T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/906 Esas
KARAR NO : 2026/359 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/10/2025
KARAR TARİHİ : 30/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; vekil edeni ile davalı taraf arasında yer alan ticari ilişki gereği, vekil edeni şirket tarafından davalı firmaya takibe ekli fatura içeriklerinden de görüleceği gibi çeşitli ürünlerin satışı ve teslimi gerçekleştirildiğini, ticari ilişki kapsamında takibe dayanak faturalar tevsik edildiğini, ancak davalı şirket tarafından faturalarda geçen ürün ve mallar teslim alınmasına rağmen ödeme yapılmaması üzerine, davalı hakkında Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... E. Sayılı dosyası üzerinden, faturalara dayalı olarak icra takibi yapıldığını, davalı taraf takipte borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalı taraf itirazında, hiçbir belge sunmadığı gibi ödeme emri ekinde gönderilen takibe dayanak fatura içeriklerine hiçbir itiraz da bulunmadığını, dolayısıyla takip eki faturalar ve içeriklerini kabul ettiğini, ticari defter ve belgelerin bilirkişi marifeti ile incelemesi yapıldığında da davalının vekil eden şirkete borçlu olduğu sübuta ereceğini, davalının gerek asıl alacak, gerekse de faiz tür ve oranı yönünden yapmış olduğu tüm itirazları haksız ve yersiz olup, ticari alacak kapsamında takip tarihinden itibaren Reeskont avans faizi istenmesinde yasal bir engel bulunmadığını, vekil edeni şirket işbu enflasyon döneminde 1 yılı aşkın süredir var olan haklı alacağını davalıdan tahsil edemediğini iddia ederek itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş, davalı tarafça herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Mahkememizce Antalya Genel İcra Dairesinin .../... E. esas sayılı dosyası, ilgili kurumlardan 2024 yılına ilişkin olarak-davacının bs formlarının ve davalının ba formları celbedilmiştir.
Mahkememizce dosyanın mahkememizce resen seçilecek bir mali müşavir bilirkişiye tevdii edilerek “ibraz edilen defter ve belgeler incelenip HMK 222/2 ve devam maddeleri gereği açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı da tespit edilerek, tarafların iddia ve savunmaları da irdelenmek suretiyle dayanak belgeler ile ticari defter ve belgelere göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan talep edebileceği faturadan kaynaklı alacak miktarının ne olduğu yönünde” rapor tanzimi istenilmiş, bilirkişi ... tarihli raporunu dosyaya sunmuştur
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İtirazın iptali davası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 67.maddesinde düzenlenmiş olup, “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare: 02/07/2012- 6352 S.K./11. md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir" hükmü öngörülmüştür. Bu hüküm uyarınca, alacaklının kötüniyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması gerekir.
Yargıtay uygulamasına ve öğretiye göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötü niyetli kabul edilir. Örneğin, alacağı kendisine tamamen ödenmesine rağmen icra takibine girişen, kefil hakkında kefalet limitinin üzerindeki bir miktar için takip yapan, vadeden önce icra takibine girişen veya kredi sözleşmesinde imzasının bulunmadığı kendisine bildirilen bankanın gerekli incelemeyi yapmaksızın icra takibi başlatması durumlarında alacaklı, İİK’nun 67.maddesi anlamında kötüniyetli sayılmalıdır. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2. baskı, Ankara 2013, s. 258)
Dava açılmadan önce davacı tarafça davalı aleyhine arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu ve arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında bir ticari ilişkinin bulunduğu, davacının davalı aleyhine başlattığı ilamsız icra takibinin davalının borca itirazı ile durduğu, davacı tarafça davalının icra takibine vaki itirazının iptali istemiyle eldeki davanın açıldığı, davalı tarafın icra dosyasında borçlu olmadıklarından bahisle asıl borca ve ferilerine itiraz ettiği, davacı tarafın dava konusu döneme ilişkin ticari defter ve belgelerini defter inceleme günü mahkememize ibraz ettiği, Davacı tarafça ibraz edilen dava konusu döneme ilişkin ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen ... tarihli bilirkişi raporunda; Davacının davalı adına düzenlediği ve davalı tarafa elektronik ortamda gönderilen takip/dava konusu alacağın dayanağı olan e-faturaların (Ticari fatura), davacı tarafından davalı şirkete teslim edildiği, davalı şirketin ise faturalara karşı itiraz edildiği, noter aracılığı ile iade edildiği veya iade faturası düzenlediği ile ilgili olarak dava dosyasına tevsik edici bir belge ibraz edilmediği, dava dosyasına sunulan Gelir İdaresi Başkanlığı Antalya Defterdarlığı ... tarihli ... sayılı yazısı ekindeki davalı şirkete ait alış-satış faturaları listeleri üzerinde yapılan incelemelerde, davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmayan takip/dava konusu alacağın dayanağı olan faturaların, davalı şirketin alış faturaları listesinde davacı şirketten alınan mal alış faturaları olarak kayıtlı olduğu, dava dosyasına sunulan Gelir İdaresi Başkanlığı Antalya Defterdarlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğü ... tarihli ... sayılı yazısı ekindeki davacı şirkete ait alış-satış faturaları listeleri üzerinde yapılan incelemelerde, takip/dava konusu alacağın dayanağı olan faturaların, davacı şirketin satış faturaları listesinde davalı şirkete satılan mal satış faturaları olarak kayıtlı olduğu, bu bilgilere göre, takip/dava konusu alacağın dayanağı olan faturaların davalı şirkete teslim edildiğinin değerlendirildiği, taraflar arasında davacı şirketin davalı şirkete mal satılması şeklinde taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve takip/dava konusu ettiği faturaların davalı şirkete teslim edildiği, davacı tarafın ticari defterlerine göre, takip/dava konusu alacağın dayanağı olan faturalara istinaden takip tarihi itibariyle davacının bakiye ...-TL. tutarında davalı taraftan asıl alacağının olduğu hususları tespit edilmiştir.
Yazılan müzekkerelere verilen cevaplar, aldırılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurulduğunda;
Ticari defterlerin kesin delil niteliğinde olduğu, aldırılan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere taraflar arasında davacı şirketin davalı şirkete mal satılması şeklinde taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve takip/dava konusu ettiği faturaların davalı şirkete teslim edildiği, davacı tarafın ticari defterlerine göre, takip/dava konusu alacağın dayanağı olan faturalara istinaden takip tarihi itibariyle davacının bakiye ...-TL. tutarında davalı taraftan asıl alacağının olduğu anlaşılmakla, davalının takibe itirazının haksız olduğu anlaşıldığından davanın tam kabulü ile aşağıdaki şekilde karar verilerek hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenle;
1-Davanın KABULÜ ile ;
-Davalının Antalya Genel İcra Dairesi .../... sayılı takip dosyasındaki itirazının iptaline, takibin aynen devamına, -Fazlaya dair istemin reddine, 2-Likit olan ...-TL alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harç mahsup edilerek bakiye ... TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına, 4-Davacı tarafından peşin yatırılan ... TL harç toplamının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından iş bu dava dosyasında peşin yatırılan gider avansından karşılanan tebligat, yazışma ve bilirkişi ücreti gideri toplamı ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı taraf kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7- Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan ... TL arabuculuk giderinin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 8- Yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5/1. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarılması, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmek suretiyle yatıran tarafa iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar miktar itibariyle KESİN olmak üzere açıkça okunarak verildi.30/04/2026 Katip ...
¸ e-imzalıdır
Hakim ...
¸ e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy