T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/905 Esas
KARAR NO : 2026/357 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/10/2025
KARAR TARİHİ : 30/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı, Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasında borçlu olarak yer aldığı, müvekkili şirket, davalıdan alacaklı olduğu, ancak davalı-borçlu, cari hesap ekstresine göre takibe konu ... TL tutarındaki borcunu ödemediğini, davalı borçları işlemiş ve işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsili için Antalya Genel İcra Müdürlüğü .../... Esas sayılı dosya ile başlatılan icra takibine davalı borçlu itiraz etmiş ve takip durduğunu, davalı, ürün bedellerini yapılan ihtara rağmen ödemezlikte ısrar ettiğini, davalının itirazları hukuken dayanaksız olduğu, cari hesap ekstre ve tarafların defter kayıtları incelendiğinde takibe konu borcun ödenmediği açıkça görüleceğini, davalının itirazları haksız ve hukuki temelden yoksun olduğu, sadece alacağın tahsilini geciktirmek amacını taşıdığı, alacak likit bir alacak olup, davalının kötü niyetli itirazı sonucu takip durduğunu, müvekkili şirketin mağdur olduğunu, bu nedenle alacağın %20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesinin talep edildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun S/A maddesine göre, alacak ve tazminat taleplerine ilişkin davalardan önce arabulucuya başvurulması dava şartı olduğunu, bu çerçevede ... tarihinde Antalya Arabuluculuk Bürosu'na .../... başvuru numarasıyla başvuruda bulunulduğunu, ancak yapılan görüşmeler sonucunda .../... dosya numarası ile anlaşma sağlanamadığını, anlaşma sağlanamadığından dolayı mahkemeye başvuru zorunluluğu doğduğunu, netice ve talep olarak; açıklanan ve özellikle vurgulanan konular doğrultusunda, tarafımızca ileri sürülen haklı taleplerin kabul edilmesi durumunda, davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... esas numaralı dosyasında gerçekleştirdiği haksız ve kötü niyetli itirazın iptaliyle birlikte takibin devam etmesini, davalıya %20 oranında icra inkar tazminatının hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirketten alınan bilgiye göre kayıtları incelenmiş ve müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı tespit edildiğini, müvekkili şirket, borçlarını zamanında ifa eden, saygın ve istikrarlı bir şekilde ticari hayatına devam eden bir kuruluş olduğunu, davacı şirkete de herhangi bir borcu bulunmadığını, bununla beraber icra takibinde kullanılan faiz oranı da hatalı olduğunu, sonuç itibarıyla, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı gibi, hatalı faiz oranının uygulanması da taleplerinin hukuka aykırılığını ortaya koyduğunu, yargılamanın sübuta ermesi açmasından bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini davacının ileri sürdüğü alacak iddialarının gerçeği yansıtmadığı ve dayanaksız olduğunun ortaya konulabilmesi için, uyuşmazlığın uzmanlık gerektiren teknik boyutu bakımından bilirkişi incelemesi yapılması zorunlu olduğunu, bu kapsamda, müvekkili şirkete ait ticari defterler, banka hareketleri ve mali kayıtların yerinde, tarafsız bir bilirkişi heyeti marifetiyle incelenmesini talep ettiğini, böylelikle, davacının iddialarının mesnetsizliği ve müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı hususu objektif olarak ortaya çıkacağını, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, somut olayda alacağın miktarı ve niteliği ihtilaflıdır, yargılamaya matuftur ve tam anlamıyla teknik bir bilirkişi incelemesi sonucunda belirlenebileceğini, müvekkili tarafından icra takibine yapılan itiraz, kötü niyetli ya da haksız olmayıp alacağın hukuki dayanağına ve miktarına ilişkin makul ve yerinde tereddütlerin yargı makamlarında giderilmesine yönelik yasal bir hak olduğunu, bu nedenle, müvekkilinin bu itirazı nedeniyle İcra ve İflas Kanunu m. 67 uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi mümkün olmadığını, bu nedenlerle öncelikle haksız davanın reddine, neticeten Antalya Genel İcra Dairesinin .../... E. Esas sayılı dosyasında yapılan icra takibinin iptaline, davacının kötüniyeti dikkate alınarak dava bedelinin %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı dosyası celbedilmiş incelenmiştir.
Dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi ile “tarafların ticari defter ve belgeler incelenip HMK 222/2 ve devam maddeleri gereği açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı da tespit edilerek, tarafların iddia ve savunmaları da irdelenmek suretiyle dayanak belgeler ile ticari defter ve belgelere göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan talep edebileceği cari hesap ekstresinden kaynaklı alacak miktarının ne olduğu yönünde” rapor tanziminin istenilmiş bilirkişi ... Tarihli raporunu dosyaya sunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
İtirazın iptali davası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 67.maddesinde düzenlenmiş olup, “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare: 02/07/2012- 6352 S.K./11. md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir" hükmü öngörülmüştür. Bu hüküm uyarınca, alacaklının kötüniyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması gerekir.
