğini, icra dosyasında müteveffa ...'nın avukatı olarak görülen ... ile alacaklı ... arasındaki yakın ilişkinin bir başka örneği de davaları açısından son derece önemli olduğunu, yaşanılan bu durumlar ... yılında meydana geldiğiniği, bu tarih bizim davamız açısından önem olduğunu, zira yukarıda değindiğimiz üzere, ... tüm bu iş ve işlemleri bir anlamda eşi ...'yı mirasından ve mal varlığı rejiminden ayrı tutma gayreti ile gerçekleştirildiğini, senetlerini istemesine rağmen kendisine senetleri gelmeyen müteveffa bu durumdan şüphelendiğini, ... 20'yi yıldır arkadaşı, çalışanı ve yine ayrıca 20 yıldır beş yılda bir yenilenmek suretiyle ... verdiği, tüm para borç alacak ve kurumlardaki bankalardaki tüm işlerini takip eden ...'u adliyeye göndermiş ve o zaman çok uzun süre önce bu icra alacaklarının ... tarafından alındığını, ... dosyasına yatırılır gibi gösterilerek alındığını öğrendiğin, müteveffa ..., muvazaalı bir şekilde hazırlanmış olan bu senetleri ölene kadar istemeye devam ettiğini, bu konuyla ilgili kendi şirket yetkilisi ...'a ...'i arayıp senetleri almasını söylemiş, ... da farklı zamanlarda ...'i aramış ve ... kendisine cevap vermediğini, Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına bakıldığında, ... yılından bu yana açık olan icra dosyasında borçluların aleyhine somut ve tahsile yönelik ciddi hiçbir adım atılmadığını, davalarında icra alacağına sebep olarak gösterilen senetlerin temel ilişkiden yoksun olmasından ötürür bir alacak hakkı doğmadığını, senetlerin hükümsüz olduğunu; bundan ötürü kambiyo senedi alacağının istenmesinin nedensiz zenginleşme oluşturduğunu ve kambiyo taahhüdünü yerine getirmek zorunda olmadıklarını iddia ve dava ettiklerini, dava menfi tespit davası olması nedeniyle ispat yükü icra takip dosyasındaki davalı alacaklı üzerinde olduğunu, gecikmeden doğan zararları karşılamak için mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla takibin teminat karşılığında durudurulmasına karar verilmesini, mahkemeniz aksi kanaatte ise icra veznesine takip tutarının tamamının yatırılarak paranın alacaklıya verilmemesine dair ihtiyati tedbir talebimizin kabulünü, Antalya Genel İcra Dairesi ... Es. Sayılı dosyasında mevcut bulunan icra alacağına sebep olarak gösterilen senetlerin temel ilişkiden yoksun olmasından ötürür bir alacak hakkı doğmadığını, senetlerin hükümsüz olduğunu; bundan ötürü kambiyo senedi alacağının istenmesinin nedensiz zenginleşme oluşturmasından ötürü müvekkillin davalıya karşı borçlu olmadığının tespit edilmesini, bedelsiz senetlerin iadesini, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile bonolarda yazılı miktar olan ... TL’nin % 20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği cevap dilekçesinde özetle; dava harcının maktu yatırılmasının mümkün olmadığı davada dava dilekçesinin kanuna açıkça aykırı olduğunu, menfi tespit davasında harcın nispi alınması gerektiğini, borçlu olunmadığının tespiti istenilen Antalya Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasının ön kapak hesabına göre dosya borcunun ... TL olduğunu, bu miktar üzerinden nispi harç yatırılmadan açılan davanın açıkça hukuka aykırı olduğunu beyan ederek açılan davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ettiği görülmüştür.
Dava, Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına dayanak yapılan senetler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı vekilinin ... tarihli dilekçesinde özetle; davacılar tarafından dava şartı yerine getirilmediğini, 6325 sy Arabulculuk Kanunu m.18/A'nın 2. Fıkrasının son cümlesi ''...Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.'' gereğince davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin ... tarihli ara kararı gereğince davacı vekiline "Davacı vekiline; arabuluculuk tutanağının aslını veya arabulucu tarafından sunulan onaylı suretini dosyaya sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde ara kararın yerine getirilmemesi halinde davanın usulden reddedileceğinin ihtarına," şeklinde ara karar kurulduğu, ara kararın davacı vekiline ... tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür.
28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesinin 1. fıkrası " (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünü içermektedir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 'Dava Şartı Olarak Arabuluculuk' başlıklı 18/A maddesinde ise "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir.
Dava dosyası incelendiğinde; davacı vekiline mahkememizin ... tarihli ara kararının ... tarihinde tebliğ edildiği ve verilen 1 haftalık kesin sürede dava şartı olan arabuluculuk tutanağını dosyaya sunmadığı anlaşılmıştır. Arabuluculuğa ilişkin dava şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından 6102 sayılı TTK'nın 5/a maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/a-2 maddesi ile HMK'nın 114/2 ve 115. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gereken ... TL harçtan peşin alınan ... TL'nin düşülerek bakiye kalan ... TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Taraflarca mahkememiz veznesine depo edilen ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T. göre hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/01/2025
Başkan ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Katip ...
¸e-imzalı