T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/960 Esas
KARAR NO: 2025/777
DAVA: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ: 31/10/2025
KARAR TARİHİ: 06/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Şirketi'nin %100 oranında hissedarı ve münferiden temsile yetkilisi olduğunu, şirketin ... ... den beri "... Mah. ... Cad. ... Apt. No:.. .../ ..." adresinde faaliyet gösterdiğini, şirketin faaliyeti ... işletmesi, her nevi endüstriyel ... makine, malzeme üretimi ve satışı faaliyetinde bulunduğunu, ..., ... Şirketi’nin hem hissedarı hem de hâlihazırda şirket müdürü olup, ... Şirketinin kullanmış olduğu kredilere müşterek ve müteselsil kefil durumunda olduğunu, ... Şirketi'nin ödeme güçlüğüne düşmesi ve borçlarını ödeyemez duruma gelmesi/gelecek olması riski nedeni ile davacı müvekkili de cebri icra tehdidi ile karşı karşıya kalacağını, konkordato başvurusunda bulunan davacı müvekkili ... Şirketi'nin talebinin kabul görmesi halinde, alacaklı durumunda olan finans kurumlarının müşterek borçlu müteselsil kefiller aleyhine takip işlemlerine başlayacak olması sebebiyle davacı müvekkili ... için de konkordato talebinde bulunduklarını, öncelikle davacı müvekkilinin mal varlıklarının korunabilmesi için tensip kararıyla birlikte İcra ve İflas Kanunu’nun 287, 288., 294, ve 295. maddeleri gereğince derhal, davacı müvekkili bakımından 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesini ayrıca fiili ve hukuki irtibat nedeniyle davanın Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi .../... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesine birleştirme hususunda yazılan müzekkere cevabında; "Mahkememiz dosyasının tetkikinden; ... Şirketi tarafından İİK 285 ila 308/h maddeleri uyarınca konkordato talebinde bulunulduğu, Mahkemeniz dosyasında ise ...'nin İİK 285 ila 308/h maddeleri uyarınca konkordato talebinde bulunulduğu, HMK 166.maddesinde davaların birleştirilmesi usulü düzenlenmiş olup, aynı kanunun 105 vd.maddelerinde dava çeşitleri sayılmıştır, Konkordato talebinin kanunda sayılan dava çeşitlerinden olmadığı, HMK 382/1-f maddesinde gösterilen icra ve iflas hukukundaki çekişmesiz yargı işi olduğu dolayısı ile davaların birleştirilmesine ilişkin HMK 166.maddesinin uygulanmasının yasal olarak mümkün görülmediği kanaatine varıldığından birleştirme talebinize muvafakat edilmemiştir." şeklinde cevap verildiği görülmüştür.
Dava; 7101 sayılı kanunla değişik İİK'nın 285.maddesi uyarınca açılan adi konkordato talebine ilişkindir.
Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır.
Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih .../... Esas ve .../... karar sayılı dosyası ile davanın reddine karar verildikten sonra ... tarihinde istinaf hakkından feragat edilmesi üzerine Mahkememizin .../... Esas sayılı dava ... tarihinde ikame edildiği ve davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
Davacı ...'nin; Konkordato isteminin nedenini, ortağı ve yöneticisi olduğu şirketin bankalardan kullandığı kredilere verdiği kefalet ve ipotek borçlarına dayandırmıştır. Kefalet müessesesinin amacı da zaten asıl borcu teminat altına almaktır. Kefil, kefalet borcu dolayısıyla mal varlığında bir eksilme olmasını bilerek kefalet sözleşmesi akdetmektedir.
TBK'nun 585. maddesinde düzenlenen adi kefalette dahi asıl borçlu hakkında konkordato mühleti verilmesi halinde alacaklının doğrudan kefile başvurabileceği düzenlenmiş olup, eldeki davada davacı müteselsil kefil olup, TBK'nun 586. maddesi gereği kanunen adi kefilden daha fazla yükümlülük ve sorumluluk altına girmektedir. Somut olayda asıl olarak kefalet borçlarından dolayı konkordato talep eden davacının, TBK'nun 590/2-son maddesi uyarınca aynı güvence karşılığında konkordato kararına kadar kendisine yöneltilen takiplerin durdurulmasına karar verilmesini isteme hakkı da bulunmakta iken eldeki davayı açmasında hukuki yararının da bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Tüm bu açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre davacının iflasa tabi olmayan gerçek kişi konumunda olduğu, her ne kadar ortağı ve yöneticisi olduğu şirketin mali durumlarının bozulduğu ve şirketin konkordato davası açmak zorunda kaldıklarını ve kendisinin de şahsi mal varlığı ile adı geçen şirketlere müteselsil kefil olarak bankalara karşı, borç ve yükümlülük altına girdiği, müteselsil kefil olarak asıl borçlu sıfatıyla sağlamış olduğu teminatların aleyhine yürütülmesi riski doğduğundan bahisle eldeki davayı açmışsa da TBK'nun 585. maddesinde düzenlenen adi kefalette dahi asıl borçlu hakkında konkordato mühleti verilmesi halinde alacaklının doğrudan kefile başvurabileceği düzenlenmiş olup, eldeki davada davacı müteselsil kefil olup, TBK'nun 586. maddesi gereği kanunen adi kefilden daha fazla yükümlülük ve sorumluluk altına girmektedir. Somut olayda asıl olarak kefalet borçlarından dolayı konkordato talep eden davacının, TBK'nun 590/2-son maddesi uyarınca aynı güvence karşılığında konkordato kararına kadar kendisine yöneltilen takiplerin durdurulmasına karar verilmesini isteme hakkı da bulunmakta iken dava açmasında hukuki yararı olmadığı gibi borçlarının sadece şirketin borçlarına olan kefaletten kaynaklandığı, ödemenin de proje gibi şirketin borçlarının ödenmesine bağlı olduğu, ticari bir faaliyetinin olmadığı anlaşılmakla, gerçek kişi davacı yönünden de geçici mühlet kararı verilmesine ve konkordato reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının geçici mühlet ve konkordato taleplerinin REDDİNE
2-Alınması gerekli harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/11/2025
Başkan ...
¸ e-imzalıdır
Üye ...
¸ e-imzalıdır
Üye ...
¸ e-imzalıdır
Katip ...
¸ e-imzalıdır