Yargıtay uygulamasına ve öğretiye göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötü niyetli kabul edilir. Örneğin, alacağı kendisine tamamen ödenmesine rağmen icra takibine girişen, kefil hakkında kefalet limitinin üzerindeki bir miktar için takip yapan, vadeden önce icra takibine girişen veya kredi sözleşmesinde imzasının bulunmadığı kendisine bildirilen bankanın gerekli incelemeyi yapmaksızın icra takibi başlatması durumlarında alacaklı, İİK’nun 67.maddesi anlamında kötüniyetli sayılmalıdır. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2. baskı, Ankara 2013, s. 258)
Dava açılmadan önce davacı tarafça davalı aleyhine arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu ve arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında bir ticari ilişkinin bulunduğu, davacının davalı aleyhine başlattığı ilamsız icra takibinin davalının borca itirazı ile durduğu, davacı tarafça davalının icra takibine vaki itirazının iptali istemiyle eldeki davanın açıldığı, davalı tarafın icra dosyasında borçlu olmadıklarından bahisle asıl borca ve ferilerine itiraz ettiği, davacı ve davalı tarafın dava konusu döneme ilişkin ticari defter ve belgelerini defter inceleme günü mahkememize ibraz ettikleri,
Taraflarca ibraz edilen dava konusu döneme ilişkin ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen ... tarihli bilirkişi raporunda; Davacı ve davalı şirketlere ait 2024 yılı ile 2025 yılı ...–... dönemine ait e-defterlerin Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından belirlenen standartlara uygun şekilde oluşturulduğu, tarafların ticari defterlerinin Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun şekilde tutulduğu ve HMK 222. maddesi kapsamında delil niteliği taşıdığı, taraflar arasında ticari ilişki kayanklı cari hesap ilişkisi bulunduğu, tarafların ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, tarafların ticari defterlerinde yapılan inceleme neticesinde ... icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan ... TL alacaklı olduğu ve davalının davacıya aynı tutarda borçlu bulunduğu, bu nedenle Antalya Genel İcra Dairesi’nin .../... Esas sayılı takip dosyasına konu ... TL tutarındaki alacağın davacı şirket ticari defter kayıtları ile davalı şirket ticari defter kayıtlarında yer aldığı ve davacının ... takip tarihi itibariyle ticari ilişki kaynaklı ... TL. alacağının avans faizi ve fer’ileri ile birlikte davalıdan tahsilinin mali açıdan yerinde olduğu hususları tespit edilmiştir.
Yazılan müzekkerelere verilen cevaplar, aldırılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurulduğunda;
Ticari defterlerin kesin delil niteliğinde olduğu, aldırılan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere tarafların ticari defterlerinin Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun şekilde tutulduğu ve HMK 222. maddesi kapsamında delil niteliği taşıdığı, taraflar arasında ticari ilişki kayanklı cari hesap ilişkisi bulunduğu, tarafların ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, tarafların ticari defterlerinde yapılan inceleme neticesinde ... icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan ... TL alacaklı olduğu ve davalının davacıya aynı tutarda borçlu bulunduğu, bu nedenle Antalya Genel İcra Dairesi’nin .../... Esas sayılı takip dosyasına konu ... TL tutarındaki alacağın davacı şirket ticari defter kayıtları ile davalı şirket ticari defter kayıtlarında yer aldığı ve davacının ... takip tarihi itibariyle ticari ilişki kaynaklı ... TL. alacağının avans faizi ve fer’ileri ile birlikte davalıdan tahsilinin mali açıdan yerinde olduğu anlaşılmakla, davalının takibe itirazının haksız olduğu anlaşıldığından davanın tam kabulü ile aşağıdaki şekilde karar verilerek hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile ;
-Davalının Antalya Genel İcra Dairesi .../... sayılı takip dosyasındaki itirazının iptaline, takibin aynen devamına,
-Fazlaya dair istemin reddine,
2-Likit olan ...-TL alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harç mahsup edilerek bakiye ... TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına,
4-İş bu dava dosyasında davacı tarafından peşin yatırılan harç toplamı ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-İş bu dava dosyasında peşin yatırılan gider avansından kullanılan tebligat, yazışma ve bilirkişi ücreti toplamı ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Davacı taraf kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan ... TL arabuculuk giderinin, davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
8-Yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5/1. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarılması, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmek suretiyle yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen kararın gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/04/2026
Katip ...
¸ e-imzalıdır
Hakim ...
¸ e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy